Yalnız Mesajı Göster

Kastamonuda Tatil

Eski 11-04-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kastamonuda Tatil



Kastamonu Cami ve Mescitleri

Atabey (Kırk Direkli Cami) Camisi (Merkez)

Kastamonu Atabey Mahallesinde, şehrin merkezinde ve kalenin yanında bulunan Atabey Camisini kitabesinden öğrenildiğine göre, Çobanoğulları zamanında Atabey Muzafferüddin Yavlak Aslan 1273 yılında yaptırmıştır Kastamonunun en eski camisi olan bu yapı 1800 ve 1871 yıllarında onarılmıştır

Cami kesme ve moloz taştan yapılmış, ibadet mekanını kırk ahşap direğin taşıdığı bir tahta tavan ile örtülmüştür Bundan ötürü de halk arasında Kırk Direkli Cami olarak tanınmıştır Giriş kapısı taştan yapılmıştır Cami yanındaki minaresi kesme taştan olup tek şerefelidir

Caminin yanında Kastamonu Atabeyi Muzafferüddinin türbesi bulunmaktadır

İbn-i Neccar Camisi (Merkez)

Kastamonu İbn-i Neccar Mahallesinde Kastamonu Kalesinin hemen altında bulunan bu camiyi Candaroğlu Adil Bey 1353 yılında yaptırmıştır Girişin sol tarafında bulunan üç satırlık Selçuklu nesihi ile yazılmış kitabesinde ismi geçen, caminin banisi İbn Neccar Hacı Nusret Bin Muratın kim olduğu konusunda bir bilgi bulunmamaktadır

İbn-i Neccar Camisi Beylikler Dönemi ile Erken Osmanlı dönemi mimarisini birleştiren bir mimari yapıya sahip olup, sade bir görünümdedir Kesme taştan yapılmış olan dış duvarları son derece itinalı bir işçilik göstermektedir İbadet mekanı 950x950 m ölçüsünde kare planlı, üzeri 950 m yüksekliğinde, 550 m çapında sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülüdür Kubbeye geçiş basit tromplarla sağlanmıştır Mihrabı alçıdan, minberi de ahşaptan yapılmıştır İç mekanda bezeme olarak pencere kenarlarında ve kubbe eteğinde kalem işleri bulunmaktadır

Caminin en önemli noktası 210x070 m ölçüsünde ahşap kapı kanatlarıdır Ağaç işçiliğinin en güzel örneklerinden biri olan bu kapılar Rûmi motifli bordürlerle panolara ayrılmıştır Ortalarına da şemse motifleri yerleştirilmiştir Ayrıca kapıların üzerinde Cin Suresinin 18Ayeti oyma sureti ile işlenmiştir Bu kapı kanatlarının Ankaralı Nakkaş Mahmut oğlu Abdullah tarafından yapıldığı ve caminin bitiminden dört yıl sonra, 1357de buraya yerleştirilmiştir

Caminin 1943 depreminde son cemaat yeri ile minaresi yıkılmış, 1968 yılında yenilenmiştir Minaresi kare kaideli olup, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir

Musa Fakih Camisi (Merkez)

Kastamonuda bulunan Musa Fakih Camisi, Kastamonuda yaşayan Musa Fakih isimli bir kişi tarafından 1748 yılında yapılmıştır

Cami Kastamonu camilerinde olduğu gibi yerel malzemeler kullanılmış ve bunlar uyumlu biçimde bir araya getirilmiştir Kareye yakın dikdörtgen planlı olan caminin üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür Caminin planı basit olmasına rağmen yapımında ahşap yerinde ve uygun biçimde kullanılmıştır Özellikle sütun başlıklarında, döşeme kirişlerinde, korkuluk parmaklıklarında XVIIIyüzyılın bezemesi açıkça görülmektedir Caminin en çok dikkat çeken yanı tavanı olup, ortasında bir göbek, bunun çevresinde de devrin nakışlarını gösteren kalem işleri bulunmaktadır Bu kalem işlerinin usta bir sanatkar tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır

