Yalnız Mesajı Göster

Tatil Yörelerinin İsimleri Nereden Geliyor?

Eski 11-04-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Tatil Yörelerinin İsimleri Nereden Geliyor?



AYVALIK

Ayvalık, Antik Çağ'da bir tür yabani ayva anlamına gelen Kidonia olarak anılıyordu Bölgeye ilk yerleşenlerinin Midilli'nin Kydona köyünden ya da Girit'in Kydonies bölgesinden gelmiş olabilecekleri düşünülmektedir

İsim konusunda bazı görüşler de Ayvalık'ın Aioliki'nin (Eolya'nın) bozulmuş şekli olduğudur Ayvalık anlamına gelen Kydonie ismi ise, MÖ 330'dan beri süregelmektedir

Ölüdeniz'e adını veren efsane

BOZCAADA

Adaya ne zamandan itibaren Bozcaada denilmeye başlandığı bilinmemektedir Ama adaya ilk defa bu adın Türk denizciler tarafından söylendiği sanılmaktadırTürkçe ismin ne zaman ve ne sebeple verildiği şimdiye kadar açıklanmamıştır Yalnız, Türkçe, diğer Türk dilleriyle birlikte Altay dil ailesinin bir kolunu oluşturur Bu ailenin diğer üyeleri Moğolca, Mançu-Tunguzca ve Korecedir Japoncanın Altay dil ailesinin bir üyesi olup olmadığı konusu tartışılmaktadır Piri Reis eserinde, adanın en yüksek sivri bir boz tepesi - bu gün Göztepe denmektedir- olduğunu, onun üzerinden denizin 40 mil mesafesinin kontrol edilebildiğini, aynı şekilde denizden de o mesafe içinde gemilerin, adanın alâmeti olan boz tepeyi fark edebildiklerini ifade etmektedir ki ilk defa Türk denizcileri tarafından bu sebeple Boz Ada veya Bozcaada dendiğinin bir ifadesidir Adaya karşıdan bakıldığında boz bir şekildedir Bu sebepten Türkler tarafından adaya Boz-ada denilmiştir Ada karşıdan bir bohçayı andırdığı için Bohçaada denildiği de olmuştur

Ege adaları hakkında küçük bir eser yazmış olan Ber Randolph buraya Türklerin Boş adası dediklerini beyan etmektedir ki kanaatimizce Bozcaada veya Bozada isminin yanlış anlaşılmasından ileri gelebilir Bozcaada ismi ile ilgili bir diğer noktada ismin Bohçaada şeklinde de kullanılmış olduğunun tespitine dairdir

Adadaki Alaybey Câmii haziresinde bulunan Hicrî 1250 ve 1272 tarihli iki mezar kitâbesi ile Aburga Ahmed Dede mezarlığında bulunan diğer bir mezar kitâbesi üzerinde ada ismi Bohçaada şeklinde geçmektedir İlk nazar- da kitâbeyi yapan sanatkârın hatasının diğer iki kitâbede de tekrarı gibi bir kanaat uyandırmakta ise de XVIII Yüzyıl yazarlarından İnciciyan'ın da adaya halk dilinde Bohçaada dendiğini ifade etmesi bu kanaati bertaraf etmekte ve gerçekte de bir devirde halk dilinde Bohçaada isminin Bozcaada ile beraber kullanıldığını anlatmaktadır Adanın adı 1804 yılında İnciciyan tarafından yazılan ve Venedik' de bastırılan Dört Kıta Coğrafyası adlı eserde Bohçaada olarak geçmektedir Bu eserden yola çıkarak Türkler ilk dönemlerde Bohçaada adını kullanmışlardır ve bu ad zaman içinde değişip Bozcaada adını almıştır

Side

Antalya'ya 75 km Manavgat'a 7 km uzaklıkta olan Side, Yaklaşık 400 m eni ve 1 km uzunluğu olan bir yarımada şeklindedir "Side" adı Anadolu dilinde "Nar" anlamına gelmektedir

KEKOVA

Kent adının Luwi/Etrüsk orijinalinde “Khawakuwa” olduğu ve “Davar/Boğa yurdu” anlamına geldiği bilinmektedir “Khawa” sözcüğü fonetik çeşitlemelerle İngilizceye “cow” ve Almancaya “Kuh” olarak geçmiş olup bu dillerde de aynı anlamda kullanılmaktadır

Buradan, Kekowada “Boğa/duvar/kültü” varlığını ve davar, boğa ve inek gibi kutsal sayılan hayvanların barınma ve kutsal üreme yeri olduğunu anlıyoruz

Nitekim IIyyda yöreye gelerek adanın karşı kıyısına yerleşen Türkmenler bu töreyi hayvanlarını her yıl adaya bırakmak suretiyle bugüne kadar koruyarak yaşatmışlardır Ayrıca, Kekova adı, eski Gök=Köktürk yazılımı ile anlamlı bir biçimde okunabilmektedir

KEMER

Batı Toros Dağları'nın eteklerinde ve 52 kilometre kıyı şeridi boyunca uzanan Kemer ilçesi, Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biridir

Bugün Kemer'in bulunduğu yerde, 1910'lu yıllarda Eski Köy adı ile bilinen ve dağlardan gelen seller sonucu göl ve bataklıklardan oluşan bir yerleşim yeri vardı

Eski Köy halkı, kendilerini bu sellerden korumak için, dağların eteklerinde 23 kilometre uzunluğunda bir taş duvar ördüler Sonraları, bu duvar nedeniyle köylerine Kemer adı verilmiştir

Ölüdeniz'e adını veren efsane

Belcekız adı da bir efsaneye dayanıyor Eski çağlarda buralardan geçen gemiler açıkta demirler ve içme suyu almak üzere kıyıya sandalla çıkarlarmış

Bir gün yaşlı bir kaptanın genç, yakışıklı oğlu su almak için koya çıktığında güzel mi güzel Belcekızı görür Görür görmez de vurulur Kızın yüreğine de ateş düşer Ama delikanlı suyu alıp dönmek zorundadır Gemi uzaklaşıp gider

Belcekız hep kıyıyı, sevgilisini kollar Delikanlı da geminin buralardan her geçişinde su almaya gelir Böylece görüşür, sevişirler Bir gün gemi buralardan geçerken fırtına patlar Genç, babasına burada korunaklı, havuz gibi bir koy olduğunu söyler İhtiyar kurt ise oğlunun gönül macerasını bilmektedir Oğlunun sevgilisini görmek uğruna gemiyi parçalamayı göze aldığını sanır Dalgalarla birlikte kavga da büyür baba oğul arasında

Gemi tam kayalıklara çarpacakken kaptan bir kürek darbesiyle oğlunu denize atar ve dümene yapışır ki durumu görür Deniz dönerek çarşaf gibi bir koya girmektedir Oğlan orada ölür Kayaların üzerinde sevdiğini bekleyen Belcekız da kendini kayalardan atıp ölür İşte o gün bu gündür kızın öldüğü yere Belcekız, oğlanın öldüğü yere Ölüdeniz denir Günün ilerleyişine göre rengi değişip duran deniz belki de bir oğlana bir kıza yanmaktadır

Alıntı Yaparak Cevapla