|
Prof. Dr. Sinsi
|
Bursa Ve Güzellikleri
Bursa Türbeleri 1
Yeşil Türbe (Çelebi Sultan Mehmet Türbesi) (Osmangazi)

Yıldırım Bayezıd'ın oğlu Çelebi Sultan Mehmet tarafından Yeşil Cami ile birlikte 1421 yılında yaptırılmıştır Türbe kentin doğusunda Yeşil semtinde, Yeşil Cami'nin karşısındaki tepe üzerindedir Mimarı Hacı İvaz Paşa'dır Nakkaşları Ali bin İlyas Ali, Mehmed el Mecnun'dur Türk mezar anıtlarının en gösterişlilerinden biri olan Yeşil Türbe ismi ile ismi ile bilinen türbenin yapımı Çelebi Sultan Mehmetin ölümünden kırk gün önce h 824 (1421) yılında bitirilmiştir
Selçuklu kümbet geleneğini sürdüren Yeşil Türbenin sekiz köşeli bir planı vardır Dış görünümünde tek katlı izlenimi verirse de, gerçekte sembolik anlamda sandukaların bulunduğu yer ile bunun altındaki basık tonozlu mezar odasından meydana gelmiştir Sekiz köşeli bir kasnağa oturan kubbenin yüksekliği 6 60 m çapı ise 15 m dir Kasnağın her tarafında sivri kemerli bir pencere yer almıştır Bugün sıvalı olan bu kasnağın çinili olduğu sanılmaktadır Diğer taraftan Evliya Çelebi de kubbenin yeşil sırlı bir kiremitle örtülü olduğundan söz etmektedir
Yeşil Caminin mihrap yönünden, cami ile türbeyi birbirinden ayıran Yeşil Caddesinden merdivenle bahçe içerisindeki türbeye girilmektedir Geniş kapısı üzerindeki sülüs yazılı kitabede “Burası Medfun Said, Şehid Sultan oğlu Sultan Mehmed Bin Beyazıdın türbesidir 824 senesi Cemaziyellülâsında vefat etmiştir” yazılıdır
Türbenin dış duvarları kubbe kasnağına kadar 6 köşeli, yeşil ve firuze yeşili çinilerle kaplıdır Girişin solundaki çiniler orijinaldir ve diğerleri geç devirlerde yapılan onarımlar sırasında yenilenmişlerdir Türbenin kenarlarında ayna kısımları sivri kemerli dikdörtgen birer pencere vardır Bunların üzerleri açık mavi zemin üzerine renkli sülüs yazılarla süslenmiştir İstiridye kabuğu şeklinde sonuçlanan kapı nişinin iki yanında ise küçük çinili mihraplar yer almıştır Ceviz ağacından türbe kapısına geometrik örgü motifleri işlenmiştir Türk ahşap işçiliğinin en güzel örneklerinden olan bu kapı Tebrizli Ahmet oğlu Hacı Alinin eseridir
İki basamakla girilen türbenin ortasına sekiz köşeli bir kaide ve Çelebi Sultan Mehmetin sembolik sandukası yerleştirilmiştir Sandukanın alt kısmında, koyu mavi ve sarı renkli zemine stilize gelincik ve lotus motifleri ile bezenmiş çiniden küçük mihrapçıklar peş peşe sıralanmıştır Bunların etrafını da celi yazılı, altın yaldızlı bir kitabe çevirmiştir
Türbede Çelebi Sultan Mehmetin kızlarından Varnada şehit olan Karaca Paşanın zevcesi Selçuk Hatun, Hafsa Hatun, Ayşe Hatun, Sitti Hatun ve 1429 yılındaki vebadan ölen oğulları Mahmut ve Yusuf ile, 1422de idam edilen Mustafa ve Daya Hatun gömülüdür
Türbenin iç duvarları 3 m yüksekliğe kadar sekiz köşeli, yeşil çinilerle kaplanmıştır Bunların üzerlerinde de Selçuklu üslubunda madalyonlar, pencere üzerindeki ayna kısmında Hz Muhammedin sözlerini içeren yazılar bulunmaktadır
Edirne, Sultan II Murat Camisinin mihrabına benzeyen Yeşil Türbenin mihrabı sözcüğün tam anlamıyla eşsiz bir sanat eseridir Geometrik şekillerle çerçeve içerisine alınmış olan mihrap, mukarnaslı olarak sonuçlanmaktadır Kitabelik kısmı kûfi ve celî yazılarla doldurulmuş, köşelerine kıvrık dal ve rûmiler yapılmıştır Mihrabın ortasına bir kandil, bunun iki yanına da Allah ve Muhammed yazılı şamdanlardan oluşmuş bir kompozisyon yerleştirilmiştir Mihrap çinilerinde koyu mavi, sarı, yeşil, turkuvaz, siyah ve beyaz renkler bolca kullanılmıştır
Yeşil Türbenin son onarımını Y Mimar Macit Rüştü Kural 1945 yılında yapmıştır
Sultan Yıldırım Beyazıt Türbesi (Yıldırım)

Sultan Yıldırım Beyazıtın (1360-1403) türbesi,Yıldırım semtinde,Yıldırım Camisinin önündeki setin altındadır Yıldırım Beyazıt külliyesinin bir bölümünü oluşturan türbeyi padişahın oğlu Süleyman Çelebi yaptırmıştır Yıldırım Beyazıt öldüğü zaman geçici olarak Akşehirde Şeyh Mahmud Hayrani Türbesine gömülmüştür Sonradan oğlu, babasının cesedini Bursaya getirmiştir Karamanoğlu Mehmet Beyin Bursayı kuşatmasında Yıldırımın sandukasını açarak kemiklerini yaktığı söylenmektedir
Türbe üzerinde nesih yazı ile 0 60x1 20 m boyunda kitabesi bulunmaktadır Bu kitabenin Türkçesi şöyledir:
“Bu cennet bahçesi Murad oğlu Said, merhum makfur Bayezid Hana aittir Onu büyük padişah, Arap ve Acem meliklerinin efendisi Bayezid oğlu Süleyman yaptırdı Allah mülkünü daim etsin 809 h Senesi Muharremi
Bu mübarek imaretin yapılması zaif kul Hüseyin oğlu Alinin eli ile oldu Allah ikisini de affetsin 809 h senesi Rabiulahir (Ekim 1406)”
Türbenin mimarı Ali Bin Hüseyindir Türbe 10 50x10 50 m ölçüsünde kare planlı olup, üzeri sekizgen bir kasnağa oturmuş bir kubbe ile örtülmüştür İçeride yuvarlak bir mihrap, ortada Yıldırım Beyazıtın yanında oğulları İsa Çelebi (1379-1479) eşi ve ayak ucunda kim oldukları bilinmeyen iki sanduka vardır
Türbe 1855 depreminde yıkılmış 1649, 1669, 1828 ve1878 yıllarında onarılmıştır
Osman Gazi Türbesi (Osmangazi)

Bursa Tophane semtinde, Park girişinin solunda, Şehitlik Anıtının yanındadır Osman Gazi Söğütte öldüğü zaman babası Ertuğrul Gazinin türbesine gömülmüştür Bursanın Türklerin eline geçişinden sonra cesedi Bursaya getirilerek Bizans dönemine ait Saint Elia (Gümüşlü Kümbet) Kilisesine gömülmüştür İlk önceleri Orhan Gazi ile aynı çatı altına gömülmüşse de 1855 depreminde türbe yıkılınca 1863de bugünkü türbeyi Sultan Abdülaziz yeniden yaptırmıştır
Türbe kapısında şair Nevresin metnini, Hattat Mehmet Zeki Dedenin (1821-1881) yazdığı, h 1280 (1863) tarihli onarım kitabesi vardır
“Mefhari Osmaniyan zıllullahil-alemin Hazreti Abdülaziz ol padişahı bahrü ber
Sayesinde oldu hep mâmur mülkü devleti Makdemi ile bulak cayı hilafet zibu fer
Ceddi paki hazreti Osman Gazi Türbesin kıldı ihya ol şahı farukkussiyer Namına yapup
nişan kabrine talik eyledi Hiç müyesser olmadı bir şahe bu bâlâ eser
Ravzai cennette Yarab ceddi kıldıkça hıram Ola tahtı saltanat ol şahı zişana makam
Mühmelinde çakeri Mevres dadi tarihini Türbe-i Osman Gazi oldu pür nûr serteser
Ketebehû el Mevlevi Zeki Dede sene 1280”
