Yalnız Mesajı Göster

Kayseri Genel Tanitimi

Eski 11-04-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Kayseri Genel Tanitimi



Kayseri Cami ve Mescitleri

Ulu Cami (Cami-i Kebir) (Melikgazi)


Kayseri il merkezinde Camii kebir Mahallesinde, Kapalı Çarşının hemen yanında yer alan Ulu Cami, eski kayıtlarda Sultan Camisi olarak geçmektedir Camiyi Kayseriyi başkent yapan Danişmendlilerin üçüncü hükümdarı Melik Mehmet Gazi 1134-1143 yıllarında yaptırmıştır Selçuklu hükümdarı IGıyaseddin Keyhüsrevin emirlerinden Muzafferüddin Mahmud bin Yağıbasan 1205-1206 tarihinde onarmıştır Bu onarımı belirten bir kitabe caminin kuzey yönündeki duvar üzerine yerleştirilmiştir Bu kitabe mermer üzerine sülüs yazı ile dört satırlık olup, mealen anlamı şöyledir:

“Bu camiyi, Kılıçaslan oğlu büyük sultan Keyhüsrev devrinde, Allah onun yardımını yüceltsin, h602 (1205-1206) Yağıbasanoğlu Muzafferüddin Mahmud tarafından onarılmıştır

Caminin kuzey kapısı üzerindeki bir kitabeden öğrenildiğine göre; h1126 ( 1714 ) yılındaki depremden kısmen yıkılmış ve Matbah ve Sur Emini Halil Efendi tarafından 1722-1723 yılında tamir edilmiştir Bu kitabe sülüs yazılı olup mealen anlamı şöyledir:

“Yalnız matbah emini değil, Sultan suru eminidir de Malının çoğunu hayra yöneltmek herkesçe malum itiyadı, o temiz müstesna kişi cümle alemin Halilidir, dostudur Ser ve azadır Hayrın gül bahçesi denilse lâyıktır Arşı asa olan bu ibadet yeri zelzeleden yıkık halde iken en iyi onarımla bu harabe binayı yepyeni yaptı Güzel kubbesinin üst örtüsü yıkılmıştı Yine eski şekil üzere binası ortaya çıktı Yüce Kâbenin nuru Mecidi Mevlâ Ona göstermesin imar edilmiş bu eve şöyle bir yeni tarih yazılsın; Halilin Ulu Camisinin binası Kâbe gibi oldu”

Ulu Cami bunun dışında birkaç onarım daha geçirmiştir Caminin içerisinde mihrap içindeki kitabeden Salih Paşa tarafından h1230da (1814) onarıldığı öğrenilmektedir Ayrıca caminin mihrap tarafındaki kubbenin doğu kısmında 1856 yılında bir kez daha onarıldığını belirten bir başka kitabe daha bulunmaktadır

Ulu Cami dikdörtgen planlı olup, 1750 m2lik bir yer kaplamaktadır Cami Selçuklu ve Danişmendli Ulu Cami plan tipinin erken örneklerinden birisidir İbadet mekanı 4745x2700 m ölçüsündedir Caminin üzeri 12 kemer ayağının taşıdığı düz bir çatı ile örtülüdür Biri mihrap önünde, diğeri de ortada olmak üzere taş kaplamalı iki kubbesi bulunmaktadır Yarım yuvarlak olan mihrabı çeşitli motiflerle bezenmiştir Ayrıca ağaç minberi Anadolu Selçukluları döneminde yaygın olan taklit kündekâri tekniğinde yapılmıştır İki katlı olan minberin kapısında ortada altı köşeli bir yıldız, geometrik desenler ve Rumiler, kıvrık dallarla bezelidir Ayrıca Kurandan alınma ayetler minber üzerine yazılmıştır İbadet mekanı mihrap duvarına dik olarak sıralanmış 30 sütunla sekiz sahna ayrılmıştır Bu sütun ve sütun başlıklarının çoğu Roma ve Bizans yapılarından toplanmıştır

Caminin batısında sekizgen bir taban üzerinde kalın silindirik gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır Bu minare mozaik tuğlalarla yapılmıştır

Hacı Kılıç Camisi (Kocasinan)


Kayseri İstasyon Caddesinde bulunan bu camiyi yanındaki medrese ile birlikte kitabesinden öğrenildiğine göre; IIGıyaseddin Keyhüsrevin oğlu İzeddin Keykavusun emri ile Selçuklu emirlerinden Ebül Kasım Ali et-Tusi tarafından 1249-1250 yılında yaptırmıştır Camiye Hacı Kılıç isminin neden verildiği bilinmemektedir

Cami yanındaki medrese ile bir bütün oluşturmaktadır Her iki yapı da kesme taştan yapılmıştır Yalnızca güney cephe duvarlarında yer yer devşirme malzeme de kullanılmıştır

Cami mihrap duvarına dik beş nefe payelerle ayrılmış ve bunlar sivri kemerlerle birbirine bağlanmıştır Üzeri tamamen beşik tonozlarla örtülü olup, orta nefin mihrap önüne rastlayan bölümü pandantifli bir kubbe ile örtülüdür Caminin dışa taşkın ve oldukça yüksek olan giriş kapısı dikdörtgen çerçeve içerisinde yuvarlak kemerli olup, mukarnaslarla sona ermektedir Ayrıca kapının yüzeyini geometrik geçmeler boş yer kalmamacasına kaplamıştır Caminin batısında ikinci bir giriş bulunmaktadır Ancak fazla derin olmayan sivri kemerli bir niş içerisindeki bu kapıda bezeme bulunmamaktadır

Caminin giriş cephesinde, kapının iki yanında birer dikdörtgen pencere bulunmaktadır Bunlardan sağ taraftakinin önü sonradan yapılmış minare kaidesi ile kapatılmıştır İbadet mekanında, mihrap duvarında üç, batı duvarında da iki pencere daha bulunmakta olup, bunlar mazgal pencere niteliğindedir Mihrap nişi geometrik örgülü yıldız geçmelerden meydana gelmiş bir bordürle çevrilmiştir Ayrıca köşe dolgularındaki düğümlü geçmeler Konya Alaaddin camisindeki bezemeyi hatırlatmaktadır

Caminin ve medresenin köşelerinde destek kuleleri bulunmaktadır Bunlardan medrese ve cami arasındaki alana, dikdörtgen kaide üzerinde, yuvarlak gövdeli tek şerefeli taş minare oturtulmuştur

Huant Hatun Camisi (Melikgazi)


Kayseri kalesinin doğusunda, şehri çevreleyen surların dışında yer alan külliye; 1237-1246 yılları arasında I Keykubat'ın karısı, IIKeyhüsrev'in annesi Mahperi Hunat Hatun tarafından yaptırılmıştır Külliyeyi oluşturan yapı topluluğundan biri olan Cami, kapısı üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre; 1238 yılında tamamlanmıştır Buradaki üç satırlık mermer kitabede mealen şöyle yazılıdır:

“Bu mübarek caminin inşasını Keykubat oğlu, yüce sultan din ve dünyanın koruyucusu, fetihler sahibi, Keyhüsrev devrinde, Şevval 635 (Mayıs 1238) yılında büyük alim, kanaatkâr, dünya ve dinin yüz akı, hayırlar fatihi, Melike, oğluna emretti
Allah Onun varlığını devamlı kılsın, gücünü arttırsın”

