|
Prof. Dr. Sinsi
|
Balikesir Tanıtımı (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir)
Balıkesir Sözlü Tarih
Kazdağinın eteğinde ki köylerden biri de Kavurmacılar köyüdür Efsanenin kahramanı „Sarıkız“ Seneminde ailesi ile birlikte yüzyıllar önce burada yaşadığı ileri sürülmektedir Sarıkızın babası Molla Ahmet,köyün ileri gelenlerinden,varlıklı ailelerinden sayılır Geçimlerini tarım ve hayvancılıkla sağlarlar Davarlarla ilgilenmek için ,bir de Osman isminde çobanları vardır Molla Ahmet Senemi Çul Mehmetin oğlu Ahmete kızının rızası olmadan nişanlar, nişanlamasına da Senem çoban Osmana sevdalıdır Bir birlerini delicesine sevmektedirler Bunların sevdası köylüler için uzun kış gecelerinin dedi kodusu olmuştur Zamanla bu sevdayı küçümseyen bazı köylüler nasıl olur da bir çoban parçasi köyün en güzel kızı na sevdalanır diyerekten dedi koduların dozunu artırırlar Senemin namusu köylülerden sorulur olmuştur Her tarafta senemle Osmanın sevgileri,konuşulup olmadık dedikodular üretilirken; bu durum,Molla Ahmet ve hanımı Pembe hanımın da canını üzmektedir Bir an önce dünürleri çul Mehmetle konuşup ;düğün dernek kurup dedi kodulardan kurtulmak isterler Karşılıklı konuşmalar ,akrabaların baskısı sonucu düğün tarihi olarak bir Kurban Bayramamı sonrasi belirlenmiş Okuntular (Davetiye) dağitilmiştir
Molla Ahmet en azından düğüne kadar anlatılanlardan kurtulmak için Senemi eve kapatır Iki sevdalının arasındakı bağlantıyı evin küçük kızı Sevgi sağlar Kurban Bayramı ardında düğün günü gelip çatmıştı Köyde herkes eğleniyor,sadece tüm olanları kızından öğrenen Pembe kadın ,küçük kardeş Sevgi ve en önemlisi Senem yaş tutmaktaydılar
Senem,Osmanın boş durmadığına gelip onu bu ölümden beter düğün ve evlilk hazırlıklarından kurtaracağına inanıyordu Kardeşi Sevgi ile böylesi haberler göndermişti Fakat çoban Osman düğün kalabalığından davarların yanından köye gelemiyordu Sevgi ile Senem i, Gelin Kayasında bekledığını haber saldı Düğünün son günüydü,gelin alayı Mollaların evine gelini almaya gelmişti Kız evi tüm hazırlıkları bitirmiş,Senem inde umutları tükenmek üzereydi Ağlaya sızlaya beyaz bir ata bindirirler Senemi Köyün etrafını turlarlar düğün halayı ile birlikte Senem her an Osmanın gelip kendini kurtaracağına inanır Tüm beklentileri boşunadır Çünkü artık ,gerdek gecesi için,Çul Oglu Ahmetlerin evine getirilmiştir Odasın da yalnız kalmayı son fırsat bılır Gelinliği ile birlikte camdan atlayıp birden ormana dalar Kimseler görmemişti Senem kızın kaçtığını Bir yanda yakalanma korkusu öbür tarafta Tek sevdiği Osmanı na kavuşma heyecanı ile kısa süre içersinde Gelin Kayasına ulaşır Osmanı orada beklemektedir Doyası ya sarılırlır bir birlerine Özlem giderirler
Namaza giden damat ve akrabaları döndüklerinde, duyduklarına inanamazlar Gelin kaçmıştır Sorarlar soruştururlar koca köylü Senemi aramak için yollara dökülür Osmanla Senemi Gelin Kayasinın ininde yakalarlar
