11-03-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Zulüm Dağları Aşar-Çanakkale İçinde-Rahmi Özen
KİTABIN ADI : Zulüm Dağları Aşar- Çanakkale İçinde
KİTABIN YAZARI : Rahmi ÖZEN
YAYIN EVİ : Kalkan Matbaacılık
BASIM YILI : 2000
Kitabın Konusu
Yüzyıllarca başarıdan başarıya koşan, zafere doymayan Türk milleti 19 ncu – 20 nci yüzyılın sonlarında toprak kaybetmeye başlamış ve nihayet 20 nci yy ilk çeyreğinde, koskocaman imparatorluk küçüle küçüle elinde sadece anavatan Anadolu kalmıştır Düşman, ayağı, kolları kesilmiş hasta adama son vermek için Çanakkaleden İstanbula hareket eder Modern silahlarla donatılmış düşman, paslı süngü ile durdurulur(Çanakkalede Anadolu halkının ve bunlardan bir kesit olarak Kastomonu ahalisinin yaptıkları fedakarlıklar anlatılmıştır )
Kitabın Özeti
1910 yıllarında , Osmanlının gide gide küçüldüğü bir dönemde olay cereyan etmektedir Anadolunun küçük güzel bir köyünde, babasını, eşini ve kardeşini kara düşmanla şavaşırken şehit veren Fatma hanım henüz üç aylık evli olan oğlunu savaşa göndermenin verdiği hüznü ve mutluluğu iç içe yaşıyor Ağıtlar ince bir ezgiyle taze gelinlerin yiğitlerine hicranları: “Ağamı yolladılar Yemen iline
Çifte tabancalar taktı beline
Duvağımı takalı onbeş gün oldu
Ayrılmak mı olur yeni geline ”
Bu ağıtlar köyün sokaklarından yankılanıyor ”Yaktı Hocam gelinlerin acıklı ağıtları içimi” Şair diyor ve diyor köyün imamı Abdullah Efendiye Şair ve Abdullah Efendi kolkola takılıp imparatorluğun yaşadığı karanlık günleri düşünerek adım adım yol alıyorlardı
Bir kaç hafta sonra, postacı Aliye her zamanki gibi elindeki zarfı muhtara verdi Zarfta Ahmetin şehit olduğu ve İtalyanların Bingaziyi aldığı yazıyordu Bu sırada Elif bağırarak kahvehaneye geldi Rüyasında Ahmetin Şehit olduğunu anlattı Şair bunu teyit etti Elif bayılırken ağzından çıkan bu nağmeler yürekleri yakıp kebap ediyordu:
“Postacının mektubunu düğün mü sandın
Mavi rengi yalnız göğün mü sandın
Yemene gideni gelir mi sandın
Tez gel ağam tez gel dayanamirem
Yürekten hançer uyuyamirem ”
Fatma Ana taze gelini sever, ellere gitmemesi için başını oğlu Mehmetle bağlar
Köyün Camlı Kıraathanesinde her gün aynı kişiler savaşa ait meseleler hakkında konuşurlar…İmam İbrahim Efendi,Şair,Muhtar ve diğer yaşlılar Şair :“Almanların Goben zırhlısı ve Breslav kruvazörü Çanakkaleyi geçip istanbula geldi ve adları Yavuz ve Midilli gemileri olarak değiştirildi Bunlar Almanların bir oyunudur , bizi savaşa sokmak için ” Ve dediği gibi de oldu Alman Generali Bronzer Paşa Mürettebatına Türk giysileri giydirip Rus gemilerine ve limanlarını topa tutar Böylece savaşa girmiş oluruz
İtilaf devletleri Çanakkaleye bir saldırı planlar
“Ben umutsuzum Şair” dedi Hocaefendi “Küçüle küçüle el kadar toprağı kalan Osmanlıdan umudu kestim Bunca devlet karşısında hangi gücümüzle kaç gün dayanabiliriz Avrupa hürriyetimizi elimizden alırsa ne yaparız?”