Klasik Selçuklu planında, 5230x4370 m ölçüsünde dikdörtgen planlı bir yapı olup, kuzey-güney yönünde uzanan geniş bir orta sahın ile onun yanındaki üçer sahından meydana gelmiştir İbadet mekanının üzeri merkezi bir kubbe ile örtülmüştür Kubbe dışındaki bölümlerin üzerleri tonozlarla örtülüdür Bunlardan doğuda 10, batıda da 7 tonoz örtüsü vardır Kubbe ve tonozları iki kubbe arasındaki toplam 48 paye taşımaktadır Mihrap önü kubbesi ise günümüze orijinal durumunu koruyarak gelebilmiştir Ancak üzerindeki yapıldığı dönemin özelliğini yansıtan külahı yıkılmış ve günümüze gelememiştir İbadet mekanının üzerini örten kubbe kitabesinden öğrenildiğine göre 1899 yılında Sultan IIAbdülhamit tarafından yaptırılmıştır Yüksek bir kasnak üzerindeki bu kubbenin 1726-1727 yıllarındaki onarımında konulan kubbe üzerine yapıldığı bilinmektedir

Mihrap mermer sütuncuklar ve mukarnaslı olup, çevresi geometrik taş oymalarla süslenmiştir Ayrıca istiridye motifli üç niş de onu tamamlamıştır Minber döneminin özelliğini taşıyan kündekari tekniğindedir Ne yazık ki bu minberin üzerindeki yazılardan bir kısmı kazınmış ve boyanmıştır


Caminin doğu ve batıdaki giriş kapıları Klasik Selçuklu üslubunda geometrik motiflerle çevrelenmiş ve abidevi bir görünüş kazanmıştır Kapıların giriş kemeri üzerinde Kurandan alınma ayetlerden oluşan bir friz dolaşmaktadır

Caminin minaresi batı taç kapısı üzerinde köşk-minare şeklinde 1139 onarımında yapılmıştır Caminin orijinal Selçuklu minaresi bulunmamaktadır Büyük olasılıkla ezan doğu duvarının iç yüzündeki taş merdivenlerden çıkılarak damda okunuyordu Sonradan Osmanlı döneminde caminin batı taç kapısı üzerine altı ayaklı taş bir minber-minare yapılmıştır Zeminden 475 cm yükseklikte, 156x139 m ölçüsündeki dikdörtgen kaideli yekpare taştan yapılmış minare 5 m yüksekliğindedir Konik biçimde oyulmuş sivri kemerli cepheler yekpare taştandır Minare şerefesinin tavanı içten düz, çatısı da dışarıya çıkıntılı saçaklarla tamamlanmıştır Külahın kaidesi ise kare planlı yekpare taştandır Külah üç parçalı taştan yapılmıştır Bu minber minarenin yapım tarihi kesinlik kazanamamakla beraber yanındaki büyük minarenin XIXyüzyılın sonunda yapıldığı düşünüldüğünde, bu minarenin daha önce yapıldığı da açıklık kazanmaktadır Ayrıca portalin yanında cami duvarına bitişik olan kesme taştan yuvarlak gövdeli büyük minare Sultan IIAbdülhamit tarafından 1900-1901 yılında yaptırılmıştır

Kölük (Gülük) Camisi (Melikgazi)


Kayseride Düvenönü semtinde Gülük Mahallesinde bulunan Kölük (Gülük) Külliyesi cami ve medreseden meydana gelmiştir Yapı topluluğu XIII Yüzyıl Danişmendli eseri olup, Caminin kuzeydoğusundaki kapısının üzerinde bulunan kitabesinden bu yapıyı Kayseri Ulu Camisini onaran Muzaffereddin Mahmudun kızı Adsız Elti Hatun tarafından 1211 tarihinde onarıldığı öğrenilmektedir Üç satırlık Selçuklu sülüsü ile yazılmış kitabesinin mealen anlamı şöyledir:

“Bu binayı, Keyhüsrevin oğlu, dünya ve dinin şerefi, fetihler sahibi hak dağıtıcısı, müminlerin emirinin ortağı büyük sultan Keyhüsrevin hakimiyeti zamanında Allahın en zayıf kulu, iffetli kadın, Yağbasan oğlu Mahmudun kızı Adsız Elti Hatun h607 (1210-1211) yılında onarmıştır”

Camiyi 1335 depreminden sonra Kölük (Gülük) Şemseddin büyük ölçüde onarmış ve bu yüzden de yapı Onun ismi ile tanınmıştır

Cami, dikdörtgen planlı olup içerisindeki sütunlarla beş sahna ayrılmıştır Mihrap önüne rastlayan orta nef kubbe ile diğerleri de tonozlarla örtülmüştür Kubbeler ve tonozlar 32 kemer ayağı üzerine oturtulmuştur Mihrap önü kubbesi ve onu taşıyan Türk üçgenleri tuğladan yapılmıştır Caminin güney duvarında girişe göre sola kaydırılmış mozaik çinili bir mihrap görülmektedir Bu çinili mihrap daha önceden yapılmış taş mihrabın üzerine XIIIyüzyıl çinileri ile kaplanarak yeniden yapılmıştır Selçuklu mozaik-çini mihraplarının en güzel örneklerinden birisidir Burada geometrik ve bitkisel motiflerin ve çinilerin arasına yer yer ayetler yerleştirilmiştir
Gülük camisi'nin çatı ile örtülü kubbesinin yanında minber-minaresi bulunmaktadır Bu minare 160x158 m ölçüsünde taş kaide üzerine yerleştirilmiş olup, dört taş basamakla çıkılmaktadır Minare altı taş sütunun taşıdığı taş bir külah ile örtülmüştür

Cami ve medrese 1835-1856 yıllarında onarılmıştır Caminin çatısı 1971 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yeniden onarılmış ve üzeri bakır kaplamalı ahşap çatı ile minare sonradan yapılmıştır

Han Camisi (Melikgazi)


Kayseri il merkezinde Burhanettin Bulvarı üzerinde bulunan Han Camisi, XIIIyüzyılda Selçuklular tarafından yapılmıştır Mimari olarak tipik bir Selçuklu hanı plan düzeninde yapılmıştır İlk yapılışında han olarak kullanılan bu yapı sonradan camiye çevrilmiş ve bu yüzden de Han Camisi ismini almıştır Hanın ne zaman camiye çevrildiği ve ne zaman yapıldığı konusunda kesin b ilgi bulunmamaktadır Caminin kitabesi bulunmamaktadır Cami 1856 ve 1896 yıllarında onarılmıştır

Caminin içi ve dışı iri yontma taşlardan yapılmıştır Caminin kapalı kısmının yanında portalin bulunduğu cephede birbirlerine kemerlerle bağlanmış dört payenin taşıdığı tonozlu bir bölüm bulunmaktadır Bunlardan orta tonoz diğerlerinden daha yüksektir Hanın ilk yapılışındaki kemerli kapısı orta gözün bulunduğu yere açılmaktadır Sonraki dönemde bu kapının bulunduğu yere mihrap eklenmiştir İbadet mekanı mihraba paralel 24 taş ayakla üç bölüme ayrılmıştır Yapının üzeri toprakla örtülmüş cami olarak kullanılmaya başlandıktan sonra da batı cephesine bir minare ilave edilmiştir

Bu hanın ilk yapılışında şehrin kale surlarına dayandığı ve şehir kapıları kapandıktan sonra gelen yolcuların burada kaldığı sanılmaktadır

Kurşunlu Camisi (Melikgazi)


Kayseri il merkezinde Belediye Parkının yanında İstanbul Caddesi üzerinde bulunan Kurşunlu Camisini Hacı Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır Kitabesinden öğrenildiğine göre Mimar Sinan tarafından 1585 yılında yapılmıştır Bu caminin ilk yapımında hamam, sıbyan mektebi, imaret, han ve çeşmesi ile birlikte külliye halinde idi Ancak günümüze yalnızca cami gelebilmiştir

