11-04-2012
|
#15
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
La Fontaine Masalları
Ağustos böceği ile karınca
Ağustosböceği bütün yaz
Saz çalmış, türkü söylemiş
Karakış birden bastırınca
Şafak atmış zavallıda;
Bir şey bulamaz olmuş yiyecek:
Koca ormanda ne bir kurtçuk, ne bir sinek
Gitmiş komşusu karıncaya:
— Aman kardeş, demiş, hâlim fena; Bir şeycikler ver de kışı geçireyim Yaz gelince öderim,
Hem de faizi maiziyle; Ağustosu geçirmem bile Ödemezsem böcek demeyin bana Karınca iyidir hoştur ama Eli sıkıdır: Can verir, mal vermez
— Sormak ayıp olmasın ama, demiş; Bütün yaz ne yaptınız?
— Ne mi yaptım? demiş ağustosböceği; Gece gündüz türkü söyledim;
Fena mı ettim sizce?
— Yoo, demiş karınca, ne mutlu size; Ama hep türkü söylemek olmaz; Kışın da oynayın biraz
29
KARGA İLE TİLKİ
Bay karga konmuş bir dala Koca bir peynir ağzında Tilki kokuyu almış gelmiş:
— Günaydın, Sayın Karga, demiş; Bu ne güzellik böyle: Bakmaya doyamıyorum size
Şu tüylere bakın, pırıl pırıl;
Sesiniz bilmiyorum nasıl;
O da renginiz kadar güzelse
Ne yalan söyleyeyim
Bu ormanda güzel yoktur üstünüze
Karga bu sözlere bitmiş:
— Şuna bir gak diyeyim de ses görsün, demiş; Gak der demez peynir düşmüş, tilki yutmuş
— Kara bayım, demiş kargaya; Şu sözümü hiç unutma, Kaptırdığın peynire değer: Her dalkavuk çıkarı için över, Yüzüne güler, peynirini yer Karganın aklı gelmiş başına
İş işten geçtikten sonra
|
|
|
|