|
Prof. Dr. Sinsi
|
Akdeniz Tanıtımı (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir)
YILAN KALESİ VE ANAVARZA
Gezisinin bir sonraki gününü ilçelerdeki tarihi dokuyu görerek değerlendirmek isteyenler, Adana-Ceyhan kara yolunun 25 kilometresinden ayrılan 3 kilometrelik yolla ulaşılan ve Ceyhan Nehri'nin kuzey yakasında yer alan Hititler'den kalma antik kent Misis (Yakapınar) ile Misis Köprüsü'nü gezebilir Misis'ten sonra Ceyhan yönüne gidildiğinde, 12 kilometrede, Yılan Kalesi'ne ayrılan 3 kilometrelik yola ulaşılıyor Haçlı ordularının 11-12 yüzyılda yaptığı tahmin edilen kalenin, ''Yılanların kralı'' anlamına gelen ''Şahmaran Efsanesi''nin de kaynağı olduğu öne sürülüyor Buradan sonra, Anavarza Antik Kenti'ne gitmek için de Ceyhan'dan Kozan ilçesine yönelip, yolun 23 kilometresinden sağa ayrılıp 5 kilometre devam edilmesi gerekiyor Kozan'ın Dilekkaya köyü ile iç içe olan antik kentin MÖ 1 yüzyılda bir Roma kentleşme merkezi olarak kurulduğu sanılıyor Tarihi kaynaklara göre kent, Kilikya bölgesinde düzenlenen şenliklerin ve olimpiyatların merkeziydi 525 ve 565'teki depremlerde yıkılan kent, Doğu Roma İmparatoru Justinianus döneminde onarıldı Anavarza, 8 yüzyıldan itibaren Abbasiler, Selçuklular, Doğu Roma ve Haçlılar arasında sürekli el değiştirdi Anavarza Kalesi ise oldukça dik, 200 metre yüksekliğindeki bir tepede yer alıyor Osmaniye-Kadirli kara yolundaki Karatepe ayrımından hemen sonra karşılaşılan önemli bir ören yeri ise Kastabala Antik Kenti Ceyhan Nehri kıyısında kurulmuş kente sütunlu cadde ile giriliyor Yolun güney kesiminde, bazilika olduğu sanılan büyük bir yapı var Kente giriş kapısının arkasında oldukça iyi durumda olan tiyatro ve stadyum kalıntıları göze çarpıyor Tepede ise ''Bodrum Kalesi'' diye adlandırılan bir Ortaçağ yapısı yer alıyor

GEZİNİN YORGUNLUĞU DENİZDE ATILIR
İki gün boyunca Adana ve ilçelerinin tarihi mekanları arasında geçmişe yolculuk yapanlar, bu yolculuğun yorgunluğunu şehir merkezine 50 kilometre mesafede bulunan Karataş'ta denize girerek atabilir Adana'nın güneyinde bulunan ilçeye yapılan yarım saatlik seyahat, yol güzergahında bulunan karpuz, kavun tarlalarında yetişen meyvelerden tatmak için verilen molalar nedeniyle biraz uzayabilir
İNANÇ TURİZMİNİN MERKEZİ HATAY
Akdeniz Bölgesi'nin en uç noktasında yer alan Hatay, denizi, yaylaları, termal kaplıcası ve inanç turizminin yanı sıra, kağıt kebabı, künefesi, oruğu, zengin mutfağı ve farklı damak tatlarına hitap etmesiyle tatilcilere çeşitli seçenekler sunuyor Yıllardır birçok medeniyete ev sahipliği yapan kenti ziyaret etmek için 3 gününü ayıran bir kişi, Erzin ilçesinde bulunan ve Pers Kralı Darius 3 ve Makedonya kralı Büyük İskender'in MÖ 333 tarihinde savaştığı ''Issos Harabeleri'' ile tura başlayabilir Amanos Dağı eteklerinde kurulan, narenciye yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı Dörtyol ilçesi de denizi, yaylaları ile birçok turizm seçeneğini bünyesinde barındırıyor İlçede bulunan 2 bin 200 metre yüksekliğindeki Amanos Dağı'nda bulunan yaylalar da, sıcak yaz günlerinde serinlemek isteyenler ve zengin bitki örtüsü ile doyumsuz manzarayı izlemek isteyenlere bulunmaz bir seçenek sunuyor Dörtyol ilçesine bağlı Payas beldesinde dükkan, hamam, kale, han, mescit, medrese ve dinlenme yerlerinin yer aldığı Sokullu Külliyesi, eskiden Kudüs'e gidenlerin konakladıktan sonra yoluna devam ettikleri yer olarak ziyaret edilebilir İskenderun ise, dağları ve yaylarıyla ziyaret edilecek yerler arasında bulunuyor İlçeye 33 kilometre mesafedeki Arsuz beldesi, temiz deniziyle önemli bir turizm ve tatil merkezi konumunda Burada antik şehir kalıntıları da yer alıyor İskenderun'dan hareket edince Amanoslar'ın en yüksek kesimlerinden Belen Geçidi'ne ulaşılıyor Buradan geçerken Amik Ovası'nın doyumsuz güzelliğini izlemek mümkün