Caminin kapısı üzerinde mermer kitabesinin mealen anlamı şöyledir:

“Şehr-i Zilhiccede urmuşsun anal bünyadın
Diyalarım hasredegin sahibine ola dua
Oldu mamur-u vilayet didim ana tarih
Yapalı Kayseride camiin Ahmet Paşa”

Cami kesme taştan Klasik Osmanlı mimarisi üslubunda yapılmıştır Kare planlı ibadet mekanının üzerini pandantiflere oturan yuvarlak kasnaklı merkezi bir kubbe örtmüştür İbadet mekanının köşelerindeki dayanaklarla caminin daha dayanıklı olması sağlanmıştır Caminin mermer giriş kapısı çift revaklı son cemaat yeri yapıldığı dönem için oldukça karakteristiktir Mihrap ve minberi mermerden olup, günümüze orijinal konumu ile gelebilmiştir Yanında kare kaide üzerinde yükselen tek şerefeli minaresi bulunmaktadır

Lala (Lale) Camisi (Melikgazi)


Kayseri il merkezinde, Lale Mahallesinde bulunan bu cami, Lala Musluhiddin Paşa tarafından yaptırılmıştır Kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır Bununla beraber yapı üslubundan XIIIyüzyıl Selçuklu eseri olduğu anlaşılmaktadır

Cami dikdörtgen planlı olup, ilk yapılışında üzeri toprak damlı idi Sonradan ibadet mekanının üzerine büyük ölçüde bir kubbe yapılmıştır Caminin ahşap minberi ağaç oyma tekniği ile yapılmış, Selçuklu ağaç işçiliğinin en güzel örneklerinden birisidir Taklit kündekâri olan bu minberin üzerinde Ayetül Kürsi yazılıdır Orijinal mihrap günümüze gelememiş ve sonradan aslına uygun olarak yenilenmiştir Minaresi sonradan eklenmiş, kare kaide üzerinde yuvarlak kaideli ve tek şerefelidir

Caminin doğu tarafına bir türbe, kuzey tarafına da bir hamam eklenmiştir

Ali Hoca Camisi (Melikgazi)

Kayseri Danacılar Mahallesi, Yuvak Sokakta bulunan Ali Hoca Camisi, Ali Hoca tarafından 1708 yılında yapılmıştır

Cami dikdörtgen planlı, kesme taştan küçük bir yapı olup, mimari yönden bir özellik göstermemektedir Caminin en önemli tarafı Osmanlı mimarisinde Minber Minare denilen minaresidir İbadet mekanının kuzeybatı köşesine 4,5 m yüksekliğindeki taş kaide üzerine yapılmış olup, minareye yirmi basamakla taş bir merdivenle çıkılmaktadır Dört yekpare taş sütundan oluşan minarenin üzeri taş piramidal bir külahla örtülüdür

Battal Gazi Camisi (Melikgazi)

Kayseri Karacaoğlan Mahallesi, Gürpınar Sokakta bulunan bu caminin ne zaman yapıldığı kesinlik kazanmamıştır

Kesme ve moloz taştan yapılan cami mimari yönden bir özellik taşımamaktadır Bununla beraber caminin kuzeyinde 30-40 m uzaklıktaki, 177 m yüksekliğinde, 164x154 m ölçülerinde altıgen kaide üzerindeki taş minber minarenin bu camiye ait olduğu sanılmaktadır Minarenin kemerleri üzerinde bir silme bulunmakta olup, üzerindeki külah zamanla yok olmuştur Minarenin yüzünde yer yer kırmızı aşı boyaları görülmektedir

Bozatlı Paşa Narlı Mescidi (Melikgazi)

Kayseri Bozatlıpaşa Mahallesinde bulunan Narlı Mescit XVIIIyüzyılda yapılmıştır

Mescit 734x12,52 m ölçüsünde dikdörtgen planlı bir yapıdır Kesme taş ve moloz taştan yapılan mescidin ibadet mekanı dört ağaç direk tarafından desteklenen toprak bir damla örtülmüştür Mimari yönden mescidin bir özelliği bulunmamaktadır

Mescidin en önemli yanı kuzey-batı köşesindeki minber-minaresidir Minareye dokuz basamaklı bir merdivenle çıkılmaktadır Zeminden 420 m yüksekliğinde olan minber-minare 120x135 m ölçüsünde taş bir kaide üzerinde krem renkli kesme taştan yapılmış olup, sekizgen gövdeli baklava başlıklı sütunların taşıdığı piramit şeklinde bir külahla örtülmüştür

Cıncıklı (Çiğdelizade) Camisi (Melikgazi)

Kayseri Cumhuriyet Mahallesi Tennuri Sokakta buluna Cıncıklı Camisi, Çiğdelizade Hacı Ahmet Ağa tarafından 1664 yılında yapılmıştır Hacı Ahmet Ağanın kızı Ayşe Hanım 1715 yılında camiyi tamir ettirmiştir Bundan sonra cami değişik zamanlarda onarılmıştır
Caminin giriş kapısı üzerinde 1921 tarihli talik yazılı dört satırlı bir kitabesi bulunmaktadır

Kitabe:

İmamzade Reşid bey zevcesi Seyyide hanımla
Semahat kisesini açdılar sarf itdiler hakka
Yedekçizadeler Hacı Mehmet ve Hüseyin beyler
Bu rana mabedi badel-harabe etdiler ihya
İlahi ehl-i hayrı eksik etme safha-i arzdan
Ki anlarda kıvam-ı din ü nizam-ı zinet-i Dünya
Rıza tarih-i hicri sene bin üç yüz dahi kırkda
Li-vechillah olundu cami-i vala bina inşa

Bu kitabeden de öğrenildiği gibi camiyi İmamzade Reşid Beyin eşi Seyyide Hanım, Yedekçizadelerden Hacı Mehmed ve Hüseyin Beyler 1921 yılında onarmışlardır

Cami 1485x14,30 m ölçüsünde kareye yakın planlı olup üzeri toprak damla örtülüydü Cami uzun yıllar harap bir durumda kalmış 1985 yılında yıkılarak yoldan biraz daha geride eski caminin ölçülerinde yeniden yapılmıştır Toprak dam yerine üzeri çatı ile örtülmüştür

Caminin minber-minaresi 200x200 m ölçüsünde kare bir kaide üzerinde olup, minareye içeriden 34 basamaklı bir merdivenle çıkılmaktadır Minarenin zemini caminin çatısından l50 m daha yüksektedir Minare gövdesi sekizgen dört ayak üzerindedir Ayaklar baklava başlıklı olup üzerlerine prizma taşlar konulmuşturÜzeri dışarı doğru çıkıntılı bir çatı ile örtülmüştür

Cürcürler Camisi (Kocasinan)

Kayseri Sahabiye Mahallesi Buyurgan (Cürcürler) Sokakta bulunan bu caminin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir Giriş kapısı üzerindeki mermer iki satırlı kitabesinde Uzun Mollazade El-Hac Ali Ağa tarafından 1864de tamir edildiği yazılıdır

Cami moloz taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmış, üzeri çatı ile örtülüdürMimari yönden bir özelliği bulunmayan caminin minber minaresi krem renkli taştan yapılmıştır19 basamaklı taş merdivenle çıkılan minare 149x143 m ölçüsünde taş bir kaide üzerindedir Bu kaide üzerinde 103m yüksekliğinde dört sütun Bursa kemerleri ile birbirlerine bağlı olup bir tabladan sonra konik bir çatıyı taşımaktadır