Caminin minberi son derece ölçülü, detaylı ve bezemelidir Bütünüyle ahşaptan yapılmış olan minberin kapısı üzerindeki oymalar itinalı bir kompozisyon ortaya koymuştur Caminin yanında bulunan minaresi kare kaide üzerine yivli, yuvarlak gövdeli olup, tek şerefesinin üzeri uzun bir külahla örtülmüş ve şerefeyi balkon konumuna getirmiştir

Mahmut Bey Camisi (Merkez)



Kastamonunun 20 km kuzeybatısında Kasaba Köyündeki Mahmut Bey Camisi, giriş kapısı üzerindeki kitabesinden 1366 yılında Candaroğlu Adil Beyin oğlu Mahmut Bey tarafından yaptırılmıştır
Cami plan ve kütlesel yapı olarak küçük, sade ancak, süsleme sanatı yönünden son derece zengin bir mimariye sahiptir Beylikler döneminin ahşap direkli camileri arasında en ilgi çekici örneklerinden birisidir

Selçuklu ve Beylikler dönemi mimarisinin ahşap camiler grubundan bir örnek olup, günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir Cami dışa açık bir son cemaat yeri ile dikdörtgen ibadet mekanından meydana gelmiştir İbadet mekanı 900x1200 m ölçüsündedir Caminin içerisindeki dört ağaç sütun iç mekanı üç sahna ayırmıştır Bu sütunların taşıdığı tavan, üst üste bindirme tekniği ile ahşap hatıllardan oluşturulmuştur Caminin üstü ahşap çatılı ve kiremit örtülüdür Duvarları harç ve taşla örülmüştür İbadet mekanı altta beş, üstte de yedi olmak üzere toplam on yedi pencere ile aydınlatılmıştır



Caminin en ilginç tarafı giriş kapısı, mihrabı, minberi ve tavanıdır Bunlar ahşap sanatının son derece değerli örneklerindendir Mermer söveli giriş kapısının içerisindeki ahşap kapı kanatları üzerinde kûfi yazılı motifler ve bitkisel bezemeler dikkati çekmektedir Bu kapının İbn-i Neccar Camisi kapısı ile benzerliği dikkate alınacak olursa her ikisinin de aynı sanatçı tarafından yapıldığı sanılmaktadır Bu caminin yapımında üç nakkaşın ayrı ayrı çalıştığı düşünülmektedir Değişik bezeme örnekleri de bunu açıkça göstermektedir Bezemelerde çivit mavisi, gök mavisi ve sarının tonları ile siyah, beyaz ve kırmızı renkler kullanılmıştır Bunların arasında da rûmi ve geometrik motifler başta olmak üzere bitkisel motiflere geniş yer verilmiştir
Nakkaş mahmud oğlu Abdullah caminin kapısını yapan sanatçıdır Bu ahşap ustası Ankaralı olup, devrinin en tanınmış ustalarındandır Günümüze çok az parçası gelen minberin de aynı sanatçının elinden çıktığı sanılmaktadır Caminin bitkisel motifleri Arkeolog Mahmut Akok tarafından yeni baştan düzenlenmiş ve onun çizimlerine göre de bu bölümler restore edilmiştir

Mihrap sekizgen niş şeklinde olup, üzeri mukarnas bir süsleme ile sonuçlanmaktadır Aynı zamanda mihrabın üzeri yarım bir kubbe ile örtülüdür

Caminin ilk yapımında ahşap olan minaresi sonraki dönemde yıkılmış ve yerine yontma taştan tek şerefeli bir minare yapılmıştır Caminin son cemaat yeri ve yanındaki mezarlık günümüze gelememiştir

Sinan Bey Camisi (Merkez)

Kastamonu Çelebi Mahallesinde bulunan bu camiyi, Osmanlı döneminde, 1571de Sinan Bey yaptırmıştır

Cami kesme taştan, kare planlıdır İbadet mekanının üzerini tromplu, sekizgen kasnak üzerine oturmuş bir kubbe örtmektedir Minber ve kumtaşından alçı sıvalı mihrabı oldukça basit olmasına rağmen cami, ahşap kapıları üzerindeki kabartma ve oymalarla dikkati çekmektedir

