Yalnız Mesajı Göster

18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi

Eski 11-04-2012   #8
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

18 Mart 1915 Çanakkale Zaferi



ALİ CENAB TÜRKLER

Ruşen Eşref ( Ünaydın), Karagah-ı Umumi Muhafız Piyade Bölüğü Kumandanı Mülazım-ı Evvel Ruhi ile gerçekleştirdiği mülakatında Mehmetçiğin ağzından şu hatırayı kaydeder:

Bizim mıntıka kumandanı Süvari Kaymakamı Mahmut Bey tayyarelere pek kızar efendim Daima ateş ettirir onlara ; katiyyen üzerimize sokmaz onun zaten tabiatı böyledir Bir tayyare geldi miydi,haydi ütün bataryaya ateş ettirirEvet efendim; tayyare düştü Hava hafif sisli olduğu için tabii gemiler bu sükutu( düşüşü) görmüyorlardı Tayyareciler kendilerini denize attılar Kendi gemilerini istikametine yüzmeye başladı Bunu gören bataryamız düşmanın kendi gemilerine iltihak etmemesi için efendim ,ateş etti ki tayyareciler geriye dönsünler O vakit gemilerde tayyarenin burada düştüğünü anladılar Onlar da ateş açtılar Tayyare tahrip edildi O vakit de bizim hiç olmazsa bir esire fevkalade ihtiyacımız vardı Çünkü düşmanın o dakikadaki vaziyetini anlamak istiyorduk Zira düşman Anafartalar'dan çektiği askeri Seddülbahir'e ihraç yapmak istiyor gibi göstertiyordu Yani açıkçası bunu blöf olarak yapıyordu Ve gemiler de ( eliyle işaret ederek) bakın işte böyle daima Seddülbahir etrafında bir kavis şeklinde duruyordu
Mıntıka kumandamız Kaymakam Mahmut Bey bu tayyarecinin neye mal olursa olsun mutlaka kurtarılmasını istiyordu Tayyareciler en nihayet bir buçuk kilometre kadar sahile yakın geldiler Tabii sahil mayın döşeli olduğundan kimse giremiyordu

Düşmanın vaziyetini öğrenmeye şiddetle ihtiyaç vardı Bu sırada bir düşman tayyaresi düşürülmüş ancak bizimkiler başka taraftan o tarafa hala ateş etmekte idiler Düşman tayyarecileri hem mayınlı hem de ateş altında ölüm kalım mücadelesi vermekte idiler

Bu noktada teessüratımı söylüyorum: o iki adam bağırıyordu Yani ölüyorlardı artık Ve sahilden hala imdat umuyorlardı Tabii bir kumandan emir verdiği vakit süngü üzerine top üzerine gidip ölmek vazifemizdir İşte o vakit mıntıka kumandanı Kaymakam Mahmut Bey " Kim girer?" diye bir sual sordu Bu İngilizlere sırf acıdığım için düşman olsalar da onları kurtarmak bana bir vazife-i vicdaniye oldu Yüzmek de bilirim

- Nerelisiniz efendim?

- Çanakkale'liyim Bir an evvel girmek için telaşımdan fanilayı da çıkarmamışım bir fanila bir iç donu kalmıştı Daldım O zaman arkadaşım Mülazım Kaşif'de : "Ben de girerim " diye bendenize refakat etti O çocuk aynı zamanda sınıf arkadaşımdır Şimdi Rusya'da esir zavallı Beraber girdik Muttasıl düşman topları ateş ediyor Monitörler,karşımızdan eksilmiyor Tayyareler tepemizde dönüyordu
Fakat biz tabii pek alçağa düşüyorduk Sular da biraz dalgalıydı Ne bizimkilerin nede onların makas atışları bizi kıstıramıyordu Gülleler hep ötemize berimize düşüyordu Bize hiç ziyan vermiyordu

Maateessüf o tayyarecilerden birisi boğuldu Çünkü bizde takat kalmamıştı Ötekini kurtardık beyim Mıntıka kumandanı Mahmut Bey kendisini aldı Mıntıkasına götürdü Orada İngilizce mesaj yapıldı Güzel baktılar sonra Beşinci Orduya teslim edildi

Giderken İngiliz mıntıka kumandanı Mahmut Bey 'e demiş ki:

"Türkleri şöyle cesurdurlar, böyle alicenaptırlar diye kitaplarda okurdum Bu defada cephede gördüm Fakat böyle şiddetli bir ateşe karşı bu derece fedakarlıklarını bilemezdim Bu derecesini bir İngiliz bile yapamaz"

Alıntı Yaparak Cevapla