|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kocaeli-İzmit
Kocaeli Cami ve Mescitleri
Orhan Gazi Camisi (Merkez)
Kocaeli İzmit Körfezine hakim tepede, İç Kalenin ortasındaki set üzerinde yer alan Orhan Gazi Camisini, Orhan Gazi Süleyman Paşaya 1332-1333 yıllarında yaptırmıştır Bu caminin bulunduğu yerde eski bir kilise kalıntısı olduğu da kaynaklarda belirtilmiştir V Cuinet buradaki Bizans kilisesinin Orhan Gazi tarafından 1330a doğru camiye çevrildiğini ileri sürmüştür H Dernschwans eskiden kilise olan bu yere Orhan Gazinin cami yaptırdığını kaydetmiştir Ekrem hakkı Ayverdi caminin kilise ile hiçbir ilgisi olmadığını ileri sürmüştür İstanbul Arkeoloji Müzeleri 1938de burada yaptığı kazıda kale duvarlarına rastlamış ancak, kilisenin varlığını belirten herhangi bir ize rastlamamıştır Nitekim, Orhan Gazi Camisinin kilise üzerinde yapılıp yapılmadığı da kesinlik kazanamamıştır Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivindeki kayıtlarda bu cami Orhan Gazinin evkafı arasında gösterilmiştir Sultan Abdülmecit zamanında yapılan onarım kitabesinde de Süleyman Paşanın ismi bulunmaktadır
Günümüze ulaşan Sultan Orhan Gazi Camisinin mimari yapısı Abdülmecit dönemine aittir Avlu kapısı üzerinde yirmi kartuşlu talik yazılı onarım kitabesinde Serasker Rıza Paşanın caminin durumunu padişaha bildirerek 1848de onarımını sağlamıştır
Kitabe:
Sağ Taraf
Güzîn-i âl-i Osman Hazret-i zişânın
Vezir erşed-i evlâdı bu paşy-ı ekyâd
Müşerref olduğu dem hak-i pâyimden ser-i İzmid
Bu hâlâ camii bâlâya itdi sıdküle isad
Rıza paşa görüp emr-i ibadde bu hâlâtı
Tutup destin hûlasiyle kıyame eyledi idad
Yine tecdîde kendi zât-ı zâşânın idüp memur
O da âyine imtisal eyledi hem-çün dil-nihâd
İ de ömr-şehrin şâhını Allah müstevfa
Namaz-ı ağabeydin oldukça minnac ı dil-i ibâd
Sol Taraf
Cahidü fi sebli-Allah hem nâm emin-ullah
Süleyman-ı gazâ-pişe idüp müşrikleri
Mürûr-i vakte ile az kaldı kim ol mâbed-iulyâ
Rükî u secdeye müşerref taharrükle ola mutad
Ki yani sevk idüp zıll-ı Hüda Abdüli-Mecîd Hâna
Memâl-i ihtiyacın ol makamın eyledi îrad
Ve Rütbe-i sâye-i şâhânesinde oldu müstahkem
Metanetle görenler zan ederler beyza-ı tûlâd
Hitamında yazup târih-i tâmın hame-i zâlik
Bu dilcû mabedi Abdül-Mecid Hân kıldı nev-bunyâd
h 1255 (1839)
Orhan Gazi Camisinin yapı üslubu XIX yüzyıla ait olduğunu açıkça göstermektedir Cami, 15 40x20 85 m ölçüsünde dikdörtgen planlı bir yapı olup, moloz taştan yapılmıştır Sonraki yıllarda, 1843te önüne bir de ahşap son cemaat yeri ile hünkar mahfili eklenmiştir Büyük olasılıkla cami, orijinal temelleri üzerine aynı planda yeniden yapılmıştır Geç devir mimari üslubuyla bağdaşmayan kalın duvarlar arasındaki ağaç hatıllar ve alt sıra pencerelerinin uzun kemerli pencerelere dönüştürülmesi iki devir arasındaki çelişkiyi de göstermektedir
İbadet mekanı kare kaide üzerine oturtulmuş, silindirik gövdeli yivlerle şekillendirilmiş altı metre yüksekliğindeki ahşap kubbeyi taşımaktadır Kubbe çatının altında kalmış ve dışarıya yansımamıştır İç mekandaki bezemeler son derece sadedir Kubbe çevresinde ağaç süslemeler ve balık pulu motifler eklenmiştir Bunun dışında kalan alanlar da badanalanmıştır
