Yalnız Mesajı Göster

İşte Osmanlı Hakında Herşey!!!

Eski 11-04-2012   #4
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

İşte Osmanlı Hakında Herşey!!!



Gerileme Dönemi ve
Gerilemeyi Durdurdurma Çabaları

1764 yılında Rusya, Osmanlıların toprak bütünlüğünü garanti ettiği Lehistan'ı işgal etmiş ve kaçan mülteciler Osmanlı sınırını geçen Ruslar tarafından katledilmiştir Bu olay üzerine Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilân etmiştir(1768) Ruslar, Baserabya ve Kırım'ı işgal ettikleri gibi, İngilizlerin de yardımıyla, Baltık filosonu Akdeniz'e göndererek, Mora Rumlarını isyana teşvik etmişler ve Çeşme'de demirli Osmanlı donanmasını gafil avlayarak, gemileri yakmışlardır Bu arada Mısır'da da bir isyan hareketi başlamıştır Ruscuk ve Silistre önlerinde Osmanlı kuvvetlerinin mevzii başarılar kazanmasının ardından II Katerina, Lehistan işini halletmeyi plânladığından Osmanlılarla anlaşma yapmayı kabul etmiştir IAbdulhamit'in (1773-1789) başa geçmesinden sonra imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile (21 Temmuz 1774) Kırım Hanlığı Osmanlıdan kopartılarak sözde bağımsız bir devlet olmuş, Baserabya, Eflâk, Boğdan Osmanlılarda kalmış, ancak Azak ve Kabartay bölgesi Rus hâkimiyetine geçmiştir Ruslar bu anlaşmayla İngiltere ve Fransa'ya tanınan kapitülâsyonları da kazanmış ve her yerde konsolosluk açma hakkını elde ederek, Osmanlının iç işlerine karışabileceği bir ortamı kendine hazırlamıştır Nitekim 1783'te Kırım'ı işgal ve ilhak eden Rusya, Karadeniz'e hâkim olarak, sıcak denizlere inme politikasını gerçekleştirme yönünde büyük bir adım atmış, Ortadoksları himaye bahanesiyle de Balkanlardaki nüfuzunu kuvvetlendirmiştir

Rusya'nın nihaî amacı, İstanbul'u ele geçirerek Bizans'ı yeniden diriltmek idi İşte bu maksatla, Osmanlı Devleti'ni taksim etmek üzere Avusturya ile gizli bir anlaşma yapıldı Bu anlaşmayı haber alan Osmanlı Devleti, Prusya ve İngiltere'nin de tahrikiyle Rusya'ya karşı savaş açtı Halkın infialine neden olan Kırım'ı geri almak Osmanlının en büyük arzusuydu Ancak bu savaşa Rusya'nın müttefiki olan Avusturya'nın da katılmasıyla, Osmanlılar iki cephede birden mücadele etmek zorunda kaldılar(1788) Avusturya'ya karşı iki kez savaş kazanıldı Belgrat ve Banat ele geçirildi Ancak Rusya'ya karşı doğu cephesinde başarı sağlanamadı Bu tarihlerde Osmanlı tahtına III Selim çıkmıştı (1789-1807) III Selim İsveç ile bir anlaşma yaparak Rusya'ya karşı bir müttefik kazanmıştı Ancak Rusya Bükreş ile Küçük Eflâk'ı almış, ardından da Belgrat ve Bender düşmüştü 1790'da Avusturya İmparatoru IIJoseph ölünce iç ayaklanmalar baş göstermiş ve Fransız ihtilalinin etkileri bu ülkede de hissedilmeye başlanmıştı Bunun üzerine yeni İmparator IILeopold, Ziştovi anlaşmasını imzalayarak Osmanlılarla olan savaşı sona erdirdi (1791) Bu anlaşma mevcut statükoyu muhafaza eden maddelerden ibaretti Rusya ile de, İspanya'nın aracılığıyla Yaş Barış Antlaşması imzalandı (1792) Rusya'nın savaş sırasında işgal ettiği yerlerden sadece Özi, anlaşmayla verilmiş oluyordu Hem Avusturya hem de Rusya bu anlaşmalarla, Fransa ve Lehistan'daki gelişmelere dikkatlerini verirken, Osmanlı Devleti de gerekli ıslahatları yapmak için bir soluklanma zamanı bulabilecekti

