Yalnız Mesajı Göster

Konya Genel Tanitimi

Eski 11-04-2012   #5
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Konya Genel Tanitimi



YAPILAR

A) SİVİL MİMARİ
KERVANSARAYLAR
ZAZADİN HANI
Sultan Alaeddin Keykubat devrinde (633-Hicri 1236 Miladi yılında) Selçuklu Emirlerinden Vezir Sadettin Köpek tarafından yaptırıldı
Yazlık ve kışlık tiplerin birleşmesinden meydana gelmiş avlu tipte yapılmıştır Hanın boyu 104 m, eni 62 metredirTaş yapının dış duvarlarından gayri İslami devirlere ait eserlerden bazı parçalarda kullanılmıştır Konya-Aksaray yolunun 25 Kmsinde Tömek bucağındadır

HOROZLU HAN
1248 yılında bugünkü Konya-Aksaray asfaltının 8sinde kışlık olarak yapılmıştır




KIZILVİRAN HANI

Konya-Beyşehir yolu üzerinde olup, Konyaya 44 km uzaklıktadır Kışlık ve yazlık olmak üzere iki tipte yaptırılmıştır

OBRUK HAN
Anadolu Selçuklu döneminde ticaret yolları üzerinde kurulan hanlardan bir örneği de Obruk Hanıdır Oburk Hanı, Konyayı Aksaraya bağlayan yol üzerindedir

SULTAN HAMAMI
Larende caddesinde Sahip Ata Külliyesine ait olan Sultan Hamamı bugün de faliyetine devam etmektedir

MAHKEME HAMAMI
Şerfaddin Cami ile Şemsi-i Tebrizi Cami arasında yer alan tarihi özellikleriyle milletimizin temizliğe verdiği önemi yaşatan (Türk Hamamı) vasıflarını taşıyan mahkem hamamı faaliyetine devam etmektedir

MERAM HAMAMI
meram mesireliğinde, tarihi köprü çıkışında yer alan Beylikler devrinde yapılmış Meram Hamamı, yeli ve yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir

MEYDAN HAMAMI
Akşehirde 1329 yılında Subaşı Emir Şerafeddin tarafından yaptırılan hamam, bugünde hizmet vermektedir

ORTA HAMAM
Akşehir ulu camii caddesindeki Orta Hamam Selçuklulardan kalmış olup, Konya Valisi Avlonyalı Ferit paşa tarafından 1900 yılında ciddi bakım ve tamirattan geçirilmiştir Eski Ulu Camii güneyinde yeralan Karamanoğlu Beyliği devri eserlerinden olan eski hamam soğukluk, sıcaklık ve külhan bölümleriyle hizmet vermeye devam etmektedir

B) DİNSEL MİMARİ
ALAEDDİN CAMİİ


Anadolu Selçuklu Devri Konyanın en büyük ve en eski camiisidir Şehrin merkezine yüksekçe bir höyük olan Alaedin Tepesi üzerinde inşa edilmiştir Selçuklu Sultanı Rükneddin Mesud Iin son zamanlarında başlanılmış, Kılıçaslan II (1156-1192) devrinde inşaatına devam edilmiş, Sultan Alaeddin Keykubad I tarafından 1221 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştırCamii İslam mimarisi yapı tarzında inşa edilmiştir Üzeri ağaç ve toprakla örtülmüştür İçerisi Sütunlar ormanın andırmaktadır Bizans ve klasik devirlere ait 41 taş mermer sütundan ibarettir Camiinin en ilginç taraflarından birisi de minberidir Minber abanoz ağacından birbirine geçmiş olup, Anadolu Selçuklu ahşap işlemeciliğinin en güzel örneklerdir 1155 yılında Ahlatlı Mengum Berti tarafından yapılmış bir şaheserdir Çinilerle süsül mihrabın önünde çini süslü kubbesiyle örtülmüş bir saha mevcuttur Mihrap ve kubbelerin çinileri kısmen sökülmüştür

