11-04-2012
|
#5
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tokat Tanıtım (Nasıl Gidilir Ne Yenir Ne İçilir)
Tokat Medreseleri
Gök Medrese (Merkez)

Tokat Meydan Mahallesinde, Gazi Osman Paşa Bulvarında bulunan Gök Medresenin yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır Yapım tarihi tartışmalı olan medresenin kitabesi günümüze gelememesine rağmen Selçuklu veziri Muinüddin Pervane tarafından 1270ten sonra yaptırıldığı sanılmaktadır
Medrese Selçuklu mimarisinin en tanınmış eserlerinden biri olup, ismini çinilerinin firuze renginden almıştır Muinüddin Pervanenin ölümünden sonra medreseyi İlhanlılar, Ertena Beyliği ve Osmanlılar kullanmışlardır Osmanlı döneminde Bimarhane (Aşevi) olarak kullanıldığına da kaynaklarda rastlanmaktadır Bazı kaynaklarda ismine Pervane Medresesi, Kırkkızlar Medresesi, Darüşşifa ve Bimarhane Tekkesi de denilmektedir Evliya Çelebi bu medreseden şöyle söz etmiştir:
“Gök Medrese eski sultanlar yapısı olup, sağlam, kâgir, yapısı güzel bir medresedir Fakat Vani adlı birisi şeyh zümresinden geçinip bu ilim yeri eski medreseyi padişah emriyle tekke yapmıştır ”
XIII yüzyıl Selçuklu medreseleri plan düzeninde, iki katlı eyvanlı ve avlulu olarak yapılmıştır Yapımında kesme taş ve yer yer de tuğla kullanılmıştır Muinüddin Pervane, medresenin avlusuna önem vermiş, batı yönündeki ana eyvanın karşısındaki duvarlar, her iki kattaki revak alınlıkları, ikinci kat sütunları türkuaz mavisi ve mor renkli mozaik kakma tekniğinde çinilerle bezenmiştir Bu çini mozaikler bitkisel motifli olup, beşgen yıldızlar ve yedigenler halindedir Bunların arasına da yer yer kufi yazı ile Ayat-el Kürsi yazılmıştır
Cephesi taş örgülü olan medresenin ortasına gelecek yere kesme taştan, stalaktitli bir portal yerleştirilmiştir Bu portelin çevresi bitkisel ve geometrik motifli bir bordürle çevrelenmiştir Bu portal röliyeflerinin en dikkat çeken yanı avludaki eyvanın çini motiflerinin burada aynen uygulanmış oluşudur Ayrıca palmetler, dragon veya kartal figürleri ile de görkemli bir görünüşe sahiptir Mukarnaslı girişin iki yanına da birer pencere yerleştirilmiştir Buradaki kitabe yeri boş bırakılmıştır Portelin avluya bakan cephesi gök mavisi ve patlıcan moru renginden oluşan geometrik, bitkisel ve kufi yazılı bezeme ve çinilerle kaplanmıştır Buradaki çinileri mavi renginden ötürü de medreseye Gök Medrese ismi verilmiştir

Avlu üç taraftan revaklarla çevrilmiştir Revakların arkasında hücreler bulunmaktadır Revaklardaki sütunların büyük bir kısmı devşirme olup, çevredeki Roma ve Bizans yapılarından getirilmiştir Medresenin ikinci katının avluya bakan revakları çini bordürlü ve sivri kemerlidir Giriş kapısının karşısındaki ana eyvan sivri kemerli olup, çevresi mavi ve patlıcan moru çinilerle bezenmiştir Bu çinilerin bir bölümü günümüze kadar gelebilmiştir
Medresenin birinci katında 17, ikinci katında da 15 oda bulunmaktadır Bu odaların kapıları sivri kemerli olup, zeminleri pişmiş topraktan altıgen levhalarla kaplanmıştır
Ana eyvanın kuzeyinde medreseyi yaptıran Muinüddin Pervanenin türbesi bulunmaktadır Bu türbede ailesi ile birlikte Pervane Muinüddin Süleymana ait 20 sanduka bulunmaktadır
Evliya Çelebi avlunun ortasında dört köşe bir havuzun bulunduğunu söylemektedir Ancak, günümüze gelen havuz daha geç dönemde buraya yapılmıştır
XIX yüzyıla kadar hastane ve medrese olarak kullanılan bu yapı daha sonra terk edilmiş, avlusu da mezarlığa dönüştürülmüştür 1928 yılında buraya gelen Albert Gabriel yapının metruk olduğunu ve göçmenlerin buraya yerleştirildiğini belirtmiştir Tokat Müzesinin ilk nüvesinin atıldığı 1926 yılında burası bir müze deposu haline getirilmiştir Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 1976 yılında başlattığı restorasyon sonrasında 1982 yılında Tokat Müzesi olarak hizmete açılmıştır
Hatuniye Medresesi (Merkez)
Tokat Meydan Mahallesinde bulunan bu medrese, Sultan II Beyazıtın annesi Gülbahar Hatun adına 1485 yılında yaptırılmıştır
Medrese kesme taş ve moloz taştan yapılmış, 1939–1942 depremlerinde hasar görerek yıkılmış, günümüze gelememiştir
Çukur (Yağbasan) Medrese (Merkez)

