Konu
:
İslamiyet Öncesi Türk Resim Sanatı
Yalnız Mesajı Göster
İslamiyet Öncesi Türk Resim Sanatı
10-29-2012
#
1
Prof. Dr. Sinsi
İslamiyet Öncesi Türk Resim Sanatı
İslamiyet Öncesi Türk Resim Sanatı
Eski Türkler'de resim sanatının doğuşu bozkır kültürünün başlangıcına kadar geri gider
Proto-Türk devri ve Hun devrinde Türkler için kendine özgülük yanı da olan resimden daha doğrusu tasvir sanatından söz edebiliriz
En erken devirlerden itibaren görülen kaya resimleri (petroglif) kaya ve mağara yüzeyleri üzerine yapılmışlardır
Bunlardan bazıları boya ile yapılmış bazıları da kazıma ve çizme yoluyla gerçekleştirilmiştir
Kaya resimleri Orta ve İç Asya'da miladdan önceki bin yıllardan M
S
14
ve 15
yüzyıllara kadar çok çeşitli konuları kapsar
Özellikle erken tarihli örneklerde av kültürü ve sembolizmini yansıtan resimler egemendir
Bu resimlerin bazılarında sembolik anlamları ihtiva eden "hayvan mücadele sahneleri"nin proto-tiplerini ve sonraki bazı örneklerini meydana getiren birbirleriyle mücadele eden hayvan figürlerine rastlıyoruz
Zıt kavramların mücadelesini (iyi kötü aydınlık karanlık vb
) sembolize eden bu mücadele sahneleri insan-hayvan mücadele sahneleriyle beraber tarih öncesi devirlerdeki "hayvan-ata" inancı ve "hayvan biçimine girme" teması ile ilgilidir
Kaya resimlerinde ayrıca süvari tasvirleri savaşan insan figürleri arabalı çadır tasvirleri bazen kuyruğu düğümlü "moncuk" denilen püskül süslemeli at tasvirleri kurt dağ keçisi geyik vb
çeşitli sembolik ve mitolojik anlamlara sahip hayvanlarla ilgili kompozisyonlar dinî inançlar ve günlük hayata ait sahneler vb
çeşitli unsurlar yer almaktadır
Kaya resimlerinin en erken örnekleri Orta Asya'da Mezolitik veya erken Neolitik devirlere ait olarak bulunmuştur
Bu kaya resimleri arasında özellikle Güney Özbekisan'daki Za- raut Kamar mağarasında ve Doğu Pamirler'daki Sakta (Shakhta) mağarasında yer alan resimler önemlidir
Göktürk kaya resimleri ise pek fazla bir değişikliğe uğramaksızın sürmekteydi
Orhon ve Tula bölgesindeki pek çok örnek bunu doğrular
Ancak Göktürk devri kaya resimleri Trans-Baykal Güney Sibirya ve Yakutistan'a kadar olan çok çeşitli bölgelere yayılmıştır
Bu re- simlerde daha çok av ve süvari resimleri mevcuttur
Eski Türk resminin asıl temsilcileri sanata çok ilgili olan Uygur Türkleridir
Klasik Uygur resim üslûbu IX
yy
'da başlar ve XIII
yy
'a kadar varlığını devam ettirir
Daha sonra gelen ve XV
yy
'a kadar devam eden dönemde yabancı tesirler artar ve klasik üslûp kaybolur
Uygur resim sanatının genel ifadesi İç Asya Türk sanatının etkisiyle ortaya çıkmıştır
Her ne kadar Büyük İskender ile birlikte gelen Helenistik üslûbun ışık-gölge ile hacimleri meydana çıkarma tekniği bir müddet söz konusu olmuşsa da bu kesinti devresinden sonra yine Orta Asya'nın İç Asya'dan devraldığı üslûp devam etmiştir
Bu üslûp özellikle kaya resimlerine dayanan çizgi tarzının hakim olduğu ifadeyi tercih ediyordu
Bazen yaldızın da kullanıldığı resimlerde klasik Uygur devrinde kırmızı renk gök rengi ve yeşil kullanılıyordu
Renkler çoğu kez parlak ve canlıydı
Uygur resim sanatında kompozisyonlar kaya tapınaklarının duvar yüzeylerine olduğu gibi ipek kumaşlar üzerine ahşap materyal ve kâğıt üzerine de yaygın olarak yapılıyordu
Duvar resimlerinde doğal boyalar kullanılıyordu
