Yalnız Mesajı Göster

İnceden İnceye İstanbull

Eski 11-04-2012   #49
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İnceden İnceye İstanbull



İstanbul Vapur İskeleleri



İstanbulda deniz ulaşımını sağlamak amacıyla iskeleler XIX yüzyılın ortalarından itibaren yapılmaya başlamıştır Bundan önceki dönemlerde şehirdeki deniz taşımacılığı kayıklarla yapılıyordu Nitekim XVII yüzyılda Boğaziçi, Haliç ve Marmara kıyılarında yirmiye yakın kayık iskelesi olduğu kaynaklarda belirtilmektedir Çoğunlukta bu iskeleler denize doğru uzatılmış, ahşap köprüler biçiminde idi Bunların yanı sıra sarayların yalıların da kendilerine özel iskeleleri bulunuyordu

İstanbulda, 1851de kurulan Şirketi Hayriye ile başlayan deniz ulaşımıyla birlikte iskeleler de yapılmaya başlanmıştır Başlangıçta ahşap olarak yapılan bu iskeleler daha sonra kâgir ve taştan yapılmıştır Bunların büyük çoğunluğu Neo-Klasik üslupta yapılmış olup, dikdörtgen planlıdırlar

İskeleler içerisinde bekleme salonu, memur ve çımacı odaları, helâlar ve satış gişeleri bulunmaktadır Genellikle tek katlı olan bu iskelelerde yolcuların gemiye biniş ve çıkış yerleri ayrılmıştır İskele binalarının önünde ahşap kazıklar üzerine oturtulmuş yolcuların biniş ve çıkışları bir platform halinde idi İskelelerin yapılması ile birlikte bazı bölgelerde bunların arkasına iskele meydanları da yapılmıştır



İstanbul iskeleleri Boğazın Rumeli yakası, Anadolu yakası, Haliç, Adalar ve Kadıköy yöresinde yoğunlaşmıştır Ancak bu iskelelerden Rumeli yakasında Tophane İskelesi, Salıpazarı İskelesi, Emirgân İskelesi, Boyacıköy İskelesi, Yenimahalle İskelesi; Anadolu yakasında Vaniköy İskelesi; Haliçte Yemiş İskelesi, Cibali İskelesi, Kâğıthane İskelesi, Halıcıoğlu İskelesi; Kadıköy-Üsküdar yörelerinde Salacak İskelesi, Kalamış İskelesi, Fenerbahçe İskelesi, Caddebostan İskelesi, Suadiye İskelesi yıkılmış ve günümüze gelememiştir Bunların yanı sıra Kuruçeşme İskelesi, Rumelihisarı İskelesi, Tarabya İskelesi; Haliçte Ayvansaray İskelesi, Defterdar İskelesi, Eyüp İskelesi, Hasköy İskelesi; Kadıköy-Üsküdar yöresinde Moda İskelesi, Eski Kartal İskelesi, Pendik İskelesi hizmet dışı kalmıştır

Günümüzde İstanbul Büyükşehir Belediyesi hizmet dışı kalan veya harap durumdaki iskeleleri onarmış, bazılarını da yenilemiştir Bunların başında Anadoluhisarı İskelesi, Ayvansaray İskelesi, Fener İskelesi, Sütlüce İskelesi, Kanlıca İskelesi, Kandilli İskelesi, Çubuklu İskelesi, Bostancı İskelesi, Hasköy İskelesi ve Bakırköy İskelesi gelmektedir Yapılan bu onarımlar sırasında XIX yüzyıl özelliklerini taşıyan bazı iskelelerin özelliklerinden uzaklaştıkları da görülmektedir

Üsküdar İskelesi (Üsküdar)



İstanbulun en büyük iskelelerinden biri olan Üsküdar İskelesinin tüm genişliği 2663 m2yi bulmaktadır İlk kez Şirketi Hayriye zamanında yapılan bu iskele ahşaptandır Sonraki yıllarda birkaç kez yenilenmiştir

Günümüzdeki iskele Mimar Orhan Şahinlerin planını çizdiği dört ayrı yapıdan oluşmaktadır İskele Beşiktaş bölümü, Eminönü bölümü, Haliç bölümü ve Gişeler bölümlerinden meydana gelmiştir Bunlardan ortadaki ana bina Eminönü bölümüne ayrılmış olup, aynı zamanda burası yolcu bekleme salonudur Ahşap ve kurşun kaplı çatı ile örtülü olan bina geniş pencerelerle aydınlatılmıştır Bu iskelenin yapımından önceki orijinal Üsküdar İskelesi XIX yüzyılın sonlarına tarihlendirilen Neo-Klasik üslupta yapılmış idi Kesme taştan kareye yakın dikdörtgen planlı, XIX yüzyıl mimari bezemeleri ile süslü eski iskeleden günümüze hiçbir kalıntı ve iz gelememiştir