Günümüzde bu minber-minare kullanılmamakta, kuzey-batı köşesine 1955 yılında silindirik gövdeli, tek şerefeli yeni bir minare yapılmıştır

Çakalız Camisi (Melikgazi)

Kayseri Emirağa Mahallesi, Nazım Bey Caddesinde bulunan bu cami 1582 tarihinde yapılmış ,l955 yılında yıkılarak yeniden yapılmıştır

Cami kesme taştan, 1050x10,50 m ölçüsünde kare planlı olup, üzeri betonarme bir kubbe ile örtülmüştür Önüne basit bir son cemaat yeri ile kuzey-batı köşesine de Klasik Osmanlı Mimarisi üslubunda tek şerefeli bir minare eklenmiştir

Caminin mimari yönden bir özelliği olmamasına karşılık, eski camiden arta kalan avlu duvarının üzerinde 170m yüksekliğinde bir minber-minaresi bulunmaktadır Minber-minare altı adet silmeli altıgen ayak üzerinde yöresel krem rengi taştan yapılmıştırYekpare taş sütunlar üzeride geçmeli geometrik ve bitkisel motifler bulunmaktadır Ayaklar birbirlerine hafif sivri kemerlerle bağlanmış, üzeri de yekpare taştan sivri bir külah şeklinde örtülmüştür

Çifteönü Camisi (Melikgazi)

Kayseri, Gubaroğlu Mahallesi, Çifteönü Caddesinde bulunan caminin üzerindeki bir levhadan Hacı Seyyid Mehmet Ağa tarafından 1882 yılında yaptırıldığı öğrenilmektedir Caminin bu tarihten önce yapılıp yapılmadığı konusunda ise yeterli bir bilgi bulunmamaktadır Minare kaidesinde 78x77 cm ölçüsünde talik yazılı mermer kitabede caminin 1882 yılında yapıldığını doğrulamaktadır

Cami-i Çifteönü de oldu ihya yümn ile
Hacı Seyid Mehmed Ağa himmet etti şevk ile

Bir minare kıldı inşa camie kim bu ağa
Beşvakitte okusun ezan müezzin aşk ile

Şu ümidle ola şafi Ruz-i Mahşerde bana
Hazret-i Bilal-i Habeşi nezd-i Hakda lutfile

Böyle hayrın ehlini Hak beldemizden kesmesin
İde matlubuna nail du cihandan rıfk ile

Sa-i bin üç yüzde tekmil tarih-i lafz-ı Rauf
Okuyanlar yad ideler ehl-i hayrı hayr ile
Lillahi Fatihe Sene 1300 (1882)

Cami kesme taştan 1800x1800 m ölçüsünde kare planlı bir yapıdır İbadet mekanı 12 ahşap sütunun taşıdığı toprak bir dam ile örtülüdür Mihrap ve minberi bir özellik göstermemektedir Caminin iki minaresi vardır Bunlardan biri yüksek bir avlu duvarının üzerinde olup, 19 taş basamakla çıkılan bir minber-minaredir Zeminden 465 m yüksekliğindeki minarenin caminin damına yakın yerde kaidesi bulunmaktadır Oldukça basık altıgen gövdeli altı sütunun taşıdığı minber-minareye doğudan çıkılmaktadır Sütunlar arasında taş korkuluklara yer verilmiştir Üzerindeki taş sütunlar yekpare olup, konik taş külahı oturtulmuştur
Caminin ikinci minaresi ibadet mekanının kuzey batı köşesine ve camiye bitişik olarak yapılmıştır Kesme taştan silindirik gövdeli ve tek şerefeli olup yakın tarihlerde yapılmıştır

Deliklitaş Kesim Çıkmazı Mescidi (Melikgazi)

Kayseri, Deliklitaş Mahallesinde bulunan küçük bir mescittir Kitabesi bulunmadığından ve kaynaklarda da ismine rastlanmadığından ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir

Cami 1000x1000 m ölçüsünde kare planlı küçük bir yapıdır Kesme taştan yapılan caminin mimari bir özelliği bulunmamaktadır Yalnızca 11 basamaklı taş bir merdivenle çıkılan minber-minaresi dikkati çekmektedir Oldukça sade sarı renkli taştan yapılan minare dört yekpare taş sütunun taşıdığı konik külahtan meydana gelmiş bir görünümü vardır Minare de herhangi bir bezeme elemanına rastlanmamaktadır Günümüzde oldukça harap bir durumdadır

Emir Sultan Mescidi (Melikgazi)

Kayseri, Cumhuriyet Mahallesinde Şeyh Camisi yakınındadır Cami ismini yanında gömülü olan Emir Sultan ismiyle tanınan Hoca İzzettin Efendiden almıştır Kitabesi bulunmadığından ne zaman yapıldığı kesinlik kazanamamıştır

1970li yıllara kadar harap bir halde gelen mescit 1979-1980 yıllarında yapılan bir restorasyonla yenilenmiştir Mescit 1000x1200 m ölçüsünde olup sağında kare planlı Evliya Sultanın türbesi bulunmaktadır Türbe sekiz köşeli sivri külahlı bir Selçuklu kümbeti şeklinde yapılmıştır

Mescidin türbe giriş kapısı üzerinde minber-minaresi bulunmaktadır Bu minare l980 onarımında yapılmıştır Minare taş kaide üzerinde dört ayaklı olup, üzeri düz bir çatı ile örtülmüştür Kayserideki diğer minber-minarelerden farklı olarak minarenin içerisindeki kubbe ve küçük pencereler de bulunmamaktadır

Göllü Cami (Melikgazi)

Kayseri Gubaroğlu Mahallesi, Çifteoğlu Caddesi, Göllü Sokakta bulunan Göllü Camisinin ne zaman yapıldığı konusunda bilgi bulunmamaktadır Ancak yakınındaki Göllü Çeşmenin 1551 tarihinde yapıldığı dikkate alınacak olunursa bu caminin de XVIyüzyılın ortalarında yapıldığı sanılmaktadır

Cami kesme taştan, 1400x1100 m ölçüsünde kareye yakın dikdörtgen planlı olup, 1971 yılında yapılan onarım sırasında cami genişletilmiş ve orijinal konumundan tamamen uzaklaşmıştır Caminin Kayseriye özgü minber-minaresi caminin damına oturtulmuştur Bu minare 1050 m yüksekliğinde olup, 120x120 ölçüsünde taş bir kaide üzerindedir Kayseriye özgü krem renginde taştan yekpare olan minareyi baklava başlıklı dört sütun taşımaktadır Üzerine de sekiz dilimli konik bir külah oturtulmuştur

Gubaroğlu (Yumurtalı) Mescidi (Melikgazi)

Kayseri Gubaroğlu Mahallesi, Kurum (Karafakih) Sokakta bulunan bu mescidi, Şah Melek hatun 1320 yılında yaptırmıştır

Mescit kare planlı olup, moloz taş ve yarım kesme taştan yapılmış, 700x700 m ölçüsündedir Bunun dışına da dikdörtgen planlı bir son cemaat yeri eklenmiştir Bu mescidin daha önce türbe iken 1560 yılında önüne son cemaat yeri eklenerek mescit haline getirilmiştir Mescidin mihrap ve kuzey cephelerinde ikişer, doğu ve batı yönlerinde de birer küçük pencere ile içerisi aydınlatılmıştır Mihrabın sağ ve soluna birer, doğu ve batı duvarlarına da ikişer niş açılmıştır Mescidin mihrap duvarındaki Roma lahti parçasından ötürü halk bu lahit parçasını yumurtalara benzetmiş ve bu yüzden de mescide Yumurtalı Mescit ismi yakıştırılmıştır

