|
Prof. Dr. Sinsi
|
Osmanlı Camileri A-Z
C
Cuma Camii, Filibe
D
Darülhadis Camii
Dolmabahçe Camii
Draman Yunus Camii
E
Ebulfazl Camii
Edhem Bey Camii
Emir Buhari Camii
Eski Valide Camii
Esma Hanım Camii
Eyüp Sultan Camii

Cuma Camii, Filibe
Cuma Camii (Bulgarca: Джумая джамия) Bulgaristan'ın Filibe ilinde bulunur Hüdavendigâr Camii olarak da bilinir Sultan I Murad (1369-1389) dönemi yapısıdır
Cami Filibe, şehir merkezine Osmanlı İmparatorluğu'nun sembolü olacak şekilde 1363-1364 yılları arasında şehir meydanına inşa edilmiştir
Literetüre "Hüdavendigâr Camii" olarak geçmiştir
Mimari
Cami 40 metreye 30 metre zemin oturumuna sahip Bugün şehir meydanında ve Filibe tarihi yerleşiminin kuzeyinde bulunur Yapı tipi itibarıyla erken Osmanlı mimari özellikleri ve dış cephesinin taşlar arasına yatay döşenmiş tuğlalar ile yapılmasıyla Bizans etkilerinin görüldüğü bir camidir Mimari benzerlik olarak yakın dönemlerde inşa edilmiş Bursa Yeşil Cami ve İznik Hüdavendigâr Camii'dir
Darülhadis Camii
Darülhadis Camii, Edirne, Türkiye'de bir cami
1435 yılında II Murat tarafından Tunca nehri kıyısında yaptırılmıştır Yapının bir cami olarak mı yoksa bir medrese olarak mı yaptırıldığı tartışma konusu olmuştur ve muhtelif fikirler mevcuttur Balkan Savaşı sırasında Bulgarlar tarafından topçu ateşi ile minaresi yıkılmıştır Caminin yanındaki türbelerde II Murat'ın iki oğlu ile III Mustafa ve III Ahmet'in çocuklarının kabirleri vardır

Dolmabahçe Camii
Dolmabahçe Camii, Sultan Abdülmecit'in annesi Bezmialem Valide Sultan tarafından başlatılıp ölümü üzerine Sultan Abdülmecit tarafından tamamlanan ve tasarımı Garabet Balyan'a ait olan bir yapıdır
Asıl adı Bezmialem Valide Sultan Camii olan ama konumu nedeniyle Dolmabahçe Sarayı bütünü içinde düşünülüp birlikte anılan Dolmabahçe Camii, iki yılı aşkın bir yapım süreci sonunda 23 Mart 1855’te bir cuma töreniyle ibadete açılmıştır
Caminin en belirgin biçimsel özelliği net bir kurgu ve geometriye sahip olmasıdır Cami ve hünkar bölümleri, işlevlerine de bağlı olarak ayrı ayrı tasarlanmış ve sonra birleştirilmiş gibidir Cami, kare planlı alt yapı üzerine kubbeli ve yüksek bir kitledir Hünkar bölümü ise, dikdörtgen planlı prizmatik ve daha alçak bir kitledir Bu iki kitle, caminin kuzey cephesi yönünde bitiştirilirler Bu yapıdaki geometri egemen tasarım, ampir üslubunun veya yeni klasikçiliğin 19 yüzyılın ortasındaki son fakat en bütüncül örneklerindendir
27 Eylül 1948 gününden itibaren Deniz Müzesi olarak hizmet veren ibadethane, 27 Mayıs Darbesi sonrasında askerî yönetim tarafından Yassıada İrtibat Kurulu'na verilmiş, kurul da müzenin camiyi derhal boşaltmasını istemiştir
Draman Yunus Camii
Draman Yunus Camii ya da Tercüman Yunus Camii İstanbul'da Fatih ilçesinde Draman'da Derviş Ali mahallesinde bir camidir Caminin mimarı Mimar Sinan'dır Eskiden külliye olan cami imaretinden geriye sadece cami kalmıştır Kanuni Sultan Süleyman'ın tercümanlarından Drağman Yunus Bey tarafından yaptırılmıştır Tekke ve medreseli ilk cami Sünbüli tekkesi merkezlerindendi
Cümle kapısı Draman caddesindedir Karşıt iki yönden merdivenlidir Duvarları taş, dörder pencerelidir Cami, dikdörtgen planlıdır Harimin kuzeyinde iki katlı mahfiller vardır, kadınlar kısmı üst kattadır
Ebulfazl Camii
Ebulfazl Camii, Beyoğlu Kılıç Ali Paşa mahallesindedir Defterdar yokuşunda İtalyan hastanesi karşısındaki meyilli zeminde inşa edilmiştir 1553'de yapılmış caminin mimarı Mimar Sinan'dır 1993'de yenilenmiştir Dikdörtgen planlı, küfeki taş-tuğla duvarlı, iki sıra pencerelidir Son cemaat yeri ahşap direklidir Caminin çeşmesi ön tarafta, şadırvanı avlu ortasında bulunmaktadır