CAMİ, KİLİSE, HAVRA YAN YANA
Geçitten indikten sonra ulaşılan Antakya ise Müslüman, Hristiyan, Ermeni ve Yahudi vatandaşların barış, huzur, kardeşlik ve hoşgörü içinde yaşadığı bir kent 3 semavi dine ve farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan kentte, cami, kilise ve havrayı yan yana görmek mümkün Şehrin ana caddelerinden biri olan ve çok sayıda dükkanın sıralandığı Roma döneminin tek ışıklandırılmış mekanı olan Kurtuluş Caddesi'ndeki Ulu Cami, Anadolu'nun ilk camisi unvanını elinde bulunduran Habib-i Neccar Camisi ve türbesi, Süveyka Camisi, Katolik Kilisesi görülebilir Giriş kapısı üzerindeki freskleriyle dikkati çeken Ortodoks Kilisesi, yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olmaktadır Antakya'nın 2 kilometre kuzeydoğusunda, Reyhanlı kara yolu üzerinde Habib-i Neccar Dağı'nın uzantısı olan Haç Dağı eteklerinde yer alan St Pierre Mağara Kilisesi ise, 13 metre uzunluğu, 9,5 metre genişliği ve 7 metre yüksekliğiyle görülebilecek önemli yerler arasında bulunuyor Hristiyanlar tarafından hac yeri olarak ilan edilen ve Hz İsa'ya inananlara ilk kez ''Hristiyan'' adının verildiği kilisede ayrıca, her yıl 29 Haziranda St Pierre Bayramı olarak da çeşitli etkinlikler ve ayinler düzenleniyor
''DÜNYANIN İKİNCİ MOZAİK MÜZESİ''
Kent merkezinde Cumhuriyet Alanı'nda yer alan Antakya Arkeoloji Müzesi'nde ise, binlerce tarihi eser ve mozaik yer alıyor Müze, sergilenen mozaiklerin büyüklüğü, sayısı ve kalitesi açısından dünyada Tunus'tan sonra en zengin ikinci mozaik müzesi sayılıyor Tarihi Uzun Çarşı da baharatçısından, ayakkabıcısına, peynircisinden defne sabunu satışı yapan dükkanlarına kadar, kente özgü yöresel ürünlerin bir arada bulunduğu sayısız işletmeyi barındırıyor Uzun gezinin ardından, soluklanıp yemek yemek isteyenler ise, çarşı içinde yer alan kasaplarda yöresel bir lezzet olan tepsi ya da kağıt kebabı yeme şansını yakalayabilir Dana etinin çok sayıda baharat, maydanoz ve sarımsak ile yoğrulmasıyla yapılan ve taş fırınlarda pişirilerek ikram edilen kebap tatma imkanı bulabilirsiniz Kebabın yanı sıra fırınlarda çökelek, zahter ve biber salçası karışımıyla yapılan katıklı ekmek de kentteki farklı lezzetler arasında yer alıyor Çarşı içinde geziye çıkanlar kentin tescilli ürünü künefenin de nasıl yapıldığını görme ve tatma şansını yakalıyor Yemeğini ayaklarını soğuk sulara sokarak yemek isteyenlere de kent merkezine 10 kilometre mesafede bulunan Harbiye beldesi ev sahipliği yapıyor Roma döneminde varlıklı ailelerin yaşadığı Harbiye, doğal şelaleleri, lokantaları ve eğlence yerleri ile hem yemek yemek, hem de serinlemek isteyenlerin farklı seçenekleri bir arada bulabileceği önemli bir mesire yeri Harbiye'de, Hatay ipeğinin binbir çeşidini görebilme şansı var İl merkezinden çıkıp güneye doğru ilerleyince, dünyanın en uzun kumsalına sahip Samandağ ilçesine ulaşılıyor Burada deniz kaplumbağaları koruma altında bulunuyor Plajda piknik alanları, pansiyon ve lokantalar yer alıyor
BİN TUTSAĞA 10 YILDA YAPTIRILAN TÜNEL
Samandağ'ın 4 kilometre kuzey batısında, deniz kıyısında Çevlik köyü yer alıyor Burada Seleukia Ad Piera antik kenti kalıntıları bulunuyor MS 1 yüzyılda dağdan gelen suların yarattığı selleri önlemek amacıyla Roma İmparatoru Vespasianus ile Titus'un bin tutsağa 10 yılda yaptırdığı bilinen ''Titus Tüneli'' de görülebilecek yerler arasında Tünele girenler, 7 metre yükseklik ve 130 metre uzunluğu ile adeta tarihe yolculuk yapıyor Tünelinin yanı sıra Roma İmparatorluğu döneminde yapılan ''Kaya Mezarları'' da, ilçedeki önemli ören yerleri arasında Samandağ ilçesine bağlı Vakıflı'da ise organik olarak yetiştirilen turunç, ceviz gibi farklı aromalı reçeller sunuluyor Tertemiz havası ve yemyeşil doğanın yer aldığı köyde konaklamak için pansiyonlar yer alıyor Kara yolu ulaşımının yanı sıra iki yıl önce hizmete açılan havaalanıyla da kolaylıkla gelinebilecek Hatay'da, konaklamak isteyenler kentin tarihi dokusuna uygun otellerin yanı sıra termal otelleri de tercih edebilir Hatay'da 3 günlük yolculuklarını sonlandıracak tatilciler, kentteki tarihi yapıların yanı sıra deniz, yayla, termal turizmin keyfini doyasıya yaşayabiliyor
