Yalnız Mesajı Göster

Balikesir Tanıtımı (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir)

Eski 11-04-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Balikesir Tanıtımı (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir)



Balıkesir Cami ve Mescitleri

Kasım Paşa Camisi (Bigadiç)



Kanuni Sultan Süleymanın vezirlerinden Cezerizade Kasım Paşa tarafından 1549da yaptırılmıştır Tamamen kesme taşlarla yapılan cami birkaç defa tamir olmuşsa da minaresi orijinal hali ile günümüze gelmiştir Yapıldığı dönemin tüm mimari özelliklerini yansıtan Kasım Paşa Camisinin duvarlarında 1901 tarihli levhalarda hat sanatının değişik örnekleri bulunmaktadır

Yeşilli Cami (Bigadiç)



Bigadiçin merkez camisi olarak kullanılan Yeşilli Camii, 1715 tarihinde Bigadiçli Çavuşzade İsmail Ağa tarafından yaptırılmıştır Yangın, deprem gibi nedenlerden ötürü bir çok kez onarım görmüştür Genel özelliklerine göre dönem mimarisi örneklerindendir Kuzeyde altı sütunlu bir son cemaat yeri vardır Düzgün haç planlı bir yapı olup, kuzeydoğusunda bir minaresi vardır

Evliya Çelebi Cami (Lonca Cami) (Bigadiç)

Bigadiç Voyvodası Seyyid Hacı Hasar Ağa tarafından 1795de yaptırılmıştır Temeli ve minare kaidesi orijinaldir Kayıtlarda caminin vakfı olarak; Balıkesirde bir terzi dükkanı görülmektedir

Zağnos Paşa Camisi (Paşa Camisi) ve Külliyesi (Merkez)



Kentin merkezinde, Mustafa Fakıh Mahallesinde, çarşı içerisinde yer alır Cami, türbe ve hahamdan oluşan bir külliye durumundadır Fatih Sultan Mehmetin vezirlerinden Zağnos Mehmed Paşa tarafından 1461de yaptırılmıştır Külliyeden sadece hamam orijinal durumunda günümüze gelebilmiştir 1897 yılında yıkılan cami ve türbe 1908de Balıkesir mutasarrıfı Ömer Ali Bey tarafından yeniden yaptırılmıştır

Balıkesirin en büyük camisi olup, kare plânlıdır Düzgün yontma taş ve kesme taştan yapılmıştır Ortada dört ayak üzerine oturtulmuş merkezi bir kubbe etrafında dört adet köşe kubbesi ve aralarında yarım daire tonozlar yerleştirilerek yapılmıştır Caminin son cemaat yeri yoktur İç bçlüme kuzey, doğu ve batıdaki çift kanatlı ahşap kapılarla girilir Üç yanda da kapıların önünde dört köşeli mermer sütunların taşıdığı, ahşap tavanlı, kurşun kaplı, eğimli bir çatı ile örtülü sundurmalar yer almaktadır Caminin ahşap kadınlar mahfili, kuzey koridoru boyunca uzanır Ahşap yivli altı sütuna oturan mahfil, kafeslidir Giriş kapısı dışarıdadır Mihrap, son dönem Türk sanatı özelliklerini taşıyan en güzel örneklerdendir

Minare caminin kuzeybatı köşesindedir Balıkesir eşrafından Arabacıoğullarından Hacı Hafız Efendi yaptırmıştır Barok üslupta ve kesme taştandır Merkezi kubbe 1897 depreminde yıkılmış,1902 tarihinde yeniden yapılmıştır Kapı üzerinde Kelime-i Tevhid Ebced hesabı ile ilk inşaat tarihi olan h 865 (1464) tarihi okunmaktadır Cami avlusunda türbe, hazire ve şadırvan bulunmaktadır 07021923 tarihinde Atatürk bu camide ünlü hutbesini okutmuştur