Resimler bazen doğrudan doğruya düzleştirilmiş duvar üzerine bazen de yaş sıva üzerine uygulanıyordu
Boyalar bazen tempera tekniği kullanılarak elde ediliyordu
Anlaşılacağı üzere resimlerde çok çeşitli konular yer almaktadır
Bunların başında dinî sahneler gelir
Dinî sahnelerin büyük bir çoğunluğu da Budha'yı Budha'nın öğretisini yaşantısını ve diğer Budist ilâhları tasvir eder
Bu arada Türklerce kabul edilen Maniheizm ve diğer dinlere ait konuları içeren resimlere de rastlanır
Aynı zamanda sembolik çiçek tasvirleri ve hayvan tasvirleri de önemli bir yer tutar
Bu konuların dışında günlük yaşantı ile ilgili sahneler çeşitli destan ve efsaneler din adamları süvariler prens ve prensesler de resimlerde yer alır
Bu resimlerin bir bölümünde portre anlayışının yer alması Türk Sanat Tarihi bakımından oldukça önemlidir
İnsan yüzüne kişisel bir özellik vermek yani portre sanatı ilk defa 750 yılından sonra Türk duvar resimlerinde başlamıştır
O zamana kadar insan vücudunun diğer kısımları gibi yüz de şemalara göre çiziliyor ve resmin altına kişinin adı yazılarak ayırdediliyordu
Fresklerde resimlerini yaptırmak isteyen kimseler tasvir ediliyor böylece çeşitli insan grupları Hind ve Çin rahipleri Toharlar İranlılar görülüyordu
Uygurlar kendilerinden farklı insanlar üzerinde dikkatlerini toplayarak bunları tiplere ayırdılar ve kendilerini de daha belirli olarak görmeye başladılar
Bu durum onlara portre sanatı yaratmak ve geliştirmek imkânını kazandırdı
Portre benzerliği aynı kıyafet ve duruştaki yan yana sıralanmış rahip resimlerinde açıkça bellidir
Bunların yüzleri çeşitli insanları gösteriyor
Diğer resimlerde de kendini belli eden bu portre sanatı kişisel düşünce ve şuur bakımından çok önemli bir ilerlemeyi gösteriyor
Portre sanatının doğmasında eski geleneklerin de rolü olmuştur
Uygurlar zamanından kalan minyatürler Maniheist kitaplarındaki sayfalardır
Bunlar kısmen dinî kısmen dünyevî sahneleri canlandırırlar
Bunlardan başka büyük resimler sayfalar ve sancaklar kalmıştır ki bunlar Mani mabetlerinde saklanır ve ayinlerde kullanılırdı
Bu Uygur minyatürleri daha sonra İslâm minyatürlerinin kaynağı olmuştur
Uygurlar VII
yy
'da Budizm'i ve Bögü Kağan 762'de Mani dinini kabul etmişti
Uygurlar'ın sanatı daha çok Budizm olmakla beraber bu iki dinin çerçevesinde gelişmiştir
Manihaî minyatürler Turfan ve Kansu'da Orta İran (Pehlevî) veya Türk dilinde ya da iki dil karışık olarak yazılan dinî kitaplardadır
Bunların üslûp özellikleri uzun zaman devam etmiştir
VIII
-IX
yy
lacivert zeminli minyatürlerde çizgi ve ışık gölge aynı zamanda kullanılmıştır
Bu Manihaî yazmalar Hoça'da hüküm süren Uygur kağanlarına ithaf ediliyordu
Bögü Kağan'ın himayesiyle Mani dini yaşayabilmiş Hoço Kansu ve Çin'de mabetler yaptırılmış bu sayede Uygurlar'dan Manihaî minyatür ve resimler kalmıştır
Uygur sanat merkezleri 768'de manastırların yapıldığı kağanın sarayı bulunan kışlık merkez ve kutsal şehir Hoço bunun kuzey yakınında Bezeklik doğu yakınında Tuyak Bezeklik'in doğusunda Sengim Hoça'nın kuzeyinde Turfan Murtuk Sassık Bulak Yar Hoto Sorçuk Ming Öy Kum Tura ve diğer şehirlerdir
Prof. Dr. Sinsi
Kullanıcının Profilini Göster
Prof. Dr. Sinsi Kullanıcısının Web Sitesi
Prof. Dr. Sinsi tarafından gönderilmiş daha fazla mesaj bul