11-04-2012
|
#3
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Kapadokyada Tatil

Güzel Atlar Ülkesi Kapadokya
KAPADOKYA
60 milyon yıl önce 3 Jeolojik devirde Toroslar yükseldi Kuzeydeki Anadolu Platosu'nun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti Erciyes, Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ, bölgeye lavlar püskürttü Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: "Peri bacası"
Bazalt örtüsü olmayan tüf tabakları ise erozyonla vadilere dönüştü İlginç şekilli kanyonlar oluştu Daha sonraları insan eli, emeği ve duygusu işe koyuldu Dokuz-on bin öncesine ait yerleşimlerden ilk Hıristiyanların kayalara oydukları kiliselere, büyük ve güvenli yer altı kentlerine kadar uzun bir dönemde büyük bir uygarlık yaratıldı
Bölge günümüzde turizm açısından büyük bir öneme sahiptir Avanos, Ürgüp, Göreme, Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Selime Köyü, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ- Zelve belli başlı görülmesi gereken yerlerdir Kayalara oyulmuş geleneksek Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler Bu evler ondokuzuncu yüzyılda yamaçlara ya kayaların ya da kesme taştan inşa edilmişlerdir Bölgenin tek mimarı malzemesi olan taş yörenin volkanik yapısından dolayı ocaktan çıktıktan sonra yumuşak olduğundan çok rahat işlenebilmekte ancak hava ile temas ettikten sonra sertleşerek çok dayanaklı bir yapı malzemesine dönüşmektedir Kullanılan malzemenin bol olması ve kolay işlenebilmesinden dolayı yöreye has olan taş işçiliği gelişerek mimari bir gelenek halini almıştır Gerek avlu gerekse ev kapılarının malzemesi ahşaptır Kemerli olarak yapılmış kapıların üst kısmı stilize sarmaşık veya rozet motifleriyle süslenmiştir Yöredeki güvercinlikler 19 yüzyılın sonları, 18 yüzyılda yapılmış küçük yapılardır İslam resim sanatını göstermek açısından önemli olan güvercinliklerin bir kısmı manastır veya kilise olarak inşa edilmişlerdir Güvercinliklerin yüzeyi yöresel sanatçılar tarafından zengin bir bezemeler, kitabeler ile süslenmişlerdir
Bölge şarapçılık ve üzüm yetiştiriciliği ile de ünlüdür


Kapadokya'nın tarihi
Kapadokya'daki Taş formasyonların türkçede niye "Peri bacaları" diye adlandırılmış olduklarini gösteren bir manzara Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin dünyada en güzel bütünleştiği yerdir Coğrafik olaylar Peribacaları 'nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da, bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık yaşlı medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya'nın yazılı tarihi Hitit'lerle başlıyor Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu'nun da önemli kavşaklarından biri
MÖ XII yüzyılda Hitit İmparatorluğu'nun çöküşüyle bölgede karanlık bir dönem başlar Bu dönemde Asur ve Frig etkileri taşıyan geç Hitit Kralları bölgeye egemen olur Bu Krallıklar MÖ VI yüzyıldaki Pers işgaline kadar sürer Bugün kullanılan Kapadokya adı, Pers dilinde "Güzel Atlar Ülkesi" anlamına geliyor MÖ 332 yılında Büyük İskender Persleri yenilgiye uğratır, ama Kapadokya'da büyük bir dirençle karşılaşır Bu dönemde Kapadokya Krallığı kurulur MÖ III Yy sonlarına doğru Romalıların gücü bölgede hissedilmeye başlar ve MÖ I yy ortalarına doğru Kapadokya Kralları, Romalı generallerin gücüyle atanır ve tahttan indirilir MS 17 yılında son Kapadokya kralı ölünce, bölge de Roma'nın bir eyaleti olur
MS III yy'da Kapadokya'ya Hıristiyanlar gelir ve bölge onlar için bir eğitim ve düşünce merkezi olur 303-308 yılları arasında Hıristiyanlara uygulanan baskılar iyice artar Fakat Kapadokya baskılardan korunmak ve Hıristiyan öğretiyi yaymak için ideal bir yerdir Derin vadiler ve volkanik yumuşak kayalardan oydukları sığınaklar Romalı askerlere karşı güvenli bir alan oluşturur
IV yy'da daha sonra "Kapadokya'nın Babaları" olarak bilinen insanların doğumlarını gördü Kapadokya Fakat bölgenin önemi, III Leon'un İkonaları yasaklamasıyla doruk noktasına ulaştı Bu durum karşısında, İkon yanlısı bazı kişiler bölgeye sığınmaya başladı İkonoklasm hareketi yüz yıldan fazla sürdü (726-843) Bu dönemde birkaç Kapadokya kilisesi İkonoklasm etkisinde kaldıysa da, ikondan yana olanlar burada rahatlıkla ibadetlerini sürdürdüler Kapadokya manastırları bu devirde büyük gelişme sağladı
Yine bu dönemlerde, Anadolu'nun Ermenistan'dan Kapadokya'ya kadar olan Hıristiyan bölgelerine Arap akınları başladı Bu akınlardan kaçarak bölgeye gelen insanlar bölgedeki kiliselerin tarzlarının değişmesine sebep oldu XI Ve XII yüzyıllarda Kapadokya Selçukluların eline geçti Bu ve bunu takip eden Osmanlı zamanlarında bölge sorunsuz bir dönem geçirdi Bölgedeki son Hıristiyanlar 1924-26 yıllarında yapılan mübadeleyle, arkalarında güzel mimari örnekler bırakarak Kapadokya'yı terkettiler
|
|
|
|