Sekizgen planlı, kalın duvarlı türbenin üzeri kubbe ile örtülüdür Kesme köfeki taşından yapılmış olan türbenin duvarları 1 20 m kalınlığındadır Türbenin giriş kapısı dışında her yanında yuvarlak kemerli birer pencere bulunmaktadır
Türbe içerisinde yedi önde, arkada olmak üzere on yedi sanduka bulunmaktadır Türbenin ortasında Osman Gazinin pirinç parmaklıkla çevrili, son derece gösterişli sandukası vardır Bunun dışında Sultan I Muradın oğlu Savcı Bey (1362-1385), Alâaddin Paşa (ölm 1337), Osman Gazinin oğlu İbrahim (1317-1359), Orhan Gazinin eşi Asburçe Hatun ve sultanlara ait sandukalar bulunmaktadır
Orhan Gazi Türbesi (Osmangazi)

Bursa Tophane semtinde, Tophane Parkı girişinin sağında, Osman Gazi Türbesinin karşısındadır Bizans döneminde tarihlenen Saint Elie Kilisesi kalıntısı üzerine yapılmıştır Kiliseye ait mozaik kalıntıları döşemelerinde günümüze kadar gelmiştir Osman Gazi türbesi ile Orhan Gazi türbesi aynı çatı altında iken 1855 depreminde yıkılmış, 1863de Sultan Abdulaziz tarafından yenilenmiştir
Türbe kare planlıdır Duvar kalınlığı 1 30 m dir Güney cephedeki girişten içerisine girilen türbenin dört kalın sütunun birbirine bağladığı kemerlerin taşıdığı bir kubbe ile üzeri örtülmüştür İçerisi on bir pencere ile son derece mükemmel aydınlatılmıştır Türbenin ortasında Orhan Gazinin (1281-1363) gösterişli etrafı dökme pirinç parmaklıklarla çevrili sandukası bulunmaktadır Ayrıca burada Cem Sultanın oğlu Abdullah, Şehzade Korkut, Orhan Gazinin oğlu Kasım Çelebi ile karısı Nilüfer Hatun ve kızı Fatma,Yıldırım Beyazıtın oğlu Musa Çelebi (1388-1413) Emir Süleyman (1379-1410), Sultan 2 Beyazıtın oğlu Korkutun (1467-1512) sandukaları vardır
Sultan I Murad (Hüdavendigâr) Türbesi (Osmangazi)

Çekirgede Hüdavendigâr Camisinin karşısındadır 1 Kosova Savaşında (1389) şehit olan Sultan 1 Muratın türbesini Yıldırım Beyazıt yaptırmıştır Ancak bu türbe 1855 depreminde yıkılmış, eski temelleri üzerine yeniden yapılmış, zaman zaman da onarılmıştır
Türbe 17 60x17 60 m ölçüsünde kare planlıdır Kalın duvarların çevrelediği türbeyi sekiz sütunun taşıdığı sekizgen kasnaklı bir kubbe örtmüştür Kuzey cephesi dışarıdan üç payanda ile desteklenmektedir Türbenin içerisi yuvarlak kemerli dokuz pencere ile aydınlatılmıştır
Türbenin içerisinde ortada pirinç parmaklıklarla çevrili Sultan 1 Muratın sandukası vardır Bunun yanında torunu Süleyman Çelebi, Yıldırım Beyazıtın oğlu Musa Çelebi, Sultan I Muradın oğlu Yakup Çelebi (1364-1389) Süleyman Çelebinin oğlu Orhan Çelebi (1395-1429), Sultan 2 Beyazıtın oğlu Şehzade Mehmedin (1476-1504) sandukaları bulunmaktadır
Gazi Timurtaş Paşa Türbesi (Osmangazi)
Gazi Timurtaş Paşa Türbesi, Atatürk Caddesi ile Cemal Nadir Caddesinin kesiştiği köşede, Çakır Hamamının karşısında yer almaktadır
Sultan I Muradın kumandanlarından, Anadolu Beylerbeyi Gazi Timurtaş Paşanın bugünkü türbesini 1945 yılında, Bursa Valisi Haşim İşcanın isteğiyle Bursa Eski Eserleri Sevenler Derneği yaptırmıştır
Kesme taş, üzeri açık ve üç yüzü parmaklıklarla çevrili türbenin içerisinde Gazi Timurtaş Paşanın basit bir mezarı vardır Türbenin kapalı yüzünün iç tarafındaki mermer kitabede şunlar yazılıdır:
“Gazi Timurtaş Paşa Hüdavendigâr Muradın emirlerinden, Yıldırım Beyazıtın Anadolu Beylerbeyi, İsa Çelebinin veziri ve kumandanı olup, Ulubat cenginde 1403de şehit olmuş ve buraya gömülmüştür Allah rahmet eylesin”
Emir Sultan Türbesi (Yıldırım)
Bursa Emir Sultan Camisinin avlusunda bulunan türbe, Emir Sultanın eşi Hundi Fatma Sultan tarafından yaptırılmış, zamanla harap olmuş, Sultan II Abdülhamidin şehzadeliği sırasında 1868de yenilenmiştir
Bugün avludan 1 m daha aşağıda olan türbenin giriş kapısı doğu yönündedir Bu kapının yanındaki pencerelerden biri üzerinde Sultan Abdülazizin talik yazı ile 18 beyitlik yapı kitabesi bulunmaktadır Bu kitabe 1 50x0 50 m ölçüsündedir:
Şahinşeh-i derya-neval Sultan memduhul-hısal
Abdülaziz zül-kemal âlemlere dâd eyledi
Hakan-ı din ol kâmkâr-ü kâmbin
Ol mekrime-i ehli yakin terkim-i damat eyledi
Cennet nazir derler kamu berne-vü-pir
Emir hep halkı irşad eyledi
Bu türbeye bunda Yatup Sultan
Zelzeleden olmuştu harap düşmezdi amma kim türab
Ruhu Emir kâmyab zira ki imdad eyledi
Tamirin ol şah-ı enam emreyledi
Hakkı bu lütfu misteham… dil şad eyledi
Bu Vali bi-kudreti Hüsnü and-i şevketi
Ber vefk-ı emr-i devleti tesiri bünyad eyledi
Ol tacıdarın dembedem şükren alâ tilken-niam
Şükkân-ı dünya ve irem davatını yad eyledi
Ruhu Emir olsun hemin ve her kâr ve emrinde muin
Hakka ki bir tarz-ı Güzin çok şeyler icad eyledi
Dilk-i Emel bi-l-iftihar yazdı hemen tarihi tam
Sultan Emirin türbesin türbesin bünyadü âbâd eyledi
Türbenin sekiz köşeli bir planı vardır Üzerini yüksek bir kasnağın taşıdığı kubbe örtmektedir Camiye bakan pencerelerden biri üzerinde h 1285 (1868) tarihli onarım kitabesi dikkati çekmektedir İçeride, ortada Sultan Yıldırım Beyazıtın damadı, Halveti şeyhi Emir Sultanın (1349-1429) parmaklıklarla çevrili sandukası yer almaktadır Bunun yanında oğlu Emir Ali Çelebi ile Hundi Sultanın ve iki kızının sandukaları bulunmaktadır
Abdüllâtifi Kudsi Türbesi (Yıldırım)
Bursa Emir Sultan Camisi yakınında, Zeyniler Mahallesinde, Zeyniler Camisinin güneybatısında meyilli bir arazidedir XV yüzyılda Sultan II Murad tarafından yaptırılmıştır
Bursa erenlerinden Abdüllâtif-i Kudsinin türbesine küçük bir eyvandan girilmektedir Kare planlı türbenin üzeri sekizgen yüksek bir kasnağın taşıdığı kubbe ile örtülüdür Pencereler ve giriş kapısı mermer söveli, sivri kemerlidir Bunların etrafında değişik şekillerde zencerek motifleri vardır Duvarlar pencere hizasına kadar moloz, sonra iki sıra tuğla, bir sıra moloz taşla örülmüştür
Türbe içerisinde altı sanduka bulunmaktadır Türbeyi Bursa Eski eserleri sevenler Derneği onarmıştır
Umur Bey Türbesi (Osmangazi)
Bursa Sakaldöken Caddesinde, Umur Bey Camisinin güneyindedir
Caminin mihrap duvarına 4 m uzaklıkta olup, 4 60x4 60 m ölçüsünde kare planlıdır Köşelerde tuğla örme kemerlerin taşıdığı bir kubbe ile üzeri örtülmüştür Türbe içerisinde yalnızca 1461 yılında ölen Umur Beyin sandukası bulunmaktadır