Caminin kuzeybatı köşesine taş kaide üzerine oturtulmuş tek şerefeli bir minare eklenmiştir
Fevziye (Fethiye) Camisi (Merkez)

Kocaeli Kemalpaşa Mahallesi, Hürriyet Caddesi üzerindeki bu camiyi XVI yüzyılda İzmitli Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır
İlk yapımında Mimar Sinanın eseri olan bu cami, 1776 depreminde yıkılmıştır Sultan II Mahmut zamanında Kaptan-ı Derya Firari Ahmet Paşa tarafından yeniden yaptırılmıştır Bu yüzden de Fevziye Cami ismini almıştır
Cami 1894 depreminde bir kez daha yıkılmış ve yalnızca minaresi günümüze gelebilmiştir Sonraki yıllarda Sırrı paşa tarafından yapılan bu caminin mimari yönden herhangi bir özelliği bulunmamaktadır

Cami arazi konumuna uyularak yarı fevkani yapılmıştır Cadde tarafından avluya düz bir girişle girilmektedir Deniz tarafında ise bodruma yer verilmiştir Bu taş bodrumun orijinal camiden kaldığı duvar kalıntıları ile silmelerinden anlaşılmaktadır Cami dış görünümü itibarı ile Ampir üsluptadır Önünde kagir bir son cemaat yeri, üst kata, mahfile çıkan merdiven bulunmaktadır Dikdörtgen planlı cami, içten ahşap kubbelidir
Minare kaidesi köfeki taşından olup, orijinaldir Üzerine yuvarlak gövdeli tuğladan minare yerleştirilmiştir
Pertev Mehmet Paşa (Yeni Cuma) Camisi (Merkez)

Kocaeli Yeni Cuma Mahallesinde, eski İstanbul-Ankara Karayolunun yanında bulunan Pertev Mehmet Paşa Külliyesinin bölümlerinden biri olan bu cami, halk arasında Yeni Cuma Camisi olarak da tanınmaktadır Pertev Mehmet Paşanın ölümünden sonra, 1572de caminin temelleri atılmış, yapı topluluğu 1579da tamamlanmıştır Külliye Mimar Sinan eseridir
Cami kareye yakın dikdörtgen planlı olup, üzeri merkezi bir kubbe ile örtülmüştür Kubbeye geçişi sağlayan tromplar caminin dışında, üst örtüsünde kendini açıkça belli etmektedir Merkezi kubbe yarım kubbelerle takviye edilmiştir Kubbe kasnağını çepeçevre kuşatan 24 adet ve yan duvarlarda ise mihrap duvarında dörderden 12, ikisi son cemaat yerine bakan toplam 14 pencere ile ibadet mekanı son derece güzel biçimde aydınlatılmıştır İbadet mekanında çiniye yer verilmeyişi, o dönem yapıları içerisinde karşılaşılmayan bir örnektir Caminin pencere aralarında yazı frizleri ve kalem işleri bulunmaktadır Bu kalem işlerinde hatayi ve rumilere geniş yer verilmiştir Camideki mermer işlerinin yanı sıra ahşap işçiliği de ileri bir düzeydedir
Mermer mihrap ve minberi geometrik bezemelerle kaplıdır Bunların üzerindeki stalaktitler ve geometrik bezeme son derece güzel işlenmiş olup, diğer Osmanlı minberlerinde karşılaşılmayacak kadar farklı ve ince bir işçilik göstermektedir
Caminin batı duvarında ana giriş kapısı bulunmaktadır Giriş kapısının bulunduğu duvar diğer üç cephe duvarından daha önce yapılmış olduğundan caminin ibadet mekanına doğru iki dayanak ile takviye edilmiştir Bunlar birbirleri ile ve duvarlara kemerlerle bağlanmış, üç küçük eyvan meydana getirilmiştir Böylece kapının üzerinde ikinci bir kat, müezzin mahfili ile maksureler oluşturulmuştur Caminin portali stalaktitli olup, çevresi mermer frizlerle kuşatılmıştır Caminin son cemaat yeri stalaktit başlıklı dört mermer sütun ve iki müstakil ayaktan meydana gelmiş olup, üzeri üç kubbe ve iki beşik tonoz ile örtülüdür Son cemaat yerinde ayrıca ahşap çatılı bir de galeri vardır