Topçuoğlu Camisi (Merkez)

Kastamonu Topçuoğlu Mahallesi, Topçuoğlu Sokağında bulunan bu caminin kitabesi bulunmadığından yapım tarihi bilinmemektedir Mimari yapısından XVyüzyılın ikinci yarısında yapıldığı anlaşılmaktadır Şeriyye Sicillerinde de 1845-1846 yıllarında onarıldığı yazılıdır

Kesme ve moloz taştan yapılmış olan cami kare planlı, 975x975 m ölçüsündedir İbadet mekanının üzeri merkezi bir kubbe ile örtülmüştür İbadet mekanının önünde üç kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır Caminin duvarları kubbe ve minare kaidesi XVyüzyıl, mihrap ve pencereleri ise XIXyüzyıl üslubunda yapılmıştır

Nasrullah Camisi (Merkez)

Kayseri Hepkebirler Mahallesinde bulunan bu cami Ulu Cami plan tipinde bir yapıdır Kitabesinden öğrenildiğine göre; Nasrullah el-kadı bin Yakub tarafından 1506-1507 yılında yaptırılmıştır

Kitabe:

”Emere bi binai hazel mescid il-mübareki fi eyyami devlet is-sultan il-âzam vel hakan il-muazzam es sultan ibn
İs sultan Bayezid bin Muhammed han halledellahü mülkeh iftihar ül-kudati vel hükkâm iş şerîiri mübin vel ahkâm el kadı Nasrullah
Bin Yakub ahsenellâhü avakıbeha âmin çünki tarih oldu işbu câmia (hayr-i münib) sahibine iki âlem hayrını ver ya mücib 912”

Cami ilk yapılışında altı kubbeli olup, 1746 yılında Kastamonulu Reisül Küttab Hacı Mustafa Efendi tarafından onarılmış ve mihrap yönünde üç kubbeli bir bölüm, batısına da aynalı tonozlu bölümlerden oluşan bir son cemaat yeri eklenmiştir Bunun ardından Kastamonu Valisi Naşit Paşa da 1875 yılında camiyi onarmış ve bunu belirten iki kitabe camiye eklenmiştir

Bugünkü planına göre, yedi bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır Son cemaat yerinin orta bölümü diğerlerinden daha yüksekçe olup, kubbe ile örtülüdür Diğer bölümler tonozludur Caminin ibadet mekanı altı paye ile üç sahına ayrılmıştır Bu bölümlerin üzeri kubbelidir Ayrıca girişin sağında tonozlu üç küçük bölüm bulunmaktadır

Yakup Ağa Camisi (Merkez)

Kastamonu Hepkebirler Mahallesi, Kefeli Sokakta bulunan Yakup Ağa Camisi, Vakfiyesinden öğrenildiğine göre 1557-1558 yıllarında Yavuz Sultan Selimin hocası olan Halim Çelebi tarafından yaptırılmıştır

Cami 1150x1150 m ölçüsünde kare planlı olup, üzeri pandantiflerin taşıdığı merkezi bir kubbe ile örtülmüştür Caminin önünde 1454x480 m ölçüsünde, üç kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır Mihrap dışarıya taşkın üçgen bir niş şeklindedir Kuzeybatı köşesindeki minaresi 1952 yılından sonra yenilenmiştir

Şucaüddin (Şaban Veli) Camisi (Merkez)

Kastamonu Hisarardı Mahallesi, Gümüşlüce Caddesi üzerinde bulunan bu cami, Şaban-ı Veli tarafından 1580-1581 yılında yaptırılmıştır Bu caminin bulunduğu yerde 1459-1460 yılında öldüğü söylenen Şeyh Sünneti Efendinin küçük bir mescidi bulunuyordu

Cami dikdörtgen planlı olup, basit bir yapıdır Yapılan onarımlarla özelliğini yitirmiştir