Mescidin avlu köşesindeki taş merdivenlerle çıkılan 5 m yüksekliğinde minaresi bulunmaktadır Minarenin dört sütununun başlıkları baklava dilimli Türk üçgenleri ile bezelidir Minarenin petek kısmı yukarıya doğru daralarak altıgene dönüşmekte ve her cephesinde de birer pencere bulunmaktadır Üst kısmı altıgen piramidal bir külah ile örtülmüştür

Mescidin ibadet mekanının kubbesine de 1980li yıllarda demir basamaklarla çıkılan altı ayaklı bir minber-minare daha eklenmiştir Ancak bu minare mescidin görünümünü olumsuz yönde etkilemiştir

Helvacı Dede Şıh Mescidi (Kocasinan)

Kayseri Serçeönü Mahallesinde bulunan bu mescidin ne zaman yapıldığı kesinlik kazanamamıştır Bununla beraber, yapının XII-XIIIyüzyılda yapıldığı sanılmaktadır

Mescit 800x880 m ölçüsünde kare planlı küçük bir yapıdır Moloz taştan yapılan bu mescit çeşitli onarımlar geçirmiş, bunun sonucu olarak da orijinalliğinden oldukça uzaklaşmıştır Orijinal mihrap ve minberi günümüze gelememiştir Mescidin toprak örtülü damının güneybatı köşesinde, dışarıya doğru çıkıntılı 136x143 m ölçüsündeki taş kaide üzerinde, kesme taştan, dört sütunlu minber-minaresi bulunmaktadır

Kalaycıoğlu Mescidi (Kocasinan)

Kayseri Orta Mahallede, Gevher Nesibe Sultan Şifaiyesinin kuzeyinde bulunan bu mescit XVIIIyüzyılda yapılmıştır

Mescit bir avlu ortasında olup, dikdörtgen planlı, kesme taştan yapılmış, üzeri düz bir damla örtülmüştür Avlu duvarının kuzeybatı köşesinde zeminden 257 m yüksekliğinde, 9 basamaklı taş merdivenlerle çıkılan minber-minaresi bulunmaktadır Bu minare dört sütunun taşıdığı baklavalı ve Türk üçgenleri ile süslüdür Bu sütunlar üzerinde oldukça iri taş bir külah bulunmaktadır Bu külahın içerisi oyulmuş ve dört cephesine birer kuş evi yerleştirilmiştir

Seyit Gazi Camisi (Melikgazi)

Kayseri Seyitgazi Mahallesi, Dinçtürk Sokakta bulunan bu caminin yapım tarihi bilinmemektedir Bununla beraber, caminin minaresi mescidin yanındaki çeşmenin üzerinde bulunmakta olup, çeşmenin kitabesinde 1906-1907 tarihleri yazılıdır Bu bakımdan mescidin XXyüzyılın başında yapıldığı sanılmaktadır

Caminin mimari yönden bir özelliği bulunmamaktadır Minber-minaresi 107x107 m ölçüsünde kare bir kaide üzerinde dört kesme taş sütundan meydana gelmiştir Sütunların başlıkları baklava dilimleri ve Türk üçgenleri ile bezenmiştir Minarenin külahı sütunlar üzerindeki sekizgen kaide üzerine oturmuş, ancak günümüze harap bir durumda gelmiştir

Taşmakıran Camisi (Melikgazi)

Kayseri Tahirağa Mahallesinde Kapan ve Tasma sokakları arasında bulunan bu caminin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir Ancak, XVIIIyüzyılda yapıldığı sonraki yıllarda yapılan onarımlarla özelliğinden büyük ölçüde uzaklaştığı sanılmaktadır

Cami kareye yakın dikdörtgen planlı olup, 1260x1450 m ölçüsündedir İbadet mekanı dört ağaç sütunla desteklenen düz bir toprak damla örtülüdür Sonraki yıllarda buraya ahşap bir çatı yapılmıştır Caminin kuzeydoğu köşesinde minber-minaresi bulunmaktadır Zeminden 295 m yükseklikte olan minareye mihrap yönündeki 14 basamaklı taş bir merdivenle çıkılmaktadır Minare dört sütunlu olup, 098x095 m ölçüsünde ayrı bir alanda bulunmaktadır Buradaki sütunların kare kaideli sekizgen gövdeli ve baklava dilimli başlıkları vardır Sütunların taşıdığı yekpare parça üzerinde sekizgen piramitli külahı bulunmaktadır

Ulu Camii (Cami-i Kebir) (Bünyan)

Kayseri Bünyan ilçesinde, Camii Kebir Mahallesinde bulunan Bünyan Ulu Camisini kitabesinden öğrenildiğine göre, Emir-ül Ümeranın emriyle Mimar Kaluyan bin Karabuda tarafından 1333 yılında yaptırılmıştır Cami-i Kebir Camisi, Salih Bey Camisi olarak da anılmakta olup, bunun nedeni Salih Bey ismindeki birinin camiyi tamir ettirmesindendir

Caminin iki satırlı, 396x036 m ölçüsündeki mermer kitabesinin üzerinde Kuranın 1 ve 18 Ayeti yazılıdır Bu kitabenin mealen anlamı şöyledir:

“Allahın mescitlerini ancak Allaha ve Ahiret gününe inanan, namazını kılan zekatını veren ve Allahtan başka bir kimseden korkmayanlar onarırlar İşte onlar doğru yolu bunlardan olabilirler Allah doğrudur

Nebi Allahın rahmet ve selamı ona olsun buyurdu Her kim küçükte olsa bir mescit yaptırırsa Allah ta o kimse için cennette bir ev yapar ve o eve hamd evi adını verir Bu mübarek mescidin imarını emirlerin emiri adil, Müeyyed Muzaffer, fasıkları kahreden, isyankarları katleden, Zahirettin bin Tac-ı kızıl (Altun taç) Allah onun akıbetini hayır eylesin emretti 734 (1333) senesini Muharrem ayının başında bina edildi”

Cami kesme taştan, kare kaideli olup, kütlevi yapısı ile dıştan küçük bir kale görünümündedir Duvarları gri kalker taşından yapılmıştır Kuzey duvarının ortasında dışarıya doğru taşkın portalinde stilize grifon ve aslan başlarına benzer kabartmalar olmak üzere birbirlerinden farklı taş bezeme ile süslenmiştir Buradaki motiflerin hemen hepsi Anadolu Selçuklularının XIIIyüzyılda yapılmış eserlerinde görülmektedir Kuzeydoğu köşesinde masif bir kulesi bulunmaktadır Bu kule onikigen olarak cami duvarına kadar yükselir ve sonra onikigen bir külahla da sona erer Caminin kuzeybatı köşesinde de buna benzer bir kule olması gerekirken, buraya 1956 yılında minare yapılmıştır Minarenin gövdesi yapıya uyum sağlayamamıştır

Caminin ibadet mekanını orta yerdeki dört kalın paye ile kuzey ve güney duvarına dayalı dört yarım payeyi birleştiren sivri kemerler içerisini, mihrap duvarına dik üç sahna ayrılmıştır Bunlardan orta sahın yan neflerden daha geniştir Kemerler üzerindeki kısa duvarlar hatıllarla desteklenerek ahşap tavanı taşımaktadır Orta nefteki hatıllar ve tavan konsolların yardımıyla biraz daha yükseltilmiştir

