|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ülkemizi Bölge Bölge Tanıyalım
Karadeniz Bölgesi
Karadeniz Bölgesi de Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleri gibi adını ve özelliklerini komşu olduğu denizden alır Yaklaşık 141 000 km²lik yüzölçümüyle ülke yüzeyinin %18ini kaplar Doğuda Gürcistan sınırı ile batıda Adapazarı Ovasının doğu kenarı arasında uzanır Nüfusu, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 8 milyon 439 bin 213tür Nüfusun 4 milyon 137 bin 166sı kentlerde, 4 milyon 301 bin 747si ise köy-lerde yaşamaktadır Yedi bölge arasında köy nüfusu kent nüfusundan yoğun olan tek ve binde 3 65 ile yıllık nüfus artış hızı en düşük olan bölgedir
Karadeniz Bölgesindeki başlıca sanayi kuruluşları; Karabük ve Ereğlideki demir-çelik tesisleri, Çatalağzı Termik Santrali, Zonguldak çevresindeki taşkömürü havzaları, Murgul bakır üretim tesisi ile bölgenin çeşitli kesimlerindeki şeker, kâğıt, sülfürik asit, bitkisel yağ, çay, fındık kırma ve fındık ürünleri, balık unu ve sigara fabrikalarıdır
Bolu Yüksek dağları, gür ormanları, mavi gölleri ve bol akarsuları ile şirin bir Batı Karadeniz şehridir Kentin sulak toprakları, geniş otlakları ve gür ormanları, bu üç alanda tarla tarımının, hayvancılığın ve ormancılığın geliş-mesini sağlamıştır Bolu çevresi flora yönünden de zengin-dir Türkiyedeki mevcut 7 000 adet bitki türünün yarıdan fazlası burada yetişmektedir
Bolunun 32 km güneybatısındaki Abant Gölü, denizden 1 325 m yüksekliktedir Başlı başına bir turizm merkezi olan Abant, yazın temiz suyu ve ormanlarının çam kokulu havası ile on binlerce kişiyi çekerken, kışın da ideal bir kayak merkezi haline gelir Bolunun güneybatısındaki Mudurnu ve Göynük, Türk kültür tarihinin önemli merkezleri arasındadır Osmanlı döneminin en güzel eserlerinden biri olan Akşemsettin Türbesi Göynüktedir Mengen ilçesi de yemekleriyle ve yetiştirdiği aşçılarla ün yapmıştır
Türkiyenin Kömür Havzası Türkiyenin kömür merkezi olan Zonguldakta ekonomik hayat, madencilik ve sanayiye dayanır Kentin güneydoğusundaki Devrek ise bir-birinden güzel işlemeli bastonları ile tanınır Zonguldakın batısındaki Ereğli bir sanayi limanıdır Demir ve çelik fabrika-larının bulunduğu Ereğlinin doğusunda; mitolojiye göre Her-külün, içinde Kerberus adlı üç başlı canavar köpeği öldür-düğü Cehennem Ağzı Mağarası yer almaktadır
Zonguldakın doğusundaki Bartın, eski ahşap evleri ve doğal güzellikleri ile tanınan bir Batı Karadeniz kentidir Çilekleri ile ünlü olan ilde her yıl Çilek Festivali düzenlenir Kentin güneyinde sanayi kenti Karabük ve tarihi evleriyle bir açık hava müzesini andıran Safranbolu yer alır
Ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanan Kastamonuda, çok sayıda şifalı su kaynağı bulunur Kastamonu, 135 kilomet-relik kıyı şeridi, ormanları, havadar yaylaları ve şifalı dağ pı-narlarıyla sanki bir yeryüzü cennetidir