İPLİKÇİ CAMİİ
Alaeddin Caddesi üzerindedir Şemseddin Altınoba tarafından1201 yılından sonra yaptırılmış, Somuncu Ebubekir tarafından genişletilmiş, yenilenmiştir (1332) Cami iplikçiler çarşısında bulunduğu için İplikçi Camii adını almıştır 1951-1960 Klasik Eserler Müzesi olarak kullanılan camii, 1960 yılında tekrar ibadete açılmıştır

SAHİP ATA CAMİİ VE KÜLLİYESİ
Anadolu Selçuklu Devleti Vezirlerinden Sahip Ata tarafından 1258 - 1283 yılları arasında inşaa edilmiş olan mescid türbe, hanigah ve hamamdan ibarettir Mimarı Abdullah Bin Kellüktür

SADRETTİN KONEVİ CAMİİ VE TÜRBESİ
Konyanın Şeyh Sadrettin mahallesindedir 1274 yılında yapılmıştır Giriş kapısındaki kitabede adı geçen Sadrettin Konevi aslen Malatyalı olup, Konyaya yerleşmiş, zamanını tanınmış bilginlerindendir Muhiddin İbni Arabiden tahsil ve terbiye görmüş, Konyadaki hanikahında hadis ilimleri okutulmuştur Mevlanaya derin bir sevgi ile bağlanmıştırTürbe, Camiinin doğusundaki avludadır Açık türbeler tipinin ayakta kalan tek örneğidir Türbenin şekli Selçuklu kümbetlerin benzer Gövde açık, kaidesi mermer işleme olan türbenin üzerinde, köşeli bir tanbura oturan kafes şeklinde ahşap bir külah vardır

ŞEMSİ-İ TEBRİZİ CAMİİ VE TÜRBESİ
Şerafettin Camii kuzeyinde eskiden mezarlık olan Şems Parkının içinde yer alır Bugünkü yapı 1510 yılında Abdürrezakoğlu Emir İshak Bey tarafından mescidle birlikte elden geçirilmiş ve genişletilmiştir İlk yapının 13 Yüzyılda yapıldığı ileri sürülmektedir Ancak kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir Cami bölümüyle bitişik durumda, içten tavanlı dıştan sekizgen tambur üzerine piramidal külahla örtülüdür Eyvan şeklinde olan türbe mescide kalem işi süslenmiş ahşap Bursa kemeriyle açılır Diğer yönlerde biri altta, diğeri üstte olmak üzere ikişer penceresi vardır Türbenin duvarlarında herhangi bir bezeme yoktur Tavanı geometrik motiflerle bezenmiştir Üzeri örtülü sandukanın altında önceleri kuyu bulunduğu söyleniyorsa da araştırmalar neticesinde burasının kuyu değil mumyalık olduğu anlaşılmıştır Gövdesi taştan tambur ve külahı ise tuğladan yapılan türbe 1977 yılında tamiri sırasında orjinalliğin biraz kaybetmiştir

KADI MÜRSEL (Hacı Hasan Camii)
Hükümet konağının batısındadır Güney duvarında bulanan kitabesine göre 812 H- 1409 M Yılında ve Karamaoğlu Mehmet bey zamanında Hacı Mustafa oğlu Mürsel tarafından yaptırılmıştır Dikdörtgen planlı taş ve moloz dolgu yüksekçe bir tabana oturmaktadır Üzeri çatı ile örülmüştür

TURSUNOĞLU CAMİİ (Tahir Paşa)
Abdülaziz mahallesindedir XV Yüzyıl başlarında Konya eşrafından Tursunoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılmıştır Beden duvarları taş, kubbe ise tuğladır Camiinin kuzeyindeki kubbeli son cemaat mahallide tuğladan yapılmıştır Tek şerefeli ve köşeli bir minaresi vardır