Ziyaretçilere yöresel tantunisi ve kerebici ile farklı damak tatları sunan, 321 kilometrelik sahil bandıyla denizin, kumun ve güneşin tadını çıkarma fırsatı veren Mersin, Toros Dağları'nın eteğindeki yaylalarıyla da farklı tatil tercihlerine kapılarını açıyor Mersin'in sahil bandındaki ilçeleri Erdemli, Silifke, Aydıncık, Bozyazı ve Anamur'u görmek isteyenlerin 132 kilometrelik bölümü virajlı olmak üzere toplam 223 kilometetrelik bir yolculuğu göze alması gerekiyor Denize paralel, mavi ile yeşilin buluştuğu, zaman zaman dik yamaçları ve virajları nedeniyle sıkıntı yaratan bu yolculuk, manzarası ve doğal ortamı sayesinde keyifli hale geliyor Batı ucundan kent merkezine 223 kilometre mesafe ile en uzaktaki ilçesi olan muz ve çileği ile ünlü Anamur'da tatil yapmak isteyenler, bu mevsimlerde bol miktarda taze ve ucuz meyve bulabilir Burada tarih meraklılarının görmesi gereken yerlerden birisi olan Ören beldesindeki ''Eski Anamur'' olarak bilinen Anamurium Antik Kenti, günümüze kadar gelmiş en önemli kalıntıları bünyesinde bulunduruyor Antik kentte MÖ 4 yüzyıllarda kurulduğu tahmin edilen tarihi yapılar yer alıyor Burayı görüp gezenler, antik kentin kıyısındaki kumsalda denize girebilir İlçe, tarihi güzelliklerin yanı sıra caretta carettaların da konaklama alanı Akdeniz'in masmavi sularıyla buluşanlar her an bir caretta caretta görebilir Anamur sahillerinde ayrıca dalgıçlar için uygun dalış ortamları bulunuyor Sahil boyunca sıralanmış otellerin yanı sıra çok sayıda pansiyonda ekonomik tatil yapma imkanı var Buradaki tatilini tamamlayanlar, sadece 10 kilometrelik yolculukla bir başka cennet köşe Bozyazı'ya ulaşır Bozyazı, Toros Dağları'ndan süzülüp gelen temiz havasıyla tatilcilerin yanı sıra nesli tükenmekte olan Akdeniz foklarının da yaşam alanlarını oluşturuyor Bu belde, Ankara ve İstanbul gibi metropol kentlerde yıllarca yoğun iş temposunda çalışıp emeklilik yaşamını sakin bir ortamda, deniz havası soluyarak geçirmek isteyenlere de ev sahipliği yapıyor Mülk edinen çok sayıda kişi, emeklilik yaşamını burada huzur içinde geçiriyor Bozyazı'dan 39 kilometrelik bir yolculukla Aydıncık'a ulaşılıyor Tarihteki liman kenti Aydıncık'ta, Kelenderis Antik Liman Kenti kazıları halen devam ediyor Dev boyuttaki taban mozaiklerinin bulunduğu bu antik kentin yanı sıra ilçede başta ''aşk hikayesi abidesi'' olarak bilinen Dört Ayak Anıt Mezarı başta olmak üzere çok sayıda tarihi kalıntı ve mağaraları görmek mümkün Aydıncık yöresindeki lokantaların mönüsünde ilk sırayı balık oluşturuyor Halkının büyük bir bölümünün geçimini tarım ve balıkçılıktan kazandığı şirin ilçenin ünlü balığı ise beyaz sokar Ancak, bu balığın bıraktığı damak zevki diğerlerinden çok farklı Tadına alışkın olmayanlar balığı ilk etapta yadırgasalar da yağda kızarmış olarak tercih edildiğinde damak zevkine daha fazla hitap ettiği bilinmeli Bakir kalmış çok sayıda koylarda denize nazır seraların bulunduğu Aydıncık ilçesinden çıkıp, dik yamaçlı ve virajlı yollarda 76 kilometre daha gidildikten sonra Silifke ilçesinin şirin balıkçı kasabası Taşucu'na ulaşılıyor Buradaki lokantalarda, çeşidi bol deniz ürünlerinden tadılabiliyor KKTC'ye feribot seferlerinin de yapıldığı bu kasaba yaz aylarındaki hareketli yaşamı ile tatilcilere farklı bir yaşam alanı sunuyor
|