M Ö 7 yüzyıldan kaldığı sanılan Evkaya Mezarları, 12 yüz-yılda Bizanslılar tarafından kayalık bir tepenin üstünde yap-tırılan Kastamonu Kalesi, tarihi bir yapısı olan Kastamonu Müzesi, Çandaroğulları zamanında yaptırılan İbni Neccar Camii ve bir kaide üzerinde yükselerek, Kıyafet ve Şapka Devrimini simgeleyen Cumhuriyet Caddesindeki Atatürkün tunçtan heykeli, Kastamonudaki başlıca tarihsel ve sanatsal yapıtlardır Pınarbaşı yakınlarındaki İlgarini Mağarasının de-rinliği 250, uzunluğu ise 58 m dir Mağaradaki sarkıt ve dikitler yaklaşık 1 milyon yılda oluşmuştur
Sinop ili, denize uzanan bir yarımada üzerinde kurulmuştur Ilıman bir iklimin hakim oluğu ilde yağışların düzenli ve bol olması nedeniyle doğal bitki örtüsü zengindir Bu durum ilin orman ürünleri bakımından da zenginleşmesini sağlamıştır Adını Amazon kraliçesi Sinopeden alan kent, tarihte ilk kez Miletli kolonistler tarafından kurulmuştur “Gölge etme başka ihsan istemem” sözü ile tanınan ünlü filozof Diyojen, M Ö 4 yüzyılda Sinopta yaşamıştır
Ayancık - SİNOP
Amasya ilinin tarihi Hititlere kadar uzanır Özellikle Osmanlı-lar zamanında büyük önem kazanan kent, 15 ve 16 yüzyıl-larda Osmanlı şehzadelerinin ve pek çok ilim adamının yetiştiği Anadolunun beş büyük kültür merkezinden biri haline gelmiş ve Avrupalı turistler tarafından “Anadolunun Oxfordu” olarak nitelendirilmiştir II Murat ve Yavuz Sultan Selim burada doğmuştur Amasya, Kurtuluş Savaşı tarihinde de önemli bir yere sahiptir 19 Mayıs 1919 tarihinde Sam-suna ayak basan Mustafa Kemal, 12 Haziran 1919 tarihinde Amasyaya gelmiştir Kentte Kurtuluş Savaşının planları hazırlanmış, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin toplanmasına karar verilmiş ve 22 Haziran 1919 tarihinde yayımlanan “Amasya Genelgesi” ile milletin istiklalini yine milletin azim ve kararının kurtaracağı ilan edilmiştir
Şadırvan Kubbesi, Merzifon - AMASYA
Amasyanın doğusunda bulunan ve Karadeniz Bölgesinin doğal güzelliklerini bünyesinde yaşatan Tokat, tarih ve kül-tür varlıkları açısından da zengindir Kentte bakırcılık, yaz-macılık, dericilik ve dokumacılık çok gelişmiştir Özellikle yazmaları çok ünlüdür
Ballıca Mağarası - TOKAT
Samsun, Doğu Karadenizin önemli bir limanıdır Sahip olduğu doğal güzelliklerin yanı sıra, bir sanayi kentidir Kent, Atatürkün Kurtuluş Savaşını başlatmak üzere Anadolu topraklarına ilk ayak bastığı yer olarak tarihe geçmiştir Atatürkün şaha kalkmış atı üzerindeki heykeli, kentin en görsel anıtıdır Atatürk Müzesi ve Kütüphanesi, Milli Müca-deleyi adeta gözler önüne sermektedir
Ordu, yeşillikler içinde kilometrelerce uzanan fındık bahçeleri ile kaplı tipik bir Karadeniz şehridir Kentin güneyinde 1 250 m yükseklikte Çambaşı ve 2 000 m yükseklikte Keyfalan Yaylaları bulunur
Kentin doğusundaki Ünye, Fatsa, Bolaman, Yalıköy ve Perşembe, doğal güzellikleri ve plajlarıyla ünlü tatil merkez-leridir Kentte her sene sonbaharda “Altın Fındık” festivali düzenlenmektedir
