Yalnız Mesajı Göster

Türkiye'nin Jeopolitik Önemi Ve Dünyadaki Yeri

Eski 10-29-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Türkiye'nin Jeopolitik Önemi Ve Dünyadaki Yeri



TÜRKİYENİN DÜNYADAKİ YERİ

DÜNYADA TÜRKİYE
Türkiye'nin konumu:Bir ülkenin coğrafi konumu deyince yeryüzünün neresinde bulunduğu,kıtalara,öteki ülkelere,denizlere,ticaret yollarına göre anlaşılırKonumun çok önemli sonuçları vardırÜlkelerin bir çok özellikleri buna bağlıdırHatta bazı bilginler coğrafi konumu ,ülkelerin alın yazısına benzetirlerBuna göre ülkelerin geçmişi,tarihteki rolleri,bugünkü durumları ve gelecekleri her şeyden önce konumlarıyla ilişkilidirİşte bu sebeplerle ülkeler incelenirken ilk iş olarak coğrafi konumları ele alınır ve sonuçları araştırılırTürkiye 36-42 KP arasındadırDemek ki yerkürenin kuzey yarısında ekvator ile kuzey kutbu arasındaki mesafenin ortasına yakın bir yerdedir yani orta kuşağın bu kısmına "sıcak orta kuşak"ya da"subtropikal kuşak" adı verilirTürkiye bu kuşakta 26-45 DM arasında uzanırO halde yurdumuz başlangıç meridyenine göre doğudadırİşte Türkiye 'nin yerküre üzerinde enlem boylam dereceleriyle belirtilen bu yerine matematik konumu denirTürkiye'nin başta iklim olmak üzere bazı özellikleri matematik konumuna bağlıdırFakat yurdumuzun kıtalara, denizlere,başlıca ulaşım yollarına, büyük nüfus farklı ekonomik bölgelere göre konumun sonuçlarında da önemlidirBu tür konuma özel konum denirTürkiye'yi dünya üzerinde aynı kuşakta yer alan bir çok ülkelerden ayıran ona özellik veren başlıca sebep budurYni özel konum şartlarıdırBu bakımdan Türkiye dünyanın başlıca hiç bir ülkesinde rastlanmayan bazı özellikler gösterirKıtaların birbirine en çok yaklaştığı yerdirTopraklarının bir kısmı Avrupa da bir kısmı Asya’dadırDemek ki Türkiye hem bir Avrupa hem de Asya ülkesidir Avrupa da 2 Asya da 4 ülke ile sınır komşusudurÖzel konum bakımından Türkiye’nin ilginç bir özelliği şudur:Topraklarımız eski dünyanın merkezinde olduğu halde 3 yönden denizlerle kuşatılmıştırTopraklarımızın kuzeybatı kısmının ortasında da marmara denizi ve boğazlar yer alırBütün bu denizler atlas okyanusunun kıtaya sokulmuş kollardırMarmara ve boğazlar çok önemli bir yoldurÇünkü Türkiye toprakları karadenizi akdenizden br süngü gibi ayırır

Bu iki deniz arasındaki tek bağıntıyı boğazlar ve marmara sağlar

Karadeniz ülkelerinin limanlarından gemilerin öteki ülkelere varabilmeleri için mutlaka topraklarımız üzerindeki bu yoldan geçmeleri gerekir

Önemli konum özelliklerinden bir başkası Türkiye’nin,dünyanın ekonomik,siyaset ve kültür bakımından farklı büyük bölgeleri arasında bulunmasıdır

Türkiye'nin doğu ve güneydoğusunda dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip en çok petrol üreten fakat ekonomik bakımdan geri kalmış ülkeleri yer alırPetrol yüzünden bütün dünyanın gözü bu bölge üzerindedirKuzey batımızda yoğun nüfuslu ve çok endüstrileşmiş orta ve batı Avrupa ülkeleri vardırEkonomik farklı ve birbirine muhtaç bu iki bölgeyi birbirine bağlayan en kısa Karadeniz ve hava yolları Türkiye’den geçerTürkiye aynı zamanda İslamiyet’in orta doğuda Hıristiyan Avrupa’ya en fazla sokulmuş olduğu ülkedirDemek ki ülkemiz sosyal yapı gelenekler ve kültür bakımından farklı iki alemin yüzyıllardan beri karşılaştığı yerde bulunmaktadırSiyasi bakımdan da Türkiye farklı bloklar arasında bulunmaktadırKuzey ve kuzeybatımızda sosyalist ülkeler yer alırGüneyimizde üçüncü dünya ülkeleri adlandırılan devletler vardı