Abdal Mehmet Türbesi (Osmangazi)
Bursa Cumhuriyet Caddesi yakınında, Abdâl Caddesi, Tahıl Caddesi ve Gül Sokağının kavşağındaki Abdal Mehmet Camisinin karşısındadır Türbenin giriş kapısı üzerinde sülüs yazı ile Arapça yazılmış 0 80x0 50 m ölçüsünde bir satırlık kitabesi bulunmaktadır Bu kitabeden türbenin yapılmasını Mehmet Han oğlu Sultan Muradın h 854 (1450)de yapılmasını emrettiği yazılıdır
Sultan II Muradın 1450de yaptırdığı 6 20x5 85 m ölçüsünde, kareye yakın planlı olan türbenin üzeri sekiz köşeli bir kasnağın taşıdığı kubbe ile örtülmüştür Türbeye Bursa kemerli beşik tonozlu kapalı bir eyvandan girilmektedir
Duvarlar üç sıra tuğla, bir sıra kesme taş ve bunların arasındaki dikey tuğlalarla örülmüştür Türbe içerisinde Abdal Mehmedin sandukası bulunmaktadır
Karıştıran Süleyman Paşa Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye Mahallesinde, Muradiye türbeleri karşısında, Kaplıca Caddesi üzerindedir XV yüzyılda yapılmış olup, 6 14x6 20 m ölçüsünde kareye yakın planlıdır Üzeri kubbe ile örtülüdür Duvarlar taş ve tuğla karışık olarak örülmüş, kenarlara ikişer pencere açılmıştır
Türbenin içerisinde İstanbulun ilk vali ve Belediye Başkanlarından Karıştıran unvanı ile tanınmış Süleyman Paşanın taş mezarı bulunmaktadır
Şeyh Muhiddin Üftade Türbesi (Osmangazi)
Bursa Hisarda, Üftade Mahallesinde, Üftade Camisinin solunda bulunan Şeyh Muhiddin Üftade Türbesi 1580 yılında yapılmış, 1869 yılında Bursa Valisi Rıza Paşa tarafından onarılmıştır
Türbe kare planlı olup, üzeri ahşap iken onarım sırasında duvarları sıvanmış ve yapı orijinalliğini kaybetmiştir Kapısı üzerinde 0 75x0 60 m ölçüsünde talik yazılı kitabesi bulunmaktadır
Türbenin içerisinde on dokuz sanduka bulunmaktadır Şeyh Muhiddin Üftadeden (1489-1580) başka oğlu Şeyh Mustafa (ölm 1608), Şeyh Mehmet (ölm 1586), Buharalı Şeyh Hayreddin (ölm 1593), Şeyh Mustafa (ölm 1722) ve on üç sanduka daha vardır
Azeb Bey Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye semtinde, Kullukçu Sokakta, Azeb Bey Mescidinin yanındadır Kapı kitabesinden Azeb Bey tarafından 1449 yılında yaptırıldığı öğrenilmiştir
Türbe 5 80x5 85 m ölçüsünde kare planlı olup, üzeri kubbe ile örtülmüştür Duvarlar iki sıra tuğla, bir sıra kesme taş ve aralarındaki dikey tuğlalarla örülmüştür Türbenin dış duvarlarında sivri kemerli ikişer pencere açılmıştır Kuzey cephesindeki sivri kemerli kapısı yanlardaki pencerelere göre daha yüksek ve geniştir Giriş kapısı üzerinde 0 60x0 40 m ölçüsünde sülüs yazılı mermer kitabesi bulunmaktadır:
Ahiret evini, şu şerefli imaretin yapılmasını, emirlerin ve büyüklerin iftiharı Abdullah oğlu Azeb Bey h 854 (1450-1451) emretti
Türbe içerisinde Azeb Beyin mezarı ile birkaç isimsiz sanduka bulunmaktadır
Gülçiçek Hatun Türbesi (Osmangazi)
Bursa, Altıparmak semtinde, Sarıklı Değirmen Sokağında bulunan türbe, Sultan I Muradın (Hüdavendigâr) eşi, Yıldırım Beyazıtın annesi Gülçiçek Hatuna aittir Padişah anaları arasında kendi adına türbesi olan ilk kadındır
Mermer söveli bir revaktan içerisine girilen türbe 6 00x6 00 m ölçüsünde kare planlıdır Üzerini oldukça yüksek, sekizgen kasnaklı bir kubbe örtmektedir Duvarları üç sıra tuğla, bir sıra köfeki taş dizisi ile örülmüştür Türbenin her cephesinde ikişer tane olmak üzere toplam sekiz penceresi bulunmaktadır Pencere aralarına da tuğladan kurs motifleri yerleştirilmiştir
Gülçiçek Hatunun sandukasından başka türbede kime ait olduğu bilinmeyen üç sanduka daha bulunmaktadır Türbe en son 1958 yılında onarılmıştır
Hamza Bey Türbesi (Osmangazi)
Bursa Hamzabey semtinde, Muradiyenin batısında, Hamza Bey Camisinin güneybatısında avlu içerisindedir Bu türbe, Sultan Çelebi Mehmedin kumandanı Sultan II Muradın veziri Hamza Beye aittir İzmiri fethettikten sonra Eflakta elçi olarak görev yaparken Kazıklı Voyvoda tarafından şehit edilen Hamza Beyin cesedini, oğulları Bursaya getirmiştir (ölm 1461)
Hamza Bey Türbesinin sekiz köşeli bir planı vardır ve üzerini yine sekiz köşeli bir kasnağın taşıdığı kubbe örtmektedir Türbe sivri kemer alınlıklı, mermer söveli altı pencere ile aydınlatılmıştır Bunun üzerinde de alçı şebekeli, renkli camlı sekiz pencere daha bulunmaktadır Duvarları iki sıra tuğla, bir sıra taştan örülmüş, aralarında dikey tuğlalardan ilaveler yapılmıştır
Türbe içerisinde Hamza Beyin sandukasından başka on iki sanduka bulunmaktadır Türbe Bursa Eski eserleri Sevenler Derneği tarafından 1962 yılında onarılmıştır
Hamza Beyin Zevcesinin Türbesi (Osmangazi)
Bursa, Hamza Bey Camisine bitişik olan türbe, XV yüzyılda yapılmıştır
Türbe 6 46x6 81 m ölçüsünde kareye yakın planlıdır Üzeri tek kubbe ile örtülüdür Bu kubbe kasnaksız olup, köşe tromplarının yardımı ile ana duvarlar üzerine oturmaktadır Duvarlar iki sıra tuğla, bir sıra kesme taş dizisinden örülmüştür Pencere ve kapı kemerleri üzerinde on bir sıra zikzak tuğla dizileri ile bir bezeme yapılmıştır
Türbe içerisinde Hamza Beyin zevcesi ve iki kızının sandukaları bulunmaktadır Türbe, Bursa Eski Eserleri Sevenler Derneği tarafından 1962de onarılmıştır
Kara Mustafa Paşa Türbesi (Osmangazi)
Kara Mustafa Paşa Türbesi, Bursa Hamza Bey Camisinin kuzeyinde yer almaktadır Kara Mustafa Paşa Sultan II Beyazıtın kızı Hatice Sultanın eşi olup, Sultan Cem olayında taraf tutmasından ötürü 1483 yılında idam edilmiştir Kara Mustafa Paşanın 1477 tarihli vakfiyesinde Pazarcıktaki imareti ve Bursadaki türbesi için İstanbulda hamam, evler, İnegölde değirmen gibi yapıların gelirlerini vakfetmiştir
Türbe, 9 88x9 88 m ölçüsünde kare planlı olup, üzeri sekizgen bir kasnağın taşıdığı kubbe ile örtülüdür Kapısı üzerindeki h 1291 (1874) tarihli onarım kitabesinden 1855 depreminde yıkılarak yenilendiği öğrenilmektedir Türbeye doğu yönündeki sivri kemerli bir eyvandan geçilerek girilmektedir Bu eyvanın sağ ve solunda Bursa kemerli mihraplar bulunmaktadır Türbenin içerisi alt sırada sivri kemerli yedi, üstte de yine sivri kemerli sekiz pencere ve kasnaktaki dört pencere ile aydınlatılmıştır Türbe içerisinde sivri kemerli bir de mihrap bulunmaktadır
