10-29-2012
|
#3
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Türkiyedeki Mağaralar Ve Özellikleri..
KUZ MAĞARASI
Özellikleri: Toplam uzunluğu 224 m , girişe göre en derin noktası 17 5 metredir Sıcak ve yarı kuru bir havaya sahiptir Mağaranın dar geçitlerinde ve yan kol bağlantısında belirgin bir rüzgar hareketi vardır Genişliği 2-16 m, tavan yüksekliği 1-20 metreler arasında değişen mağaranın orta ve son bölümleri, görünümleri son derece güzel her türden damlataşlar (sarkıt, dikit, sütun, duvar ve örtü damlataşları, damlataş havuzları,  vb ) ile kaplıdır Ana galerinin son bölümlerinde ise kalın bir kum ve çakıl deposu bulunur Bu kesimler, mağaranın en derin noktalarıdır Buna karşılık bu depoların yanından ayrılan yan kolun son noktası, girişten +10 m yukarıdadır Akarsu yatağından 250-300 m yukarıda bulunan Kuz, Hidrolojik olarak askıda (vadoz kuşak) kalmış, fosil bir mağaradır Bu nedenle yağışlı dönemlerde tavandan damlayan veya yan duvarlardan sızan sular dışında bütünüyle kurudur Bu sular, ana galerinin son bölümünde küçük gölcükler oluşturmaktadır
Oylat Mağarası
Yeri: Bursa, İnegöl İlçesi, Hilmiye Köyü
Mağara Bursa-Ankara kara yolundan Oylat Kaplıcasına ayrılan yoldan yaklaşık 17 km içeride Hilmiye köyünün bir km güneyinde yer almaktadır
Özellikleri: Toplam uzunluğu 665 m olan mağara iki ana bölümden oluşur Dar galerilerden oluşan birinci bölüm girişten çöküntü sonuna kadar olan kısımdır İçeride dev kazanları ve damlataş havuzları bulunur İkinci bölüm büyük bir çöküntü salonudur İri blok ve dev damlataş şekillerinden (sarkıt, dikit ve sütun) oluşmaktadır Mağara önünde sıcaklık 29ºC, nem yüzde 47, girişte sıcaklık 19ºC, nem yüzde 55, dar galeride 17ºC, nem yüzde 78, çöküntü salonlarında 14ºC, yüzde 90 nem oranlarına sahiptir
KARAİN MAĞARASI (ANTALYA)
Özellikleri: Türkiye'nin en büyük doğal mağaraları arasında yer alan Karain mağarası, önünde bulunan traverten ovasından 150 m , denizden ise 430-450 m yüksekliktedir İnsanlık tarihinin başlangıcındaki süreç içinde mağara, alt Yontmataştan başlayarak, orta ve üst Yontmataş evreleri, Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç gibi Protohistorik Çağlarda ve Klasik Çağda insanlar tarafından sürekli bir biçimde iskan edilmiştir Bunun doğal bir sonucu olarak da yaklaşık 11 m yi bulan kalın bir kültür dolgusu içermektedir Ancak mağaranın en uzun süren ve en önemli iskanı Paleolitik (Yontmataş Çağı) ile ilgilidir Klasik dönemlerdeki kullanım daha çok Adak Mağara (tapınak) niteliğinde olup, mağara alnı ve dış duvarları üzerinde Grekçe kitabe ve nişler bulunmaktadır Karain Mağarasında yapılan kazalarda elde edilen arkeolojik buluntular, Antalya Müzesinde ve mağaranın hemen yakınında bulunan Karain Müzesinde sergilenmektedir
|
|
|
|