Edhem Bey Camii
Edhem Bey Camii, Osmanlı Devleti zamanında, bugünkü Arnavutluk Cumhuriyetinin başkenti Tiran'da inşa edilen cami
Edhem Bey Camii, Tiran'ın merkezindeki meydanda ve saat kulesinin yanında bulunmaktadır Cami tek kubbeli ve kare planlıdır Caminin giriş kısmında revaklar bulunmaktadır Caminin ve revakların iç yüzeyi kalem işi nakışlarla süslüdür
Edhem Bey Camii, Arnavutlukta Enver Hoca'nın başlattığı Çin benzeri komünist uygulama sonucu 1966'da ibadete kapatıldı ve müze haline getirildi Cami 1990'larda Arnavutluktaki komünist rejim ortadan kalktıktan ve demokrasiye geçildikten sonra yeniden ibadete açıldı
Emir Buhari Camii
Emir Buhari Camii, İstanbul'da Edirnekapı'daki cami Cami ve tekkenin vakfiyesi 1530'dur Emir Buhari adına Kanuni Süleyman inşa ettirmiştir Halveti tekkesi idi Kagir yapının mimarı Mimar Sinan'dır 1853'de cami yenilenmiş, 1942'de yıkılmıştı Tuğla minaresi, ahşap iki katlı harimi ve mezarlığı vardır
Eski Valide Camii
Eski Valide Camii ve Külliyesi (müftülük kayıtlarına göre Atik Valide Camii) İstanbul'un Üsküdar ilçesinde II Selim'in eşi, III Murat'ın ise annesi Afife Nur-Bânû Valide Sultan tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmış olan camii ve külliye Yapılış tarihi 1583'tür Külliye, cami, medrese, tekke, sıbyan mektebi, kervansaray, hamam, darülkurra, darüşşifa'dan oluşur
Caminin kubbesi altı dayanak üstündedir İki yanından ikişer yarım kubbeyle çevrelenmiştir Dışarı doğru çıkıntılı mihrab tarafında beşinci yarım kubbe bulunmaktadır Mihrab tarafındaki çiniler, İznik çinilerinin en güzel örneklerindendir
Esma Hanım Camii
Esma Hanım Camii; Bağdat, Meydan Mahallesi'nde eski İtfaiye Caddesi üzerinde bulunan cami, Vezir-i Azam Koca Yusuf Paşa'nın kızı ve Bağdad Valisi Ali Paşa'nın eşi Esma Hanım tarafından 1831 yılında yaptırılmıştır
Küçük bir yapı olup, bugün Bağdad Belediyesi karşısında bulunmaktadır