Türbe içerisinde Kara Mustafa Paşadan başka üç sanduka daha bulunmaktadır Türbe 1958 yılında Bursa Eski Eserleri Sevenler derneği tarafından onarılmıştır
Hatice Sultan Türbesi (Osmangazi)
Bursa, Çekirgeden Kükürtlü Kaplıcaya inen sokağın köşesinde yer almaktadır Sultan II Beyazıtın kızı, Kara Mustafa Paşanın da zevcesi olan Hatice Sultanın türbesini, Bursa Subaşısı Mehmet Bey yaptırmıştır
Sultan II Beyazıt Hatice Sultanın kocasını Cem Sultan olayından ötürü zehirletince Sultan Bursada inzivaya çekilmiştir
Türbe kare planlı olup, üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülüdür Duvarları kesme taş ve tuğla ile örülmüştür Türbenin içerisi badana yapıldığından bezemesi kaybolmuştur Yalnızca eski çinilere ait bazı parçalar mihrabın çevresinde bulunmaktadır
Mimari ve bezeme yönünden önemli bir özelliği olmayan türbe içerisinde Hatice Sultanın sandukasından başka on sanduka daha bulunmaktadır Türbe, Bursa Eski Eserleri sevenler Derneği tarafından 1959da onarılmıştır
Süleyman Çelebinin Mezarı (Osmangazi)

Bursada Çekirgeye giden cadde üzerinde solda, orman dinlenme alanının yanındadır Süleyman Çelebi Vezir Ahmet Paşanın oğlu olup, Beyazıt zamanında Ulu Camide imamlık yapmış, 1409da Mevlid-i Şerifi Bursada yazmıştır
Süleyman Çelebinin mezarını 1945-1952 yılları arasında Bursada valilik yapan Haşim İşcan ve Bursa Eski Eserleri Sevenler Derneği yaptırmıştır Mezarın projesini İbrahim Sezen ve Nurettin Öz isimli iki mimar hazırlamıştır
Mezarın yapımı bitince, Ulu Cami bahçesinde gömülü olan Süleyman Çelebinin kemikleri buraya nakledilmiştir Mezar köfeki taşından olup, ortada sekiz ayaklı mermer bir sandukası vardır
Devletşah Türbesi (Osmangazi)
Bursa Meydan Mahallesinde, Hundi Kadın Sokağındadır Yeşil Camiden merdivenle inilen türbe, Yıldırım Beyazıtın ilk eşi, Germiyanoğlu Yakup Beyin kızı, Mevlânanın torunu, Sultan Çelebi Mehmetin annesi Devlet Şaha aittir
Türbeyi Sultan Çelebi Mehmet 1414 yılında yaptırmıştır Etrafı açık olan türbenin kenarlarında köşeli aralarında da yuvarlak mermer dört sütun bulunmaktadır Türbe dıştan 5 75x5 75 ölçüsündedir Kubbe kasnağının etrafı baklava motifli bir kuşakla çevrelenmiştir Ayrıca üzerini de on iki köşeli yüksek kasnaklı konik bir külah örtmektedir
Hatuniye Sultan Türbesi (Osmangazi)
Bursa, Muradiye Camisinin doğusunda, bahçe içerisindedir Ak Türbe ve Hümâ Hatun Türbesi isimleri ile de anılmaktadır Türbeyi Çelebi Mehmetin isteği ile Sultan II Murad yaptırmıştır Türbe kapısı üzerinde 0 81x 040 m ölçüsünde bir kitabesi bulunmaktadır:
Allaha hamdolsun Efendimiz büyük sultan ve yüce hakan sultan oğlu Sultan Murad Bin Mehmed Bin Beyazıd Han zamanında, Allah mülkünü daim etsin Gözbebeği peygamberin kendi adı ile tebcil ettiği, asil necip sultan Mehmed Çelebinin annesi, kadınların asili içim emri üzerine bu nurlu türbe yapıldı Allah o padişahın saltanatını devletine uzun zaman köklü temellerle bağlasın ve izzetinin unsurlarını vad olunan güne kökleştirsin Türbe binasının bitmesi h 853 (1449) Recep-ül-fert ayındadır
Küçük bir girişin yanı sıra altı köşeli türbenin duvarlarında ikişer penceresi vardır Türbenin üzerini kasnaksız bir kubbe örtmektedir Türbe tuğla ve taş malzemeden yapılmıştır Yapının her yüzünde, köşelerde başlayan çıkıntılar birer kemer oluşturmuştur Türbeye giriş basık kemerli bir kapıdan olup, üzeri stalaktitli iken, bugün yalnızca tuğlaları kalmıştır
Türbe içerisinde iki sanduka bulunmakta olup, bunlardan biri Sultan Çelebi Mehmedin annesine ait, diğerinin ise kime ait olduğu bilinmemektedir
Saraylılar Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye Camisinin güneydoğusunda yer alan türbenin ne zaman ve kimin tarafından yapıldığına dair bir belgeye rastlanmamaktadır Ancak türbenin yapı şeklinden XV yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır
Türbe içerisinde iki sanduka bulunmaktadır ve bunların kime ait olduğu bilinmemektedir Bursada yaygın bir söylentiye göre de saraya ait iki hanımın türbesidir
Çevresi açık olan türbenin duvarları, üç sıra tuğla, bir sıra kesme taş ve bunların arasındaki dikey tuğlalardan örülmüştür Sivri kemerlerle birbirlerine bağlı ayaklar üzerine sekizgen prizma bir külah ile örtülüdür
Şehzade Alaaddin Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye Camisinin bahçesinde yer alan türbeye Sultan II Muradın türbesinden geçilerek girilmektedir Oldukça sade bir yapı olup, duvarları taş ve tuğla ile örülmüştür
Türbenin içerisinde Sultan II Muradın oğlu Şehzade Alaaddin (1419-1443) ve Sultan II Muradın kızları Fatma ve Hatice Sultanların sandukaları bulunmaktadır
Şehzade Ahmed Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye Camisinin güneydoğusunda, bahçedeki ilk büyük türbe olan bu yapı, Sultan II Beyazıdın oğlu şehzade Ahmede aittir
Türbenin içerisine kuzey yönünden dört mermer ayağın taşıdığı küçük bir revaktan girilmektedir Sekizgen planlı türbenin üzeri yine sekizgen kasnağın taşıdığı kubbe ile örtülmüştür Kalem işleri ile dikkati çeken türbenin iç duvarları sekizgen turkuvaz çinilerle kaplanmıştır
Türbenin içerisinde Şehzade Ahmetten başka, Sultan II Beyazıtın torunu Şehzade Mehmet (ölm 1512), Sultan II Beyazıtın oğlu Şehzade Şehinşah (1471-1511), eşi Bülbül Hatun, Şehzade Ahmetin kızı Safa Sultanın sandukaları bulunmaktadır
Sultan II Murat Türbesi (Osmangazi)

Sultan II Muradın (1403-1451) türbesi, Muradiyede türbelerin bulunduğu bahçenin en büyük ve görkemli girişin hemen karşısında yer almaktadır Kitabesinde belirtildiğine göre, Sultan II Muradın 1451 yılında ölümü üzerine, vasiyeti uyarınca oğlu Fatih Sultan Mehmet tarafından 1451 yılında yaptırılmıştır Ayrıca padişahın ölümünden önce hazırladığı vasiyetine göre 1443 yılında ölen büyük oğlu Alaaddinin yakınına yalnızca kendisinin gömülmesini istemiştir Ayrıca Allahın rahmetinin üzerine yağması için toprağa gömülerek, üzerinin açık bırakılmasını arzu etmiştir Bu nedenle, dikdörtgen planlı türbenin üzerindeki sekizgen kasnaklı, sekiz sütunun taşıdığı kubbe yağmuru içeriye alacak biçimde açık bırakılmıştır