Kubbeli Mescit (Merkez)

Kastamonu Atabey Gazi Mahallesi, İbn-i Neccar Caddesi üzerinde bulunan bu caminin kitabesi bulunmadığından yapım tarihi bilinmemektedir Mimari yapısından XVIyüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır Mescit 1704-1705 tarihlerinde onarılmıştır

Kareye yakın kâgir bir yapı olan mescidin üzeri tromplu bir kubbe ile örtülmüştür Girişin batısında ve mihrabın iki yanındaki birer pencere ile içerisi aydınlatılmıştır

Kırkçeşme Şeyh Mustafa Camisi (Merkez)

Kastamonu Kırkçeşme Mahallesi, Selçuk Sokakta bulunan bu camiyi Üsküdarlı Şeyh Aziz Mahmut Hüdainin halifelerinden Şeyh Mustafa Efendi 1650-1651 yılında yaptırmıştır

Cami 1577x1240 m ölçüsünde dikdörtgen planlı olup, kâgir bir yapıdır Üzeri ahşap çatı ile örtülüdür Girişin iki yanında birer, mihrabın solunda bir, batı duvarında da iki pencere ile aydınlatılmıştır Yapılan onarımlarla özelliğini büyük ölçüde yitirmiştir

Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivindeki bir belgeden mescidin doğu duvarında bir dergâh binası olduğu anlaşılmaktadır

Alaca Mescit (Merkez)

Kastamonu Hepkebirler Mahallesi, Mahkemealtı yolu üzerinde bulunan bu mescidin yapım tarihi bilinmemektedir Giriş kapısı üzerindeki kitabede mescidin 1754-1755 yıllarında yeni baştan yapılırcasına onarıldığı anlaşılmaktadır

Mescit, 860x660 m ölçüsünde kâgir duvarlı bir yapı olup, ibadet mekanının üzeri sekizgen kasnaklı kiremit kaplı bir kubbe ile örtülmüştür Önündeki son cemaat yeri ise üç bölümlü ve tonozla örtülüdür

Ferhat Paşa Camisi (Merkez)

Kastamonu Cebrail Mahallesinde bulunan bu camiyi Ferhat Paşa, 1559 yılında yaptırmıştır

Kesme taş ve moloz taştan duvarları örülen cami dikdörtgen planlıdır İlk yapılışında yedi basamakla çıkılan son cemaat yeri yıkılmış ve günümüze gelememiştir Mihrap ve minberi mermerden yapılmıştır Caminin üzeri ahşap bir çatı ile örtülüdür Yanında taş kaide üzerinde, yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi bulunmaktadır

Halil Bey Camisi (Merkez)

Kastamonu Merkez ilçesi Kemali Köyünde bulunan Halil Bey Camisi, kitabesinden öğrenildiğine göre 1363 yılında Emir İsmailin oğlu Halil Bey tarafından yaptırılmıştır

Anadolu Selçuklu mimarisi üslubundaki bu cami dikdörtgen planlı olup, girişinde iki sütunlu, üç bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır Bu sütunların daha önceki bir yapıya ait olduğu sanılmaktadır Cami moloz taştan yapılmıştır Üzeri ahşap çatı ile örtülüdür Alçı mihrabı ve minberi oldukça sade, daha geç devirlerde yapıldığı sanılmaktadır Caminin yanında ahşap bir minaresi bulunmaktadır

Kötürüm Beyazıt Camisi (Araç)



Kastamonu Araç ilçesinde bulunan bu cami, Candaroğulları döneminde, XIVyüzyılda yapılmıştır Caminin banisi olan Kötürüm Beyazıtın kim olduğu bilinmemektedir

Kesme taştan yapılan caminin üzeri ahşap bir çatı ile örtülmüştür Mihrap ve minberi oldukça basittir Yanında taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli minaresi bulunmaktadır

Küre-i Hadid Camisi (Araç)

Kastamonu Araç ilçesine 20 km uzaklıkta, Küre-i Hadid Köyünde bulunan bu caminin kitabesinden 1451 yılında Candaroğlu İsmail Bey tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır

Cami moloz taştan, dikdörtgen planlı olarak yapılmış, üzeri iki ahşap direğin desteklediği ahşap bir tavan ve çatı ile örtülmüştür Buradaki tavan sistemi de Mahmut Bey Camisinde olduğu gibi Bindirme Tekniğinde yapılmıştır Yapılan onarımlarla kısmen özelliğini kaybetmiştir Yanında kare taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır

İsmail Bey Camisi (Devrekani)



Kastamonu Devrekani ilçesinde, İsmail Bey Mahallesinde bulunan bu cami Kastamonu Şer-i Sicillerinden öğrenildiğine göre, İsmail Bey tarafından yaptırılmıştır Kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır

Cami, moloz taştan yapılmış, üzeri ahşap kiremitli bir çatı ile örtülmüştürİbadet mekanı 1850x1150 m ölçüsündedir Sonraki yıllarda bu bölüm genişletilmiştir Alçı mihrap ve minber oldukça basittir Minber ahşaptan yapılmıştır Taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli tuğla minaresi bulunmaktadır Yakın tarihlerde bu camiye ikinci bir minare daha eklenmiştir

Caminin mimari yönden herhangi bir özelliği bulunmamaktadır

Çayırcık Camisi (Devrekani)

Kastamonu Devrekani ilçesine 1 km uzaklıkta, Çayırlık Mahallesindeki bu camiyi kitabesinden öğrenildiğine göre Candaroğullarından İsmail Bey 1455 yılında yaptırmıştır

Cami moloz taştan yapılmış, 1000x600 m ölçüsünde dikdörtgen planlı olup, üzeri ahşap kiremitli bir çatı ile örtülmüştür Alçı mihrabı oldukça basittir Yakın tarihlerde caminin önüne bir de son cemaat yeri eklenmiştir Taş kaideli tuğla minaresi sonradan eklenmiştir

Caminin mimari yönden bir özelliği bulunmamaktadır

İnciğez Camisi (Devrekani)

Kastamonu Devrekani ilçesine 15 km uzaklıkta İnciğez Köyünde bulunan bu cami kitabesinden öğrenildiğine göre, Candaroğlu İsmail Bey zamanında, 1454 yılında yapılmıştır

Cami moloz taştan yapılmış, 750x1000 m ölçüsünde dikdörtgen planlı olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülüdür Caminin iç mekanında, minber ve mihrabında bir özellik bulunmamaktadır Mimari yönden de bir özelliği yoktur

Kadı Çelebi Camisi (Devrekani)

Kastamonu Devrekani ilçesinde, Devrekani-Şenlik yolu üzerinde Bozkocatepe Köyünde bulunan bu cami kitabesinden öğrenildiğine göre Kadı Çelebi oğlu Ömer tarafından 1577de yaptırılmıştır

Cami moloz taştan yapılmış, üzeri ahşap çatı ile örtülmüştür Minber ve mihrabı oldukça basit olup herhangi bir özelliği yoktur Caminin giriş kapısı ve üzerindeki kitabesi dışında mimari bir özellik taşımamaktadır

Balabanlar Camisi (Devrekani)

Kastamonu Devrekani ilçesine 5 km uzaklıktaki Balabanlar Köyünde bulunan bu cami kitabesinden öğrenildiğine göre, 1904 yılında onarım görmüştür Caminin 1867 yılında yapıldığı sanılmaktadır Banisi bilinmemektedir

Mimari yönden bir özelliği bulunmayan cami moloz taştan yapılmış, üzeri de çatı ile örtülmüştür

Kıvraç Camisi (Devrekani)

Kastamonu Devrekani ilçesine 7 km uzaklıkta Kırvaç (Yazıbelen) Köyünde bulunan bu caminin Reisül Küttab Hacı Mustafa Efendi tarafından, Küre Emini İbrahim Ağanın yarımı ile 1746da onarıldığı kitabesinden anlaşılmaktadır Caminin yapım tarihi ve banisi konusunda herhangi bir bilgi bulunmamaktadır