Caminin ilk yapımındaki mihrap ve minaresi hakkında bilgi bulunmamaktadır Bugünkü taş mihrap ve taş minber sanat tarihi yönünden önem taşımamaktadır Kademeli mihrap nişi stüko kaplı olup, caminin içerisindeki yegane bezemeyi yansıtmaktadır Mihrap nişinde irili ufaklı yıldız motiflerinin araları çiçeklerle doldurulmuştur Sivri kemerli istiridye şeklindeki mihrap nişinin kemer dolgularında da iki kabarma rozet ile iki yanında da iki sütunçe bulunmaktadır

Sultan Alaaddin Camisi (Bünyan)

Kayseri Bünyan ilçesi, Büyük Bürüngüz Köyünde, Mırık mahallesinde bulunan bu cami Sultan Alaaddin ve Alaüddevle isimleri ile tanınmaktadır Caminin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir Caminin giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesi de tahrip olduğundan okunamamıştır Kapının batısındaki üç satırlı ikinci bir kitabenin ilk satırı okunamamış, ikinci ve üçüncü satırlardan anlaşıldığına göre bu camiyi Mahmut isimli bir kişi 1590 tarihinde onarmıştır Ayrıca kapının yan sövelerinde bulunan bir başka yazıda da 1784te bir onarım daha geçirdiği yazılıdır Cami son olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1977 yılında onarılmıştır

Cami dikdörtgen bir alan üzerinde kurulmuştur Üzeri beşik tonozla örtülüdür Yapımında düzgün kesme taş kullanılmıştır Kuzey ve güney cepheleri tamamen sağır olarak yapılmış doğu cephesinin güney ucuna ise dikdörtgen bir pencere yerleştirilmiştir Caminin kuzey cephesinin ortasında bulunan giriş kapısı dışarıya doğru hafif bir çıkıntı yapmaktadır Caminin saçaklarına kadar yükselen bu giriş kapısı sade profilli kuşakla çepeçevre kuşatılmıştır Kapının köşelerinde kompozit başlıklara oturan sütuncuklar bulunmaktadır Giriş kapısının üzeri dört sıra mukarnasla doldurulmuştur Kilit taşı üzerinde daire şeklinde bir madalyon bulunmaktadır Ayrıca kilit taşı ile diğer taşlar arasına siyah taşlar yerleştirilmiştir

Caminin ibadet mekanı 860x600 m ölçüsünde olup, doğu batı yönündeki beş takviye kemerli beşik tonozlarla üzeri örtülmüştür Güney cephesinin ortasında bulunan mihrap dışarıya doğru hafifçe çıkıntı yapmaktadır Nişin iç kısmı üç sıra mukarnasla doldurulmuştur İki yanına da birer niş yerleştirilmiştir Bezeme yönünden oldukça sadedir

Kuzey cephesinin batı köşesine 20 basamaklı taş bir merdivenle çıkılan minber-minare yapılmıştır Dört sütun tarafından taşınan bu minarenin cephesinde bir taç kapısı diğer yanlarında da birer penceresi bulunmaktadır Oldukça sade olan bu minare profilli bir silme ile çepeçevre kuşatılmıştır Pencerelerin üzerine palmet ve lale motifleri yerleştirilmiştir

Daniş Ali Bey Camisi (Bünyan)

Kayseri Bünyan ilçesi, Büyük Bürüngüz Köyü meydanında bulunan bu cami, değişik zamanlarda yapılan eklerle genişletilmiştir Dört bölümden oluşan caminin ilk bölümü, doğudaki cephe boyunca uzanan dikdörtgen yazlık mescit kısmı 1580-1582 yılında yapılmıştır Bunun batısında bulunan türbe ile mescit 1587 yılında eklenmiştir Böylece yazlık ve kışlık mescit bölümleri kuzey cephede tek düzeydedir Bu cephenin ortasına yüksekliği ana mekanlardan daha az olan bir mutfak bölümü de 1738 yılında eklenmiştir Mutfağın kuzey yönündeki dış cephesi sağır duvarlıdır

Caminin kuzey cephesindeki yapım kitabesi h988 (1580) tarihlidir Yazlık mescit kısmındaki kitabede caminin banisi olarak, Danişmendli Ali Bey bin Hasandan söz edilmektedir Caminin güney cephesi iki kademelidir Caminin kışlık kısmına güney duvarının doğusundaki basık kemerli bir kapıdan girilmektedir Bu bölüm 980x670 m ölçüsünde dikdörtgen bir mekan olup, üzeri takviye kemerli beşik tonozla örtülmüştür İçerisi batı cephesindeki iki dikdörtgen pencere ile aydınlatılmıştır Bu pencerelerin alt kısımları merdiven basamağı şeklindedir Pencerelerin altında tek satırlık bir kitabe bulunmaktadır Mihrabın bulunduğu güney duvarı merdiven basamağı şeklinde profilli bir silme ile kuşatılmıştır Güney duvarının ortasındaki mihrap altı yönlü bir niş şeklindedir Üzeri yedi sıra mukarnas dizisi ile sonuçlanmaktadır Bu bölümde de Kurandan alınma Ayetler yazıldırı

Batı cephesinde bulunan tek şerefeli minaresi ana kütleden dışarıya çıkıntı yapmakta olup, yapıya daha sonra eklenmiştir Ancak minarenin gövde kısmı bilinmeyen bir tarihte yıkılmıştır

Caminin kışlık bölümünün güney cephesindeki bir kapıdan caminin banisinin soyundan olanlar ve aynı zamanda minareyi yaptıran Şefika Hanımın türbesinin bulunduğu kısma geçilmektedir Türbe 662x573 m ölçüsünde beşik tonozla örtülü bir yapıdır Batı cephesindeki bir pencere ile içerisi aydınlatılmaya çalışılmıştır Türbe içerisinde üç tane niş bulunmaktadır Türbede iki adet taş sanduka bulunmaktadır

Caminin yazlık kısmına doğu duvarının kuzeyindeki basık kemerli bir kapıdan girilmektedir Burası 1475x788 m ölçüsünde dikdörtgen planlı olup, üzeri takviye kemerli beşik tonozla örtülüdür Mihrap güney cephesinde olup, nişin içerisi beş sıra mukarnasla doldurulmuştur Ayrıca iki yanına da birer niş yerleştirilmiştir Bu nişler üzerinde de Kurandan alınma Ayetlere yer verilmiştir İbadet mekanının güneybatı köşesindeki minber taştan olup, ayaklar birbirlerine basık kemerlerle bağlanmıştır Mihrap üzerinde geometrik kompozisyonlu sümbül çiçekleri başta olmak üzere çeşitli kabartmalara yer verilmiştir

Mütevelli Camisi (Bünyan)

Kayseri Bünyan ilçesi, Büyük Bürüngüz Köyünde bulunan Mütevelli Camisi ismini cami avlusunun güneydoğu köşesinde bulunan çeşmeden almıştır Caminin yapım kitabesi bulunmamaktadır Ancak çeşme kitabesinden öğrenildiğine göre Cami, çeşme ile birlikte 1834 yılında Esat Hacı Halil Ağa tarafından onarılmıştır Yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır Bununla beraber caminin XVIyüzyılın sonlarında veya XVIIyüzyılın başlarında yapıldığı sanılmaktadır

Caminin doğu cephesi iki katlı olup, son cemaat yeri de burada bulunmaktadır Batı cephesinde ise hazire ve minber-minareye çıkışı sağlayan bir kapı bulunmaktadır