Türbe 13 45x13 45 m ölçüsünde kare planlıdır Ortada dört ayak ve dört sütunun taşıdığı bir kasnak üzerine oturmuş bir kubbe ve bunun çevresinde de tonozlu bir galerisi bulunmaktadır Buradaki sütunlar Bizans döneminden kalmıştır Ortadaki kubbe sekizgen kasnaklı olup, kubbeye geçişler tromplar aracılığı ile sağlanmıştır Vasiyeti üzerine de kubbe kilit taşı yerine yuvarlak bir açıklık bırakılmıştır Mezarının üzeri toprakla örtülü basit bir mezardır
Son derece sade, duvarları kesme köfeki taşı ile tuğladan yapılmıştır Ayrıca sedefli motiflerle bezeli kapı saçağının güzel bir ağaç işçiliği vardır Türbenin doğusundaki pencere kapı haline getirilmiş ve buraya 7 25x7 80 m ölçüsünde bir yapı eklenmiştir Bu bölümde Sultan II Muradın oğlu Sultan Alaaddin, Şehzade Ahmet, Şehzade Orhan ve kızı Şehzade Hatunun sandukaları bulunmaktadır Bu bölümün üzeri sekizgen kasnağın taşıdığı bir kubbe ile örtülmüştür Bu türbe kapısı üzerine de 5 51x1 86 m ölçüsünde üç satırlık nesih yazılı bir kitabe yerleştirilmiştir:
Besmele… Eselî ve ebedî varlıkla muttasıf ve mimtaz olan Allaha hamd ve sena olsun Batıl dinlerden uzak, kolaylıklar gösteren İslâm Dinini beşeriyete lütf ettiği Peygamber Efendimize ve onun ehli beytine ve eshabına salât ve selâmlar olsun İmdi; bu yokluğa mahkûm ve aldatıcı, yorgunluk ve sıkıntı âleminden sonu gelmeyen ve sevinçlilerle dolu olan, zenginlik ve fer3ah âlemine, zamanların sultanlarının sultanı, diyarların ve kara ve deniz memleketlerinin sahib gazi ve mücahitlerin padişahı, zaif ve biçarelerin sığınağı, Osman oğullarının mabihüliftiharı, lütufkâr Allahımızın iyaneti ile seçilmiş olan padişah oğlu padişah Beyazıd Han oğlu Mehmed oğlu Murad h 855 senesi muharreminin ilk Çarşamba günü kuşluk vakti göçtü Allah onu cennetlerin cihannümalarına yerleştirsin ve rahmet taneleri de üzerinde olsun
Türbe 1743, 1781, 1790 ve 1844 yıllarında onarılmıştır
Şehzade Mustafa Türbesi (Osmangazi)
Şehzade Mustafa Türbesi, Bursa Muradiyede, Sultan II Murad ve Şehzade Alâaddin türbelerinin güneybatısındadır Kanuni Sultan Süleymanın Konya Ovasında boğdurduğu oğlu Şehzade Mustafaya (1515-1553) ait olan türbenin kapısı üzerindeki kitabede, Kanuni Sultan Süleymanın oğlu Sultan II Selim tarafından 1555te yaptırıldığı yazılıdır
Türbe sekiz köşeli plana sahip olup, üzeri sekizgen kasnağa oturan bir kubbe ile örtülüdür Duvarları üç sıra tuğla, bir sıra kesme taştan örülmüştür İçerisi son derece güzel çinilerle bezenmiştir Yeşil, kırmızı, lacivert renklerde sümbül, lale, karanfil motiflerini içeren çiniler burasını adeta çiçek bahçesine çevirmiştir Ayrıca bunların üzerinde de lacivert zemine beyaz sülüs yazı ile bir yazı frizi çepeçevre dolaşmaktadır Çinilerin üzerinde kalan bölümler, kubbe ve mihrap da zengin kalem işleri ile dekore edilmiştir
Türbe içerisinde Şehzade Mustafadan başka Kanuni Sultan Süleymanın oğlu Şehzade Orhan (1558-1562), Kanuni Sultan Süleymanın eşi, Şehzade Mustafanın annesi Mahi Devran Hatun (ölm 1580) ve kime ait olduğu bilinmeyen bir çocuk mezarı bulunmaktadır
Gülşah Hatun Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiyede bahçe içerisindedir Türbe, XV yüzyılda yaptırılmıştır Fatih Sultan Mehmetin eşi, Şehzade Mustafanın annesi Gülşah Hatunun (ölm 1486) türbesi, Muradiye bahçesindeki en küçük türbedir
Türbe, dıştan dışa 6 55x6 50 m ölçüsünde kare planlıdır Girişte küçük bir eyvan olup, üzeri sekiz köşeli bir kasnağın taşıdığı kubbe ile örtülüdür Bezeme olarak içeride yalnızca basit kalem işlerinin bulunduğu görülmektedir
Türbede Gülşah Hatundan başka, Sultan II Beyazıtın oğlu Şehzade Ali de gömülüdür
Mükrime Hatun Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye Türbelerinin parkı yanındadır Fatih Sultan Mehmetin ilk eşi, Dulkadiroğlunun kızı Mükrime Hatunun (ölm 1517) türbesi kare planlı olup, sekiz köşeli bir kasnak üzerine kubbe örtülüdür Duvarlar üç sıra tuğla bir sıra kesme taştan örülmüştür İçerisi basit bir mihrap ile XVI yüzyıl kalem işleri ile dekore edilmiştir Geç devirlerde bu bezemenin üzerine onların özelliğini bozacak şekilde bir bezeme daha yapılmıştır
Türbe içerisinde Mükrime Hatundan başka Sultan II Beyazıtın oğlu Şehzade Korkut, Şehzade Alemşahın kızı Fatma Sultan (1495-1522) gömülüdür
Şehzade Mahmut Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye Türbeleri bahçesindedir Sultan II Beyazıtın oğlu Şehzade Mahmut (1475-1506) için annesi Bülbül Hatun tarafından yaptırılmıştır
Mimar Yakupun eseri olan türbenin sekiz köşeli bir planı olup, üzeri kubbe ile örtülüdür Duvarları üç sıra tuğla, bir sıra kesme taştan örülmüştür Giriş kapısı dıştan basık, içten Bursa tipi kemerlidir Kapı üzerine nesih yazı ile 0 80x040 m ölçüsünde bir satırlık bir kitabe yerleştirilmiştir:
Dar-ı fenadan etti çün Mehmet Han
Tarih geldi mevtine Hak rahmet eylesin h 912 (1506)
İçerisi pencere üstlerine kadar lacivert, turkuvaz renklerde altıgen çinilerle bezenmiştir Ayrıca bunların dışında kalan alanlar ve kubbe çok renkli kalem işleri ile dekore edilmiştir Türbe, altta sivri kemer alınlıklı, mermer söveli, üstte de sivri kemerli, alçı şebekeli on iki pencere ile aydınlatılmıştır Türbe içerisindeki mihrap dört sıra stalaktitlidir Kapı ve pencere kapakları orijinaldir
Türbede Sultan II Beyazıtın Bülbül Hatundan doğma oğlu, Saruhan valisi iken ölen şehzade Mahmud, Padişahın diğer oğlu Şehzade Musa (1490-1512), Şehzade Orhan (1494-1512) ve Şehzade Emir ve Bülbül Hatun gömülüdür
Şehzade Mustafa ve Cem Sultan Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye Türbeler bahçesinde en büyük ve en güzel türbelerden birisidir
Fatih Sultan Mehmetin büyük oğlu Şehzade Mustafa, Konya civarındaki kalelerin fethinden dönerken 1474te Niğde Bor civarında ölmüş, Bursaya getirilerek önce amcası Alâaddin Beyin türbesine, sonra da 1479da yapılan kendi türbesine gömülmüştür Türbeye daha sonra Fatihin oğullarından Sultan Abdullah, Cem Sultan (1499) ve Alem Şah da gömülmüştür