Moloz taştan yapılmış olan caminin mimari yönden bir özelliği yoktur

Hoca Şemseddin Camisi (Küre)

Kastamonu Küre ilçesinde, Cami-i Kebir mahallesinde bulunan bu camiyi Hoca Şemseddin Efendi 1473 yılında yaptırmıştır Kastamonuda özgünlüğünü korumuş Osmanlı dönemi camilerindendir

Cami kesme taş ve moloz taştan yapılmış olup, dikdörtgen planlıdır İbadet mekanının önünde üç kubbeli bir son cemaat yeri bulunmaktadır Minaresi kesme taştan, şerefe altı mukarnaslarla bezenmiştir

Kasım Bey Camisi (Taşköprü)

Kastamonu Taşköprü ilçesi, Çaycevher Köyünde bulunan bu camiyi giriş kapısı üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre Kasım Bey 1535 yılında yaptırmıştır Kapı üzerindeki ikinci kitabede de harap olan caminin Seyit Ahmet ve diğer hayır sahipleri tarafından onarıldığı yazılıdır

Moloz taştan yapılmış olan bu cami Anadolu Selçukluları ile Beylikler dönemi mimarisini yansıtmaktadır Dikdörtgen planlı olup, üzeri ahşap bir çatı ile örtülüdür Son cemaat yeri ahşaptandır Yanında taş kaide üzerindeki ahşap minaresi yuvarlak gövdeli, tek şerefelidir

Abdurrahman Paşa Camisi (Tosya)

Kastamonu Tosya ilçe merkezinde bulunan bu camiyi, Maraşlı Abdurrahman Paşa 1584 yılında yaptırmıştır Cami 1917 yılında onarılmış, 1943 yılında depremde hasar görmüş ve yeniden onarılmıştır Bu onarım sırasında ibadet mekanındaki kalem işleri ve caminin kuzeybatısında bulunan çokgen gövdeli minaresi yeniden yapılmıştır Yeni Cami olarak da tanınan Abdurrahman Paşa Camisi çevreye hakim bir konumda olup, 245915 m2lik bir alan üzerinde olup, cami 732 m2lik bölümde inşa edilmiştir Mimar Sinanın merkezi planlı yapılar grubu içerisinde bulunmaktadır

Cami kesme taş ve tuğladan yapılmıştır Duvar örgüsünde kesme taş ve tuğlalar özgün bir biçimde ve dengeli olarak kullanılmıştır Dikdörtgen planlı caminin ibadet mekanını dört yarım kubbenin desteklediği merkezi bir kubbe örtmüştür Bu kubbe dört paye üzerine oturmaktadır Simetrik plan düzeninde olmayan caminin kuzey köşelerine küçük kubbeler yerleştirilmiş, ancak güney kısmında bu kubbelere yer verilmemiştir Caminin mihrabı beş kenarlı olup, ön kısmı yarım kubbe ile örtülmüş ve dışarıya doğru da çıkıntılıdır Mihrabın sağ ve solunda dört adet mermer sütun bulunmaktadır Bu sütunların buraya konulmasının nedeni ise, herhangi bir kaymada terazi görevini göstererek sıkışmakta ve dönme özelliğini kaybetmesidir İbadet mekanı çok sayıdaki pencerelerle aydınlatılmıştır Son cemaat yeri üzeri kubbeli, beş bölüm halindedir Bu bölümler sivri kemerlerle altı sütunun birbirine bağlanmasından meydana gelmiştir Caminin içerisi ve dışındaki taş işçiliğinde mukarnasların sık sık kullanıldığı görülmektedir

Cami günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir

Şeyh Hüsamettin Camisi (Taşköprü)

Kastamonu Taşköprü ilçesi, Tekke Mahallesinde bulunan Şeyh Hüsamettin Camisinin kitabesi bulunmadığından yapım tarihi ve banisi kesinlik kazanamamıştır Bununla beraber Muzaferiddin Yavlak Aslan tarafından yaptırıldığı rivayet edilmektedir

