11-04-2012
|
#12
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
La Fontaine Masalları
İki Katır
İki katır yürüyormuş yan yana,
Biri yulaf yüklüymüş, biri para:
Köylülerden tuz vergisi toplamışlar,
Koca bir heybe dolusu mangır
Para yüklü katırda bir çalım, bir çalım,
Başı havalarda,
Boynunda çıngırak şıngır mıngır:
Zenginim zengin der gibi, sağa sola
Derken eşkıyalar sökün etmiş;
Doğru vergi katırının üstüne tabii  
Yakalamış geminden, durdurmuşlar
Katır diretmiş, savunmaya kalkmış parayı
Eşkıyalar da veryansın etmiş sopayı
İşte o zaman ağlamış katır,
Ve dert yanmış tanrılara:
— Ben böyle mi olacaktım, demiş, Yulaf yüklü katıra
Fiske bile vurulmasın da, Ben dayak yiyeyim ölesiye!
— Ya, kardeş, demiş öteki;
Yüksek işler iyilik getirmez her zaman; Yulaf taşımakla kalsaydın benim gibi, Başına bir belâ gelmezdi
|
|
|
|