Türbe altıgen planlı olup, üzeri altıgen kasnağın taşıdığı bir kubbe ile örtülmüştür Duvarlar pencere üzerlerine kadar altıgen firuze çinilerle kaplanmıştır Kubbe ve duvarlarda zengin kalem işleri görülmektedir Kubbe eteğinde de Ayet-el Kürsi, Besmele, Esmâ-ı Hünsa ve Kurandan alınma ayetler yazılmıştır Ayrıca mihrap üzerinde de çiçekler, madalyonlar, selviler, besmeleler ve peygamberlerin isimlerini kapsayan yazılar vardır
Abdülrezzak Türbesi (Osmangazi)
Bursa Karamazak Mahallesinde bulunan bu türbenin beş satırlık kitabesinden öğrenildiğine göre Ali isimli birisi tarafından 1730 tarihinde yapılmıştır
Ahşap olan bu türbe, tamamen yıkılmış ve çevresinde yeni yapılan apartmanlar arasında yalnızca dört mezarı kalmıştır Bunlar Yunus Emre, Aşık Yunus ve Abdülrezzaka aittir Diğer mezarın kime ait olduğu bilinmemektedir
Ahmet Paşa Türbesi (Osmangazi)
Bursa Beşikçiler Yolu üzerinde Ahmet Paşa Medresesinin doğusunda bulunmaktadır Türbe içerisinde Fatih Sultan Mehmet dönemi şairlerinden ve Bursa Valisi Veliyüddinin oğlu Ahmet Paşanın mezarı bulunmaktadır Kapı üzerindeki kitabesinden de Ahmet paşanın 1496-1497 yılında öldüğü yazılıdır Buradaki üç satırlık kitabe:
“Bu türbe Allahın sevdiği bir şahsiyetin nur yatağıdır ki Mevlâsına aşık olduğu için bu alem-i
fenadan kaçtı”
Türbe altıgen planlı, üzeri kubbe ile örtülüdür İki sıra tuğla ve bir sıra kesme taşla örülmüş türbenin içerisine iki yanında küçük mihrapçıklar bulunan küçük eyvanlı bir kapıdan girilmektedir Türbe duvarlarında beşi altta, altısı da üstte olmak üzere sivri kemerli pencereleri bulunmaktadır
Çoban Bey Türbesi (Osmangazi)
Bursa Umur Bey Mahallesinde, Çoban Bey Türbe Sokağında bulunan bu türbe, Osman Gazinin oğlu Çoban Beye aittir Kitabesi bulunmamakla beraber vakıf kayıtlarından XIV yüzyılın başlarında yapıldığı öğrenilmektedir
Türbe 6 45x6 45 m ölçüsünde olup, üzeri basık bir kubbe ile örtülüdür Moloz taş ve tuğladan yapılan beden duvarlarından kubbeye geçiş, Türk üçgenleri ile sağlanmıştır Giriş kapısı tuğladan yapılmış olup, sivri alınlıklıdır Türbe güney ve doğu yönlerindeki altlı üstlü ikişer pencere ile aydınlatılmıştır
Türbede Çoban Beyin lahdi ile birlikte beş lahit daha bulunmaktadır Türbenin batı yönünde Çoban Beyin mescidinden yalnızca temel kalıntıları günümüze gelebilmiştir Türbe 1971 yılında Bursa eski eserleri Sevenler derneği tarafından onarılmıştır
Ebe Hatun Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye Camisi haziresinde yer alan bu türbe, Fatih Sultan Mehmetin ebesine aittir Kitabesi bulunmamaktadır
Türbe 4 46x4 46 m ölçüsünde, kare planlı olup, taş ve tuğla ile örülmüş ayakları birbirine bağlayan sivri kemerler üzerine oturmuş bir kubbe ile örtülüdür Ancak, türbenin yanları açıktır Osmanlı mimarisindeki açık türbeler grubundan olan bu türbenin içerisinde yerden bir metre yükseklikte mermerden Ebe hatunun sandukası bulunmaktadır
Gülruh Sultan Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye Cami haziresinin batısında bulunan bu türbe, 1502 yılında ölen Sultan II Beyazıtın karısı ve Alem Şahın annesi Gülruh Sultana aittir
Türbe kare planlı olup, bir sıra kesme taş ve üç sıra tuğla dizilerinden yapılmıştır Üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülüdür Türbe girişi sivri kemerli küçük bir eyvan biçiminde, beş sıra stalaktitlidir Kalem işleri ile bezeli olan duvarları sonradan badana ile örtülmüş ve dönemine uygun olmayan bezemelerle süslenmiştir Türbenin kapı ve pencere kapakları XVI yüzyıla ait orijinal örneklerdir
Türbede Gülruh Sultandan başka kızı Kamer Sultan, Alem Şahın oğlu Osman Bey ve kızı Fatma Sultana ait sandukalar bulunmaktadır
Hanım Kızlar Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye semtinde, Koca Naip Camisi bahçesinde bulunan bu türbenin kime ait olduğu ve ne zaman yapıldığı bilinmemektedir Ancak mimari üslubundan XIV yüzyıla ait olduğu anlaşılmaktadır
Türbe 4 95x4 95 m ölçüsünde olup, altı basamakla içeriyse girilmektedir Üzerini örten kubbe dıştan bir çatının altında kalmıştır Beden duvarlarından kubbeye geçiş Türk üçgenleri ile sağlanmıştır Üç sıra tuğla, bir sıra köfeki taşından örülmüştür Türbe alt sırada sivri kemerli yedi pencere, üst sırada da yuvarlak kemerli dört pencere ile aydınlatılmıştır
Türbe içerisinde Hanım Sultanlara ait olduğu söylenen dört sanduka bulunmaktadır
Okçu Baba Türbesi (Osmangazi)
Bursa Hisar Kapısı yakınındaki bu türbede Bursanın fethinde yararlıkları görülen Nasraddin Paşanın mezarı bulunmaktadır Okçu baba denilmesinin nedeni bilinmemektedir
Türbe 3 45x3 45 m ölçüsünde kare planlı olup, içeriden kubbe, dışarıdan da çatı ile örtülüdür Kubbeye geçiş 0 50 m kalınlığındaki duvarlardan tromplarla sağlanmıştır Türbeye kuzey yönündeki tuğladan, yuvarlak kemerli, dışa çıkıntılı bir kapıdan girilmektedir İçerisi dikdörtgen çerçeveli üç pencere ile aydınlatılmıştır
Pars Bey Türbesi (Osmangazi)
Bursa Ulu Cami yakınındaki Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde bulunmaktadır Türbe, Sultan II Murad döneminde yaşamış olan ve Pars Bey olarak tanınan Abdullah oğlu Bedrüddin Mahmut Beye aittir
XV yüzyılda yapılmış olan bu türbe, 8 70x8 70 m ölçüsünde kare planlı olup, üzeri kubbe ile örtülüdür Kapı üzerinde dua kitabesi olmasına rağmen isim ve yapım tarihi bulunmamaktadır
Pir Emir Türbesi (Yıldırım)
Bursa Pir Emir Mahallesinde, Pir Emir Camisinin yanında bulunmaktadır Buharadan gelerek Bursaya yerleşmiş olan Emir Sultan Mehmete aittir
XVI yüzyılın mimari özelliğini taşıyan bu türbe sekizgen planlı olup, kubbe ile örtülüdür Tuğla hatıllı taş malzeme ile yapılmıştır Girişi doğu yönünde sivri kemer alınlıklı, yuvarlak mermer söveli bir kapıdandır Türbeyi altta yedi, yukarıda da dört pencere aydınlatmaktadır Türbe içerisindeki tek sandukanın üzerinde Pir Emir Sultan Mehmete ait olduğu yazılıdır Bu türbe 1964 yılında Bursa eski eserleri sevenler Derneği tarafından onarılmıştır
Sağrıcı Sungur Türbesi (Osmangazi)
Bursa İpek Hanın arkasında bulunan bu türbe dikdörtgen planlı, üzeri çatı ile örtülüdür Girişi kuzey yönünde olan türbe tuğla ve taştan yapılmıştır Türbenin içerisini sivri kemer alınlıklı iki pencere aydınlatmaktadır
Sağrıcı Sungura ait olan mezar taşı Bursa İslam eserleri Müzesinde bulunmaktadır
Seyit Ali Türbesi (Osmangazi)