Erikbeli - ORDU
Tarihi Bir Liman Kenti Trabzon, Karadeniz sahil-lerinin önemli ve büyük bir limanıdır İran transit yolunun başlangıç noktası olup, Karadenize kıyısı olan diğer ülke-lerin limanlarıyla da bağlantısı vardır Kent, M Ö 8 yüzyılda Miletli kolonistler tarafından kurulmuştur Şehirdeki mimari eserlerin çoğu, Bizans, Kommagene ve Osmanlı dönem-lerine aittir Trabzonun eski sokakları şehre pitoresk bir gö-rünüm kazandırır Ara sokaklardaki tarihi evler görülmeye değerdir Kentte bulunan Kommagene döneminden kalma (14 yüzyıl) Kızlar Manastırı ve İrene Kulesi turistlerin uğrak yerlerindendir
Altındere Milli Parkı, Trabzonun güneyinde Maçka yakınların-dadır Bu milli parkın içinde, muhteşem Sumela Manastırı bulunur Manastır, 270 m yükseklikteki bir uçurum fasadına inşa edilmiştir
Trabzonun çevresi birbirinden güzel yaylalarla kaplıdır Bunlar; Erikbeli, Hıdırnebi, Şolma, Kirazlı ve Kadırga yaylaları dır Yemekleriyle ünlü Hamsiköyün güneyinde, Türkiyenin en uzun karayolu tüneli olan Zigana Tüneli bulunmaktadır Kentin ayrıca gümüş çarşısı ünlüdür Burada Trabzona ait hasır görünümündeki meşhur altın ve gümüş bilezikleri satılmaktadır
Yeşil Sırtlar Üzerinde Bir Şehir Rize, Türkiyenin yeşili en bol olan ilidir İlin ekonomik hayatında tarım birinci sırayı alır Tarım denildiği zaman da akla Rizenin simgesi olan çay gelir
Kaçkar Dağları - RİZE
Sumela Manastırı - TRABZON
İşhan Kilisesi - ARTVİN
Kentin batısındaki Ziraat Parkından Rizenin tüm güzellikleri panoramik bir şekilde gözler önüne serilir Güneyindeki Kaçkar Dağları Milli Parkı ve bu parkın kuzeye bakan yamaç-ları bir doğal güzellikler cennetidir
Gümüşhane-Bayburt ve Dede Korkut Doğu Kara-denizin iç kesimlerinde yer alan Gümüşhane, adını, çevre-sindeki gümüş yataklarından alır
Kanuni Sultan Süleyman, burada bir cami ve 50 ev yaptırarak, gelişmesini sağlamış ve bu yerleşmeye Gümüş-hane adını vermiştir 14 yüzyılda Aleksios Kommenos tarafından yaptırılan Hutura Hagios Georgios Manastır Kilisesi ve ortasından Kelkit Çayının aktığı doğal güzellik-leriyle ünlü Kelkit Vadisi, kentin en güzel yerleri arasındadır
Çoruh Nehrinin kıyısında yer alan Bayburt ilinin bilinen tarihi M Ö 2000li yıllara kadar uzanır Tarihi İpek Yolu üzerindeki konumu nedeniyle de başta Marco Polo ve Evliya Çelebi olmak üzere, birçok batılı ve doğulu gezginin eserlerine konu olmuştur Orta Asyadan Anadoluya göç eden erenlerden biri olan Dede Korkutun mezarı buradadır
Yaylaları ile Ünlü Artvin Türkiyenin Kafkasya sını-rında yer alan Artvin, ülkenin en güzel yaylalarına sahiptir Yöre halkı yaz başlangıcında hayvancılık için yaylaya göç hazırlığına başlar Geleneksel töre olan “Yaylaya Göç” adeta bir şenlik ortamında gerçekleştirilir İlin en önemli akarsuyu olan Çoruh, Türkiyenin en hızlı akan nehri olması sebebiyle rafting sporu için idealdir
|