SELİMİYE CAMİİ
Mevlana Dergâhının batısında inşaatına Sultan Selim IInin şehzadeliği zamanında başlanmış (1558-1567) arasında tamamlanmıştır Camii Osmanlı klasik mimarisinin Konyadaki en güzel eserlerindedir Kuzeyinde altı sütuna istinat ettirilmiş yedi kubbeli son cemaat yeri ve mermer süveli geçme basık kemerli cümle kapısı mevcuttur Ahşap kapı kanatlarından sağdakine "Mescitti Mümin,suda balık gibidir"İbareler mevcuttur Son cemaat yerinin sağ ve solunda tek şerefeli iki minaresi vardır

AZİZİYE CAMİİ
Konya çarşının ortasındadır Muntazam kesme Gödene Taşı ile yapılan mabed son Osmanlı mimarisinin çok muvaffak bir eseridir Yerindeki 1671-1676 yılları arasında Şeyh Ahmed eliyle yaptırılan camii yandığı için (1867) Sultan Abdülaziziin annesi Pertenihal adına yeniden bugünkü Camii yaptırılmış ve bu adla anılmıştır (1874) Türk Baroku uslubundadır Altı mermer sütuna oturan üç kubbeli son cemaat yerinin iki ucunda kaideleri şadırvanlı iki minaresi dikkat çeker Üzeri ferah kubbe ile örtülüdür

ŞERAFETTİN CAMİİ
Hükümet konağının güney cephesindedir Camii ilk defa XII Yüzyılda Şeyh Şerafettin tarafından yaptırılmış 1336 yılında tamamen yıktırılarak Çavuş oğlu Mehmet Bey tarafından inşa ettirilmiştir Camii gövdesi kesme taşlardan büyük bir kubbe ile örtülmüştür Kubbeyi 10 fil ayağı tutmakta, güneyinde bir yarım kubbe ile desteklenmektedir Mihrabın bulunduğu kısmı dışarıya taşmaktadır Yarım bir kubbe ile örtülmüştür Güney kısmı hariç diğer yönlerdeki ikinci kat mahfelleri bulunmaktadır Camii iç yazı ve nakışlarla dekorize edilmiş olup, mermer işlemeli mimber ve mihrabı takdire değer bir sanat eseridir Sonradan ilave edilmiş tek şerefeli bir de minaresi vardır Osmanlı Camii mimarisinin en mümeyyiz vasflarından birisi olan cemaat yerine yer verilmiş olup, altı mermer sütun üzerine oturmuş yedi küçük kubbe ile örtülmüştür

KAPU CAMİİ
Konyada merkezde sarraflar (çıkrıkçılar) caddesi üzerindedir Asıl adı ihyaiyye olup eski Konya Kalesinin kapılarından birini çevresinde yer aldığında Kapı Camii adıyla anılır Cami ilk defa 1658 yılında Mevlevi Dergahı Postnişinlerinden Pir Hüseyin Çelebi tarafından yapılmıştır Bir süre sonra yıkılan bu camiiyi 1811 yılında Konya Müftüsü Esenlilerlizade seyyid Abdurrahman yenilemiş, 1867 yılında bir yangın cami ile birlikte bu civarda vakıf dükkanları da yok etmiş Bu yeni inşaasına dair 1285 H (18868 M) tarihli kitabesi taç kapısı üzerinde yeralmaktadır Kapı Cami Konyada yer alan Osmanlı Dönemine camilerinin en büyüğüdür Kuzeyinede 10 mermer sütuna istinat eden yüksek bir son cemaat mahalli ve basık kemerli bir cümle kapısı vardır Ayrıca doğu ve batı yönlerinde de birer kapısı bulunmaktadır Kesme taşlardan inşa edilen camiinin üzeri dıştan çatı, içten büyüklü küçüklü sekiz kubbe ile örtülüdür Taş Miharı ve ahşap minberi sadedir

NAKİBOĞLU CAMİİ
Camii, Nakiboğlu mahallesindedir Vakfiyesine göre Konya Müftüsü Nakibül Seyid İbrahim tarafından 1176 H (1762 M) yılında yaptırılmıştır Kare planlı olup toptan yapılmıştır Çatı ahşaptır Kiremit planlı olup toptan yapılmıştır Çatı ahşaptır Kiremitle örtülmüştür Minaresi, 1178 H (1764 M) yılında Nakibül Hac Seyid İbrahim oğlu Mehmet Emin tarafından yaptırılmıştır Cami zamanla harap olduğu için 1926 yılında minaresi hariç, yıktırılarak yeniden yaptırılmıştır