Bursa Şeker Hoca Camisi yanında bulunan bu türbenin kitabesinden, Seyit Aliye ait olduğu ve oğlu Mehmet tarafından 1473 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır
Türbe 2 86x3 22 m ölçüsünde olup, içeriden kubbe, dışarıdan çatı ile örtülüdür Ana duvarlardan kubbeye geçiş tromplarla sağlanmıştır Moloz taş ve tuğladan yapılan yapı, yapılan onarımlarla özelliğini kaybetmiş, giriş kapısı örülerek kapatılmış ve başka bir kapı açılmıştır
Türbe içerisinde tek sanduka bulunmaktadır
Şirin Hatun Türbesi (Osmangazi)
Bursa Muradiye Camisi yanında bulunan bahçede bulunan bu türbe, Sultan II Beyazıtın eşi, Şehzade Abdullahın annesi Şirin Hatuna aittir
Türbe, kare planlı tek kubbelidir Tuğla ve taştan yapılan türbenin üzerini örten kubbe sekizgen kasnak üzerine oturtulmuştur Ana duvarlardan kubbeye geçiş stalaktitli tromplarla sağlanmıştır Türbeye basık kemerli, mermer söveli bir kapıdan girilmektedir Türbenin beden duvarlarında sivri kemerli ikişer pencere bulunmaktadır Kapı ve pencere kanatları ahşap olup, orijinalliğini korumaktadır İçerisi kalem işleri ile süslü olan türbedeki bu bezemeler badana ile kapatılmış ve sonraki dönemlerde de orijinal izleri ortaya çıkarılmıştır
Türbe içerisinde Şirin Hatunun sandukasından başka, Şehzade Abdullahın eşi Ferahşah ve kızı Ayinşah Sultanın mermer sandukaları bulunmaktadır
Üç Kuzlar Türbesi (Osmangazi)
Bursa Üç Kuzlar Camisinin yanında, eğimli bir arazide moloz taştan yapılmış ve üzeri çatı ile örtülmüştür Türbenin güney duvarı üzerinde talik yazı ile 1 20x0 60 m ölçüsünde tamir kitabesi bulunmaktadır:
“Hazreti şahı cihan cem azamet Mahmut Han
Ki cihan (Mülkiyet) adli ile mesrur oldu
Sû besü kasrı cihan adille tamir olıcak,
Bendegâhı dahi hayır etmeğe mecbur oldu
Mustafa Ağa ki ol hâzin-i Nuri Paşa
Kim silahşörlük ile gayreti mevfur oldu
İşbu dergâhı ki görmüştü harap o müşkin
Çünkü endişesi tamirine mahsur oldu
Sarfı makdine himmet ile tecdid etti
Sakfı zibaları bu veçhile pür nur oldu
Olsa âvize bu tarih seza gerdüne
Dür gibi Üç Kuzlar Dergahı mâmur oldu 1235”
Türbe Nuri Paşanın hazinedarı Mustafa Ağa tarafından 1810 yılında onarılmıştır Dikdörtgen planlı olan türbede yedi sanduka bulunmaktadır Bunlardan üçü Buharadan gelen Safiyuddin, Açıkbaş Mehmet ve Aliye aittir
Çandarlı Halil Paşa Türbesi (İznik)
İznik Kılıçaslan Caddesi üzerinde, İtfaiye ve Özel idare Müdürlüğünün karşısında Çandarlı Halil Paşanın Türbesi bulunmaktadır Çandarlı Halil Paşa, Çandarlı İbrahim Paşanın büyük oğlu olup, Sultan II Murad ve Fatih Sultan Mehmet döneminde sadrazamlık yapmıştır Yeni bir Haçlı Seferine neden olacağından ötürü İstanbulun fethine karşı çıkmıştır Bununla beraber fetihe katılmış, Rumelihisarında kendi adına bir de kule yaptırmıştır Fetihten sonra idam edilmiş ve İznikte kendisinden önce ölen oğullarının yanına gömülmüştür Halil Paşa Osmanlı tarihinde idam edilen ilk Osmanlı sadrazamıdır
Çandarlı Halil Paşa Türbesi, dikdörtgen planlı olup, 1455 yılında yapılmıştır Yapının batı cephesi kesme taştan, diğer bölümleri de moloz taş ve kerpiçten örülmüştür Türbenin güneyinde dikdörtgen bir kapısı olup, kuzey, güney yönlerinde birer penceresi bulunmaktadır Türbe basit ve sade bir yapıdır Türbe içerisinde ayrıca Halil Paşanın oğulları Yusuf Çelebi, Süleyman Çelebi, kızı Nefise, Siit ve Hatice hatunun mezarları bulunmaktadır
Çandarlı İbrahim Paşa Türbesi (İznik)
İznik, Kılıçaslan Caddesi üzerinde, Lefke Kapısı yakınında bulunan bu türbe, Çandarlı Halil Paşanın küçük oğlu İbrahim Paşaya aittir
Türbe 1429 yılında yapılmıştır Dikdörtgen planlı basit bir türbe olup, günümüzde çatısızdır
Çandarlı Halil Hayrettin ve Ali Paşa Türbesi (İznik)
İznikin doğusunda, Müslüman mezarlığı olarak nitelenen Abdülvahap Sancaktari'nin mezarına giden yolun üzerindeki mezarlık içerisinde yer almaktadır Serez'de 1389da ölen Paşa'nın cenazesi, İznik'e getirilerek bugünkü türbesine defnedilmiştir
Türbe farklı zamanlarda yapılmış iki ayrı mekandan meydana gelmiştir İlk defa batıda 6 75x6 75 m ölçüsünde kare planlı bölümü yapılmıştır Bu bölümün üzeri 12 kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür Kubbenin kilit taşının olduğu yer açık bırakılmış ve içeriye yağmur damlalarının girmesi sağlanmıştır Bu bölümün dört penceresi ve bir de giriş kapısı bulunmaktadır Türbenin duvarları tek sıra moloz taş ve bazen tek, bazen de üç sıra tuğla ile örülmüştür Kubbenin dışında kalan bölümler kiremitle örtülmüştür Kapıdan girilince güneyde Ali Paşanın, kuzeyde de Halil Hayrettin Paşanın sandukaları bulunmaktadır Bu sandukalar dikdörtgen prizma şeklinde olup, baş ve ayak uçlarına mezar taşları yerleştirilmiştir Halil Hayrettin Paşanın mezarının ayak taşının iç yüzünde;
“Hayreddin Paşa yediyüz seksendokuz (h 789-M 1387) yılında Serez şehrinde yokluk evinden beka evine göç etti” yazılıdır Mezar taşının dış yüzünde de;
“Ayın çarşamba günü Mehmed, Hazreti Mevlâ'ya kavuştu,ilk bahara müsadif rebülevvel ayında yer, gök ehli O'nun için kan ağladı O'nun ruhu cennete gitti” yazılıdır
Mezarın baş taşı ile iç ve dış yüzeylerinde, sandukada çeşitli dualar yazılıdır
Ali Paşa'nın mezarına ait ayak taşının üzerinde;
“Vezirlerin efendisi ve halkın eşrafının sığınağı Hayreddin Paşa oğlu Ali Paşa, Allah her ikisinin de mekanını cennet etsin, hicri sekiz yüz dokuz (H 809 - M 1406)senesinin recep ayının yedinci günü cumartesi, yokluk evinden sonsuzluk evine göçtü” yazılıdır
Aynı türbede, Halil Hayreddin Paşa 'nın (H 832-M 1430)'da ölen oğlu İbrahim Paşa'ya ait bir sanduka bulunmaktadır
Bu türbeye daha sonra ilave edilen ikinci bölüm 7 40x7 60 m ölçüsünde olup, her iki bölüm birbirleri ile bir kapı ve pencere ile bağlantılıdır Gerçekte buradaki kapı ilk türbe mekanının da orijinal girişidir Türbenin üzeri Türk üçgenlerinden oluşan bir kuşakla 12 köşeli türbe kasnağına geçilmektedir Bu bölümün üzeri de kubbe ile örtülüdür Her iki bölüm arasında yükseklik farkı belirgin biçimde görülmektedir Küçük türbenin yüksekliği diğerinin kubbe kasnağına ulaşmaktadır
