|
Prof. Dr. Sinsi
|
Haşhaşiyla Ünlü Uşak
Uşak Genel Bilgi

Ege Bölgesinin İçbatı Anadolu bölümünde yer alan Uşak, kuzeyde Kütahya, doğuda Afyon, güneyde Denizli ve batıda Manisa illeri ile çevrilidir İl arazisi genel olarak dalgalı plato görünümündedir Kuzey ve doğu kesimleri dağlık, güney ve batı kesimleri ise ovalar ve dalgalı arazilerden oluşmaktadır İçbatı Anadolu Bölümünün orta yükseklikteki dalgalı düzlüklerinde kurulmuş olan Uşakın kuzeyini Murat Dağı, doğusunu Ahır Dağı( 1 915 m ) ile Bulkaz Dağlarının batı uzantıları engebelendirir İlin en yüksek noktası Murat Dağında Kartaltepedir (2 309 m ) İl merkezindeki Elma Dağı (1 805 m), Tahtalı Tepe (1 644 m ) ve Kocatepe (1 298 m ) ilin diğer yükseltileridir Bunlardan Elmalı Dağının üzerinde geniş yayla ve otlaklar bulunmaktadır
İl toprakları vadilerle yarılmış, engebeli yaylalar görünümündedir Gediz vadi tabanının genişlediği alanlarda Küçük Banaz ve Uşak ovaları bulunmaktadır Bu ovalar akarsuların taşıdığı alüvyonlarla kaplı olup, il yüzölçümünün %5,5luk bölümünü kaplarlar Uşak Ovası il merkezinin kenarında, deniz seviyesinden 890 m yüksekliğinde, doğu-batı yönünde uzanmaktadır Bu ovanın üzerinde yüksekliği az olan volkanik tepeler sıralanmıştır Büyük Menderes Nehrinin önemli kollarından Banaz Çayı kenarında, kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan Banaz Ovası yer almaktadır
İl topraklarından kaynaklanan sular Büyük Menderes Nehri ve Gediz Nehri aracılığı ile Ege Denizine dökülür Kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda akan Banaz Çayı Ulubeyin yakınlarında Kazancı (Yavu) Deresi ile birleştikten sonra il sınırları dışında Büyük menderes Nehrine katılır İl topraklarından kaynaklanan Hamam Çayı da yine il sınırları dışında Büyük Menderes Nehrine katılır Karayol (Güre) Çayı ise kuzeybatıdaki Gediz Nehrine katılır Büyük Menderes Nehri üzerindeki sulama, enerji ve taşkınları önleme amaçlı Adıgüzel Baraj Gölünün kuzey kesimi de il sınırları içerisindedir Bunun dışında il toprakları içerisinde doğal bir göl bulunmamaktadır

İlin yüzölçümü 5 341 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 322 313tür
Akdeniz iklimi ile Karasal iklim arasında geçiş özelliği gösteren bir iklime sahiptir Sıcaklık ve yağış, Ege bölgesine göre düşük, İç Anadolu bölgesine göre daha yüksektir Kışlar Egeye göre daha sert geçmektedir Yağışlarda ilkbahara doğru bir kayma dikkati çekmektedir
Yıllık sıcaklık ortalaması değeri 12,3 derecedir
Uşakın bitki örtüsü genelde step görünümünde olup, Nehir boylarında söğüt, kavak ağaçları ve tarım alanları yer almaktadır İlin yüksek kesimlerinde meşe, kızılçam, karaçam ve ardıç ağaçlarından oluşan ormanlar bulunmaktadır
İlin ekonomisi tarım, hayvancılık, ormancılık, dokumacılık, turizm ve sanayie dayalıdır İlde yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında; arpa, buğday, şeker pancarı, nohut, mısır, yulaf, soğan, tütün, baklagiller, armut, vişne, karpuz, üzüm, domates ve diğer sebze çeşitleri ve gelmektedir Az miktarda da pamuk, haşhaş, anason ve susam yetiştirilir Hayvancılıkta sığır, koyun, kıl keçisi yetiştirilir Tavukçuluk ve arıcılık da yapılmaktadır
Uşak ve yöresinde üretilen Uşak halıları XVI yüzyılda büyük bir üretim merkezi konumunda idi Burada üretilen halılar Osmanlı saray ve camilerinde kullanılmış ve aynı zamanda da ihraç edilmiştir Eski Uşak halılarında kiremit rengi bazen de lacivert zeminli madalyonlar sonsuz sıralar halinde birbirini izlemiştir Bu madalyonlarda mavinin çeşitli tonları, kahverengi, sarı ve beyaz renkler uygulanmıştır Ayrıca baklava biçimli ve sekiz köşeli yıldız motiflerinin bulunduğu halılar da halı sanatı yönünden önem taşımaktadır Kuş motifli halılar yörenin önemli halı örneklerinden olup, bunlar Türk ve İslam Eserleri Müzesi başta olmak üzere yerli ve yabancı müzelerde bulunmaktadır XVIII ve XIX yüzyıllarda yan yana mihrap desenlerinin bulunduğu Uşak halılarının da ayrı bir değeri vardır