Batıda, minare kaidesinin hemen yanında muvakkithane yer almaktadır Kesme taştan yapılmıştır Caminin avlusunda, biri kuzeyde, diğeri batıda olmak üzere iki şadırvan bulunmaktadır Kuzeydeki şadırvan on iki köşelidir Mermer şadırvanın içi Paşa hamamından gelen su ile doludur Ortasında mermerden, dilimli fıskiyesi vardır Son yıllarda şadırvanın üstü beş sade sütuna oturan bir kubbe ile örtülmüştür Diğer şadırvan ise, caminin ikinci kez yapımında yapılmıştır Biçimi ve örtüsü açısından kuzeydekinin aynıdır Yalnız musluklu panolarda kabartma süsler vardır ve fıskiyesi farklıdır Ayrıca caminin dışında, kuzeydoğu köşesinde, mermerden beş yüzlü bir şadırvan daha vardır Her yüzünde, kemerler ile bağlanmış çift gömme sütunlar bulunmaktadır

Caminin avlusunun güneyinde, güneş saati vardır Kısa ve kalın bir sütunun üzerine oturtulmuş bir tablada saat dilimleri işaretlenmiştir Ortasında demir bir çubuk vardır Saat demir çerçeveli olup dilimler silinmiştir

Yıldırım Camisi (Eski Cami) ve Külliyesi (Merkez)

Yıldırım Mahallesinde yer alan Cami , Balıkesirin en eski Osmanlı yapıtıdır Yapım kitabesi bulunmamaktadır Ancak çeşitli kaynaklardan ve vakfiyesinden 1388de Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır Oldukça büyük bir avlu içerisinde Medrese ve imaret ile birlikte külliye durumundadır 1818de ve 1897 depreminden sonra onarım görmüştür

Caminin içi dikdörtgen planlı olup, beşer sütunlu iki diziyle üç nefe ayrılmıştır Kaidesiz olarak konan bu devşirme sütunların başlıkları da devşirme malzemedendir Altısı bizans, üçü Osmanlı üslubunda, biri de eski bir kaide biçimindedir Camide çevredeki yıkıntılardan alınmış devşirme mimari parçalar kullanılmıştır Duvarları geniş derzli kesme taştandır Sadece batı duvarında tek sıra tuğla vardır Dış yüzeylerde yer yer ilk yapının izlerine rastlansa da, genel görünümüyle Geç dönem özelliklerini taşımaktadır Çatısı kiremitle örtülüdür Yapının kıble yüzü diğer yüzler gibi sade olmakla birlikte, mihrabın iki yanında dikdörtgen pencerelerle bunların altında yuvarlak kemerli pencereleri bulunmaktadır Batı cephesi daha hareketlidir İki sıra halindeki pencerelerin alt sırada olanları orijinal olup, üst sıradaki yuvarlak kemerliler XIXyüzyıl başlarındaki onarım sırasında yapılmıştır

Caminin kuzey, doğu ve batı duvarlarında birer kapısı vardır Kuzeyde bulunan, ahşap ve camekanlı son cemaat yeri sonradan eklenmiştir Dikdörtgen söveli cümle kapısının iki yanındaki stalaktit başlıklı kalın dört köşe payelerin üstünde kesme taştan basık bir sivri kemer yer alırKemerin içinde kapı sövelerinin üstünde bulunan alınlıkta bir çerçeve biçiminde yazıt yeri bulunmakta ancak içi boştur

Caminin batı duvarı ve buradaki giriş, kuzey girişine göre daha gösterişli yapılmıştır Girişin üstü dört ahşap direğe oturan kiremit kaplı bir sundurma ile örtülmüştür Bu bölümün ahşap tavanı oldukça süslü olup, ortada ampir bir göbek bulunmaktadır

1897 depreminden sonra tavan yenilenmiştir Mihrabın, dikdörtgen biçiminde duvarlardan dışarı taşan, kütlevi çerçeve bölümü de yenidir Beş kenarlı mihrap nişinin kavsarası stalaktitlerle yukarı doğru daralmaktadır Minber ahşaptır Minaresi kuzeybatı köşesinde yer alır Kesme taştan ve yenidir Kare kaide üzerinde yükselen minare, silindirik gövdeli ve yivlidir Gövde ile kaidenin birleştiği bölümde iki sıra bilezik vardır Şerefenin altında da aynı biçimde bir bilezik bulunmaktadır