Türkiye bu iki grup arasında batı bloğunun bir üyesi olarak yer almaktadırNihayet Türkiye dünyanın en eski kültür alanlarından biri üzerinde bulunmuşturGerçekten en az 9-10 bin yıldan beri yurdumuz sürekli bir yerleşme alanı olmuşturZamanımızda 9 bin yıl kadar önce insanları yabani bitki ve hayvanları evcilleştirmeyi başardıkları bu sayede ilkel toplayıcılık ve avcılık ekonomisinden tarım ekonomisine ilk önce geçtikleri bölge burasıdırBu medeniyet aşamaları, gene topraklarımızda devam etmiş zamanımızda 4 bin yıl önce Anadolu da 2 bin yıl kadar öncelerinde Anadolu dünyanın tarım,endüstri,ticaret ve kültür alanında en ileri en kalabalık en varlıklı bölgeleri içine alır

Matematik ve Özel Konumun Sonuçları:Türkiye'nin bir çok özellikleri yukarıda açıklanan konum koşullarıyla ilgilidir

Örneğin yurdumuzun iklimi ana çizgilerinde,her şeyden önce matematik konumunun bir sonucudurYerküre üzerindeki yerinden ötürü Türkiye subtropikal iklimler kuşağındadırBu kuşağın güneyinde kurak iklimler ve çöller,kuzeyinde genellikle nemli ve orta kuşak yer alırBöylece matematik konum tarım imkanlarımızı ,ürünlerimizin türünü ,bitki örtüsü,topraklarımızın özellikleri su kaynaklarımızı,yerleşme şartlarımızı vs belirler

Çünkü bunların hepsi her şeyden önce iklim şartlarıyla ilişkilidirMatematik konumun bir başka sonucu saat probleminde kendini gösterir26'45'DM arasında yer aldığına göre Türkiye'nin en doğu ve batı noktaları arasında 76 dakikalık mahalli saat farkı vardırFakat çalışma düzenini sağlamak için Türkiye iş hayatında aynı saat dilimi kullanılır Kullandığımız saat 30 'doğu meridyeninin saatidir Buda 2dilim saatin ayarıdır

Griviç saatinden 2 saat ileridir

Özel konumun tesirlerine gelince bu tesirler iklim üzerinde de kendini gösterirDenize göre konum matematik konumun belirlediği genel iklim şartlarında bazı değişikliklere yol açarBunun sonucunda kıyı bölgelerimizle iç bölgelerimiz arasında sıcaklık,yağış ile iklim unsurları bakımından önemli farklılıklar ortaya çıkarBu ayrılıklar adı geçen bölgelerimizin bir çok özelliğini dolaylı olarak etkilerÖrneğin doğu Karadeniz kıyılarıyla iç Anadolu arasında toprak türü ,toprak ürünleri,su kaynakları,akarsu rejimleri,yerleşme şekilleri bakımından görülen ayrılıkların çoğu bölgelerin özelliklerine etki eder

Sonuç olarak iklim şartlarında bölgenin denize göre konumu yol açtığı değişikliklere bağlıdır

Özel konumun en önemli tesirlerinden biride Türkiye topraklarının tarihteki rolünü halkının sosyolojik,etnik yapısını,Türkiye'nin geçmişteki ve bugünkü önemini belirlenmiş olmasıdırYurdumuzun eski dünyanın önemli bölgeleri arasında ve bunları birleştiren deniz ve karayolları üzerinde bulunduğunu biliyoruz

Tarih boyunca prehistelik çağlardan beri çeşitli insan toplulukları yurdumuzda geçen bu yolları izleyecek göç etmiş,yerleşmiş bu topraklar üzerinde bazen uzun süre bazen içinde yaşamış bazen de savaşmıştır XIyyda batıya ilerleyen oğuz boylarında doğudan gelen bu yolları izleyerek Anadolu’ya sokulmuş bu toprakları Türkleştirmiş aynı zamanda onu Türk-İslam kültür aleminin sınırları içine katmıştırBöylece bugünkü Türkiye toprakları yüzyıllar boyunca farklı kültür bölgeleri,özellikle doğu ve batı uygarlıkları arasında paylaştırıcı,birleştirici bir geçiş ve adeta bir köprü rolü oynamıştırDünyada bu bakımdan bu kadar büyük rol oynamış başka hiçbir ülke yoktur