Caminin yanındaki minaresi oldukça yüksek dikdörtgen düzgün taştan yapılmış kaide ve kürsü üzerinde, yuvarlak gövdelidir Minare, kesme taştan, silindirik gövdeli, tek şerefeli ve şerefe altı stalaktitli, kurşun külahlıdır
Çarşı (İmaret-Abdüsselâm) Camisi (Merkez)
Kocaeli il merkezinde, İmaret Mahallesindeki bu cami, Defterdar Abdüsselâm tarafından 1524-1525 yılında yaptırılmıştır Vakıf kayıtlarından bu caminin daha önce yapıldığı ve Mimar Sinan tarafından genişletilerek yenilendiği öğrenilmektedir Cami 1872-1873 yıllarında Altıncıoğlu Hatice Hanım tarafından onarılmıştır Bunu belirten bir kitabe caminin giriş kapısı üzerindedir
Kitabe:
“İş bu İmaret Cami-i Şerifinin banisi Defterdar-ı Esbak Abdüsselam Bey Efendi Hazretlerinin sülale-i tahirelerinden El Hac Seyyid İsmail Zülkefil Beyin halile-i muhteremesi Delail-i Şerif mezunesi merhume ve Makfurliha Hadice Firdevs Hanım ruhu için rızaen lillah el Fatiha fi sene Zilhicce-tış Şerife fi 23 yevm-3 Cuma ”
Cami dikdörtgen planlı, yarı kagir olup, duvarları moloz taştandır Üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür Bugünkü yapının mimari yönden bir özelliği bulunmamaktadır Yalnızca caminin dış çevre duvarları ile minaresi Mimar Sinan dönemi özelliklerini yansıtmaktadır İlk yapıldığında kubbeli olan caminin kubbesi 1776 yılında yıkılmıştır
Bağçeşme Camisi (Merkez)
Kocaeli Bağçeşme Mahallesinde, Bağçeşme İlköğretim Okulu karşısında bulunan bu camiyi İzmitin fethinden sonra Sultan Orhanın oğlu Gazi Süleyman Paşanın sancaktarı Osman Ağa yaptırmıştır
İzmitte ilk yapılan camilerden biri olup, ahşaptan yapılmıştır Sonraki yıllarda yenilenmiş, 1953 yılında yıktırılmış ve yerine bugünkü fevkani cami yapılmıştır Bu caminin mimari yönden özelliği bulunmamaktadır
Alaca Mescit (Gümüşlüoğlu Camisi) (Merkez)
Kocaeli Hacı Hasan Mahallesi, Hasan Kasım Yokuşu yanında, Mescit Sokağında bulunan bu caminin Bizans çağında yapılmış olan Iustinianus sarayının kalıntıları üzerinde olduğu söylenmektedir Caminin beyaz zemin üzerine lacivert renkte sülüs yazılı çini kitabesinden El Hac Bin Mehmet Gümüşlüzade tarafından 1598-1599 yıllarında yapıldığı öğrenilmektedir
Kitabe:
Benâ hâzâl-mescide taleben li-rızal-lahi
Tealâ vebtigae li-rahmeti Rabbihil-âlâ
El-Hac Mustafa Bin Muhammed eş-şehir bi-Gümüşlüzade
Tarih fî sene Seba ve elf
h 1007 (1598)
Cami dikdörtgen planlı olup, moloz taştan ve kagir duvarlıdır Ancak zamanla onarılmış iki yanı ile arka cephesine eklemeler yapılmıştır Bugünkü hali ile ahşap çatı ile örtülüdür
Kaptan-ı Derya Hüseyin Paşa Camisi (Merkez)
Kocaeli Çukurbağ Mahallesinde bulunan bu camiyi Sultan III Selimin süt kardeşi Kaptan-ı Derya Küçük Hüseyin Paşa yaptırmıştır Kitabesi günümüze ulaşamadığından yapım tarihi ve mimarı bilinmemektedir
XVIII yüzyılda yapıldığı sanılan bu cami dikdörtgen planlı olup moloz taştan ve kagirdir İbadet mekanının üzeri ahşap bir çatı ile örtülüdür II Dünya Savaşı yıllarında bir süre askerlere tahsis edilmiş, savaşın bitiminden sonra da halk tarafından onarılarak ibadete açılmıştır Bugünkü konumu ile mimari yönden herhangi bir özelliği bulunmamaktadır
