Yalnız Mesajı Göster

İstanbul'daki Müzeler...

Eski 11-04-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İstanbul'daki Müzeler...



Atatürk Müzesi (İnkılap Müzesi)



Telefon:0212 240 63 19
Web: http://wwwataturknet
İlçe: Şişli
Adres: Halaskargazi Caddesi No: 250 Şişli
Atatürk Suriye Cephesinden ayrılarak 13 Kasım 1918de İstanbula gelmiş ve Perapalas Otelinde bir daireye yerleşmişti Daha sonra bu otelden ayrılan Atatürk, Madam Kasabyanın Şişlideki üç katlı evini kiralamıştı Beşiktaşta Akaretler mahallesinde oturan annesi Zübeyde Hanımla kız kardeşi Makbuleyi de yanına almış, evin üçüncü katını onlara ayırmıştı Kendisi orta katta oturuyor, bu katın arka bahçeye bakan odasını da yatak odası olarak kullanıyordu Büyük salonu, toplantı odası olarak ayırmıştı Alt katta ise yaveri bulunuyordu Atatürk, İstanbulun düşman işgali altında bulunduğu bu karanlık günlerde, evinde arkadaşlarıyla birlikte sık sık gizli toplantılar yapmış, 16 Mayıs 1919 tarihine yani Samsuna hareketine kadar bu evde oturmuştur
Atatürk, Anadoluya geçip Ankaraya yerleştikten sonra annesi ve kardeşiyle Çankayada oturmuşlardı Şişlideki ev, Erzurum eski Milletvekili Tahsin Uzele geçmiş; daha sonra, 1942de İstanbul Belediyesi, İnkılap Müzesi kurmak üzere evi Tahsin Uzelden satın almıştı 1908de yaptırılan ve Atatürk Evi olarak tanınan evi, İstanbul Belediyesi onarmış, 1943 yılında da (İnkılap Müzesi) olarak ziyarete açmıştır
Atatürkün doğumunun 100 yılı olan 1981de müze yeniden düzenlenip ziyarete açılmıştır
Binanın girişinde, Atatürkün Gençliğe Hitabesi ile Atatürkün bir yazısı, yemek odasında Milli Mücadele ile ilgili tablolar, oturma odası duvarlarında Atatürkün doğumundan 1 Dünya Savaşına kadar hayatına ait fotoğraflar vardır
Birinci kattaki yatak odası, çalışma odası ve diğer odalar, Atatürkün kullandığı eşyalar ve elbiseleri, Milli Mücadele yıllarına ait fotoğrafları, inkılaplarıyla ilgili belgeler sergilenerek donatılmıştır İkinci kattaki odalarda Atatürkün ölümü ile ilgili fotoğraflar, tablolar, Atatürkle ilgili belge ve bilgiler sergilenmektedir Üçüncü katta devrimlerle ilgili fotoğraflar, Atatürk hakkında yazılmış çeşitli kitaplar, ölümüne ait fotoğraflar, gazeteler, bir kavanoz içerisinde Anıtkabirden getirilmiş toprak bulunmaktadır
Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazar ve Perşembe günleri dışında 0930-1630 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebilir

Aya İrini Kilisesi (St İrene)