Tokat, Sulu Sokakta, Takyeciler Camisinin güneyinde bulunan bu medrese Selçuklu Sultanı II İzzeddin Keykavusun tahta çıkışı nedeniyle 1247 yılında onarılmıştır Yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır Bununla beraber, Danişmendliler tarafından XII Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır
Medrese moloz taştan dikdörtgen planlı olup, en büyük özelliği de üzerini örten 14 m çapındaki tromplu kubbedir Bu kubbenin 10 m ye yakın kısmının üzeri açıktır Bu tür üzeri açık kubbeli medreseye Niksar ve Bosrada rastlanmaktadır Medresenin basit bir girişinden sonra girilen avlusunun iki yanında eyvanlar ve tonozlu odalar bulunmaktadır
Osmanlı döneminde göçmenler buraya yerleştirilmiş, 1939 yılı depreminde büyük hasar görmüş, kubbe ve tonozları çökmüştür Günümüzde kısmen toprağa gömülü bir haldedir
Hisariye Medresesi (Merkez)
Tokat il merkezinde, Takyeciler Camisinin yanında bulunan bu medrese Emir Yahşi Beyin oğlu Emir Hisar tarafından 1411 yılında yaptırılmıştır
Günümüze harap bir halde gelen medrese kesme taştan dikdörtgen planlı ve avlulu planlıdır Medresenin kitabesi ve portalindeki kabartma süsler yerlerinden sökülerek 1953 yılında Tokat Müzesine götürülmüştür
Yağıbasan Medresesi (Niksar)

Tokat ili Niksar ilçesindeki Yağıbasan Medresesi, kitabesinden öğrenildiğine göre Danişmendli Emiri Nizamettin Yağıbasan tarafından 1157–1158 yıllarında yaptırılmıştır Giriş kapısı üzerindeki kitabenin mealen anlamı şöyledir:
“Bu mübarek bina, el melik el âlem, el adil ebu-l Muzaffer Yağıbasan bin Melik Gazi bin Melik Danişmentin emri ile h 552 senesinde yapılmıştır ”
Bu kitabe İbrahim Hakkı Uzunçarşılı tarafından Melik Gazi Türbesinde bulunmuştur
Yağıbasan Medresesi Anadolunun ilk kapalı avlulu medrese planındadır Aynı zamanda Suriye Bosradaki Gümüştekin Medresesinden (1135–1136) sonra yapılmış ikinci örnektir
Medrese moloz taştan yapılmış, kapalı avlulu, revaksız ve iki eyvanlı plan tipindedir Kale içerisinde bulunmasından ötürü kısmen iç kalenin surlarından faydalanılmıştır Bu bakımdan tam muntazam olmayan dikdörtgen bir planı vardır Günümüzde ortadaki avlunun yalnızca güney kısmı ayakta duran bir kubbe ile örtülmüştür Kubbenin aslı tamamen kapalı olmayıp, üst kısmının Tokat Çukur Medrese gibi açık olduğu sanılmaktadır
Avludaki iki eyvandan doğudaki tam giriş ekseninde değildir Kuzeydeki eyvanın yanlarında birer tane küçük, köşelerde de kuzeye doğru çıkıntılı daha büyük ölçüde dikdörtgen planlı bir mekân bulunmaktadır Avlunun batısında ise yan yana üç hücresi vardır Güneyde ise altı hücrenin olduğu sanılmaktadır
Medresenin portal ve kaplama taşları sökülmüş ve bina 1939–1942 depremlerinde büyük hasara uğramıştır
|
|
|
|