Bir çok ülkelerin ve toplumların Osmanlı imparatorluğu sınırları içinde bizimle birlikte yaşaması bu gibi tesirleri ayrıca kuvettlendirirmiş

Fakat topraklarımızın tarihteki rolünü yalnız aracılıktan ibaret kaldığı sanılmamaktadırTürkiye toprakları aynı zamanda çok eski çağlardan beri nüfuslanmış çeşitli uygarlıklara beşiklik etmiş,insanlğın gelişmesine yüzyıllar boyunca önemli ölçüde katkılarda bulunmuş bir bölgedir

Örneğin Türk-İslam uygarlığının daha yakın çağlara ait sosyal ve kültürel izleri eski Osmanlı toprakları üzerinde hala göze çarpmaktadır

Türkiye Cumhuriyetinin yüzölçümü yaklaşık 814500 km bulan bir ülkedirana nüfusu da 65 milyona yakındırBuna göre TC orta büyüklükte bir devlettirDünya ekonomisindeki önemli sayılamazÖrneğin dış ticaretimizin tutarı AB,Almanya,İngiltere,Kanada gibi ülkelerin dış ticaretleri yanında çok azdırEkonomik gücümüzü demir-çelik,enerji üretimi bakımlardan çok ilerlemiş büyük endüstri ülkeleriyle karşılaştıramayızTürkiye daha çok endüstrinin de hızla gelişmekte olduğu bir tarım ülkesi olma özelliği gösterirKişi başına düşen milli gelirde gelişmiş ülkelere oranla azdırBütün bunlara rağmen Türkiye'nin dünya siyasetinde önemli bir rolü vardırBunun başlıca sebepleri Türkiye'nin farklı siyasal bloklar ve farklı ekonomik bölgeler arasındaki konumu,bunlar arasındaki yolları kontrol altında bulundurması ve özellikle boğazlar ve Marmara yolunun topraklarımız içinde olması gerekirTürkiye'nin daha çok bulunduğu coğrafi bölge yani orta doğu içinde değerlendirmek gerekirO zaman Türkiye'nin daha çok bulunduğu coğrafi bölge yani orta doğu içinde değerlendirmek gerekirO zaman Türkiye'nin büyük önemi açıkça belirlenebilir

Gerçektende Türkiye tabi kaynaklarının çeşitliliği,geniş tarım imkanları büyük miktar

Türkiye'nin Siyasi Jeopolitik Durumu Ve Önemi

Türkiye'nin alan veya coğrafi konum açısından Asya ile Avrupa arasında bir köprü durumunda ve batı kültürü arasında bir geçiş kuşağında yer almaktadırCoğrafi konum açısından kuzeydeki ülkelerin deniz yoluyla Akdeniz, Hint,Okyanusu ,Atlas Okyanusu ile temas kurarak dünyaya açılması,boğazlar vasıtasıyla Türkiye üzerinden geçmektedir Aynı şekilde Avrupa'nın Orta Doğu'ya kara yolu bağlantısı yine Türkiye'nin işgal ettiği Anadolu ve Trakya üzerinden sağlanmaktadırBunun yanında Türkiye'nin bulunduğu kütle Orta Doğu ülkeleri için önemli bir hayat damarı halindedir

Başta Fırat ve Dicle'nin suları ile hayat bulan Suriye ve Irak Anadolu yarımadasına sıkı şekilde bağlıdır

Sadece bu noktalar ele alındığında Türkiye gerek batı gerekse orta doğu dünyası için bir bakıma hayati çıkarlarının sağlandığı bu alemde birbirine bağlayan,pekiştiren bir doğal köprü durumundadır