Cami avlusuna güneydoğu köşesindeki basık kemerli bir kapıdan girilmektedir Doğu ve batı yönündeki küçük avlular caminin haziresidir Son cemaat yerine doğu cephenin kuzeyindeki kapıdan girilmektedir İbadet mekanı 720x491 m ölçüsünde dikdörtgen planlıdır Üzeri beşik tonozla örtülmüştür İbadet mekanı güney cephedeki mihrabın iki yanına simetrik olarak yerleştirilmiş pencerelerle aydınlatılmıştır Güney cephesinin ortasında bulunan mihrap dışa çok hafif çıkıntılı olup, iki yanındaki sütunlarla çerçeve içerisine alınmıştır Mihrap nişinin üzeri altı sıra mukarnasla doldurulmuştur Caminin minberi ve vaiz kürsüsü bulunmamaktadır

Ulu Cami (Sivasi Hatun Camisi) (Develi)


Kayseri Develi ilçesi, Eski Develide bulunan bu cami kitabesinden öğrenildiğine göre; IVKılıçarslanın oğlu IIIKeykavus zamanında 1281 yılında yapılmıştır Kitabenin mealen anlamı şöyledir:

”Bu mübarek caminin yapılmasına Allah mülkünü daim kılsın iki kıblenin özlemi ile tutuşan ümmetlerin dizginlerini elinde bulunduran din ve dünyanın bereketi yüce sultan Kılıçarsalan oğlu Keyhüsrev zamanında emredilmiştir”

Bu kitabenin altındaki dört satırdan oluşan, Selçuklu nesihi ile yazılmış bir kitabe daha bulunmaktadır Bu kitabede mealen;

“Allahın rahmetine muhtaç zaif kulu Göçer Aslan oğlu Nasrullah ve Allahın rahmeti ve rızasına muhtaç Onun zaif cariyesi Sad kızı Sivasti tarafından Allah başarılarını ihsan ve hayırlarını onlara yad eylesin h680 (1281)” Yazılıdır

ProfDrKerim Türkmenden öğrenildiğine göre; Ulu Camideki bu iki kitabe birleştirildiğinde şu anlam çıkmaktadır: “Camileri ancak Allaha ve ahiret gününe inananlar, namaz kılanlar, zekatlarını ödeyenler ve tek Allahtan sakınanlar inşa ederler Bu mübarek caminin yapılmasına Allah mülkünü daim kılsın iki kıblenin özlemi ile tutuşan ümmetlerin dizginlerini elinde bulunduran, din ve dünyanın bereketi, yüce sultan Kılıçaslan oğlu Keyhüsrev zamanında, Allahın rahmetine muhtaç zaif kulu Göçeraslan oğlu Nasrullah ve Allahın rahmeti ve rızasına muhtaç, onun zaif cariyesi, Sad kızı Sivasti tarafından, Allah başarılarını ihsan ve hayırlarını kendilerine yad eylesin, 680 (1281) yılında emredilmiştir”

Böylece Develi Ulu camisinin IVKılıçaslanın oğlu IIIKeyhüsrev zamanında Göçeraslan oğlu Nasrullah ve eşi Sivasti tarafından 1281 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır


Cami kareye yakın dikdörtgen planlı oldukça sade kesme taştan yapılmıştır Caminin kuzey cephesinde dışarıya taşırılmış, derin bir niş şeklinde giriş kapısı bulunmaktadır Giriş kapısı iç içe geçmiş iki sivri kemerle sınırlandırılmış olup, üzerinde mukarnaslı kavsarası bulunmamaktadır Ancak içerideki kemerin üzeri kabartma motiflerle bezenmiştir İbadet mekanı mihraba dik dört sıra halinde, dörder ayakla beş sahına bölünmüştür Bu ayaklar birbirlerine ve duvarlara sivri kemerlerle bağlanmış, caminin üzerini örten sivri tonozları taşımaktadırlar Bu tonozlar mihraba paralel birinci sahında doğu-batı doğrultusunda, diğer sahınlarda güney-kuzey yönüne doğrudurlar Ayrıca mihrap önü küçük bir kubbe ile belirtilmiştir Orta sahın diğerlerinden biraz daha geniş tutulmuştur

Caminin mihrabı güney duvarında olup, dışarı taşkın değildir Duvarda kullanılan malzemelerden farklı olarak burada gri andezit taşı kullanılmıştır Mihrap üç bordürle çevrilmiştir Bunlar geometrik, yazı ve bitkisel kompozisyonları içeren bordürlerdir Ayrıca mihrap beyaz mermerden burmalı sütunçelerle de sınırlandırılmıştır Mihrabın üzeri yedi sıra halinde mukarnaslarla bezenmiş ve sivri bir kemerle de çerçevelenmiştir Burada kıvrık dal, rumi, palmet ve lotüs ve on kollu yıldız motifleri de görülmektedir Mihrap nişinin çevresinde geniş bir bordür içerisinde Al-i İmran Suresinin 18 Ayeti ile 19Ayetinin bir bölümü yazılıdır Ayrıca mihrap içi nişinde de Hac Suresinin 77Ayeti; mihrap nişinin sağ tarafındaki sütun kaidesinde de Enbiya Suresinin 107Ayeti; Mihrap nişinin solundaki sütun kaidesinde de Kalem Suresinin 4Ayeti yazılıdır

Caminin orijinal minberi 1933 yılında buradan alınmış, önce kayseri Müzesine, sonra da Ankara Etnoğrafya Müzesine götürülmüştür Bu minberin parçalarından kıvrık dallı rumi, palmet, bitkisel motifler, kufi kitabeler, sekiz kollu yıldızlarla bezendiği anlaşılmaktadır

Aşağı Everek Fatih Cami (Develi)


Kayseri Develi ilçesinde bulunan Fatih Camisi, kitabesinden öğrenildiğine göre h1244 (1828) yılında yapılmış bir Ermeni Kilisesidir Develide Ermeni cemaatinin kalmaması üzerine uzun süre kendi haline terk edilmiş, daha sonra Vakıflar Genel Müdürlüğünce restore edilerek 1978 yılında camiye çevrilmiştir

Kesme taştan yapılan caminin dış duvarlarında kırmızı tuğladan şerit halinde hatıllara yer verilmiştir Böylece yapının kütlevi dış görünümü hafifletilmiştir İbadet mekanı altı sütun ile bölümlere ayrılmış, bu sütunlar pandantifli merkezi bir kubbeyi taşımaktadır Merkezi kubbe yanlardan yarımşar kubbelerle desteklenmiştir Bezeme olarak önemli bir mimari elemana rastlanmamaktadır

Harman Cami (Talas)


Kayseri Talas ilçesi, harman Camisi Mahallesinde bulunan bu cami kitabesinden öğrenildiğine göre 1860 yılında Sultan Abdülmecit döneminde onarılmıştır Caminin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedirGiriş kapısı üzerinde mor zemin üzerine altın yaldızla beş satırlık talik yazılı kitabesi bulunmaktadır Bu kitabenin üzerinde Sultan Abdülmecidin tuğrası vardır Prof Dr Kerim Türkmenden öğrenildiğine göre kitabenin mealen anlamı şöyledir:

“Alemlerin ruhu Padişah Sultan Mecid
Allahın gölgesi, Peygamberin vekili

Sayesinde Kayseri sakinleri bu yüce
Caminin tamirine keselerinden katkıda bulundular

Öyle güzel süslendi ki döndü bahçeye her yeri
Kemerini görseydi cennet bağının tavusu onu gösterirdi

