Yalnız Mesajı Göster

Muş Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir)

Eski 11-04-2012   #6
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Muş Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir)



Muş Türbe ve Mezarları

Şeyh Molla İbrahim Efendi Türbesi (Merkez)

Muş ili Merkez ilçeye bağlı Çatbaşı Köyündeki Şeyh Molla İbrahim Efendi Türbesinde gömülü bulunan bu kişi hakkında kaynaklarda bilgi bulunmamaktadır Yalnızca Çatbaşı Köyünde dünyaya gelmiş, öğrenci yetiştirmiş bir din adamı olduğu bilinmektedir

İbrahim Samidi (Zemzemi) (Merkez)

Muş il merkezinde Alâeddin Bey Hamamının karşısındaki bahçe içerisinde İbrahim Samidinin türbesi bulunmaktadır İbrahim Samidinin Arabistandan gelerek Muşa yerleşen bir din adamı olduğu bilinmektedir

Türbe taş bir binanın altında olup, dikdörtgen planlı, peş peşe iki bölümden meydana gelmiştir Kesme taş ve moloz taştan yapılmış olan türbenin girişi kuzey yönündedir İlk bölümde kıble duvarında bir mihrap yer almaktadır Bu bölümün doğusundaki bir kapıdan sandukanın bulunduğu türbeye geçilmektedir

Halk arasındaki yaygın bir inanışa göre ruhsal bozuklukları olan ve sıtmaya tutulanların burada şifa buldukları sanılmaktadır Bu yüzden de halk tarafından ziyaret edilmektedir

Şeyh Muhammed-i Mağribi (Merkez)

Muş il merkezindeki Ulu Caminin avlusunda bulunan mezarda Şeyh Muhammed-i Mağribi gömülüdür Şeyh Muhammed Mağribi Arabistandan gelerek Muşa yerleşmiş bir din adamıdır Söylentiye göre de 1517de Ulu Camiyi yaptırmıştır

Şeyh Halil ve Şeyh Mustafa (Merkez)

Muş Kızılay binasının karşısında bulunan iki türbeden biri Şeyh Halile, diğeri de Şeyh Mustafaya aittir Bu kişilerin kim oldukları konusunda kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanmamaktadır Türbelerin mimari yönden bir özelliği bulunmamaktadır

Halk arasındaki yaygın bir inanışa göre bu türbeler küçük yaştaki bir çocuk tarafından yaptırılmıştır

Kesik Baş Türbesi (Merkez)

Muş il merkezindeki Hacı Şeref Camisinin haziresinde bulunan Kesik Baş Türbesinden günümüze yalnızca cami duvarına bitişik iki mezar gelebilmiştir Bu mezarlar yakın tarihte onarılmıştır

Kesik Baş Türbesi caminin doğu duvarına bitişiktir Mezarların şahideleri günümüze gelememiş, son onarım sırasında mozaikli beton ile mezarlar yenilenmiştir Günümüzde bu türbe dikdörtgen şekilde olup, yerden 80-120 cm yüksekliğinde bir kaide üzerine demir kafesle çevrilmiş, cephesi Ahlat taşı ile örülmüştür

Söylentiye göre bu kişi savaşta başı gövdesinden ayrılmış olmasına rağmen, kopan başını koltuğunun altına alarak savaşmayı sürdürmüş, daha sonra bugünkü mezarının bulunduğu yere gelerek şehit olmuştur

Abdulvahap Gazi Türbesi (Merkez)

Muş Merkez ilçeye 7-8 km uzaklıkta, Çatbaşı Köyündeki camiye bitişik olarak 40-50 mezarın bulunduğu bir hazire vardır Bu hazire içerisindeki Abdülvahap Gazi Türbesi moloz taştan yapılmış dikdörtgen planlıdır Üzeri ahşap desteklerin taşıdığı beşik bir tonozla örtülüdür Türbenin yanında düz damlı ahşap bölüm türbe ile cami arasındaki bağlantıyı sağlamaktadır

Türbe içerisinde sahabeden Abdülvahap Gazi, Tarışlı (Silvan) Şeyh Şeref, Hoca İbrahim Efendi, Muş alimlerinden Faik Aykal Efendi, Muş ulemalarından Hacı Tayip Efendi ve Hacı Tayip Efendinin oğlu Molla Fethi Rahman Efendi gömülü bulunmaktadır Bunun dışındaki mezarların kime ait oldukları bilinmemektedir