Uşak,Türkiyede ilk sanayi kuruluşlarının ortaya çıktığı yörelerimizden biridir XIX yüzyılda yabancı sermayeli Osmanlı Bankası, Uşak ve Alaşehirde şube açmıştır Uşakta imalat sanayiinin kurulmasında halı ve kilim dokumacılığının büyük payı olmuştur Geleneksel metotlarla üretilen halılar daha sonra fabrikasyon üretime geçmiştir İlk olarak 1905 yılında iplik fabrikası kurulmuş, bunu 1910da açılan iplik ve şayak fabrikası izlemiştir Türkiyedeki ilk şeker fabrikası da 1926da Uşakta açılmıştır Cumhuriyetin il yıllarında Türkiyenin sanayileşme çalışmalarına Uşak öncülük etmiştir Tarihi MÖ V yüzyıla kadar inen dericilik Uşakta önde gelen ve sürekli gelişen bir sanayii dalıdır Ayrıca ilde tekstil giyim ve deri sanayii de önde gelmektedir İlde, gıda, tütün, taş, metal eşya, makine ve teçhizatı, kereste ürünleri, kimya ve plastik sanayii dallarında faaliyet gösteren işletmeler bulunmaktadır
İl toprakları yer altı kaynakları yönünden zengindir Banazda asbest, civa, kaolin ve manganez, Eşmede uranyum, Sivaslıda asbest, Ulubeyde zımpara taşı yatakları bulunmaktadır Ayrıca maden suları da değerlendirilmektedir
Uşak yöresinde yapılan kazı ve araştırmalar yöredeki ilk yerleşmenin MÖ 4000 yıllarında Kalkolitik Çağda başladığını göstermektedir Bu yerleşim İlk Tunç Çağında daha da yoğunlaşmış, MÖ 2000de Anadoluda ilk siyasi birliği kuran Hititler yöreye yerleşmiştir Hititler Assuvalılarla savaşmış, MÖ XII yüzyılda yöreye yerleşen Frigler Assuvalılarla kaynaşmıştır Friglerden sonra MÖ 676da Kimmerler ardından da MÖ VII yüzyılda Lidyalılar buraya hakim olmuştur Dünyada ilk sikke basan ve dönemin en zengin krallığı olan Lydialılar, MÖ 546 yılında Persler tarafından yıkılıncaya kadar yöre ticaretinde Kral Yolundan da yararlanarak etkili olmuşlardır MÖ 546da Lydia kralı Kroisos ile Pers kralı Kyros arasında Sardeste yapılan savaştan sonra Persler yöreye egemen olmuşlardır Bu durum MÖ 334e kadar devam etmiştir Makedonya kralı Büyük İskenderin Anadolu seferi sonunda da Persler Anadoludan çekilmiş, yöre Büyük İskenderin egemenliği altına girmiştir Büyük İskenderin ölümünden sonra Uşak yöresi generallerinden Lysimakhosun payına düşmüştür Bundan sonra Pergamon Krallığı yöreye egemen olmuştur MÖ 189 yılında Pergamon Kralı III Attalosun topraklarını vasiyet yolu ile Romaya bırakmasından sonra da Romalılar buraya hakim olmuşlardır