Molla Ahmet inanamaz gördüklerine;Aman allahım der benim namisimi şerefimi ayaklar altına aldın dinsiz imansız şıllık diye bağırır Tüm suçlamaları sessizce dinleyen Senem;Namısımızı kirletecek onu ayaklar altına alacak ne yaptım ki buba?der Çoban Osmanı sevdimse temiz bir aşkla sevdimOnun kadını olmak üzere sevdim Gönlümün istediğini sevmek suçmu?Günahmı ? diye sorar, sormasına ama tartaklanmaktan kurtulamaz Maddi ve manevi işkenceler uygulayarak köye getirirler her ikisinide Köye dönüş yolunda nasıl bir ceza uygulanacağını tartışır köylüler Cezalar ağırdır Ölüm!Fakat son kararı ,kendi ve köyün namusunu temizlemeyi baba Molla Ahmette bırakırlar Baba ve Anne Pembe hanım toplum baskısından bunalmişlardır Artık bu baskıdan kurtulmanın tek caresi öz kızlarindan kurtulmaktır Nasıl olacaktır bu?Onlarda bir anda karar veremez Öz evlatlarına kıyamazlar
Sonrası baba kızı Senemi Ida Dağınin korkunç vadisi Ayıi Deresine getirir Beraberinde getirdiği ve Heybesinde duran kazları çıkartır Üç adet kazdan birini kesen Molla Ahmet;çıkan kanla Senemin elbiselerini kana bular Korkunç vadide kızını vahşi hayvanların arasınada bırakip;kanlı elbiseler elinde,katırına binip geldiği gibi köyüne döner Köylü merak içersinde Senemin babasını beklerken,aynı zamanda da çoban Osmana işkence uygulamaktadırlar Molla Ahmet Senemin Kanlı elbiselerini sallaya sallaya köy meydanına gelirken toplumsal baskının verdiği rahatsızlıktan kurtulmanın huzuru(!)ile köylüleri selamlar Köylü artık rahattır!Fakat görevlerinin bitmediğine inanırlar Çoban Osmanı kötürüm bırakıncaya kadar döverler Senemin kanlı elbiselerini ona gösterirler,çildırmasına ve intihar edip ölmesine sebep olurlar
Senemin Ida Dağindaki hayatı ilk günlerde bir hayli sıkıntılı geçer Daha sonraları başta kazları olmak üzere, zamanla vahşi hayvanlara,dağ hayatına alışır onlarla arkadaş olur Barınmasına ve beslenmesine ayılar yadımcı olur Aradan günler, haftalar,aylar geçer Havalar ısınınca kazları ile Ida dağının doruklarına çıkıp oradan Yemyeşil doğayı masmavi Edremit Körfezini seyreder Bahar ve yaz ayların da Sarıkız doğaya uyum sağlamakta güçlük çekmez Dostluk kurduğu kazların,ayıların sayısı artmıştır Kurtlar,çakallar,sırtlanlar,tilkile r,kir piler,geyikler,tavşanlar Sarıkızın dostları olmuşlardır Sarıkız istediği an,İda Dağının bütün hayvanlarını toplar, Ida Dağının eteklerin deki köylülerin arazilerine ve davarlarına kesinlikle dokunmamalarını söylerdi Onlarda hiç köylülere zarar vermiyorlardı Köylüleri de yaban hayvanlarını avlamamaları yönünde uyarma gereğı duyan Sarıkız sayesinde, karşılıklı dostluklar kurulur Barış havasında yaşam sürer Tanrının bereketi Ida Dağinın eteklerindeki Yörük ve Türkmen köylerinin üzerine yağmıstır Bolluk ve bereketin getirdiği mutluluğu Sarıkızın varlığına yoran köylüler ;onun bereketinden mahrum olmamak için emrinde olduklarını her zaman söyleyıp dua ediyorlardı Tanrının ona bir güç bahsettiğine inanıyorlardı
vahşi hayvanları, çevresindeki insanları ona bağlayan güç Tanrının her kuluna vermediği ,nasip etmediği ermişlik gücüydü Cahil insanların günahkar olarak suçlayip ölüme mahkum ettikleri,fakat tertemiz kalbine bakarak cezayı hiç uygun görmeyen her şeyin yaratıcısı Tanrının ona bahsettiği ermişlik gücü Artık çevrenin iylik meleği olmuş fakir fukaranın yardımına koşuyor açları doyuruyor ,hastalara sifa dağitiyordu Hayvanlari seviyor ,insanları seviyor tabiatı seviyordu