Stratejik açıdan ele alındığında dünya petrolünün %60'ını oluşturan Orta Doğu ülkelerinde istikrarın sağlanması ve bir bakıma batının petrol çıkarlarının devam etmesi açısından da Türkiye'nin üzerine önemli görevler düşmektedirNitekim bu stratejik önem körfez krizi ve savaşın müddetince kendini kuvvetli olarak hissettirmiştirÖrnek olarak Birleşmiş Milletlerin aldığı ambargo kararının Irak'a uygulanmasında Türkiye anahtar durumunda olmuşturTürkiye buna uymadığı takdirde ambargonun uygulanması mümkün olmayabilirdi ve körfez savaşında müttefik kuvvetlerin sağladığı başarı yine Türkiye'nin müttefiklerin yerine uyguladığı politika sayesinde olabilmiştirYine bu stratejik- jeopolitik önem dünya hakimiyeti için caba sarfeden komşumuzun Türkiye üzerindeki emellerini açıkça ortaya koymaktadır ve buna karşı Avrupa ve ABD'nin Türkiye'ye tabiri uygun ise yardımda bulunmasının önemi kendiliğinden ortaya çıkmaktadırTürkiye'nin sahip olduğu stratejik-jeopolitik avantajı dikkate alan Batı Avrupa ülkeleri sürekli olarak Türkiye üzerinde zaman zaman baskı kurmuşlar 1Dünya Savaşından sonra Osmanlı imparatorluğunu parçalamaya ve paylaşmaya geçmişlerdir

Batılı ülkeler aslında Türkiye'ye karşı yürütülen pişmanlık ve dostluk ;tamamen bu ülkelerin kendi aralarında sürdürdükleri menfaatler çatışmasının bir eseridirYine 1Dünya Savaşı sonrasında başta orta doğuyu ellerinde tutarak Uzak Doğuya hakim olma gayretleri sonucunda Fransız ve İngilizler kendi istek ve amaçları doğrultusunda Osmanlı,imparatorluğundan miras kalan orta doğudaki topraklarımıza tabiri uygun ise zoraki olarak elimizden almışlardırBunun en açık örneğini Musul petrolleri ve İngilizlerle çizilen Türkiye-Irak sınırının belirlenmesini göstermektedir

Şu gerçeği açıkça ifade etmek gerekir ki batı dünyası ne güçlü ne de zayıf bir Türkiye istemektedirBu amaç uygun olarak bazı batı ülkeler ve komşularımız terörist eylemler için adeta yataklık yapmışlar ve hatta gizli yollarla destek bile sağlamışlardırHiç bir batı ülkesinin kendi ülkesi siyasi ve demokratik düşüncesi aleyhinde çalışan bir örgüt barındırmazken Türkiye'nin parçalanması ve bölünmesi için faaliyet gösteren çeşitli örgütleri beslemekte ve onlara gizli yollardan her türlü desteği sağlamaktadır

Batı dünyası bu amacına uygun olarak ülkemiz için çoğu uluslar arası safhalarda çifte standart uygulamıştırBunun en tipik örneklerinden biri Kıbrıs’ta Türk halkı katledilirken batının seyirci kalması anlaşmalardan doğan hakkımızı kullanmakla da Türkiye'nin bir "istatilacı ülke"olarak dünyaya tanıtılması başta Amerika BDolmaksızın silah ve diğer ambargonun uygulamasıdırAvrupa topluluğunu Yunanistan politik nedenlerle alınırken Türkiye'nin bu topluluğa girmesini zorlaştırıcı,engelleyici işlemlerinin sürdürülmesi de batının Türkiye üzerindeki sevimsiz emellerini açıkça ortaya çıkarmaktadırİnsan haklarına çok düşkünlüğüyle tanınan Avrupa Parlamentosu sürekli olarak Türkiye aleyhine çifte standart uygulaması adet haline getirmiş gibi görünmektedir

Kısa olarak açıklanan bu durumlar her şeyden önce Türkiye'nin bulunduğu coğrafi konumdan ileri gelmektedirTürkiye'nin uyguladığı siyasi politikalara gelince Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte Atatürk "Yurtta Sulh Cihanda Sulh"politikasını benimsemiş ve bu politika Türkiye'nin ana hedefi olmuştur2Dünya S'ından sonra Türkiye haklı olarak batılı entegrasyonda yer almayı hedeflemiştir