19 yy Osmanlı Devleti'nde Islahat Çabaları

Nizam-ı Cedit

İyi bir eğitim görmüş olan III Selim bu barış döneminden faydalanarak, devlet içinde, özellikle askerî alanda, ıslahatlar yapmak istiyordu Bu maksatla, Nizâm-ı Cedit adı verilen ilk ıslahat hareketiyle, yeni bir ordu kurdu(1793) Yeniçeri Ocağı'nı kaldıramayacağını bildiğinden, öncelikle Nizâm-ı Cedid denilen bu orduyu batılı tarzda düzenleyip, başarısını kanıtlamak gerekliydi Ancak bundan sonra Yeniçeri Ocağı lağvedilebilirdi Fakat kendileri aleyhine ortaya çıkan gelişmelerden endişe duyan Yeniçeriler, bazı devlet adamlarını da yanlarına çekerek yeniliklere karşı çıktılar ve isyan ettiler Üstelik bu arada Napolyon Bonapart, bir orduyla Mısır'ı işgale başlamıştı (1798) Osmanlılar, Rusya, İngiltere ve Sicilya'nın da menfaatlerine dokunan Fransız işgaline karşı harekete geçti Ehramlar savaşıyla, Mısır'ı ele geçirip, kuzeye yönelen Bonapart, Akka'da Osmanlı savunmasını geçemedi (1799) Kuşatmayı kaldıran Napolyon geri dönerken, yerine bıraktığı ordu komutanları da mağlûp edildiler Neticede Fransızlar Mısır'ı terk etmek zorunda kaldı(1801) Fransa'yı barışa zorlayan önemli bir sebeplerden birisi de, Akdeniz'de Rus ve Türk donanmalarının iş birliği yapmaları, İngiltere'nin Fransız savaş ve ticaret gemilerini taciz etmesiydi Fransa'nın Akdeniz ve Orta Doğu'daki ticarî menfaatlerinin zedelenmesi onları barışa zorlamaktaydı

1802'de imzalanan anlaşmayla Fransa bölgede yine ticaret yapma güvencesi almış ve kapitülâsyon hakkını elde etmiştir Bu olayı bahane ederek Akdeniz'e inen Rus donanması, Osmanlı donanmasıyla birlikte Fransa'nın elindeki bazı adaları ele geçirmiş idi Fakat halk, ebedî düşman olarak gördüğü Rusya ile iş birliği yapılmasına büyük tepki göstermiş ve bunun sonunda III Selim'e ve ıslahatlarına karşı cephe genişlemişti Üstelik Napolyon'un, Orta Doğu'da Araplara yönelik propagandasının da etkisiyle bölgede bazı isyanlar çıkmıştı Böylece Bulgaristan ve Sırbistan'da çıkan isyanlara bir de Suriye'de ve Hicaz'da çıkan isyanlar eklenmiş oluyordu Vehhabiler ayaklanarak, 1803-1804'te Mekke ve Medine'yi ele geçirmişlerdi Osmanlıların tekrar Fransa ile yakınlaşmaları, İngiliz ve Rusları harekete geçirmiş ve sonunda Rusya Eflak ve Boğdan'ı işgal etmişti Bu savaş sürerken Nizâm-ı Cedit'in Rumeli''ye de kaydırılmasından memnun olmayan isyancılar Şehzade Mustafa'nın tahrik ve teşvikiyle birleşerek İkinci Edirne Vak'ası denilen büyük bir ayaklanma başlatmışlardı (1806) Neticede İstanbul'da patlak veren Kabakçı Mustafa İsyanı III Selim'in sonunu hazırladı Saraya giren isyancılar III Selim'i tahttan indirerek yerine IV Mustafa'yı tahta geçirdiler (29 Mayıs 1807) Nizâm-ı Cedid lağvedildi Fakat IIISelim'e bağlı olan Ruscuk bayraktarı Mustafa, yenilik taraftarlarıyla birleşerek, karşı darbede bulundu Amacı III Selim'i yeniden tahta çıkarmaktı IV Mustafa'nın, sabık padişahı öldürttüğünün öğrenilmesi üzerine, kardeşi IIMahmut başa geçirildi (28 Temmuz 1808)

Alemdar Mustafa Paşa sadareti üslenerek, III Selim'in başlattığı ıslahatları devam ettirmeye çalıştı Nizâm-ı Cedit'i, Sekbân-ı Cedit adı ile yeniden canlandırdı Ancak ulemayı ve yeniçerileri memnun edemeyen Alemdar Mustafa Paşa, 1809'da çıkan bir isyanda öldü

IIMahmut ve Islahat Hareketleri;