Caminin avlusundaki şadırvan yenidir Sekiz kenarlı memer havuzun her köşesinde yuvarlak gömme sütunlar yer alır Üzeri beş direğe dayanan bir camekanla örtülüdür

Caminin kuzeydoğu köşesindeki imaret (Misafirhane-Zaviye) cami ile birlikte XIVyüzyılın sonunda yapılmıştır Orijinal durumu ile günümüze kadar gelebilmiştir İlk Osmanlı döneminde sık görülen zaviye camiler tipinin en basit örneğidir Moloz taştan yapılmış duvarları kirpi saçaklarla tamamlanmıştır Büyük bir niş içinde yer alan yay kemerli cümle kapısı üzerinde mermer bir yazıt bulunmaktadır Kapıyı zengin bir silme çevrelemektedir Kenarları düzgün tuğla kemerli, pencere açıklıkları örtülüdür İçeride, orta mekanın iki yanında, daha alçakta zaviye odaları bulunmaktadır Orta mekan ahşapla örtülü olup, yan mekânlar tonoz ile örtülmüştür Bina dıştan kiremit çatı ile kaplıdır

Cami avlusunda bulunan medrese 12 hücreli bir yapı olup, 1897 depreminden sonra yeniden yapılmıştır Sadece dış duvarları orijinaldir
Tahtalı Cami (Merkez)

Dinkçiler Mahallesindeki cami, 1452 yılında yapılmıştır Kim tarafından yaptırıldığı kesinlik kazanamamıştır Günümüze bu ilk yapıdan yalnızca minaresi gelebilmiştir 1513 depreminde yıkılmış ve sonra yenilenmiştir Dikdörtgen plânlı bir yapıdır

Kasaplar Camisi (Merkez)

Kasaplar Mahallesinde bulunmaktadır Kitabesine göre 1649 yılında yapılmış, depremlerden zarar görmüş, 1811, 1894 ve 1901 yıllarında onarılmıştır Kare plânlı küçük bir cami olup, zemindeki klâsik tuğla döşemeler ilk yapıldığı dönemden kalmıştır

Şeyh Lütfullah Camisi (Merkez)

Lütfullah Mahallesinde yer almaktadır Cami 1429da yapılmıştır XVIyüzyılda Hacı Bayram-ı Velinin arkadaşlarından Şeyh Lütfullah tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır Orijinal konumu ile günümüze gelemeyen cami, 1907de yenilenmiştir Dikdörtgen plânlı kesme taş bir yapıdır Son cemaat yerine üç basamaklı bir merdivenle çıkılır Cephesi son cemaat yerinin üstüne rastlayan kadınlar mahfilinden ötürü iki katlı bir görünümdedir İbadet yeri, düz ahşap bir çatı ile örtülü olup, mihrap duvarına dört, duvarlara da üçer pencere açılmıştır Mihrap taştan, minberi ise ahşaptandır Tek şerefeli kesme taş minaresi kare bir kaide üzerine silindirik biçimde oturtulmuştur
Caminin avlusunda sekiz köşeli, üzeri saçaklı bir kubbe ile örtülü şadırvanı bulunmaktadır

Hakkı Çavuş Camisi (Merkez)

1352 tarihinde yapılmıştır Günümüze orijinal durumda ulaşamamıştır

Hacı Ali (Alibey) Camisi (Merkez)

1319da yapılmış, 1952de onarım görmüştür

Karaoğlan Camisi (Merkez)

Karaoğlan Mahallesindedir Gazi Süleyman Paşa ile Rumeliye geçen Karaoğlan isimli birinin 1356da yaptırdığı söylenmektedir Günümüze orijinal biçimiyle gelememiş olup, bugünkü yapı 1908 yıllarına aittir

İbrahimbey Camisi (Haci Arifağa Camisi) (Merkez)