Uzun bir aradan sonra haçtan dönen Baba Mola Ahmet Efendi,yine kızı hakkında konuşulduğunu fark eder Bu kez farklıdır konuşulanlar Kızının ermişliğinden,herşeyden önce yaşadığından söz edilmektedir tüm bu anlatılanları can kulağı ile dinler ve kızının yaşadığını öğrenir Bunca yil dağda genç bir kız yapa yalnız nasıl yasayabilir?Yirtıcı hayvanlar dan ,açlıktan,dağdaki havanın sertliğinden,soğuktan nasıl zarar görmeden yaşayabilir diyerek kendi kendine sorar Inanmasi güç olmasına rağmen, kızını Kazdağında aramaya çikar Günlerce her yerde arar bulamaz Her gün yüce Allaha dua ederek kızını dünya gözü ile bir kez görmek ,günahlarını bayılamasını ister Yaşlılığının da verdiği yorgunluktan bitkin düşer ve uykuya dalar Bu esnada gözlerinin önünde, beyazlar içinde bir kiz görür Rüyamı gerçekmi olduğuna inanamaz Gördüğü kendi kızıdır Sarıkız babasının ellerinden özlemle öper Sarıkız anasını ,kardeşini,herşeyden önce Osmanin akibetini sorar Oldukca yorgun olan baba bitkin dir Ölümün uzak olmadığını anlar Namaz kılmak isteyen baba,kızından su ister Kızı elini kilometrelerce uzaklıktakı denizden kabını doldurur;babasına uzatır Baba su ile elini yıkar,ağzını çalkalarken yüzünü buruşturur Bunun farkına varan Sarıkız bu kez elindeki kapla elini dağlara dogru uzatır Içi buz gibi su dolu kapla, babasının abtest almasına yardımcı olur Baba tüm gelişmelerden oldukca etkilenmiştir Nihayet o da kızının masumiyetine,Tanriya yakınlığına inanmıştır Annesının ve kardeşının iyliğinden söz edip selamlarını getirdiğini söyler Kızının üzülmesini istemediğinden Osmandan bahsetmek istemez Sarıkızın israrlari üzerine son nefesinde Gelin Kayasıdan atlayarak intihar ettiğini söyler Ardından kızının kucağında ruhunu teslimeder
Bu haber sonrasi Sarıkızın da dünyası yıkılmıştır Sürekli ağlar, yas tutar Ida Dagının bütün canlı varlıkları da üzüntüsüne ortak olurlar Nihayet kayalıkların tepesine çikarak Allaha yalvarmaya başlar;"Ey herşeyin yaratıcısı Ulu tanrım,Osmanımın ölümüne sebep olanalardan ,bize sevgiyi ,aşki,mutluluğu cok görenlerden hak istiyorum Osmannımın hakkını istiyorum"diyerek yüce Allahtan gücünü adaletini göstermesini ister Duası kabul olur ve Kavurmacılar köyü doğanın hısmına uğrar Ormandaki şukunet kaybolmuş barış bozulmuş,vahşi hayvanlar kavurmacılar köyünün arazisine davarlarına zarar verir Arazi verimsizleşir Köyde bet,bereket kalmaz Nihayet Osmanın intikamını aldığına inanan Sarıkız,sözünü yerine getirir ve Osman gibi kayalıklardan atlayarak intihar eder Ilerleyen günlerde ,köylüler Baba ve kızın cesetlerını bulurlar Sarıkızın cesedını dağin en yüksek noktasına,babasınınkini ise karşı tepeye gömerler Bu gün Sarıkızın mezarının olduğu tepeye Sarıkız Tepesı,Babasının bulunduğu mevkiye ise Babadağ tepesi denmektedir Ida Daği ise Sarıkızın ölümünden sonra,yaşamının bir parçası halini alan,üretip coğalttığı kazlardan esinlenerek Kazdagı adını almıştır
|