Kuzguncuk İskelesi (Üsküdar)

Kuzguncuk İskelesi XIX yüzyılın sonu veya XX yüzyılın başlarında Şirketi Hayriye tarafından yaptırılmıştır Yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır Neo-Klasik üslupta Mimar Talat Beyin eseridir Burada bulunan daha önceki iskele 1865–1866 yıllarında yanmıştır

İskele kâgir ve iki katlı, kareye yakın dikdörtgen planlı olup, 1450x900 m ölçüsündedir İskelenin üst katı ilk yapıldığı yıllarda sosyal tesis olarak kullanılmıştır İskelenin alt katında, girişin sağ ve solunda iki dükkân ve burada bir hol kısmı girişe göre sol tarafta da gişeler bulunmaktadır İskele içerisinde gişe memuru odası, iki ayrı bekleme odası bulunmaktadır

Beylerbeyi İskelesi (Üsküdar)

Beylerbeyi Vapur İskelesi XIX yüzyılın sonu, XX yüzyılın başında Neo-Klasik üslupta yapılmıştır Büyük olasılıkla da Mimar Kemalettin Beyin eseridir

Ahşap kazıklar üzerine, ahşap olarak yapılan iskele dikdörtgen planlıdır Yolcu salonu iskelenin sağında, gişe ve memur odası ortada, üzeri sundurmalı yolcu çıkış yeri ise sol tarafta bulunmaktadır İskele 1980 yıllarında restore edilmiş ve ahşap platform yerine beton bir platform yapılmıştır

Çengelköy İskelesi (Üsküdar)

Çengelköy İskelesi Boğaziçinin diğer iskelelerinden farklı mimarisi ile dikkati çekmektedir Üsküdar-Beykoz yolundan dar bir sokakla ulaşılan iskelenin iki köşesindeki küçük kuleleri bulunmaktadır Bunların arasından bekleme salonuna girilmektedir İç kısımda personel odaları ve gişe bulunmaktadır

İskeleye yanaşan vapurlardan çıkan yolcuların çıkış mahalli binanın sağında olup, üzeri sundurmasızdır İskele önündeki yanaşma alanı 1700x1200 m ölçüsündedir İskele 1990 yılında betonarme üzerine, denize çakılan kazıklar üzerinde ahşap kaplama olarak yeniden yapılmıştır

Kandilli İskelesi (Üsküdar)



Kandilli İskelesi Şirketi Hayriye zamanında yapılmış, 1916 yılında yanmış ve yenilenmiştir İskeleye Liberya bandıralı bir gemi 1978 yılında çarpmış ve iskeleyi yıkmıştır Bundan sonra üçüncü kez betonarme üzerine ahşap kaplamalı olarak yenilenmiştir Bu nedenle orijinalliğinden kısmen de olsa uzaklaşmıştır Bu iskelenin de Mimar Kemalettin Bey tarafından yapıldığı sanılmaktadır

Kareye yakın dikdörtgen planlı olan bu iskelenin kara yönünden bakıldığında sağ tarafta, geniş bir sundurma altında personel odaları ve gişe bulunmaktadır İskele içerisinde geniş bir bekleme salonu, önünde 2100x800 m ölçüsünde gemilerin yanaştığı bölüm bulunmaktadır Üzeri topuz çatı şeklinde olup kiremit kaplıdır Yapıda Neo-Klasik devrin özelliklerini yansıtan pencere ve taş bezemeler dikkati çekmektedir

Anadoluhisarı İskelesi (Beykoz)



Anadoluhisarı Vapur İskelesi Şirketi Hayriye tarafından ahşap olarak 1851 yılında Hisarönü Mevkiinde yapılmıştır

Bu iskele 1905 yılında yıkılmış ve Mimar Kemalettin Bey tarafından yenilenmiştir İskelenin boyama işlerini Şirketi Hayriyenin Hasköy Tersanesi Başnakkaşı Hasan Usta yapmıştır

İskele dikdörtgen planlı ahşaptan olup, önünde 2100x800 m ölçüsünde vapur yanaşma yeri bulunmaktadır İskele 1989 yılında betonarme olarak yenilenmiş ve üzeri ahşap kaplanmıştır Üst örtüsü çatılıdır Girişte holün kenarında gişeler ve bekleme odası bulunmaktadır