Telefon:0212 522 09 89
İlçe: Sultanahmet
Adres: Topkapı Sarayı Avlusu, Sultanahmet
Aya İrini, Bizansın ilk kilisesi Konstantin, şehri yeniden kurarken kendi adına bir forum, saray ve hipodromun yanı sıra, 330larda Roma tapınaklarının üzerine Aya İrini Kilisesini inşa ettirir Aya İrini ya da Hagia Eirenenin sözlükteki anlamı Kutsal Barış; ama aynı zamanda da, aynı yüzyılda yaşamış bir azize Azizenin gerçek adı Penelopedir Hıristiyanlığı yaymaya çalışır Putperestler tarafından yılanlarla dolu bir kuyuya atılır; ölmez Taşlanır, atlara bağlanıp sürüklenir; yine de ölmez Mucizelerin sonunda putperestler Hristiyan olur; İrini de bir azize İmparator Konstantin, bu olağanüstü olay üzerine yaptırdığı tek tanrılı dinin ilk mabedine Aya İrini adını verir
Aya İrini, Bizanstan günümüze kalan atriumlu tek kilise Atrium, eski Roma tapınaklarının ortasındaki çevresi revaklı bir avlu Aya İrini, yerini aldığı tapınağın özelliklerini bugüne kadar getirmiş Ancak bugünkü Aya İrini, aynı Aya İrini değil Çünkü ahşap ilk Aya İrini, 532de yanmış İmparator Iustinianos, çok tanrılı inancı kesinlikle yasaklayınca ayaklanan halk, Zeusa sığınarak hem Ayasofyayı, hem de Aya İrini Kilisesini yakmış İustinianos, Ayasofya ve Aya İriniyi yeniden yaptırmış Ancak Aya İrini 564te bir kez daha yanmış Onarılmış İki yangından sonra, bu defa depremlerle sallanmış Yani kilise üç kez onarılmış
Osmanlı sultanı II Mehmet, İstanbula girip yeni bir dönemi başlatır Yapımına başlanan Topkapı Sarayının dış duvarları, Ayasofya ve Aya İrininin arasından geçer Aya İrini bir süre sonra silâhların bakım ve onarımının yapıldığı iç cephane olur
Aya İrini, Osmanlının ilk müzesidir Depodaki silâhlar antika olunca 19 yyda ilk müze Aya İrinide açılır Aya İrininin galerilerine çıkışı sağlayan çift kanatlı merdivenler o sıra yapılır Osmanlı, Aya İriniye, ana kapıdaki 1726 tarihli kitabeyi ve merdiveni ekler
Aya İriniyi sallayan o eski depremler sırasında Bizansta ikonalar, dinen yasaklandığı için onarımlarda duvarlar süslemesiz bırakılmış Bugün, Osmanlının üzerine bir bayrak asarak kapattığı apsis yarım kubbesindeki İsayı simgeleyen haç ve haçın altında İsanın çarmıha gerildiği Golgota Tepesini simgeleyen birkaç basamaklı kürsü çizimi dışında bir motif kalmış
1453 yılında İstanbulun fethinden sonra kilise camiye çevrilmediği için yapıda önemli bir değişiklik yapılmamıştır Uzun süre ganimet ve silah deposu olarak kullanılmıştır Tophane müşirlerinden Damat Ahmet Fethi Paşa 1846 yılında Türk müzesinin ilk nüvesini oluşturan eserleri burada sergilenmiştir 1869 yılında Aya İrini, Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) adını almıştır Zamanla, sergi mekânlarının yetersiz kalması nedeniyle buradaki eserler 1875 yılında Çinili Köşke taşınmıştır 1908 tarihinden itibaren Aya İrini Askeri Müze olarak kullanılmıştır Daha sonra bir süre boş kalan yapı onarılmış ve Ayasofya Müzesi Müdürlüğüne bağlı bir birim haline getirilmiştir
Ziyaret Gün ve Saatleri:Ayasofya Müzesi Müdürlüğünün izni ile gezilebilir