Hisar İçi Mahallesinde Alaca Sokaktadır Giriş kapısı üzerindeki yazıtından 1465te Zağnos Paşanın oğlu Mehmet Çelebi tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır Sonraki yıllarda yıkılan cami, 1739da Yahşi Beyin oğlu İbrahim Bey tarafından yenilenmiş, 1899da da Hacı Arif Ağa tarafından onarılmıştır Cami kesme taştan kare plânlı olup, ahşap kiremitli bir çatı ile örtülüdür Avlu girişinde XIXyüzyılın ampir üslubunda, son derece güzel bezemeli taş bir kapısı bulunmaktadır Bezemelerde yaprak motifleri ve çiçekler dikkati çekmektedir İki yanındaki yüksek kaideler üzerinde yivli sütunlar, Maşallah yazılı başlıklar bulunmaktadır Caminin son cemaat yeri daha geç devirlerde eklenmiştir İbadet mekânı oldukça sade olup, mihrabın iki yanında iki pencere bulunmaktadır Mihrap mermerden, minber ise ahşaptır İkinci katta kadınlar mahfili ve buradaki ahşap sütunlar üst örtüyü taşımaktadır Dört köşeli bir kaide üzerinde, pembe köfeki taşından üç şerefeli minaresi yakın tarihlerde yapılmıştır

Yeşilli Cami (Hisariçi Camisi) (Merkez)

Eski Kuyumcular Mahallesindeki camiyi kimin yaptırdığı bilinmemektedir Yalnızca cami üzerindeki yazıttan Külahçızade Hacı Mustafa Efendi tarafından 1786da onarıldığı anlaşılmaktadır Cami dikdörtgen plânlı, ahşap çatılı küçük bir yapıdır Yeşil renge boyandığından ötürü de Yeşilli Cami ismiyle halk arasında tanınmaktadır
Zeminden biraz yüksekte olan caminin çift kanatlı bir son cemaat yeri vardır Buradaki bir merdivenden, üst kattaki kadınlar mahfiline çıkılmaktadır İbadet yeri oldukça basit olup, mihrabın iki yanında kaideleri duvara gömülü üçer sütun bulunmaktadır Sütunlar arasındaki yüzeylerin üstünde pencereler ve frizler bulunmaktadır Dışarıya doğru çıkıntı yapan mihrap oldukça sadedir Mihrabın içerisinde XIXyüzyılın ikinci yarısında çok sık rastlanan ışın motifleriyle, tepedeki madalyonda da Allah yazısı görülmektedir Oldukça basit olan ahşap minber boyanmış ve özelliğini yitirmiştir Giriş kapısının üzerinde altı ahşap sütuna dayanan balkon görünümünde kadınlar mahfili bulunmaktadır Caminin taş minaresine son cemaat yerinden çıkılır Silindir gövdeli olan minarenin altında mukarnas dizileri dikkati çekmektedir

Omurbey (Umurbey) Camisi (Merkez)

Omurbey Mahallesindedir Hacı Omur Bey tarafından 1413te yaptırılmış, 1635 ve 1925te iki büyük onarım geçirmiştir Cami üzerindeki üç yazıttan biri yapıldığı tarihi, diğerleri de onarımlarını belirtmektedir Son cemaat yeri olmayan cami oldukça basit olup, kesme taş ve tuğladan yapılmıştır

Oruç Bey Mescidi (Merkez)

Kayabey Mahallesindedir Rumeliye geçen Osmanlı komutanlarından Oruç Bey adına 1471 yılında yapılmıştır Ancak çeşitli yıllarda yapılan onarımlarla özgün biçimini kaybetmiştir

Alaca Mescit Camisi (Merkez)

Kitabesi günümüze ulaşamadığından yapım tarihi ve banisi belli değildir Son onarımını 1911de geçirmiştir Tarihi yönden önemli olan camide Balıkesirdeki Kuvay-i Milliye Hareketinin ilk kararları alınmıştır (1919)

Bu Camilerin dışında Balıkesir merkezinde, Vicdaniye Camisi (1895), Sultan IIAbdülhamid zamanında yapılan Eminağa Camisi (1897 Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan Kırımlılar Camisi (1862) bulunmaktadır

Saatli Kilise Camisi (Ayvalık)