Kanlıca İskelesi (Beykoz)



Kanlıca İskelesi XX yüzyılın başında yapılmıştır Mimarı bilinmemektedir Dikdörtgen planlı ahşap çatılı iskelenin sağında bekleme salonu, ortasında personel odaları, sol tarafta da yolcu çıkış sundurması bulunmaktadır Önünde 1700x600 m ölçüsünde vapur yanaşma yeri bulunmaktadır İskele, önündeki meydan ile bütünleşmiştir

Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Deniz Otobüsleri AŞ Tarafından 1989 yılında yenilenmiştir Burada 348x86 m2lik alanın 128 m2lik bölümüne iskele binası yapılmış, diğer bölüm ise iskele yanaşma yeri olarak ayrılmıştır

Çubuklu İskelesi (Beykoz)



Çubuklu İskelesi Şirketi Hayriye zamanında, 1912 yılında yapılmıştır Dikdörtgen planlı, ahşap çatılı iskelenin kara yönünden bakıldığında sol tarafta yolcu çıkış sundurması, ortada gişe, memur odası ve bekleme salonu, sağda ise çımacı odası yer almaktadır Önünde 1750 m uzunluğunda vapur yanaşma yeri bulunmaktadır

İskele 1989 yılında 430,45 m2lik kazıklı sistemle elde edilen platform üzerine betonarme olarak yenilenmiştir Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Deniz Otobüsleri AŞ Tarafından 1991 yılında yolcu çıkış mahalli yenilenmiştir

Paşabahçe İskelesi (Beykoz)

Paşabahçe İskelesi XX yüzyılın başında ahşaptan yapılmıştır Dikdörtgen planlı, ahşap çatılı iskelenin karadan bakıldığında sağ tarafta gişe ve personel odaları, sol tarafında da yolcu bekleme salonu bulunmaktadır Yolcuların çıkış yeri ise sağ taraftadır Bu bölümün üzerinde sundurma bulunmamaktadır Önünde son yıllarda yenilenmiş olan 2150 m uzunluğunda gemi yanaşma yeri bulunmaktadır

Bu iskele de betonarme üzerine ahşap kaplama olarak yenilenmiştir

Beykoz İskelesi (Beykoz)

Beykoz İskelesi XX yüzyılın başında ahşaptan yapılmıştır Sonraki yıllarda yıkılmış ve 1989 yılında yeniden yapılmıştır Yeni yapılan iskele ile eski iskele aynı ölçüdedir İlk yapılan iskele sonraki yıllarda Neo-Klasik üslupta Mimar Kemalettin Bey tarafından yenilendiği sanılmaktadır

Dikdörtgen planlı, iki katlı, üzeri ahşap çatı ile örtülü olan iskelenin geniş bir holü, bekleme salonu ve bilet gişeleri bulunmaktadır Vapur yanaşma yeri 4200 m uzunluğunda, 3000 m genişliğinde olup, Boğaziçi iskeleleri arasında en geniş olanıdır

Bu iskele 1989 yılında betonarme ve ahşap kaplama olarak yenilenmiştir

Anadolu Kavağı İskelesi (Beykoz)



Anadolu Kavağında ahşap olarak yapılmış olan ilk iskele 1987 yılında betonarme olarak yeniden yapılmıştır Yeni iskele eski ahşap iskelenin üslubuna uygun olarak, betonarme üzerine ahşap kaplama olarak yapılmıştır

İskele dikdörtgen planlı, kırma çatılıdır Bekleme salonu iskele içerisinde T biçiminde olup, aynı zamanda burada memur odası, helâ, depo ve gişe bölümleri bulunmaktadır İskelenin sağında yolcu çıkış yeri bulunmaktadır Önündeki vapur yanaşma yeri 2100x2100 m ölçüsünde kare planlıdır

Eminönü İskeleleri (Eminönü)



Eminönü İskeleleri İstanbulun Boğaza, Kadıköye ve Haliçe yönelik ilk kalkış ve dönüş yeri olarak kullanılmaktadır

XX yüzyılın başlarında bu iskeleler Galata Köprüsünün altında bulunuyordu Sonraki yıllarda Eminönünde Galata Köprüsünün 200 m uzağında Boğaza, Kadıköye ve Üsküdara giden vapurlar için iskele binaları yapılmıştır

