Batılı müşteriler için inşa edilen otel Pera Palas, ünlü Orient Express’in (Şark Ekspresi) müşterilerini İstanbul’da ağırlamak amacıyla inşa edildi

19

yüzyıl sonlarında Avrupalı soyluların çok rağbet ettiği bu ünlü trenin müşterilerine, İstanbul’a geldiklerinde kalabilecekleri kaliteli bir otel bulunamıyordu

Wagon-Lits’nin kurucusu Georges Nagelmackers, 1892 yılı başlarında “Compagnie Internationale des Grands Hotels” adlı bir şirket kurdu

Amaç, Orient Express’in güzergâhı üzerindeki kentlerde “Palace Hotel”ler oluşturmaktı

Bu nedenle Grande Rue de Pera’da bir boş alan arandı

Bölgedeki tek boş yer, bugünkü Pera Palas’ın bulunduğu eski mezarlıktı
Yapım bittikten sonra otele Pera Palace adı verildi ve 1892’nin eylül ayı içinde sessiz sedasız hizmete girdi

Dönemin geçerli uluslararası otel mimarlığının tasarım ilkelerini, abartılara kaçmadan yansıtan dokuz katlı otelin oldukça hantal kitlesi; neo-klasik cephe düzenlemeleriyle zenginleştirilmiş

Dört yönde yerleştirilen odalar, beş kat boyunca yükseltilen, ortadaki büyük aydınlığın çevresine sıralanmış lüks mobilyalarla donatılmışlar

Atatürk’ün Odası ve gizemli Hint Seccadesi
Hizmete girdiği günden beri birçok önemli isme ev sahipliği yapan Pera Palas Oteli’nin kuşkusuz en önemli misafiri Mustafa Kemal Atatürk

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk, 1915-1937 yılları arasında birçok kez Pera Palas’ta konaklamıştır

101 numaralı bu oda halen müze olarak muhafaza edilmektedir
1

Dünya Savaşı sonunda İstanbul’un işgali sırasında Atatürk, annesinin Beşiktaş Akaretlerdeki evi işgal kuvvetlerince gözetim altında olduğu için, Pera Palas’ın birinci katındaki 101 no’lu odada sık sık kalır

Bu odada fikir arkadaşlarıyla buluşur ve durum değerlendirmesi yapılırdı

Türkiye Cumhuriyeti kuruluşunun tohumları bu odada atılır
Cumhuriyet’in ilanından sonra yabancı konuklarını Dolmabahçe’nin yanı sıra Pera Palas’ın birinci katındaki 101 numaralı odasında da ağırlayan Atatürk’ün bugün müze olarak kullanılan odasında içlerinde; manevra gözlüğü, okuma gözlüğü, diş fırçası, diş tozu, çatal, bıçak, elbise fırçası, çay fincanı, kahve fincanı, mahmuz, takim elbise, markalı iç çamaşırları, muhtelif şapkalar, pijama ve terlikleri bulunan 37 parça özel eşyası sergileniyor

Ancak, odadaki en ilginç eşya kimliği hâlâ bilinmeyen Hintli bir mihracenin Atatürk’e armağan ettiği, değerli taşlarla ve altın sırma ipliklerle süslü ipek bir seccade

Seccadedeki saat motifinin anlamı
1938 yılına kadar sıradan bir ipek seccade olan mihracenin armağanı, Atatürk’ün vefatından sonra gizemli bir hal alır

Araştırmacılar seccadenin üzerinde çok ilginç motifler olduğunu fark ederler

Seccadedeki 20 santimetre çapındaki saat motifi Atatürk’ün beyin ölümünün gerçekleştiği zaman olan 9:07’yi göstermektedir

Şaşkınlık yaratan gizem araştırmacılara göre bununla da sınırlı değildir

Seccadede yanyana sıralanmış on kasımpatı çiçeği ise, Atatürk’ün ölüm tarihi olan 10 Kasım’ı çağrıştırır

Bu gün gizemini hala koruyan seccade Atatürk’ün müzeye çevrilen odasının duvarına asılarak muhafaza edilmektedir

Pera Palas’ın önemli konukları
Uzun yıllar boyunca İstanbul’un en ünlü, en lüks oteli olma özelliğini sürdüren otelde, Cumhuriyet döneminde salonlarında balolar düzenlenmiş, yabancı konuklar ağırlanmıştır

Bunların dışında İstanbul’a gelen dünya çapında birçok isminde konaklamak için ilk terciği ettiği otelin misafir listesinde Ernest Hemingway, Agatha Christie, VIII

Edward, Kral Zogo, Maria Callas, Jacqueline Kennedy gibi isimler bulunuyor

Günümüzde Pera Palas
Şu an kapalı olan ve Beşiktaş grubuna ait Beşiktaş Turizm Yatırımları A

Ş tarafından Anıtlar Yüksek Kurulu’nca uygun görülecek şekilde, aslına uygun kalınarak restore edilmeye başlanan otel yeniden misafirlerini ağırlamak için gün sayıyor

Yaklaşık 25 milyon Euro’luk bir restorasyon bütçesi ayrılan otelin yeniden hizmete girmesinin 2 yıl gibi bir süre alacağı öngörülüyor