İlçe merkezinde İsmet Paşa Mahallesindedir XIXyüzyılın ikinci yarısında yerli Rumlar tarafından kilise olarak yapılmış, 1928den sonra camiye dönüştürülmüştür Dikdörtgen plânlı bir yapı olup, dört sütunlu, revaklı, akantus yapraklarıyla süslü bir kapıdan içeriye girilmektedir Yapının planı haç düzeninde olup, orta bölüm küçük bir kubbe ile haçın kolları da tonozlarla örtülüdür Kilisenin Çan kulesi sonraki yıllarda saat kulesine dönüştürülmüş ve bu yüzden de Saatli Cami ismini almıştır

AliBey (Çınarlı) Camisi (Ayvalık)

Hamdi Bey Mahallesindedir XIXyüzyılda yerli Rumlar tarafından kilise olarak yapılmış, Cumhuriyetin ilk yıllarında camiye çevrilmiştir Moloz ve kesme taştan yapılmıştır Haç plânlı olup, haçın ortası kubbe, yanları da tonoz örtülüdür Cami içerisinde kompozit başlıklı kalın sütunlar dikkati çekmektedir

Yeni Cami (Ayvalık)

Hayrettin Paşa Mahallesindedir XVIIIyüzyılın ikinci yarısında yapılmış, kiliseden camiye çevrilmiştir Çan kulesinin kaidesi günümüze gelebilmiştir Mimari yönden bir özellik taşımamaktadır

Biberli Cami (Ayvalık)

Kasım Paşa Mahallesinde, Altunova Caddesindedir XIXyüzyılda yapılmış bir kiliseden camiye çevrilmiştir Haç plânlı olan bu yapının girişindeki altı sütun ile dikkati çekmektedir

Hamidiye Camisi (Ayvalık)

Sakarya Mahallesindedir Ayvalıkta cami olarak yapılmış tek özgün yapıdır XIXyüzyılın ikinci yarısında Sultan IIAbdilhamit tarafından eglektik üslupta yaptırılmıştır Kareye yakın plânlı cami, kırmızı kesme taştandır Dört sütunlu bir son cemaat yeri, silindirik bir kasnağa oturan tuğla kubbesi bulunmaktadır Bezeme yönünden önem taşımamaktadır

Ulu Cami (Bandırma)

Abdullah Efendi tarafından 1382 yılında Edincikte yaptırılmıştır Dikdörtgen plânlı basit bir yapı olmasına rağmen cephesindeki taş ve tuğla süslemeleri ile dikkati çekmektedir

Kurşunlu Cami (Hekimzade Yusuf Sinan Camisi) (Edremit)

Kurşunlu Caddesindedir Edremitin tanınmış ulemalarından Yusuf bin Habib için yaptırılmıştır Kitabesi olmadığından kesin yapım tarihi bilinmemekle beraber, mimari üslubu XVyüzyıla işaret etmektedir Tek kubbeli camilerin klâsik örneklerinden olup, kesme taştandır Önünde üç bölümlü, sivri kemerli bir son cemaat yeri vardır İbadet mekanını sekizgen kasnak üzerine oturan bir kubbe örter Kubbe duvarının ortasında çok kenarlı mihrap nişi bulunmaktadır Kare kaide üzerindeki minaresi yuvarlak gövdelidir Caminin yanında olduğu bilinen medresesinden hiçbir iz günümüze gelememiştir

Eşref Rûmi Camisi (Edremit)

XIXyüzyılın ikinci yarısında yapılmıştır Mimari üslubu eglektik özellikler göstermektedir Kesme taş duvarları kademeli olarak yükselir ve bunlar dış cephede dikey ve yatay çizgilerle bölümlere ayrılmıştır Orta bölüm kubbe ile, yan bölümler ise tonozlarla örtülüdür Her yüzde yüzeyleri bölümlere ayıran payelerin üst bölümleri küçük kubbecikler halindedir İbadet mekânındaki kubbeyi korint başlıklı dört paye ve bunları birbirine bağlayan kemerler taşımaktadır Buradaki tonozların içerisi kasetler şeklindedir Taş minberin kapı ve süslemeleri XIXyüzyıl üslubunu yansıtan bezemelerle süslüdür