Bunlar dikdörtgen planlı, tek katlı, betonarme yapılar olup, üzerleri geniş gölgelikli çatılarla örtülmüştür İskele binalarının önü denize paralel olup, betondan vapur yanaşma yerleri bunlara eklenmiştir Gişeler cadde yönünde dışarıdadır İç kısımda yolcu bekleme salonları bulunmaktadır Ayrıca iskele memuru ve çımacı odaları ile satış dükkânları caddeye yönelik konumdadır

Bu yapıların üçü de aynı mimari üsluptadır Mimari yönden belirgin bir özellik taşımamaktadırlar



Eminönü Üsküdar İskelesinin hemen yanı başında Sirkeci-Harem Araba Vapuru İskelesi bulunmaktadır Bu yapı betonarme yuvarlak planlıdır Üzeri eternit kaplı konik bir çatı ile örtülmüştür Oldukça bol pencerenin sıralandığı duvarların bir bölümü gişelere ayrılmıştır Bu yapının deniz tarafında memur ve çımacı odaları bulunmaktadır İskelenin vapur yanaşa yerinde motorlu araçların araba vapuruna girebilmesi için bir de rampası bulunmaktadır

Siekeci-Harem Araba Vapuru İskelesi ile Sepetçiler Kasrı arasında Adalar İskelesi bulunmaktadır Bu iskele binası kare planlı olup, betondan yapılmıştır Üzeri kırma çatılı kiremit kaplıdır İskelenin büyük pencerelerinin üst kısmı çapraz çıtalarla gölgeliklere dönüştürülmüştür Ana binanın büyük bir bölümü yolcu salonuna ayrılmıştır İskelenin kara yönündeki iki köşesine tuğladan gişe, memur odaları eklenmiştir İskelenin yanaşma yeri betondandır

Karaköy İskeleleri (Beyoğlu)



İstanbul Boğazının Haliç ile birleştiği Beyoğlu yakasında bulunan Karaköy İskelesi duba üzerine yapılmıştır Buradaki eski yüzer iskele 1960 yılında yapılmış, 1966 yılında da yanmıştır Daha sonra yeniden yapılmış ve 1984 yılında yerine yine duba olarak konulmuştur

İskelenin su altı dubaları ile güvertesi Haliç Tersanesinde yapılmış, üzerindeki ikinci katı da özel bir firma yaptırmıştır Yüzer iskeleler 8300x2650 m ölçüsünde dikdörtgen planlı ve iki katlıdır Denize yönelik geniş kenarlarında ve kısa kenarında vapur yanaşma yerleri bulunmaktadır Bu iskeleye aynı anda üç vapur yanaşabilmektedir

İskelenin alt katında bilet gişeleri, turnikeler ve buradan geçildikten sonra girilen bekleme salonu vardır Bekleme salonunun sol yanında memur odası, salonun sonunda bir sanat galerisi ile gazete satış yeri bulunmaktadır İskelenin üst katında Enspektörlük odaları, nöbetçi yatakhaneleri, Devlet Demir Yolları bilet satış gişesi ve yolcu bekleme salonu vardır Bu bölüm alt kat ile merdivenle bağlantılıdır Bu katın etrafı geniş bir balkonla çevrili olup, kalabalık saatlerde buradan yolcu inişleri sağlanmaktadır



İskelenin çatısında bulunan Seyrüsefer Kulesinden şehir hattı vapurlarının saatinde kalkıp kalkmadıkları kontrol edilmektedir Bu iskele aynı zamanda yönetim ve kontrol merkezidir

Bu iskeleden Haydarpaşa ve Kadıköy vapur seferleri yapılmaktadır

Karaköy Vapur İskelesinin Tophane yönünde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Karaköy Deniz Otobüsü İskelesi bulunmaktadır Bu iskele de vapur iskelesinde olduğu gibi duba üzerine yapılmıştır Ancak ondan daha küçük ölçüde olup, tek katlıdır İskelenin iki yanına da yanaşma yerleri yapılmıştır Bu iskele prefabrik olup, metal konstrüksiyonludur Metal duvarlarına çepeçevre pencereler açılmıştır Kara tarafında solda gişeler ve terminal şefinin odası bulunmaktadır Turnikelerin arkası ise tamamen yolcu bekleme salonuna ayrılmıştır

Kabataş İskeleleri (Beyoğlu)



Kabataş İskelesi XIX yüzyılda yapılmıştır Köse Kethüdası olarak tanınan Mustafa Necip Çelebi buraya yakın olan yalısını tamir ettirirken buradaki büyük bir kaya parçasını yontarak iskele durumuna getirmiştir Bu iskele uzun süre kullanılmış sonra da burada yapılan bir binanın temeli olmuştur Bu yüzden de bu iskeleye Kabataş ismi yakıştırılmıştır