Akçakoca (Dere) Camisi (Merkez)
Kocaelinin Yukarı Pazar, Akçakoca diye isimlendirilen yerdeki bu camiyi İzmit ve yöresini fetheden Akçakoca 1327-1328 yıllarında yaptırmıştır Cami, orijinal olmayıp geç devirlerde yenilenmiştir Cephe duvarının sol üst köşesinde, saçağa yakın bir dua cümlesinin altında 1939 tarihi yazılıdır Buna dayanılarak yapının bu tarihte yenilendiği sanılmaktadır
Caminin il yapımı ile ilgili bilgi bulunmamaktadır Bugünkü görünümü ile dikdörtgen planlı, kagir duvarlı, ahşap çatılıdır Caminin beden duvarlarında XIX yüzyıla tarihlendirilen tuğlalar kullanılmıştır Bu da caminin XIX Yüzyılda yenilendiğini göstermektedir İbadet mekanı 14 75x12 60 m ölçüsünde dikdörtgen planlıdır Kare kaide üzerinde yükselen kırmızı tuğla minaresi ile dikkati çekmektedir
Baç Camisi (Urgancı Ahmet Çelebi Camisi) (Merkez)
Kocaeli Cedid Mahallesinde eski İstanbul yolu üzerinde bulunan bu camiyi Urgancı Ahmet Çelebi yaptırmıştır Kitabesi günümüze ulaşamadığından ve yapımı ile ilgili arşiv kaydına da rastlanmadığından yapım tarihi ve mimarı bilinmemektedir Bu cami şehrin dış surlarının doğu kapısı yakınında olduğundan ve buradan geçen kervanlardan rüsum (baç) alındığından banisinin ismi yerine halk arasında Baç Camisi olarak tanınmıştır Buna dayanılarak caminin XVI yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır
Değişik dönemlerde yapılan onarımlar sonucunda özelliğini bütünüyle yitirmiştir Dikdörtgen planlı, yarı kagir bir camidir Taş kaide üzerine, taştan yuvarlak gövdeli minaresinin orijinal olduğu sanılmaktadır
Debbağhane Camisi (Merkez)
Kocaeli Debbağhane semtindeki bu cami, 1958 yılında yerel bir dernek tarafından yaptırılmıştır İzmit Vakıflar Müdürlüğü hayrat Kütüğü kayıtlarında, daha evvel burada ahşap bir mescit olduğu kayıtlıdır Ancak bu mescitle ilgili herhangi bir bilgi bulunmamaktadır
Cami dikdörtgen planlı yarı kagir olup, üzeri ahşap çatı ile örtülüdür Mimari yönden bir özelliği bulunmamaktadır
Yenidoğan Camisi (Merkez)
Kocaeli Yenidoğan Mahallesinde bulunan bu cami, özel bir dernek 1952 yılında yaptırmıştır Caminin bulunduğu yer eski bir mezarlık alanıdır Bu nedenle de caminin çevresinde eski tarihlere ait mezar taşları bulunmaktadır Burada mezarlıkla ilgili bir mescidin olup olmadığı da bilinmemektedir
Cami mimari yönden bir özellik taşımamaktadır Dikdörtgen planlı kagir ve ahşap çatılı bir yapıdır
Sümer Camisi (SEKA Camisi) (Merkez)
Kocaeli il merkezinde, eski İstanbul-İzmit Karayolu üzerinde SEKAnın içerisinde bulunan bu cami 1955-1957 yıllarında yaptırılmıştır Klasik devir camilerinin modern teknikte betonarme-karkas olarak yapılmış bir uygulamasıdır
Kare planlı olan caminin üzeri kubbe ile örtülüdür Kubbeyi taşıyan ayaklar ve son cemaat yerinin revak kolonları betonarmedir Bunların klasik üsluba uydurulabilmesi için kırmızı-beyaz pirinçli harç kullanılarak dövülmüş ve taraklanmıştır
Akça Camisi (Merkez)