Ey cemaat vacip oldu sizlere dua etmek
Özellikle böyle sevgi dolu mabet var iken

Ben de zihni hame-i güberle yazdım tarihini
Sen de et beş vaktini bu camiye daim mekan
h1277 (1860)”

Cami kuzey-güney yönünde dikdörtgen planlı olup, kesme taştan yapılmıştır Caminin önündeki üç kubbeli son cemaat yeri Vakıflar genel Müdürlüğü tarafından restorasyon çalışması sırasında kubbeler kaldırılmış ve beton bir tavanla üzeri örtülmüştür Son cemaat yeri dört sütunlu yuvarlak kemerlidir İbadet mekanının üzeri merkezi bir kubbe ile örtülmüştür Caminin yanındaki dörtgen kaide üzerinde yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmakta olup, yakın zamanlarda yenilenmiştir

Ali Saib Paşa Cami (Talas)


Kayseri Talas ilçesi Kiçiköy Mahallesinde (Aşağı Talas), Ali Saib Paşa Caddesi üzerinde bulunan bu camiyi, kitabesinden Talaslı Ali Saib Paşa 1304 (1886) yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır Prof Kerim Türkmenden öğrenildiğine göre kitabenin mealen anlamı şöyledir:

”Zafer mihrabının ruhu olan, övgüye değer huylu
Şah Abdülhamid Âli Cenablarının seraskeri Saib Paşa

Dindarlık eserleri ortaya koyma hususunda Padişahın hidayet besleyen azminin şüphe
edilmeyecek bir takipçisidir
İşte bu cami çok zamandan beri mâna ruhu gibi cihanın gözünden gizli iken

Yeniden canlanmasına O himmet etti, himmeti var olsun Çünkü o Hakana dua kazandırdı

Ezan sesi cihanın kulakların süsü olduğu müddetçe yüceliğin kapısı ihtiyaçların kıblesi
olması münasiptir

Muhtarın tarihine cemaat baş eğdi Bu mescidi Ali Saib Paşa inşa etti
1304 (1887)

Cami dikdörtgen planlı olup, içerisi dört sütun ve bunları birbirine bağlayan kemerlerle üç sahna ayrılmıştır Kesme taştan yapılan avlunun üzeri pencereli yüksek kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür Caminin yanında kare kaide üzerine taştan, tek şerefeli ve güdük bir minaresi bulunmaktadır

Caminin avlu kapısı üzerinde de yapıldığı dönemin, XIXyüzyılın askeri armalarının yer aldığı üçgen bir alınlık bulunmaktadır

Han Camisi (Talas)


Kayseri Talas ilçesi Tablakaya Mahallesinde bulunan Han Camisi arazi konumundan ötürü kesme taştan iki katlı olarak yapılmıştır Mimari yapısından bu caminin önceki dönemde ermeni Kilisesinin üzerine ve onun duvarlarından yararlanılarak yapıldığı sanılmaktadır Caminin giriş kapısı üzerinde hattat Muhsizade es-Seyyid Abdullahın yazdığı iki mısralık yedi satırdan oluşan mermer üzerine celi sülüs yazılı kitabesi bulunmaktadır Bu kitabeden öğrenildiğine göre cami, Sultan Abdülhamid zamanında, 1899 yılında yaptırılmıştır Prof DrKerim Türkmenden öğrenildiğine göre kitabenin mealen anlamı şöyledir:

“Muminlerin emiri zamanın en büyüğü Abdülhamid Han ki, zamanında halkı saadetler içinde
kıldı

Zamanın en büyüğü olan bu ermişin himmeti sayesinde Allah rızası için binlerce cami ve
dergah imar edildi

Meliklerin eserlerini lazımdır elbet takip etmek mutluluklar buyurmuş çünkü Ona Ahmed-i
Muhtar

Onun için HzDerviş Efendi eyledi kendi namına Hakkın rızası için bu mabedi inananların
bahçesine dönüştürdü

Mihrap ve minberde okundukça Ayetlerime itaat ediniz Beş vakit namaza durdukça seçilmiş
kişiler saf saf

Allah yaptıranına sonsuz ecir ve ihsan eylesin Temizlerin ilahı her şeyi bilen hakkın
mutluluğu için

Bu dergaha Rafet yazdı bu güher tarihi yapıldı temiz ümmete bu güzel nurlu cami
1316 (1889)”

Caminin içerisine yuvarlak kemerli bir kapı ile girilmektedir Kare planlı caminin üzeri pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür Kubbeyi taşıyan ana duvarlarının dört köşesinde yuvarlak ağırlık kuleleri bulunmaktadır Kubbe yuvarlak ve yüksek bir kasnak üzerine oturmuştur Bu kasnak üzerinde duvara dayalı sütunlarla 12 bölüme ayrılmış ve her bölümün içerisine de yuvarlak kemerli birer pencere yerleştirilmiştir Ayrıca bu kasnak devrin üslubunda bir kuşakla dekore edilmiştir Kuşağın içerisinde çiçek motifleri bulunmaktadır Caminin yanında kare kaideli yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi vardır

Yeni Cami (Talas)


Kayseri talas ilçesi Tablakaya Mahallesinde 1886 yılında yapılmış olan Rum Kilisesi, Rumların şehri terk etmesinden sonra Camiye çevrilerek ibadete açılmıştır Rum Kilisesinin mermer üzerine yazılı, yaprak motifleri ile süslü olan kitabesi günümüze gelememiştir ProfDrKerim Türkmenden öğrenildiğine göre bu kitabenin metni şöyledir:

Panaya kapısı zira saldır
Yapusı şehr-i Mayıs birinde
Şevketlu Sultan Hamid ve erfa
Metropolit İonnis devrinde
Apst St 4 d 1886

Bu kitabeye göre de kilise Sultan Abdülhamid zamanında Onun izni ile Metropolit İonnis zamanında yapılmıştır

Cami kesme taştan yapılmış ve üzeri sıvanmıştır İbadet mekanının üzerini yüksek kasnaklı merkezi bir kubbe örtmektedir Giriş kısmı sütunların taşıdığı büyük bir üçgen alınlıkla belirtilmiştir

Palas Köyü Camisi (Sarıoğlan)

Kayseri Sarıoğlan ilçesi Palas Köyünde bulunan bu caminin, Sultan IAlaaddin keykubat zamanında yapıldığı sanılmaktadır Caminin avlu kapısında bulunan kitabesi tam okunamamıştır

Cami 1830x1527 m ölçüsünde düzgün kesme taş ile moloz taştan yapılmıştır Girişin hemen sağındaki bir merdiven ile Ezan okunan dama çıkılmaktadır Toprak damlı olan bu cami değişik zamanlarda onarılmıştır Avlu duvarındaki kemerli kapının içerisinde bulunan kitabesinden Hacı Arapzade Osman tarafından 1813 yılında eski cami yıkılarak yeniden yapılmıştır Cami planında eskisinin uygulanıp uygulanmadığı belli değildir

Caminin ibadet mekanında kuzey-güney yönünde üç ayak ile üst örtü desteklenmiştir Mihrabı 237 m yüksekliğinde olup, üç kemerden meydana gelmiştir Caminin kuzey ve batı cephelerinde birer, güney cephesinde iki, doğu cephesinde dört olmak üzere toplam sekiz pencere ile içerisi aydınlatılmıştır Batı cephesinin ana duvarına bitişik merdivenle çıkılan minare kaidesi 177x136 m ölçüsünde olup, burada dört ayak üzerine yapılmış taştan minber-minaresi bulunmaktadır

Alıntı Yaparak Cevapla