Ayasofya Müzesi



Telefon:0212 522 17 50 - 522 09 89
Fax: 0212 512 54 74
E-mail: ayasofyamuzesi@hotmailcom
İlçe: Sultanahmet
Adres: Sultanahmet Meydanı İstanbul
Mimarisi, ihtişamı, büyüklüğü ve işlevselliği yönünden ilk ve son ünik uygulama olarak görülen Ayasofya, Osmanlı camilerine fikir bazında da olsa esin kaynağı olmuş, doğu-batı sentezinin bir ürünüdür Bu eser dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer almaktadır Bu nedenle, Ayasofya, tarihi geçmişinin yanı sıra, mimarisi, mozaikleri ve Türk çağı yapıları ile yüzyıllar boyunca tüm insanlığın ilgisini çekmiştir
Ayasofya 916 yıl kilise, 481 yıl cami olmuş, 1935ten bu yana müze olarak tarihi işlevini sürdürmektedir
Bizans tarihçileri (Theophanes, Nikephoros, Gramerci Leon) ilk Ayasofyanın İmparator I Konstantinos (324-337) zamanında yapıldığını ileri sürmüşlerdir Bazilika planlı, ahşap çatılı bu yapı, bir ayaklanma sonunda yanmıştır Bu yapıdan hiçbir kalıntı günümüze gelmemiştir
İmparator II Theodosius, Ayasofyayı ikinci defa yaptırmış ve 415te ibadete açmıştır Yine bazilika planlı bu yapı 532de Nika ihtilali sırasında yanmıştır 1936 yılında yapılan kazılarda bununla ilgili bazı kalıntılar ortaya çıkmıştır Bunlar mabede girişi gösteren basamaklar, sütunlar, başlıklar, çeşitli mimari parçalardır
İmparator Iustinianus (527-565) ilk iki Ayasofyadan daha büyük bir kilise yaptırmak istemiş, çağın ünlü mimarlarından Miletoslu İsidoros ve Trallesi Anthemiosa günümüze ulaşan Ayasofyayı yaptırmıştır Anadolunun antik şehir kalıntılarından sütunlar, başlıklar, mermerler ve renkli taşlar Ayasofyada kullanılmak üzere İstanbula getirilmiştir
Ayasofyanın yapımına 23 Aralık 532de başlanmış, 27 Aralık 537de tamamlanmıştır Mimari yönden incelendiğinde büyük bir orta mekân, iki yan mekân (nef), absis, iç ve dış nartekslerden meydana gelmiştir İç mekân, 100 x 70 m ölçüsünde olup, üzeri dört büyük ayağın taşıdığı 55 m yüksekliğinde, 30,31 m çapında kubbe ile örtülmüştür
Ayasofyanın mimarisinin yanı sıra mozaikleri de büyük önem taşımaktadır En eski mozaikler iç narteks ve yan neflerde altın yaldızlı geometrik ve bitkisel motifli olan mozaiklerdir Figürlü mozaikler IX-XII yüzyıllarda yapılmıştır Bunlar İmparator kapısı üzerinde, absiste, çıkış kapısı üzerinde ve üst kat galeride görülmektedir
Ayasofya İstanbulun fethi ile birlikte başlayan Türk döneminde çeşitli onarımlar görmüştür Mihrap çevresi, Türk çini sanatı ve Türk yazı sanatının en güzel örneklerini içerir Bunlardan kubbedeki ünlü Türk hattatı Kazasker Mustafa İzzet Efendinin Kurandan alınma bir suresi ile 750 m çapındaki yuvarlak levhalar en ilgi çekici olanıdır Bu levhalarda, Allah, Muhammed, Ömer, Osman, Ali, Hasan, Ebu Bekir, Hüseyinin isimleri yazılıdır Mihrabın yan duvarlarında ise Osmanlı padişahlarının yazıp buraya hediye ettiği levhalar vardır
Sultan II Selim, Sultan III Mehmet, Sultan III Murat ve şehzadelerin türbeleri, Sultan I Mahmutun şadırvanı, sıbyan mektebi, imareti, kütüphanesi, Sultan Abdülmecidin hünkar mahfeli, muvakkithanesi, Ayasofyadaki Türk çağı örnekleri olup türbeler, iç donanımı, çinileri ve mimarisiyle klasik Osmanlı türbe geleneğinin en güzel örneklerini oluşturmaktadır
Ziyaret Gün ve Saatleri: Pazartesi günleri dışında her gün 0930-1630 saatleri arasında açıktır

Alıntı Yaparak Cevapla