Haydar Çavuş Camisi (Bandırma)

XIXyüzyılın başında Haydar Çavuş tarafından yaptırılmış, 1873te yanmıştır Bundan sonra Mimar Kemalettin Beyin çizmiş olduğu plâna göre Neo-klâsik üslupta yenilenmiştir Kare plânlı cami, tek kubbeli olup, sade bir görünümdedir

Hacı Ahmet Camisi (Burhaniye)

Burhaniyenin ilk yapılan camisi olup, 1798de Hacı Ahmet bey tarafından yaptırılmıştır Kare planlı olan bu cami, küçük bir avlunun ortasındadır İbadet mekânının duvarlarında ve köşelerinde kenar silmelerinde granit kullanılmıştır Duvarları iki kademe şeklinde olup, her kenarda büyük yuvarlak kemerler içerisine alınmış ikiz pencereler yerleştirilmiştir Kubbe sekizgen kasnağa oturmaktadır Bezeme olarak önemli sayılacak bir süslemesi bulunmamaktadır
Burhaniyede ayrıca, Mehmedemin Ağa (Memiş) Camisi (1743), Hanay Cami (1750), Hasanağa Camisi (1756), Koca Cami (1890) bulunmakta ve günümüzde ibadete açıktır

Hacı Bayram Camisi (Ayvalık)

Hacı Bayram Camisi Ayvalıkın Altınova bucak merkezindedir Altınovanın Cami-i Kebir Sokağında bulunan bu yapı kitabesinin ebced hesabına göre tarihlendirilmesi sonucunda1490-1491 yılında yapıldığı öğrenilmiştir

Kare planlı, içten düz tavanlı, dıştan da kırma çatılı olan cami de kaba yontma taş ve tuğla kullanılmıştır İki sıra taşı üç sıra tuğla tamamlamıştır Kuzey cephesine de sonraki yıllarda camekan şeklinde bir son cemaat yeri eklenmiştir İbadet mekanı doğu-batı yönünde üç yuvarlak kemerle mihrap duvarına paralel iki sahna ayrılmıştır Mihrabın bir özelliği bulunmamakta olup, sonraki yıllarda pek çok camide görüldüğü gibi buraya yağlı boya ile bir perde resmi yapılmıştır Mihrap nişi iki yanda birer sütun ile sınırlanmış, nişin üzerine de alçı kabartma ile altın yaldızlı bitkisel süsler yerleştirilmiştir

Onarım geçiren cami orijinalliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır İbadet mekanı iki sıra pencere ile aydınlatılmış olup üst sıradakiler alttakilere göre daha küçük olup onarımlar sırasında bunlar oval şekle dönüştürülmüştür Bu pencere dizisinin de alttakiler gibi tuğladan yuvarlak kemerli olukları anlaşılmaktadır

Caminin güneydoğu köşesine 1957 yılında silindirik, tuğladan tek şerefeli bir minare eklenmiştir

Kadı Camisi (Ayvalık)

Ayvalık Altınova Bucağında bulunan Kadı Camisinin kitabesi günümüze gelememiştir Bu bakımdan ne zaman ve kimin tarafından yaptırılmış olduğu bilinmemektedir Küçük Cami olarak da isimlendirilen bu yapı 980 X 980 m ölçüsünde kare planlı olup, üzeri sekizgen kasnağın taşıdığı bir kubbe ile örtülmüştür Kaba yontma taştan olan cami onarımlar sonunda özelliğini yitirmiştir

Caminin kuzey cephesindeki son cemaat yeri yıkılmış, buraya betonarme olarak üç kubbeli bir son cemaat yeri eklenmiştir Ayrıca batıdaki oldukça güdük minarenin olduğu yere yerleştirilen minare küçük boyutta olup altında 1953 yılında yenilendiği yazılıdır

Kuzey cephesinin ortasındaki bir kapıdan girilen ibadet mekanın da bulunan mihrap ve minberin mimari bir özelliği bulunmamaktadır

İbadet mekanı alt dikdörtgen, üstte de yuvarlak kemerli pencereler ile aydınlatılmıştır

Alıntı Yaparak Cevapla