II Mahmut devri (1808-1839), hem gerçekleştirilen yenilik hareketleri ile hem de etnik ve siyasî isyanlarıyla Osmanlı Devleti'nin yol ayrımına girdiği bir dönemi ifade eder IIMahmut, öncelikle orduyu baştan aşağı düzenlemek ile işe başladı Yeniliklere karşı çıkan Yeniçeri Ocağı bir nizamname ile ortadan kaldırıldı Vak'a-yı Hayriye olarak adlandırılan bu köklü değişiklikle (15-16 Haziran 1826), yeni bir ordu oluşturuldu Ancak yeniçeriler bu düzenlemeye boyun eğmeyerek isyan ettiler Sadrazam'ın sarayını basan yeniçeriler sadrazamın ve ıslahatçıların başlarını istediler Ancak At Meydanı'nda toplanan yeniçeriler dağıtıldı, ocakları bombalandı Böylece Avrupa tarzında yeni bir ordunun kurulması yönündeki en büyük engel ortadan kaldırılmış oluyordu II Mahmut hükûmet teşkilâtında da değişikliklere giderek kabine ve nezaret (bakanlık) usulünü benimsedi 1836 yılında Dahiliye ve Hariciye Nazırlıkları kuruldu Avrupa devletleri ile ABD ile ticarî anlaşmalar yapıldı İktisadî ve adlî sistemde değişikliklere gidildi Avrupa tarzında eğitim veren rüştiyeler, Harbiye ve Tıbbiye okullarının açılması vb gibi eğitim alanında da ıslahatlar gerçekleştirildi

Fakat, kimi şeklî, kimi öze yönelik bu yenilikler devletin içinde bulunduğu zorlukları aşmasına yetmediği gibi, Osmanlı coğrafyasındaki parçalanma IIMahmut döneminde daha da hissedilir hale geldi

Sırp ve Yunan İsyanları; Fransız İhtilâli'nin getirdiği milliyetçi fikirlerle temellendirilen ancak, daha ziyade arkasında Rusya ve diğer Avrupa devletlerinin teşvik ve tahriki olan etnik ve mahallî isyanlar bu dönemde alevlendi IIISelim zamanında isyan eden Sırplar, 1812 Bükreş Antlaşması ile bazı imtiyazlar almalarına rağmen, yeniden ayaklandılar Yeniçeri Ocağının kaldırıldığı tarihlerde Sırplarla kısmî bir anlaşmaya varıldı Ancak 1830'da bir hatt-ı şerif ile Sırbistan'ın Osmanlı hâkimiyetinde bir prenslik olarak varlığı kabul edildi Rusya'nın XIX yüzyıla girerken Osmanlıya karşı sürdürdüğü savaşların altında Balkanları ve özellikle Rumları Osmanlı Devleti'nden koparmak yatıyordu Nitekim Odessa'da yeniden örgütlendirilen Etnik-i Eterya adlı cemiyetin başkanlığına Yunan İsyanı sırasında Çar IAlexsandre'ın yaveri Prens İpsilanti getirilmişti Yapılan plana göre Yunanistan, Yanya ve Tuna civarında isyanlar çıkarılacaktı İpsilanti 1821'de Romanya'ya geçerek Ortodoksları ayaklandırmaya çalıştı fakat başarılı olamadı Çar, Türklere yenilerek Macaristan'a kaçacak olan İpsilanti'yi desteklemekten vazgeçti Bu sırada Mora'da da Patras başpiskoposu isyan etmişti (25 Mart 1821) 1822'de Yunanlılar bağımsız olduklarını ilân ettiler, Mora'da ve adalarda çok sayıda Türk'ü katlettiler Rusya ve Avrupa bu isyanı gayriresmî yollardan desteklemekteydiler

Girit ve Mora valiliğinin kendisine verilmesini IIMahmut'a kabul ettiren Mehmet Ali Paşa bu isyanı bastırmakla görevlendirildi 1822'de Girit'e, 1824-25'te Mora'ya girildi Bu gelişme karşısında Rusya, Fransa ve İngiltere aralarında anlaşarak (1827), Yunanistan'ın özerk bir prenslik olarak kabul edilmesi hususunda Osmanlıları sıkıştırmak istediler Türkler bu olayı iç işlerine müdahale olarak kabul edip, teklifi reddetti Bunun üzerine Osmanlı ve Mısır donanması Navarin'de, bir kaza sonucu(!), yok edildi Üç ülkeyle ilişkiler kesildi ve 1828'de Rusya, müttefiklerinin desteğiyle Osmanlı Devleti'ne savaş ilân etti Rus ordusu doğuda Erzurum'u ele geçirdi Batıda ise Edirne işgal edildi Padişah, Prusya, Fransa ve İngiltere elçilerini araya sokarak, Londra Protokolünü kabul edeceğini bildirdi Böylece Edirne Antlaşması(1829) ve ardından Londra Konferansı (1830) imzalandı Antlaşma ile Prut iki ülke arasında sınır oluyor, Eflâk, Boğdan ile Sırbistan'ın özerkliği kabul ediliyordu Girit'in Osmanlılarda kalması şartıyla Yunanistan'ın bağımsızlığı da tasdik ediliyordu