MESCİTLER
HASBEY DARÜLHUFFAZI
Gaziâlemşah Mahallesindedir Karamanoğlu Mehmet II devrinde Hacı Hasbey oğlu Mehmet bey tarafından (1421) "Hafızlar Evi" olarak yapılmıştır Tuğla örgü gövdesi kare bir plan üzerine oturtulmuş ve üzeri üç taraftan yontma taşlarla kaplanmıştır Giriş kapısının bulunduğu batı cephesi işlemeli mermerlerle süslüdür Gövdeden kubbeye klasik üçgen köşebentlere geçirilmektedir Üçgenlerin ikişer kenarları yeşil çinilerle süslenmiştir İçerisinde çinilerle süslü güzel bir mihrabı da vardır

MERAM (HASBEY) MESCİDİ
Konyanın tarihi bir mesire yeri olan Meramdadır Karamanoğlu Mehmet II De Hasbey oğlu Mehmet adına yapılmıştır Kesme taşlardan yapılmış, üzeri toprak damla örtülmüştür Minberi çok sadedir Caminin yanında birde Dar-ül huffaz vardır Kare planı üzerine yapılmıştır Bugün çocuk kütüphanesi olarak kullanılmaktadır

ALİ EFENDİ MUALLİMHANESİ
Şerefattin Camii civarındadır Müderris Ali Efendi tarfından Kuran kursu olarak yaptırılmıştır Kare plan üzerine taşlardan yapılıdır Üzeri büyük bir kubbe ile kapatılmıştır Bugün çocuk kütüphanesi olarak kullanılmaktadır

NASUH BEY DAR-ÜL HUFFAZI
İstasyon caddesi üzerindedir Karamanoğlu İbrahim Bey II Zamanında Kadıoğlu Nasuh Bey tarafından yaptırılmıştır Kare plan üzerine taşlardan yapılıdır Üzeri sekiz köşeli bir tanbura oturan yüksekçe bir kubbe ile kapatılmıştır Üç kubbeli bir revakı varken bugün yıkılmıştır


TÜRBELER
YEŞİL TÜRBE (KUBBE-İ HADRA)
Dört fil ayağı sütun üzerine bir Selçuklu şaheseridir Kubbeyi hadranın ve kalkamı dıştan 16 dilimli bir külahı vardır Külahla silindir gövdenin birleştiği yerde Ayet-Ül Kürsi yazılıdır Kubbe muhtelif motifler süs ve kufi ayetlerle bezenmiştir Kubbenin altında Mevlâna ve Sultan Veled yatmaktadır Mezar üzerinde en son Abülhamit IInın hediye ettiği altın sim işli bir puşide örtülüdür Kubbenin doğusunda Sultan - Ü1- Ülemanın kabri bulunmaktadır Selçuklu ağaç işlemeciliğinin bir şaheseri olan sandukası yüksekçedir Arka cephesi görülmediğinden ayakta imiş hissini verir Bu sanduka Mevlâna için yapılmış, bilahare babasının üzerine kaldırılmıştır

SULTANLAR TÜRBESİ
Alaeddin Camii içinde kuzeyde, klasik Selçuklu türbeleri tipindedir Gövdesi kesme taşlardan on yüzlü prizma şeklinde yükselmiş, üzeri tuğladan on köşeli bir pramitle örtülmüştür Türbe, Sultan Kılınçaslan tarafından yaptırılmıştır Türbede sekiz çinili sanduka vardır Aşağıda isimleri yazılı Selçuklu Sultanları; Sultan Mesud I, Kılınçaslan II, Rükneddin Süleymen II, Gıyaseddin Keyhüsrev I Alaeddin Keysubat I Gıyaseddin Keyhüsrev II, Kılınçaslan IV, Gayseddin Keyhüsrev III medfun bulunmaktadır