Cami moloz taştan yapılmış, kare planlı olup üzeri kubbe ile örtülmüştür Kubbenin üzeri de kiremit kaplıdır Yanında kare kaideli yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi bulunmaktadır Mimari yönden özelliğini yitirmiştir

Bey Camisi (Taşköprü)

Kastamonu Taşköprü ilçesi Bey Köyünde bulunan bu camiyi kitabesinden öğrenildiğine göre Abdullah Beyin oğlu Emir Efendi 1430 yılında yaptırmıştır

Cami moloz taştan yapılmıştır Dikdörtgen planlı ve ahşap çatılıdır Değişik tarihlerde yapılan onarımlar nedeniyle orijinalliğinden oldukça uzaklaşmıştır Mihrap ve minberi de bir özellik göstermemektedir

Hacı Ahmet Ağa Camisi (Taşköprü)

Kastamonu Taşköprü ilçesi Bey Köyünde bulunan bu caminin kitabesi bulunmadığından ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir Bununla beraber, bazı kaynaklarda Hacı Ahmet Ağa tarafından yaptırıldığı yazılıdır Yapı üslubundan caminin XVIIIyüzyılın ikinci yarısında yapıldığı sanılmaktadır

Moloz taştan, tuğla kuşakların duvarlarda yer aldığı kareye yakın dikdörtgen planlı olan bu caminin üzeri kubbe ile örtülüdür

Kızılkise Camisi (Taşköprü)

Kastamonu Taşköprü ilçesi Kızılkise Köyünde bulunan bu caminin de kitabesi bulunmamaktadır Aynı zamanda kaynaklarda da yapımı ile ilgili ne zaman yapıldığı konusunda bir bilgi yoktur Büyük olasılıkla XIXyüzyılın sonlarında yapılmış bir camidir

Moloz taştan yapılan kare planlı caminin ibadet mekanının üzeri kubbeli, dıştan da çatı ile örtülmüştür Mimari yönden herhangi bir özellik göstermemektedir

Taş Camisi (Taşköprü)

Kastamonu Taşköprü ilçe merkezinde bulunan bu caminin kitabesi bulunmamakta ve kimin tarafından yaptırıldığı da bilinmemektedir Bununla beraber Kara Mustafa Paşa tarafından yaptırıldığı söyleniyorsa da bunu kanıtlayacak bir belgeye rastlanmamıştırYapı üslubundan XVIIyüzyılda yapıldığı sanılmaktadır Cami 1854 yılında onarılmıştır

Moloz taştan yapılmış olan caminin üzeri ahşap tavan ve çatı ile örtülüdür Alçı mihrabı oldukça zengin mukarnaslarla bezenmiştir Onarımlar nedeni ile orijinalliğinden uzaklaşmış olup, bir özellik taşımamaktadır

Yazıhamit Camisi (Taşköprü)

Kastamonu Taşköprü ilçesi Yazıhamit Köyündeki bu camiyi Abdullah Ağanın oğlu Hacı Hamza Ağa 1825 yılında yaptırmıştır

Cami 800x800 m ölçüsünde kare planlı olup, üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür Kubbenin üzeri de kiremit kaplanmıştır Caminin mukarnaslı mihrabı oldukça gösterişlidir Minber Kastamonu yöresine özgü ağaç işçiliğinin örneklerinden birisidir Cami günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir

Ayvalı Cami (Taşköprü)

Kastamonu Taşköprü ilçesinin Aşağı Ayvalı Köyünde bulunan bu caminin kitabesi bulunmadığından ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir Yalnızca caminin yanındaki türbede gömülü olan Abdi Sofu isimli birinin h1110 (1698) tarihli mezar taşı dikkate alınırsa bu caminin XVIIyüzyılın sonlarında, bu kişi tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır

Cami moloz taştan yapılmış, kareye yakın dikdörtgen planlıdır Günümüze ulaşan mukarnaslı alçı mihrabı dışında orijinal özelliklerini yitirmiştir

Alıntı Yaparak Cevapla