Roma İmparatorluğunun 395te ikiye ayrılmasından sonra Anadolunun bir bölümü ile birlikte Uşak yöresi de Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğunun hakimiyetine girmiştir Bizans döneminde Anatolikon Themasının sınırları içerisinde olan yöre, zaman zaman Selçuklular ile Bizanslılar arasında el değiştirmiştir Selçuklu sultanı II Kılıçarslan ile Bizans İmparatoru Manuel Komnenos arasında yapılan Miryakefalon Savaşı sonucunda yöre Selçukluların yönetimine geçmiştir Bundan sonra Anadolu Selçukluları sınırlarını Denizliye kadar genişletmiştir Sultan II Kılıçarslan 1185te topraklarını on bir oğlu arasında paylaştırmıştır Bunun sonucunda da Kütahya, Uşak ve Uluborlu bölgesi Gıyaseddin Keyhüsrevin payına düşmüştür I Gıyaseddin Keyhüsrev 1192 tarihinde devletin başına geçmeyi başarmışsa da bu durum fazla uzun sürmemiş, 1196da kardeşi II Süleyman Şah tarafından sürgüne gönderilmiştir Selçuklu sultanlarının aralarındaki bu mücadeleden yararlanan Bizanslılar da Kütahya ve Uşak yöresini yeniden ele geçirmişlerdir Bu durum 1233 tarihine kadar sürmüştür
XIII yüzyılın ilk yarısında Alaaddin Keykubat Uşak yöresini Anadolu Selçuklu topraklarına katmış ve bu dönemde Malatya yöresinden gelen Germiyanoğulları Uşak ve çevresine yerleşmişlerdir Germiyanoğulları 1300 yılında burada bağımsızlığını ilan etmiş, bu durum Yıldırım Beyazıtın 1390da yöreyi Osmanlı topraklarına katmasına kadar sürmüştür Ancak Yıldırım Beyazıt Ankara Savaşında (1402) Timura yenilince, Timur yöreyi yeniden Germiyanoğullarına vermiştir Uşak ve yöresi 1429da Germiyanoğullarının son hükümdarı II Yakup Beyin vasiyeti ile kesin olarak Osmanlı topraklarına katılmıştır

Osmanlı döneminde Anadolu eyaletinin Kütahya sancağına bağlı bir kaza konumunda olan Uşak, XVI yüzyılda Celali İsyanlarından, XVIII yüzyılda da Ayânların baskılarından etkilenmiştir XIX yüzyıl sonlarında Hüdavendigâr (Bursa) vilayetinin Kütahya sancağına bağlı bir kaza olarak yönetilmiştir 1867 yılında Belediyesi kurulmuştur
Balkan Savaşları ve I Dünya Savaşından sonra Makedonya ve Trakya göçmenlerinin bir bölümü buraya yerleştirilmiştir Kurtuluş Savaşı sırasında 29 Ağustos 1920-2 Eylül 1922 arasında Yunan işgalinde kalmıştır Yunan generali Trikopis Uşakta Elma Dağında Türk kuvvetlerine teslim olmuştur Bu dönemde Uşak yakılmıştır Bu yangında Uşak kaza merkezindeki Kurtuluş Mahallesinin yarısı, Hamidiye, Sarayaltı ve Durak Mahallesinin tamamı yanmıştır Uşak Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan incelemelerde 650 ev, l resmi bina, 3 hamam, 2 mektep, l hastane, 5 han ve otel 5 cami ve mescit 4 medrese 2 kiremithane 2 fabrika 26 çeşme ve su terazisinin yandığı tespit edilmiştir
Cumhuriyetin ilanından sonra Uşak, Kütahya vilayetinin bir kazası olarak kalmış, Teşkilat-i Esasiye Kanunu ile Banaz, Sivaslı, Karahallı ve Ulubey Nahiyeleri, Uşak Kazasına bağlanmıştır 1953 yılında Uşak il konumuna getirilmiş, Manisa İlinden Eşme buraya bağlanmış ve diğer nahiyeler kaza konumuna getirilmiştir

Uşak ve çevresinde günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; Blandaus Antik Kent kalıntıları, höyükler, Tümülüsler, Sivaslıda Antik Sebaste kenti Roma ve Bizans kalıntıları, Ulubey Kanyonları, Selçikler Erice Köyü Ballıkaya Kilisesi, Bulkaz Dağı yamacındaki Delikkaya Kilisesi, Uşak Ulu Camisi (XV yüzyıl), Burmalı Cami (XVI yüzyıl), Çakoloz Camisi (XIX yüzyıl), Şeyh Hacı kemal Türbesi (1892), Aliağa Çeşmesi (XVI yüzyıl), Ciccim Çeşmesi (XIX yüzyıl), Cankış Çeşmesi (1901), Çanlı Köprü (1256), Beyler Han Köprüsü, Halı Pazarı Köprüsü ve Türk sivil mimari örneklerinden Uşak evleri bulunmaktadır
|