Şair : “Ümitvar ol Hocam! Ümitvar ol, dünyanın bütün mahşeri Çanakkalede hücuma geçse, ben umudumu yitirmem ”
“Ben ezelden beridir hür yaşadım hür yaşarım,
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım
Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner taşarım
Yırtarım dağları , enginlere sığmam taşarım ”
Düşman gemileri Çanakkaleyi topa tutmuştu Gülle, top ,tüfek sesleri etrafı çınlatıyordu onlarca teyyare uçuyordu Çanakkale üstünde
Sahra çadır hastahanesi dopdolu idi yaralılarla…Doktorlar , hemşireler, sihhiye erleri canla başla sarıyorlardı askerlerin akan kanlarını Taş taş üstünde kalmamış kol ve bacaklar etrafta gezişiyorlardı ama Türk askeri düşmanın Çanakkaleye ayak basmasına izin vermiyor ve kıyasıya çarpışıyorlardı
“Atamaz adımını gömülmeden son asker…
Askerimiz gömülse dirilecek şehitler…”
Mustafa Kemal top,gülle ve teyyarelere karşı süngü ile düşmana kök söktürüyordu, Conkbayırda Düşmanı denize sürüyordu Mustafa Kemalin zaferi tüm Anadolu halkını motive edip ümit beslettiriyordu Sahra hastahanesinde, Elifçe Mehmetin altı ay önce değil,vurularak hastahaneye getirilp şehit düştüğünü görür
Bu sıralarda 14-15 yaşlarında ilköğretim öğrencileri silahlanıp Çanakkaleye yol aldılar (Çanakkalede savaşacak kimse kalmadığı için )Gidenler geri dönmüyordu
Savaşın bilançosu:251 309 şehit Türk askeri ve bir o kadar da düşman ölüsü 
Şair :
“Orda bir Hintli yatıyor, yanında Senegalli
Ufka bakıp ağlarken kederleri besbelli
Hepsi, hürriyetlerine kurşun attılar, bilmeden
Boğazdan geçilir mi bütün Türkler ölmeden?”
Çanakkale geçilmedi… Geçilmeyecek… Avrupa , bütün esir kitlelerini Türkün önüne yığdı bu savaşta Garbın bütün zırhını, ejderin hırsını…Öyle bir çığdı o çığ ki , insanlığı korudu Türk milleti kendisiyle birlikte bu savaşta
Kitabın Anafikri
Türk milleti , varoluşundan beri hür ve bağımsız yaşamıştır Hiçbir millet ve devletin himayesinde kalmamış ve bundan sonra da kalmayacaktır “ Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım !”
Kitaptaki Olayların ve Şahısların Değerlendirmesi
Şair :Kastamonu ilçesinde müezzin olup, vatanın düşman elinden ancak millet elinden kurtulacağını savunur
Hoca Bey : Kastamonuda bir cami imamı ; düşman gemilerini İstanbula de-mirlediği zaman tüm ümidini yitirmiştir
Fatma Ana: Oğlunu,eşini ve babasını şehit vermiş çilekeş bir Anadolu anasıdır
Elif :Fatma ananın henüz iki üç aylık körpecik gelinidir Eşini Çanakalede şehit verecektir
Yazar Hakkında Bilgi
Rahmi Özen
1949 yılında Termede doğan Rahmi Özen lise öğrenciliği yıllarından itibaren, kendine özel şiirsel uslübü ile hep üretmiştir İnsanlık için , Türk edebiyatı için ,Türk dilinin gelişimi için…
Yazdığı eserleri nedeniyle çeşitli devlet kurumlarından, gönüllü kuruluşlardan birçok takdir almıştır
Eserleri
• Yeşile Hasret Gözler
• Yaralı Ceylan
• Bir Damla Su
• Töre Bitti
• Boğaç Han Destanı
• Çanakkale Diye Diye
• Hacı Bayram Veli
• Son Kurban
• Göz Yaşları
• Mukaddes Çile
• Bana Beni Anlat Öğretmenim
|
|
|
|