TAVUSBABA TÜRBESİ
Konyanın tarihi bir mesire yeri ola meramdadır I Alaeddin Kuykubat Devrinde Konyada ölmüş olan Şeyh Tavus Mehmet-el Hindiye aittir Taş ve tuğladan yapılmış, Tonas kubbeli sade bir eserdir

ATEŞ BAŞ VELİ TÜRBESİ
Eski Meram yolu üzerindedir Klasik Selçuklu Kümbetleri tipindedir Türbe 1285 yılında ölen Mevlevi Ataşy-Baz Yusufa aittir Kesme taşlardan sekiz köşeli gövde sekizgen pramit tuğla örtülü bir külahla yaptırılmıştır Taş söveli kemerli kapısının altında mezar mahsenine inilen bir de kapısı mevcuttur

GÖMEÇ HATUN TÜRBESİ
Musalla Mezarlığındadır Selçuklu türbeleri arasında değişik bir karakteri vardır Bodrum, sivri kemerli beşik tonozlu bir eyvandan müteşekkildir Büyük bir kısmı kesme taştan, geri kalan kısmı ise tuğladan örülmüştür Dış görünüş itibariyle bir kaleyi andırmaktadır Eyvan kemerlerin içinde mozayiklerle süslenmiştir Türbenin Anadolu Selçuklu Sultanı Rükneddin Kılıç Aslanın karısı IV Gömeç Hatuna ait olduğu söylenmektedir

KESİKBAŞ TÜRBESİ
Kalenderhane Mahallesindedir Kime ait olduğu bilinmemektedir Klasik Selçuklu türbe örneklerine uygun olarak yapılmıştır Sekizgen bir kaidesi ve gövdesi vardır Sekizgen bir piramitle örtülmüştür

TAHİR İLE ZÜHRE TÜRBE VE MESCİDİ
Beyhekim mahallesindedir Türbe halk hikayelerine geçmiş Tahir ile Zühreye aittir Tuğla örtülü bir kubbe olarakyapılmıştır Mescidin doğusunda tuğla moziyiklerle küçük portale oradan çapraz kubbeli bir dehlize oradan da bir kapı ile mescide geçilmektedir Türbenin alçı relyeflerle süslü bir mihrabı vardır

EMİR NURETTİN TÜRBESİ
Sephavan Mahallesindedir Selçuklu emiri Nurettine aittir Sekiz köşeli bir plan üzerne kesme taşlarla yapılmış ve sekizgen bir külahla üzeri kapatılmıştır

TAÇ-ÜL VEZİR TÜRBESİ
Dede Bahçesi civarındadır (Kültür Fuar) Klasik Selçuklu kümbetleri tipinde bir külliyeye dahil olarak yapılmıştır Bu gün külliyede yalnız türbe kalmıştır Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat I, Gıyasettin Keyhüsrev II, emirlerden Taç - Ül Vezir Seyit tarafından sekizgen bir gövde üzerine sekizgen bir pramit külahtan tuğla ile yaptırılmıştır İçerisi sekizgen nişle süslenmiş, yuvarlak bir kubbe ile örtülmüştür

ALİ GAV ZAVİYESİ VE TÜRBESİ
Tarla mahallesindedir XIV Yüzyılda inşa edilmiş, medresede bulunan bir zaviyesidir XV yüzyılda yaşamış Hacı Bayram-ı Veli ahvalinden Ali Gav Baba metfundur Eyvanı ve dört odası vardır

BURHANEDDİN FAKİH TÜRBESİ
Burhandede mahallesindedir 1454 yılında bilgin ve mutasavvıf Burhaneddin Fakih Paşa için yaptırılmıştır Kare bir plana oturan gövde sekiz köşeli ikinci bir gövde ile tamamlanmakta ve örtü pramit bir külahla son bulmaktadır Türbenin içten tuğla örgülü bir kubbe ile örtülüdür Basit bir sandukası ve mermer kitabesi mevcuttur

Alıntı Yaparak Cevapla