Kocaeli Çukurbağ Mahallesi, Akça Cami Caddesinde bulunan bu cami 1965-1966 yıllarında dernek tarafından yaptırılmıştır İzmit Vakıflar Müdürlüğü Hayrat Defterlerinde Akça Hacı İbrahim tarafından yaptırıldığı yazılıdır Buna dayanılarak bugünkü caminin Akça Hacı İbrahim Camisinin yıktırılarak yeniden yaptırıldığı anlaşılmaktadır Temel kazılarında çıkan bir kitabeye dayanılarak bu yapının XVII yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır
Bugünkü cami mimari yönden herhangi bir özellik taşımamaktadır Cami dikdörtgen planlı ve tek kubbeli olup, betonarme karkas tekniğinde yapılmıştır Yalnızca eski caminin minare kaidesi korunmuştur
Yalı Camisi (Çalık Ahmet Camisi) (Merkez)
Kocaeli Buğday Meydanında bulunan bu camiyi, İzmit Vakıflar Müdürlüğü Hayrat Kütüğündeki bilgilerden öğrenildiğine göre Çalık Ahmet 1907 yılında yaptırmıştır Kitabesi bulunmamaktadır
Dikdörtgen planlı cami kagir olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülüdür Caminin duvar köşeleri, kemerli pencereleri ve giriş kapısı tuğladan yapılmıştır Sağ tarafındaki minare kesme taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir
Yumurtacı Camisi (Merkez)
Kocaeli Hacı Kadın Mahallesinde bulunan bu caminin kitabesi bulunmamaktadır Vakıf kayıtlarında Hacı kadın tarafından yaptırıldığı yazılı ise de bu kadının kim olduğu bilinmemektedir Mimarı konusunda da bir bilgiye rastlanmamıştır
Dikdörtgen planlı cami ahşap çatılıdır Sonraki dönemlerde önüne bir son cemaat yeri eklenmiştir Haziresindeki mezar taşları toplanarak kaldırılmıştır Ahşap minareli olup, bugünkü durumu ile mimari özellik taşımamaktadır
Tepecik Mescidi (Merkez)
Kocaeli Tepecik Mahallesi, Cami Sokakta bulunan bu caminin kitabesi bulunmadığından yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir
Dikdörtgen planlı olan cami, yarı kagir yarı moloz taştan yapılmıştır Üzeri ahşap çatı ile örtülüdür Son cemaat yerinin üstü meşruta olarak kullanılmaktadır
Zıbıncı Mescidi (Merkez)
Kocaeli Hacı Hasan Mahallesinde bulunan bu caminin kitabesi bulunmadığından yapım tarihi ve banisi bilinmemektedir İzmit Vakıflar Müdürlüğünde bu caminin Zibani Hacı Hasan tarafından yaptırıldığı yazılıdır Ayrıca Ressam Besimin 1934 yılında yapmış olduğu yağlıboya bir resimde bu mescit görülmektedir
Mescit dikdörtgen planlı olup, taş temeller üzerine kagir olarak yapılmıştır Üzeri ahşap çatı ile örtülüdür Minaresi çinko kaplı olup, çatı üzerinden çıkmaktadır Mimari yönden herhangi bir özelliği bulunmamaktadır
Çoban Mustafa Paşa Camisi (Gebze)

Kocaeli Gebze ilçesi Gölcükönü Meydanı, Bağdat Caddesi ile Küçük Yazı Sokağı, Çömlekçi Bayırı ve Odunkapısı sokakları arasında bulunan Çoban Mustafa Paşa Külliyesinin bir bölümünü oluşturan cami, Çoban Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır
Çoban Mustafa Paşa Külliyesinin ve caminin yapım tarihi ve mimarı tartışmalıdır Mimar Sinanın eserlerinin listesini veren Tuhfetül Mimarinde cami, imaret ve medresenin ismi geçmektedir Cami ve medresenin kapıları üzerinde 1523-1524 tarihleri yazılı ise de Mimar Sinan 1521de Belgrat, 1522de Rodos seferine katılmıştır Prof Dr Metin Sözen yapı topluluğunun tasarım ve uygulamasının tamamen Mimar Sinan tarafından yapılmasının güç olacağını belirtmektedir Büyük olasılıkla yapı topluluğunun planlarını Mimar Sinan düzenlemiş, uygulamasını da Mimar Hüssam Ağa yapmıştır