Mehmet Ali Paşa İsyanı ve Mısır Meselesi; Mora'nın elden çıkmasıyla, oğlu İbrahim'in Mora valisi olma ümidini kaybeden Mısır Valisi MAli Paşa, IIMahmut'tan, yardımlarına karşılık, Suriye'nin idaresini istedi Bu isteğin reddedilmesi üzerine MAli Paşa harekete geçti ve Filistin ile Suriye'ye girdi (1831) Akka ve Şam, oğlu İbrahim tarafından ele geçirildi İbrahim Paşa, kısa zamanda Anadolu'ya kadar ilerledi

Konya yakınlarındaki savaşta Osmanlı ordusunu yenilgiye uğrattı Her birinin ayrı hesabı olduğu büyük devletler, telâşlanarak araya girmek istediler Fransa ve İngiltere'nin anlaşamaması üzerine, Rusya durumdan faydalandı Zor durumdaki IIMahmut, Rus ordusunun ve donanmasının İstanbul yakınlarına gelmesine müsaade etti Rusya'nın kârlı çıkmasından endişelenen Fransa ve İngiltere, IIMahmut ile anlaşma yapması için MAli Paşa'ya baskı yaptılar Neticede Kütahya Antlaşması imzalandı (1833) Bu anlaşmayla, Mehmet Ali Paşa, Mısır ve Girit'ten başka Şam ve oğlu İbrahim de, Cidde valiliği yanı sıra Adana'yı uhdelerine alacaklardı Rusya, yardımlarına karşılık IIMahmut ile Hünkar İskelesi Antlaşması diye bilinen bir anlaşma yaparak, İstanbul'daki durumunu kuvvetlendirmeyi başardı (1833) Anlaşmaya göre Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünün garantisi ve gereğinde Osmanlının yardımına koşulması karşılığında Rusya, Boğazların bütün yabancı savaş gemilerine kapatılmasını kabul ettiriyordu IIMahmut, Kütahya anlaşmasından memnun değildi Bu sebeple MAli Paşa'ya karşı yeniden harekete geçti Fakat Osmanlı ordusu Nizip'te bir kez daha yenildi (1839) Üstelik Kaptan Paşa, Osmanlı donanmasını Mısır'a teslim etmişti Bu arada II Mahmut ölmüş ve yerine IAbdulmecit geçmişti (1839-1861) Mısır Meselesi'nin Çözümü ve Boğazlar Meselesi; Rusya'nın Hünkar İskelesi Antlaşmasına dayanarak duruma tek başına müdahale etmesini uygun bulmayan İngiltere ve Fransa yeniden devreye girdiler Avusturya ve Prusya'nın da katılmasıyla Londra'da bir konferans toplandı (1840)

Toplantıda Mehmet Ali Paşa'nın veraset yoluyla Mısır valiliğine sahip olması karşılığında, Suriye'den ve elinde tuttuğu Osmanlı donanmasından vazgeçmesi istendi Konferans kararlarını MAli Paşa'nın tanımaması üzerine İngiltere Suriye limanlarını donanması ile topa tuttu Nihayet MAli Paşa durumu kabul etti IAbdulmecit de iki ferman yayımlayarak onun valiliğini onayladı Ardından İngiltere kendileri aleyhine olan Hünkar İskelesi Antlaşması'nın yürürlükten kaldırılmasını öngören uluslararası bir konferansa ev sahipliği yaptı Londra Antlaşması ile (Temmuz 1841), İstanbul ve Çanakkale boğazları'nın barış zamanında savaş gemilerine kapalı tutulmasının kararlaştırıldığı bir Boğazlar Sözleşmesi imzalandı Böylece İngiltere, Rusya'nın elinden inisiyatifi almış oluyordu

Alıntı Yaparak Cevapla