Müştak Baba Türbesi (Merkez)

Müştak Baba mezarı Abdurrahim Yeşilbaş isimli şahsın evinin avlusunda bulunmaktadır Müştak Babanın Bitliste dünyaya geldiği, medresede okuduğu ve şiirler yazdığı kaynaklardan öğrenilmektedir Şemsi Bitlisi olarak bilinen amcası Hacı Mahmut Hocadan ders almış, daha sonra Hacı Hasan Şirvaniden eğitim görmüştür Erzurum, İstanbul, Ankara, Bağdat ve Hizana gitmiştir İstanbulda Eyüpte Selami Efendi Dergâhına postnişin olmuş, daha sonra memleketi olan Bitlise dönmüştür Bundan sonra Asar isimli bir eser yazmıştır Bu yazma eser İstanbulda Süleymaniye Kütüphanesi Mahmut Efendi bölümünde 2421 numaraya kayıtlıdır Ayrıca Divanı 1838 yılında basılmıştır

Müştak Baba Bitlisten İstanbula giderken bir söylentiye göre 81 yaşında iken boğdurulmuştur Bir başka söylentiye göre de Alâeddin Bey tarafından Muşa davet edilerek boğdurulmuştur Bir başka söylentiye göre ise, Onun tutumundan hoşlanmayan Yezidiler tarafından boğdurulmuştur

Müştak Babanın mezarı cami avlusunda zeminden 30 cm yüksekliktedir Yakın tarihlerde, 1983 yılında Taha Yeşilbaş tarafından yenilenmiş ve etrafı demir bir kafes içerisine alınmıştır

Üstad-ı Azam Şeyh Molla Mezarı (Merkez)

Muş il merkezinde Alâeddin Bey Camisinin avlusunda Üstad-ı Azam Şeyh Mollanın mezarı bulunmaktadır

Şeyh Molla Bitlisin Sipik Köyünde dünyaya gelmiş, dini bilgisinden ötürü Üstad-ı Azam unvanı verilmiştir Osmanlı sarayı tarafından ödüllendirilerek Muşun Beşparmak (Gemik) Köyü kendisine verilmiştir Kaynaklarda bunun dışında başka bir bilgiye rastlanmamıştır Mezarı üzerindeki kitabesinden 1829da öldüğü öğrenilmektedir

Seyyid Ahmed (Hacı Gal) Mezarı (Merkez)

Muş Kale Mahallesindeki mezarlıkta Seyyid Ahmetin mezarı bulunmaktadır Seyyid Ahmed Bağdatta 1696 yılında dünyaya gelmiş 1710 yılında Muş halkının isteği üzerine babası tarafından Şeyh Fazıl Efendi tarafından Muşa ders vermek üzere gönderilmiştir Soyunun HzHüseyine kadar dayandığı ve yedi defa yaya olarak Hacca gittiği söylenmektedir

Seyyid Ahmed Muşta 1710 tarihinde bir Kadiri Dergâhı kurmuştur 1803 yılında ölmüş ve Kale Mahallesindeki mezarlığa gömülmüştür

Şeyh İbrahim Mezarı (Bulanık)

Muş, Bulanık ilçesi Esenlik Köyündeki Esenlik Camisi yakınında bulunan mezarlıkta gömülü olan Şeyh İbrahim Efendinin kimliği konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır Bazı kaynaklarda Mevlevi olduğu belirtilmekte olup, çeşitli hastalıkları iyileştirdiğine halk tarafından inanılmaktadır

Şeyh Ömer Sahubi Türbesi (Bulanık)



Muş ili Bulanık ilçesi, Mollakent Köyünde Şeyh Ömer Sahubinin Türbesi bulunmaktadır Şeyh Ömer Sahubinin kim olduğu konusunda kaynaklarda bilgiye rastlanmamıştır

Türbenin bulunduğu yerde kendisi tarafından misafirhane ve mutfak yaptırdığı söylenmektedir Bu iddia doğru ise bu yerde bir de dergâhın olması kuvvetle muhtemeldir Nitekim türbesi halk arasında Çilehane olarak da isimlendirilmiştir Yaygın bir inanışa göre de Şeyh Ömer Sahubinin türbesinde bir gece kalan sara başta olmak üzere diğer hastalıklarından kurtulmaktadırlar

Günümüze gelebilen türbe kesme taştan yapılmış, dikdörtgen planlı olup, üzeri kırma çatı ile örtülüdür

Alıntı Yaparak Cevapla