Bunu için Nato, dağıtılan Cento'ya girmesi,Avrupa konseyi,Avrupa ekonomi topluluğuna tam üye olmak istemesi ,batıyla birleşme gayretinin doğal sonucudurBunun yanında merkeziyete dayalı devletçilik ve bu anlayışı ile sürdürülen ekonomik ve siyasi sistemlerin iflas ettiği günümüzde ülkemizin de tam kuralları ile işlemese bile liberal,serbest piyasa ekonomisi veya gümrük duvarlarının arkasına saklanmadan rekabete dayalı bir sanayinin gelişmesini gerçekleştiren ekonomik sistemin temellerinin atılmış olmasında batılı sistemde birleşme çabaları doğrultusunda yapılmış önemli bir adımdırBu sistemin tam anlamıyla gerçekleşmesi için içte gerekli düzenlemelerin yapılması yanında Türkiye'nin batı blokları ile kendi çıkarları doğrultusunda ödün vermeden bütünleşmesinin çok büyük yararları bulunmaktadır

Çünkü en fazla sermaye ve teknolojik transferden yararlandığımız ihracat ve ithalat yaptığımız ülkelerin başında ABD dahil batı bloğu gelmektedirÖzellikle bazen bir çok ödünlerle aldığımız batı sermayesinde de akıllıca kullanmamız gerekmektedirBununla birlikte Türkiye'nin konumu ve kültürel durumu gereğince batının yanında islam ülkeleri ve özellikle Ortadoğu ve hatta Güneydoğu Asya ülkelerinde mevcut olan ilişkilerini geliştirmesi gerekmektedirTürkiye'nin batı bloğunun ve islam ülkeleri arasında istenilen yer alabilmesi açısından köprü sayılabilecek bilimsel,kültürel ,ekonomikve demokratik açıdan önemli müsadeler alması şarttır

En büyük faktör ve sermayenin insan olduğu dikkate alındığında ve ilerlemelerde insanlarımızın refah mutluluğunu hedef alınması gerekmektedirBunun için Türk insanının kendine özgü olan gücünün ortaya çıkması açısından çağdaş,seviyeli eğitim-öğretim yapılması bunu yanında bilimsel araştırmaların yoğunlaştırılması için her türlü destek ve yardımın yapılması şarttır

Yeni üniversite kurma çabaları yerine en eskilerinin güçlendirilmesi; üniversitelerin gerçek anlamda ve bilimsel araştırmalar,yayınlar yapılmalıdır

Hali hazırda pek fazla hissedilmeyen ve yakın gelecekte nüfusumuzun artışı ve doğal kaynakları olan ihtiyacın artması ile ortaya çıkacak olan yanlış arazi kullanma ve bunun sonucu olarak ülkemizin toprak ve arazi kabiliyetini kemiren "erozyon"olayına dur dememiz şarttırÜlkemizde doğal dengeyi korumanın milli ve dini bir görev olduğu ve ülke topraklarını kemiren erozyonun bir politika haline getirilmesiyle önlenmesi mümkün olacağı görüşünün benimsenmesi gerekmektedirBaşka bir ifadeyle denilebilir ki erozyon ülkemizdeki gelir dağılımını alt üst eden fakiri daha da fakirleştiren ulusumuzun insanları arasında gelir farkı yönünden uçurumlar yaratan enflasyondan daha tehlikeli boyuttadır
"Türkün Türk’ten Başka Dostu Yoktur" özdeyişi her zaman akılda tutulmalı sadece batının bilim ve teknolojisi alınmalı,batılılarla birlikte oluşturacağımız pakt,anlaşma ve diğer uluslar arası çeşitli birliklerin günün birinde çözülebileceği dikkatten uzak tutulmalıdırÇünkü günümüz dünyasında güçlü devletin siyasi yönden olduğu kadar ekonomik yönden de güçlü olması gerektiği ve hatta ekonomik bağımsızlığın siyasi bağımsızlığı pekiştireceği hedef alınmalıdır

Orta doğunun Asya ile Avrupa arasında bir geçiş alanı olması nedeniyle buradaki ülkelerin iki yanlı ilişkileri ve transit ticaretten sağladıkları yararlar bölgedeki uygarlıkların gelişmesinde büyük ölçüde rol oynamışlardırBurada dikkat çeken ya da üzerinde durulması gereken bir özellik Anadolu’nun aynı coğrafi bölgede olmasına rağmen Avrupa ile Asya arasında ulaşım bakımından öteki Orta doğu ülkelerine göre daha üstün bir durum göstermesidirBu üstünlük Anadolu’nun hem coğrafi konumu hem de coğrafi yapı bakımından diğer orta doğu ülkelerinden daha değişik özelliklere sahip bulunmasından ileri gelmektedir