Osmanlı tarihinde kayıkların yanaştığı bir iskele olan Kabataş lodos fırtınalarından etkilendiğinden Sultan Abdülmecit 1850 yılında burasını bir liman haline getirmiştir

Bu limanın yapımını belirten bir yüzü deniz cephesine, diğer yüzü de Küçük Limana bakan taş bir abideyi buraya koydurmuştur Bu anıt kaynaklara Hadika ismi ile geçmiştir Anıtın bir yüzünde burada yapılan limanın faydaları anlatılmakta, diğer yüzünde de Abdülmecite söylenen dualara yer verilmiştir:

Bu sulardan geçince furtuna hengâmi kayıklar
Hatrı hufu ile nasa gelürdu dehşeti uzma
Bu limanı O cevheriz ihsan edecek icad
Kabataş oldu gevher pare-i emniyet derya
Reha buldukça tendbaddan zevrak çeler bunda
O şahı rüzgârın fitnesinden saklasın rüzgâr

Kitabenin deniz tarafında da Sultan Abdülmecite söylenen sözler yer almaktadır:

Bu manzume ile Ziver tam olursa nola tarihim
Kabataş oldu bu liman ile bak cayı emniyet 1267



Anıtın üzerinde de Sultan Abdülmecit'in tuğrası bulunmaktadır

XIX yüzyılın sonlarında Şirketi Hayriye tarafından burada ahşap bir iskele yapılmış ve Üsküdara sefer yapan yandan çarklı vapurlar bu iskeleyi kullanmışlardır Kabataş İskelesi 1960 yılında betonarme olarak yeniden yapılmıştır 1989 yılında bu iskele yıkılmış ve yerine daha büyük bir iskele yapılmıştır

Kabataş İskelesi dikdörtgen planlı, betonarme bir yapı olup, üzeri düz çatılıdır İskelenin girişinde iki gişe ve sonra da turnikeler vardır Turnikelerden büyük bir yolcu salonuna geçilir Bu bölümün her iki yan duvarı geniş pencerelidir İçeride eski İstanbulun resmi duvara yerleştirilmiştir İskelenin yanına küçük bir ek bölüm yapılmış olup, burada gişe memurları ve çımacıların odaları bulunmaktadır

İskelenin denize doğru uzanan 5500 m uzunluğunda, 2300 m genişliğinde betonarme bir yanaşma yeri bulunmaktadır İskele üç geminin aynı anda yanaşabileceği kapasitededir Buradan Üsküdar, Yalova ve Çınarcık seferleri yapılmaktadır

Kabataş İskelesinin 50 m ilerisinde, Dolmabahçe yönünde küçük bir iskele daha bulunmaktadır Dikdörtgen planlı, geniş ve yuvarlak kemerli pencereleri olan bu iskele çoğunlukla yaz aylarında kullanılmakta ve motorlara da hizmet vermektedir

Kabataştaki bir diğer iskele XX yüzyılın sonlarına doğru yapılmış olan Deniz Otobüsleri İskelesidir Vapur iskelesinin Fındıklı yönündeki bu iskele denize dik, dar kenarlı ve çelik konstrüksiyonlu fabrikasyondur Üzeri beşik çatı ile örtülüdür İskelenin girişinde gişe ve turnikeler bulunmaktadır Bekleme salonunda Bostancı, Yalova ve Büyükada yolcularına ayrılan üç ayrı bekleme salonu vardır İskelenin denize ve caddeye bakan kısımlarına sundurmalar eklenmiştir Önünde de kıyıya paralel betonarme bir yanaşma yeri bulunmaktadır

Barbaros Hayrettin İskelesi (Beşiktaş)



Barbaros Hayrettin İskelesi, Beşiktaş İskelesine 100 m uzaklıkta olup, Beşiktaş İskelesinin trafiğini hafifletmek amacı ile yapılmıştır Bu iskelenin bulunduğu yerde eski tarihlerde ahşap bir iskele bulunuyordu Bu iskelenin yıkılmasından sonra, 1982 yılında betonarme olarak yeniden yapılmıştır

İskelenin uzun kenarı önünden geçen caddeye paralel olup, tek katlıdır İçerisinde yolcu bekleme salonu, sağ tarafında gişe ve personel odaları sıralanmıştır Bu iskeleye Beşiktaş-Kadıköy vapurları yanaşmaktadır

Alıntı Yaparak Cevapla