Cami, Klasik Osmanlı mimarisinin özgün örneklerinden birisidir Bezemelerindeki Memluk etkisi, Çoban Mustafa Paşanın Mısırla olan bağlantısına ve orada yapmış olduğu görevden kaynaklanmaktadır
Caminin girişi önünde beş kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır Buradaki mukarnas başlıklı altı porfir sütun sivri kemerlerle birbirine bağlanmıştır Ortadaki bölüm diğerlerinden daha yüksek tutulmuş ve camiye giriş daha görkemli bir hale getirilmiştir Caminin son cemaat yerine açılan pencerelerindeki kiremit renkli mermer söveler, küfi yazılar ve duvar panoları Memluklu sanatının etkisini açıkça göstermektedir Giriş kapısı 1 53x2 92 m ölçüsünde yüksek görünümlü, mermer söveli ve mukarnas dolguludur Burada iki satır halinde sülüs yazılı bir kitabe bulunmaktadır Bu kitabenin mealen anlamı şöyledir:
“Bu Allahın halifesi Sultan Süleyman han bin Sultan Selim Han, Allah hayatını, saltanatını ebedi kılsın Bu ikisinin veziri bina ve inşaatın sahibi Mustafa Paşa tarafından tamir edilmiş bir imarettir Güzellik ve parlaklık sahibi olduğundan tarihi hayren hasena 930 (1523)”
Cami 14 55x14 55 m ölçüsünde kare planlı olup, üzeri dört trompun taşıdığı 24 m yüksekliğinde, 14 m çapında bir kubbe ile örtülmüştür Trompların içleri istiridye kabuğu görünümünde yivlerle süslenmiş olup, bunların altlarına stalaktitli üçgenler yerleştirilmiştir Ayrıca kubbe çevresinde tek sıra halinde stalaktit dizilerinin birbirini izlediği görülmektedir Duvarlar taş kaide üzerinde kesme taş ve tuğla dizilerinin peş peşe sıralanmasından meydana gelmiştir
Caminin içerisi her duvarda dörder, kasnakta da sekiz olmak üzere yirmi dört pencere ile aydınlatılmıştır Mihrap beş köşeli, mermer bir niş şeklinde olup, mukarnaslarla son bulur Ayrıca mukarnaslardan oluşmuş bir bordür mihrabı çepeçevre kuşatmıştır Mihrap nişindeki kufi levhalar buraya ayrı bir görünüm kazandırmıştır Mihrap nişindeki bezeme, dışındaki ince bordür ve üçgen boşluklar siyah renkte macunla doldurulmuş ve böylece farklı bir görünüm elde edilmiştir Mihrabın sağında yer alan minber, mermerden yapılmış, yan korkulukları geometrik geçmelerle bezenmiştir Mihrabın üçgen alınlıklarında yer yer yıldızlara yer verilmiş, çokgenler ve zincirlerden oluşmuş motifler kompozisyonu tamamlamıştır
Caminin içerisindeki ve son cemaat yerindeki mermer kaplamaları Çoban Mustafa Paşa Mısırdan getirtmiştir Bu mermer levhalardan ötürü de cami, Kahiredeki Sultan Hasan Medresesi (1356-1362), Kahire Şeyh Melik Müeyyed Camisi (1413-1420), Ebubekir İbn-i Mashar Medresesi (1479-1480), Kahire Gavri Medresesi (1503), Süleyman Paşa Camisi (1528-1529) ve Sultan el-Burdayn (1616-1626) camileri ile çok yakın benzerlikler göstermektedir
Çoban Mustafa Paşa Camisinin ahşap işçiliği de yapıya ayrı bir görünüm kazandırmıştır Kapı ve pencere kanatlarında çok kanatlı, yıldız şekilli lüle taşından kakmalar bulunmaktadır Ayrıca bunların üzerine de çeşitli kitabeler yazılmıştır
