11-04-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Haşhaşiyla Ünlü Uşak
ILIN ADI : USAK
IL TRAFIK KODU : 64
Genel Bilgiler
Yüzölçümü : 5 341 km
Genel Nüfus : 322 313
Toplam Ilçe Sayisi : 5
Toplam Belde Sayisi: 18
Toplam Köy Sayisi : 242
İlimizin M Ö 4000 yıllarından itibaren yerleşim bölgesi olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır Hitit Krallığı egemenliğinde bulunan bölge, M Ö 2500lerde Luvi istilasına uğramış, Hitit Krallığı dağıldıktan sonra, M Ö 1000 yıllarında Ege göçleri ile boğazlardan gelen Frigyalıların egemenliğine girmiştir M Ö 7 yüzyıllarda Lidyalılar ile Frigyalılar arasında paylaşılmıştır Dünyada ilk kez parayı kullanan Lidyalılar,Uşakın batısında hakimiyet sürmüşlerdir Lidyalılar zamanında Ege bölgesini yakın doğuya bağlayan tarihi “Kral Yolu” Uşaktan geçmiştir M Ö 6 yüzyılda bütün Anadolu Pers İmparatorluğuna bağlanmıştır
M Ö 4 yüzyılda Büyük İskenderin Pers İmparatorluğunu yıkmasıyla bölge önce Makedonya Devleti daha sonra Bergama Krallığı ve M Ö 2 yüzyılda Roma İmparatorluğu, M S 395 yılında Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasıyla 700 yıl boyunca Bizans hakimiyetinde kalmıştır
1071 Malazgirt Zaferinden sonra, Anadolunun fethi ile görevlendirilen 1 Süleyman Şah, Uşakı Selçuklu Devletine katmıştır Selçukluların dağılmasından sonra ki beylikler döneminde Germiyanoğulları bölgede hakimiyet sürmüş, 1391 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanoğullarına katılmıştır Fetret devri boyunca Karamanlılar elinde kalmış,1414 de tekrar Germiyanoğullarına geçmiş, 1429 da Osmanlı Devletine katılmıştır Uşakın İstiklal savaşımızda önemli bir yeri vardır Yunan Orduları Komutanı General Trikopis merkez Göğem Köyünde esir alınmıştır 1 Eylül 1922 de Uşak işgalinden kurtulmuş , 2 Eylül 1922 de Atatürk ve İnönü şehre gelerek karargah kurmuşlar, Trikopisin kılıcını bugün Atatürk ve Etnografya Müzesi olan evde teslim almışlardır Kütahya İline bağlı bir ilçe iken 15 Temmuz 1953 yılında çıkarılan 6129 Sayılı Kanunla İl statüsüne kavuşmuştur
İLİN ADININ TARİHÇESİ
Uşak kelimesi; Çağatay Türkçesinde “Oğul,Torun” , Arapçada “Aşıklar” ,halk dilinde ise “Esir,Köle” olarak üç anlam ifade etmektedir Bir yer adı olarak Uşak, ne Anadoluda Türklerden önce yaşayanların verdiği bir adın uzantısı,ne de Türkçe bir kelimedir Uşak adının birden çok anlamı olmasına rağmen bir yerleşim bölgesine isim olarak verilmesi arasında bir bağlantı kurmak güçtür Evliya Çelebi Seyahatnamesinde şeddeli olarak verdiği bu yer adını veriliş nedenini şöyle açıklamaktadır Bazen “Uşşak” bazen de “Uşak” şeklinde yazılan şehrin adı hakkında bir takım efsanevi rivayetler bulunmaktadır Bu rivayetlere göre şehrin güneyindeki Mende Köyü büyük bir kasabadır ve adı Menostur Oğuz Türkmenleri buralara inince Menosu istila etmişler ve adını “Mende” diye kendi hançerelerine kolay gelecek şekilde değiştirmişlerdir O zaman Uşakın olduğu yer boştur ve Mende beyinin mandırasıdır Mandıraya oğullarını oturtmuştur Bey mandıraya her gidişinde oğullarını murat ederek “Ben Uşaka gidiyorum” haberini bırakır Bolca tekrarlanan bu deyim, bir semt ismi olarak buralara alem olur kalır Başka bir rivayete göre de Mende köyü yine büyük bir şehir ve Uşakın olduğu yer Mende beyine ait bir mandıradır Mende beyi buraya yedi kişilik yönetici,bakıcı bir topluluk oturmuştur Zamanla anlar ki ,bu yedi kişinin her biri bir dalda aşık insanlardır Kimisi işine aşık,kimisi sanatına aşık,kimisi de manevi hasletlerine,ruh yüceliğine malik aşıklar ortada bir sekizinci aşık daha vardır O da bizzat beydir Bey, mandıradaki bu yedi aşıkın aşklarına aşıktır Ve içinden biricik güzel kızını bunların en küçüğüne vermeyi geçirmektedir Fakat kızının gönlünü bilmeden tereddüt etmektedir Bir gün içinden geçeni kızına açar ve öğrenir ki kızı da o yedi aşıktan en küçüğüne aşık Babanın ve kızın katılmaları ile sayıları dokuza çıkan aşıklar,mandırada dokuz gün süren düğün yaparlar Mendeden göç ederek buraya yerleşirler Dokuz aşıkın yerleştikleri bir yerde,yakışan ismi kendiliğinden alır
Uşak adının konulmasının sebebi;daha kaynaklarda tespit edilememiştir Ancak “XI yüzyılın sonlarından itibaren Anadoluya gelen ve XII Yüzyılın ikinci yarısından,özellikle son çeyreğinden itibaren kendi şartların yaratan Selçuklu çağının oluşturduğu bir iskan yeri,yani bir Türk şehri olsa gerektir ” 1255 tarihinde yaptırılan Çanlı köprü Uşakın Selçuklular devrinde meydana gelen bir tür şehri olduğu tezini güçlendirmektedir
|
|
|
|