Türkiye'nin Siyasi Jeopolitik Durumu Ve Önemi

Türkiye'nin alan veya coğrafi konum açısından Asya ile Avrupa arasında bir köprü durumunda ve batı kültürü arasında bir geçiş kuşağında yer almaktadırCoğrafi konum açısından kuzeydeki ülkelerin deniz yoluyla Akdeniz ,Hint,Okyanusu ,Atlas Okyanusu ile temas kurarak dünyaya açılması,boğazlar vasıtasıyla Türkiye üzerinden geçmektedir Aynı şekilde Avrupa'nın Orta Doğu'ya kara yolu bağlantısı yine Türkiye'nin işgal ettiği Anadolu ve Trakya üzerinden sağlanmaktadırBunun yanında Türkiye'nin bulunduğu kütle Orta Doğu ülkeleri için önemli bir hayat damarı halindedir

Başta Fırat ve Dicle'nin suları ile hayat bulan Suriye ve Irak Anadolu yarımadasına sıkı şekilde bağlıdır

Sadece bu noktalar ele alındığında Türkiye gerek batı gerekse orta doğu dünyası için bir bakıma hayati çıkarlarının sağlandığı bu alemde birbirine bağlayan,pekiştiren bir doğal köprü durumundadır

Stratejik açıdan ele alındığında dünya petrolünün %60'ını oluşturan Orta Doğu ülkelerinde istikrarın sağlanması ve bir bakıma batının petrol çıkarlarının devam etmesi açısından da Türkiye'nin üzerine önemli görevler düşmektedirNitekim bu stratejik önem körfez krizi ve savaşın müddetince kendini kuvvetli olarak hissettirmiştirÖrnek olarak Birleşmiş Millletler'in aldığı ambargo kararının Irak'a uygulanmasında Türkiye anahtar durumunda olmuşturTürkiye buna uymadığı takdirde ambargonun uygulanması mümkün olmayabilirdi ve körfez savaşında müttefik kuvvetlerin sağladığı başarı yine Türkiye'nin müttefiklerin yerine uyguladığı politika sayesinde olabilmiştirYine bu stratejik- jeopolitik önem dünya hakimiyeti için caba sarfeden komşumuzun Türkiye üzerindeki emellerini açıkça ortaya koymaktadır ve buna karşı Avrupa ve ABD 'nin Türkiye'ye tabiri uygun ise yardımda bulunmasının önemi kendiliğinden ortaya çıkmaktadırTürkiye'nin sahip olduğu stratejik-jeopolitik avantajı dikkate alan Batı Avrupa ülkeleri sürekli olarak Türkiye üzerinde zaman zaman baskı kurmuşlar 1Dünya Savaşından sonra Osmanlı imparatorluğunu parçalamaya ve paylaşmaya geçmişlerdir

Batılı ülkeler aslında Türkiye'ye karşı yürütülen pişmanlık ve dostluk ;tamamen bu ülkelerin kendi aralarında sürdürdükleri menfaatler çatışmasının bir eseridirYine 1Dünya Savaşı sonrasında başta orta doğuyu ellerinde tutarak Uzak Doğuya hakim olma gayretleri sonucunda Fransız ve İngilizler kendi istek ve amaçları doğrultusunda Osmanlı ,imparatorluğundan miras kalan orta doğudaki topraklarımıza tabiri uygun ise zoraki olarak elimizden almışlardırBunun en açık örneğini Musul petrolleri ve İngilizlerle çizilen Türkiye-Irak sınırının belirlenmesini göstermektedir

Şu gerçeği açıkça ifade etmek gerekir ki batı dünyası ne güçlü ne de zayıf bir Türkiye istemektedirBu amaç uygun olarak bazı batı ülkeler ve komşularımız terörist eylemler için adeta yataklık yapmışlar ve hatta gizli yollarla destek bile sağlamışlardırHiç bir batı ülkesinin kendi ülkesi siyasi ve demokratik düşüncesi alehinde çalışan bir örgüt barındırmazken Türkiye'nin parçalanması ve bölünmesi için faaliyet gösteren çeşitli örgütleri beslemekte ve onlara gizli yollardan her türlü desteği sağlamaktadır

