10-29-2012
|
#22
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Türkiye'deki Göller-Göllerimiz
Balık Gölü
Balık Gölü, Doğu Anadolu Bölgesi'nde, Aras Dağları üzerinde Türkiye'nin en yüksek gölüdür Denizden yüksekliği 2 241 metredir
Balık Gölü, Doğubayazıt ilçesinin yaklaşık olarak 54 km kuzeybatısında yer alır Göle Doğubayazıt-Ağrı modern karayolunun 30 km sinden itibaren kuzeybatı yönüne doğru ayrılan stabilize bir yol ile Suluçem (Musun) ve Gürgüre köyü geçildikten sonra ulaşılabilmektedir
Eleşkirt Ovası ile Iğdır ve Doğubayazıt Ovaları'nın oluşturduğu üçgen arasındaki yüksek sinek yaylasında yer alan Balık Gölü'nün kuzeybatı-güneydoğu uzunluğu yaklaşık olarak 11 km dir En geniş yeri ise güneyde 6 km dir ve kuzeye doğru gittikçe daralır Gölün kapladığı alan 34 km kare dir
Göl volkanik hareketler sonucunda oluşmuştur Güneydoğu da Mozik Dağı volkanından inen lavlar Musun'a (Suluçem) uzanan vadinin önünü kapatmış ve arka tarafta kaynak ve dere suları birikerek Balık Gölü'nü oluşturmuştur Gölün çevresi yüksek dağlarla çevrilidir ve bu dağlardan inen sular yıl boyunca gölü besler Kanice Yaylasından inen Kanice Suyu, Göz Dağı'ndan inen Şevkabat
Suyu, Kızıl Ziyaret Suyu ve Osman Bey suları bunların başlıcalarıdır Yüzeyden gelen bu suların yanında gölü dipten besleyen pınarlar da vardır Bunların en büyükleri Adakent ile Abubeşik arasında, küçük bır kısmı da Adakent ile Kuştiya arasındadır Güçlü bir akarsu akmadığı için alüvyonal dolgusu az olan gölün derinliğinin orta kısımlarda 150-200 m yi bulduğu söylenmektedir Göl suları güney doğu yönde oluşan lav setlerinin üzerinden Musun (suluçem) ovasına doğru akar Yer yer andezitten oluşan derin kayalık vadiler içinden geçerek bir çay gibi hızla akan dere suyu, Balık Gölü Deresi adını alır Bazı noktalarda küçük şelaleler oluşturarak akan bu su Doğubayazıt Ovasına kadar uzanır Günümüzde Modern Doğubayazıt kentinin su gereksinimi buradan karşılanmaktadır Ayrıca son yıllarda suyun kontrollü dağıtımı için bu noktaya bir baraj inşa edilmiştir
uyu oldukça temiz olan Balık Gölü'nde Alabalık bol bulunur ve avlanır Balıkların en yoğun bulunduğu alan başında Adakent civarlarıdır, buradan çıkarılan alabalıkların bazıları 5 kg bulur ve Adakent balığı ile ünlüdür Gölde alabalığın yanında sazan ve bıyıklı balık da bulunur Gölde balık genellikle kış aylarında avlanır bir bölgede yeterli açıklık oluşturacak bir buz kütlesi kırılır ve bu alana toplanan balıklar ağlar atılarak toplanır Bir ağ atışında 400-500 balık tutulduğu olur ve tutulan balıklar daha çok Doğubayazıt'a sevk edilerek, buralarda tüketiler Gölde ayrıca özellikle yaz aylarında, ördek, martı, angut, kuğu ve karabatak yaşar
Balık Gölü'nün kuzey bölümünde, Abubeşik köyünün hemen karşısında, kıyıya yakın bir yerde 50 m kadar uzunluğunda ve 30 m genişliğinde, bir kaya parçası halinde ada bulunur Üzerinde bir kale harabesi bulunduğu için bu adaya kale adı verilmiştir Bu alan özellikle martılar tarafından yurt edinmiştir Abubeşik köyü yakınlarından göle doğru bir yarım ada uzanmaktadır Bu bölümde de harabeler bulunmaktadır ve bu alanda bulunan bir sikke üzerinde konstatinin adı bulunmaktadır Balık gölü Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyüklerinden olmasa bile gerek konumu ve gerekse tarihsel çevresi ve barındırdığı zengin alabalık sürüleri ile ilginç göllerinden birisidir Burada olduğu kadar alabalık bölgelinin hiçbir yerinde yoktur Sistemli ve planlı yatırımlarla buranın Doğu Anadolu Bölgesi'nin en önemli balık üretim çiftliğine dönüştürülmesi olasıdır Son yıllarda göl çevresinde yapılan arkeolojik çalışmalar ilginç sonuçlar vermiştir M Ö 2000'li yıllara tarihlenen mezarlar ve kale kalıntıları tespit edilmiştir Bunun yanında gölün güney doğu kısmında, Balık Gölü Deresinin aktığı bölümde yapılan incelemelerde Urartu yapı kalıntıları daha da önemlisi urartu sulama kalıntıları ve destek duvarlarına rastlanmıştır Bu kalıntılar göl suyunun günümüzden 2700 yıl önce Urartular tarafından sulama amacı ile kullanıldığını göstermektedir
Gölün güneydoğu ucundan çıkan derenin önü Urartular döneminde kuzey-güney doğrultusunda iri taşlardan yapılan bir duvarla kesilerek, suyun bir kısmı yine Urartular tarafından yapılan ve hala kalıntıları bulunan bir kanala aktarılmıştır Kanal büyük olasılıkla bu bölgede yer alan tarım alanlarının sulanması amacıyla inşa edilmiştir
Uzunluğu tam tespit edilememekle birlikte 40 km nin üzerinde olan kanalın geçtiği yerlerde çeşitli kalıntılar ve savunma tesisleri mevcuttur Gürgüre, Bezirhane, Sarıbıyık, Eskisu, Pirehala, Karaşeyh, Güllüce, Kuyucak, Kervansaray yerleşim birimlerinden geçen kanalın, ulaştığı son nokta tespit edilememiştir Bu haliyle kanal Urartuların yaptığı en büyük sulama tesisi olan ve Van Ovası'nın su gereksinimini karşılayan 54 km uzunluğundaki Menua/Şamram kanalından sonra ikinci büyük Urartu sulama tesisi unvanını almaktadır
|
|
|
|