Bazı kaynaklarda buradaki mezarların Halil Hayreddin paşa sülalesinden Fatma Hatun (1439), Davut Çelebi (1493), Sili Han (1561), Osman Bey (1785), Ali Bey (1789) ve Azime Hatuna (1835) ait olduğu yazılıdır
Abdülvahap Sancaktari Türbesi (İznik)
İznikin doğusunda yüksek bir tepe üzerinde Abdülvahab Sancaktari Türbesi bulunmaktadır Bu türbenin İzniki kuşatan İslam ordularından Abdülvahab adlı bir kişiye ait olduğuna inanılmıştır Osmanlılar İzniki ele geçirdikten sonra, VIII yüzyıldaki Arap kuşatmalarında yararlılıkları görülen ve sancaktarlık yapmış olan Abdülvahab isimli kişinin halk arasında inanılmış bir de efsanesi bulunmaktadır:
“Abdülvahap kuşatma sırasında gönlünü genç bir Rum kızına kaptırmıştır Kızlar burcunu müdafaa eden sevgilisi her seferinde Abdülvahap'a Kaleyi alırsan beni de alırsın diye bağırırmış Genç sancaktar sevgilisine kavuşmak için yaptığı hücumda bir düşman oku ile yaralanmış ve başı uçurulmuştur Buna rağmen kılıç sallamaya devam eden sancak bir arkadaşının “bre Abdullah başını unuttun” demesi üzerine sancaktari geri dönmüş ve başını koltuğuna alarak yedi adımda bugün yattığı tepeye çıkarak kendini defnetmiştir”
Bugün bu türbe halk arasında, sürekli bayrak asıldığından ötürü Bayraklı Dede olarak anılmaktadır
Ahiveny Sultan Türbesi (İznik)
İznikin doğusunda, Lefke kapısı yakınlarında, Beyler Mahallesinde bir parkın içindedir Halk arasında “Ahiveyn Sultan” olarak da anılmaktadır Ahiveyn Sultan'ın Osmanlı İmparatorluğu döneminde İznik Ahi örgütü temsilciliğini yaptığı bilinmektedir
Türbe kerpiç bir duvarla sınırlanmıştır XV yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır Burada Ahiveyn Sultanın yanında Afyon dede denilen dede Sultanın da mezarı bulunmaktadır
Alaaddin-i Mısri Türbesi (İznik)
İznik, Beyler Mahallesi Aladdin-i Mısri Sokağındadır Türbe ilk Osmanlı müderrislerinden olan Aladdin-i Mısriye aittir
K Otto-Dorna göre bu türbe orijinalinde ahşap çatılı olup, XVIII yüzyılda yapılmıştır Türbe, doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlı, içerisinde kitabesiz üç mezar bulunmaktadır Bunlardan bir tanesi Alaaddin Mısriye ait olup, diğerleri bilinmemektedir
Huysuzlar Türbesi (İznik)
İznik, İstanbul Kapısı yakınında, Atatürk Caddesi üzerindedir
Kare planlı, briketten örülmüş duvarla çevrili üstü açık bir türbedir Bu türbenin mimari yönden bir özelliği bulunmamaktadır Türbe içerisinde kitabesi bulunmayan üç lahit bulunmaktadır
Orta Çağ Şaman geleneğinde çocuklara yönelik tanrılar bulunuyordu Bunların en tanınmışı da Uma idi Eski Türkler çocuklarını Uma Tanrısının makamı olarak kabul ettikleri yerlere götürü orada adakların yanı sıra çocuklarına psikolojik telkinlerde bulunurlardı İznikteki Huysuzlar Türbesi de bu geleneğin değişik bir şeklidir Halk arasındaki yaygın bir inanışa göre; bu türbeye belirli bir süre bırakılan çocukların uslanacağına inanılmaktadır Huysuzluk eden küçük çocuklar bir süre türbede kaldıktan sonra elbiseleri oraya bırakılır ve çıplak olarak geri dönerler
Kırgızlar Türbesi (İznik)
İznikin güneyinde, Yenişehir Kapısı yakınında bulunan bu türbenin kitabesi bulunmadığından yapım tarihi ve içerisinde yatanlar konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır Söylentiye göre de İznikin fethine katılan Osmanlı ordusunda şehit düşen Kırgızlı Türklere aittir Bu türbeyi Y Mimar Ali Saim Ülgen XIV yüzyıla, Ekrem hakkı Ayverdi de mimari yapısına göre Orhan Gazi dönemine (1324-1360) tarihlemektedir Onları izleyen sanat tarihçiler de XIV yüzyıl üzerinde birleşmişlerdir
Türbe günümüzde, Hacı Camadan, Camasa, Kırkkızlar, Reyhan ve Yedi Kardeşler isimleri ile de tanınmaktadır Yapı peş peşe sıralanmış 4 25x4 25 m ölçüsünde iki kare mekandan oluşmuştur Kuzey yönünde üzeri tonozla örtülü 3 3 m lik bir eyvandan türbe içerisine girilmektedir Kare mekanlı türbeler 12 köşeli bir kasnağa oturan birer kubbe ile örtülüdür Türbelerin doğu ve batısında yuvarlak kemerli altlı üstlü ikişer pencere, güneyinde de yalnızca bir üst pencere bulunmaktadır İçerisinin kalem işi ile bezeli olduğu günümüze gelebilen pek az izden anlaşılmaktadır Ayrıca pencere çevrelerinde hatayiler, kıvrık hatlar ve çiçek motifleri gibi bezemelere de rastlanmaktadır
Türbelerin yapımında bir ile üç sıra kaba yontma taş, iki sıra tuğla kullanılmıştır İşçilik ileri düzeyde değildir Yer yer de ahşap hatıllardan yararlanılmıştır
Türbe içerisine zaman zaman bazı mezarlar yerleştirilmiş ve bunlar için de duvarlarda nişler açılmıştır Türbe uzun süre kendi yazgısı ile baş başa kalmış, harap olmuş, çeşitli dönemlerde kaçak define kazıları yapılmış ve bu da sandukaların zarar görmesine neden olmuştur Yakın tarihlerde Vakıflar Genel Müdürlüğü türbeyi onarmışsa da onarımlarda bazı yanlışlıkların olduğu da dikkati çekmektedir
Sarı Saltuk Türbesi (İznik)
İznikin doğusunda, Lefke Kapısına yaklaşık 300 m uzaklıktaki Çandarlı Halil Hayreddin Türbesi yakınında bir bağ içerisindedir Türbe İznikin alınmasından sonra 1331de yapılmıştır
Sarı Saltukun yaşamı ile ilgili bazı efsaneler bulunmaktadır Bunlardan birine göre; asıl ismi Mehmet Buhari olan Sarı Saltuk, devrin ünlü hocalarından Hoca Ahmet Yeseviden ders almış, Hacı Bektaşi Veli ile yakınlık kurmuş ve Orhan Gazinin sarayında bulunmuştur Orhan Gazi tarafından 70 arkadaşı ile birlikte Balkanlara gönderilmiş ve orada bir çok yararlılıkları görülmüştür Ölümünden sonra vasiyeti üzerine vücudu yedi ayrı parçaya bölünmüş ve yedi ayrı yere gömülmüştür Bu nedenle Sarı Saltukun değişik yerlerde mezarları bulunmaktadır Hıristiyan inanışına göre de Sarı Saltuk Aziz Nikalaos ile eşleştirilmiştir
Türbe 6 45x6 45 m ölçüsünde kare planlı olup, dört örme ayağın birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanmasından meydana gelmiştir Bu ayaklar bir sıra kesme taş, üç sıra tuğla ve aralarına da birer dikey tuğla konularak örülmüştür Bunların üzerinde de bir kubbe bulunmaktadır Kubbeye içeriden stalaktitlerle geçilmiş, kubbenin üzeri de dıştan oluklu, kiremitle kaplanmıştır Etrafı açık türbe olarak isimlendirilen bu türbenin doğu ve batı uzantısına mezar yerleştirilmiştir Mezarın ayak taşında bitki motifi ile Kurandan bir ayet yazılıdır
|