Batı dünyası bu amacına uygun olarak ülkemiz için çoğu uluslar arası safhalarda çifte standart uygulamıştırBunun en tipik örneklerinden biri Kıbrıs!ta Türk halkı katledilirken batının seyirci kalması anlaşmalardan doğan hakkımızı kullanmakla da Türkiye'nin bir "istatilacı ülke"olarak dünyaya tanıtılması başta Amerika BDolmaksızın silah ve diğer ambargonun uygulamasıdırAvrupa topluluğunu Yunanistan politik nedenlerle alınırken Türkiye'nin bu topluluğa girmesini zorlaştırıcı,engelleyici işlemlerinin sürdürülmesi de batının Türkiye üzerindeki sevimsiz emellerini açıkça ortaya çıkarmaktadırİnsan haklarına çok düşkünlüğüyle tanınan avrupa parlemantosu sürekli olarak Türkiye aleyhine çifte standart uygulaması adet haline getirmiş gibi görünmektedir

Kısa olarak açıklanan bu durumlar herşeyden önce Türkiye'nin bulunduğu coğrafi konumdan ileri gelmektedirTürkiye'nin uyguladığı siyasi politikalara gelince Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte Atatürk "Yurtta Sulh Cihanda Sulh"politikasını benimsemiş ve bu politika Türkiye'nin ana hedefi olmuştur2Dünya S'ından sonra Türkiye haklı olarak batılı entegrasyonda yer almayı hedeflemiştir

Bunu için Nato,dağıtılan Cento'ya girmesi,Avrupa konseyi,Avrupa ekonomi topluluğuna tam üye olmak istemesi ,batıyla birleşme gayretinin doğal sonucudurBunun yanında merkeziyete dayalı devletçilik ve bu anlayışı ile sürdürülen ekonomik ve siyasi sistemlerin iflas ettiği günümüzde ülkemizinde tam kuralları ile işlemese bile liberal,serbest piyasa ekonomisi veya gümrük duvarlarının arkasına saklanmadan rekabete dayalı bir sanayinin gelişmesini gerçekleştiren ekonomik sistemin temellerinin atılmış olmasında batılı sistemde birleşme çabaları doğrultusunda yapılmış önemli bir adımdırBu sistemin tam anlamıyla gerçekleşmesi için içte gerekli düzenlemelerin yapılması yanında Türkiye'nin batı blokları ile kendi çıkarları doğrultusunda ödün vermeden bütünleşmesinin çok büyük yararları bulunmaktadır

Çünkü en fazla sermaye ve teknolojik transferden yararlandığımız ihracat ve ithalat yaptığımız ülkelerin başında ABD dahil batı bloğu gelmektedirÖzellikle bazen bir çok ödünlerle aldığımız batı sermayesinde de akıllıca kullanmamız gerekmektedirBununla birlikte Türkiye'nin konumu ve kültürel durumu gereğince batının yanında İslam ülkeleri ve özellikle Ortadoğu ve hatta Güneydoğu Asya ülkelerinde mevcut olan ilişkilerini geliştirmesi gerekmektedirTürkiye'nin batı bloğunun ve İslam ülkeleri arasında istenilen yer alabilmesi açısından köprü sayılabilecek bilimsel,kültürel ,ekonomik ve demokratik açıdan önemli müsaadeler alması şarttır

En büyük faktör ve sermayenin insan olduğu dikkate alındığında ve ilerlemelerde insanlarımızın refah mutluluğunu hedef alınması gerekmektedirBunun için Türk insanının kendine özgü olan gücünün ortaya çıkması açısından çağdaş,seviyeli eğitim-öğretim yapılması bunu yanında bilimsel araştırmaların yoğunlaştırılması için her türlü destek ve yardımın yapılması şarttır

Yeni üniversite kurma çabaları yerine en eskilerinin güçlendirilmesi; üniversitelerin gerçek anlamda ve bilimsel araştırmalar, yayınlar yapılmalıdır

Alıntı Yaparak Cevapla