Çoban Mustafa Paşa Camisinin kalem işlerinde orijinal örneklere yer yer rastlanırsa da bunların büyük çoğunluğu geç devirlere ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün 1950li yıllardan sonraki onarımlarında yapılmıştır Orijinal kalem işleri müezzin mahfili ile alt sıra pencerelerin tavanlarında görülmektedir Buradaki motiflerde kırmızı ve altın yaldız çok bol kullanılmış ve çiçekli bezemelere de geniş yer verilmiştir
Caminin minaresi XVI yüzyıla tarihlendirilmektedir Kesme taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli olup, şerefesinin altı stalaktit ile kaplıdır
Sultan Hamit Camisi (Gebze)
Kocaeli Gebze ilçesi, Tavşancılda bulunan cami, halk arasında Aşağı Cami olarak tanınmıştır Tavşancılın en eski camilerinden olup, ne zaman yapıldığı ve banisinin kim olduğu bilinmemektedir
XX yüzyılın ilk yıllarında harap olan bu caminin onarımı Sultan II Abdülhamite verilen bir dilekçe ile istenmiş, bunun üzerine Sultan II Abdülhamit mali desteği sağlamış ve cami yenilenmiştir Bu onarım çalışması sırasında eski caminin kitabesi korunamamıştır Sultan II Abdülhamitin yeniden yaptırdığı bu cami, minaresi dışında tamamen yenilenmiştir Bu bakımdan da özelliğini yitirmiştir
Bugünkü cami kare planlı olup, üzeri kubbe ile örtülmüştür Caminin eski ahşap minaresi ile asma kattaki 1901 tarihine ait perdeleri de korunmuştur Minberi yapıldığı devrin özelliklerini yansıtmaktadır Mihrabın bezemesini padişahın Yıldız Sarayından gönderdiği İtalyan ressam yapmıştır Bunların yanı sıra cami içerisindeki yazı levhaları da orijinaldir
Bu cami Kurtuluş Savaşı sırasında bazı trajik olaylara sahne olmuştur 15 Ekim 1920de tavşancılı işgal eden Yunanlılar ilçenin ileri gelen ve eli silah tutan erkekleri burada toplayarak işkence yapmışlardır
Karabakkal Mescidi (Merdivenli Cami) (Gebze)
Kocaeli Gebze ilçesi Sultan Orhan Mahallesinde bulunan bu cami, XV yüzyılda yaptırılmıştır Kitabesi bulunmadığından banisi ve yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır Cami üç katlı olduğundan ve katlara merdivenle çıkılmasından ötürü Merdivenli Cami ismi ile tanınmıştır
Dikdörtgen planlı cami ahşap çatılıdır Yanında tek şerefeli minaresi bulunmaktadır
Orhan Gazi Camisi (Gebze)
Kocaeli Gebze ilçesi Menzilhane Mahallesinde bulunan Orhan Gazi Camisinin kitabesi günümüze ulaşamamıştır Başbakanlık Arşivindeki kayıtlarda 1328 yılında caminin yapımına başlanıldığı öğrenilmiştir Ayrıca Ekrem Hakkı Ayverdinin değindiği Kocaeli il tahrir defterlerinde bununla ilgili kayıtlar bulunmaktadır:
“Karye-i Danişmend Virani Tabi-i Orhan Bey taberesah ü Gebuze Camisine vakfetmiş Padişahımız sizce lehu enseranhu_Hazretleri Muhyiddin nam kimesneye saduka idüp eline Hükm-i Hümayun virmiş deyu cemi gün bir cüz Kuranı- Azim ve sure-i Enamdan bir aşar okuya  ”
Bu kayıtlardan öğrenildiğine göre, bir köyün gelirine bir cüz okunması karşılık tutulmaktadır Ayrıca diğer görevliler için ayrılmış birkaç köy de haşiyede belirtilmiştir Caminin vakfiyesinde de “Gekbuse kasabasında merhum ve mağfurun Sultan Orhan Cami-i Şerif-i Vakfı” başlığı altında görevlerini gösteren kayıtlar vardır
Sultan Orhan Camisinin yapımında çevredeki Bizans yapılarının mimari kalıntılarından yararlanılmıştır Kaynaklar bu konuda bilgi vermemesine rağmen caminin bir Bizans kilisesi üzerinde, onun mimari parçalarından yararlanılarak yapıldığı da yazılıdır Nitekim cami avlusunda Bizans dönemine tarihlenen sütun başlıkları, su haznesi olarak kullanılan Grekçe yazılı lahit ve antik parçalar dikkati çekerse de bunlar çevreden toplanmış mimari elemanlardan başka bir şey değildir Cami erken Osmanlı mimari özelliklerini yansıtmakta olup, bir Bizans yapısının temelleri üzerinde ve onun plan düzeninden yola çıkıldığını göstermekten de çok uzaktır
Cami 12 30x12 30m ölçüsünde kare planlı bir yapıdır Yapımında moloz taş ve yer yer tuğla hatıllar kullanılmıştır İbadet mekanının üzeri tromplu, sekiz köşeli kasnağın taşıdığı basık bir kubbe ile örtülmüştür Kasnağın çevresinde pencereler sıralanmıştır İçerisinin aydınlatmasını duvarların her birinde altlı üstlü ikişer pencere sağlamıştır Kıble duvarının ortasında yarım yuvarlak niş görünümündeki mihrabın özelliği bulunmamaktadır Günümüzde mihrap badana edilmiş ve orijinalliğinden uzaklaşmıştır Minber ise XIX yüzyıla tarihlendirilmektedir
İç mekanda bezeme olarak yalnızca kubbe kasnağında yazı frizi vardır Ancak bu friz 1775 yılında yapılan onarım sırasında buraya yazılmıştır
Caminin içerisinde ilgi çekici ağaç işçiliği örnekleri bulunmaktadır Özellikle batı duvarı ve minare yanındaki meşe ağacından tek parça halindeki pencere kapakları Erken Osmanlı ağaç işçiliğinin tipik örneklerindendir Bu kapakların oymalı demir çivileri, dövme çivileri, dövme çengelleri ahşabın yanı sıra maden sanatının da güzelliğini ortaya koymaktadır Kapaklarının her kanadının üzerinde dikdörtgen çerçeveler içerisine alınmış kabartma sülüs yazılı ayetler dikkati çekmektedir Bunların orta kısımlarında madalyonlar içerisinde bitki motifli, altışar kenarlı yıldızlar yerleştirilmiştir
Caminin kuzey-doğu köşesine yerleştirilen minarenin kaidesi moloz taştan, gövdesi, şerefesi tuğladan yapılmıştır Orijinal kaide üzerindeki gövde daha geç yıllara tarihlendirilmektedir Minarenin Orijinal kaidesi caminin alt sıra pencerelerine kadar yükselmektedir
İlyas Bey Camisi (Gebze)
Kocaeli Gebze ilçesi, Menzilhane Mahallesinde, Orhan Gazi Camisinin yakınındaki İlyas Bey Camisini Akçakocanın oğlu İlyas Çelebi 1323 yılında yaptırmıştır Caminin yanına zaviye ile sıbyan mektebi de yaptırmış olmasına rağmen onlar günümüze ulaşamamıştır
İlyas Bey Camisi zamanla harap olmuş, yıktırılmış ve yerine mimari değeri olmayan bir cami yapılmıştır
İlsa bey Camisinin orijinal durumu ile ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır Eski camiden yalnızca minaresi günümüze gelebilmiştir
Bugünkü cami dikdörtgen planlı olup, üzeri çatı ile örtülmüştür Giriş kapısı üzerinde sülüs yazıyı kitabede caminin yapımı ile ilgili bir bilgi bulanmamaktadır İbadet mekanı son derece basit olup içerisi beyaz badanalıdır Duvarlarında altlı üstlü ikişer pencere bulunmaktadır Bu pencerelerden alt sıradakiler dikdörtgen söveli üst sıradakiler kemerli ve alçı şebekelidir Avluda yakın tarihlerde yapılmış bir şadırvan, kuyu bileziği ve bir de eski mezar taşı bulunmaktadır
|