Eyüp Sultan Camii
Eyüp Sultan Camii, İstanbul'da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunan cami Cami olmasının ötesinde kutsal bir ziyaret yeridir
Eyüp Sultan Camii dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır, etrafında yarım kubbe, ortasında Eyüp Sultan türbesi, sandukasının ayak ucunda bir pınar, avlu ortasında asırlık bir çınar bulunmaktadır
1458'den sonra çeşitli defalar tamir gören caminin minarelerinin boyu önceleri kısaydı, 1733'de yeni uzun minareler yapıldı 1823'de deniz tarafındaki minare, yıldırımla hasar gördügü için yeniden inşa edildi
Cümle kapısı önündeki Sinan Paşa kasrı 1798'de yıktırılmıştır Yerinde ulu bir çınar ağacı gölgesinde etrafı parmaklıklı bir set ve çimen sofa vardır Parmaklığın dört köşesinde dört çeşmecik bulunur Bunlara hacat çeşmeleri, kısmet çeşmeleri denir Tamir edildikten sonra camiyi açıp namaz kılan Sultan III Selim Mevlevi olduğu için parmaklıkların üzerinde mevlevi sikkeleri vardır
Dış avlunun caddeye açılan iki kapısı vardır İç avlu 12 sütuna müstenit 13 kubbelidir Avlunun ortası şadırvandır Türbe tek kubbeli, 8 köşelidir Türbe methalinde nakşı kademi saadet, sağında sebil bulunur
Mihrab eyvandır, minber mermerdir Mihrab tarafı hariç üç tarafı galerilidir Son cemaat yeri önünde 6 sütunlu ve 7 kubbeli bir revak vardır Mermer cümle kapısı üzerinde 9 sıralık kitabenin ilk sırası:
Zehi münkadı emri gerdgar zılli Rabbani
Serefrazı cihandaranı asrın şahı devranı
Menarı nurfeşan sultan selim hanı bülend ikbal
Bilin gülbank dahi iyledi pür cümle azani
Bu kadar çok kabir, türbe, lahit başka bir camide iç içe geçmemiştir Serviler ve mezarlıklar cami çevresini uhrevi bir mekân yapar Necip Fazıl, Fevzi Çakmak, Ferhat Paşa, Mehmet Paşa, Siyavuş Paşa, Beşir Fuad, Ahmet Haşim, Ziya Osman Saba, Sokullu Mehmet Paşa burada yatmaktadır
Fatih'ten sonra asırlarca padişahlar Eyüp Sultan Camii'nde kılıç kuşanmışlardır Bunu Fatih başlatmış, ilk kılıcı Fatih'e Akşemseddin kuşatmıştır Padişahlar Sinan Paşa Köşkü'nden kayıkla Bostan iskelesine gelir, camide iki rekat namaz kılar, şeyhülislam kılıcı kuşatırdı
Caminin dış avlusunda sebil bulunmaktadır Üç pencerelidir Bayramlarda ve özel günlerde şerbet dağıtıldığı için şerbethane denilmiştir
Eyüp Sultan Türbesi

Ebu Eyyûb el-Ensarî'nin mezarı (türbe), Eyüp Sultan Camii, İstanbul/Türkiye
İmaret
Eyüp Camii civarında Fatih Sultan Mehmed'in yaptırdığı imarette günde iki kere yemek pişirilirdi Normal günlerde pirinçli, buğdaylı yemek çıkarken Ramazan ayında etli yemek dağıtılırdı Özel günlerde, cuma ve kandillerde, zerde ve zerbaç, pilav çıkarılıp yoksullara verilirdi
Evliya Çelebi ve Eyüp
Evliya Çelebi'nin Eyüp anlatımı: "Eyüp şehri, İstanbul'un batı tarafındadır İstanbul'a denizden dokuz mil ve karadan iki saattir Ama yine istanbul'a bitişik olup arasında asla boş arazi yoktur Baştanbaşa mamurdur Fakat başka hükümettir Fatih kanununa göre beşyüz akça mevleviyettir
… karşı tarafı deniz karşısında Sütlüce kasabasıdır Arası bir ok atımı yerdir
Eyüb Sultan Camii: Bu, Fatih Sultan Mehmed Han'ın yapısıdır ki sevabını Eba Eyüb'e hediye eylemiştir Deniz kıyısına yakın ensari yerinde düz bir yerde yapılmıştır Bir kubbelidir Mihrab tarafında yarım kubbesi daha vardır Lakin o kadar yüksek değildir Caminin içinde sütun yoktur Orta kubbe etrafında sağlam kemerler vardır Mihrabı ve minberi sanatlı değildir Hünkar mahfili sağ taraftadır İki kapılıdır Biri sağ tarafta yan kapısı, diğeri kıble kapısıdır Kıble kapısı üzerinde bir mermer üzerinde celi yazı ile şu tarih yazılmıştır: hamden lillah beyti mamur oldu bu Sağ ve solda iki minaresi vardır Avlusunun üç tarafı odalarla süslüdür Ortasında cemaat maksuresi vardır Bu maksure ile Eba Eyüp mezarı arasında göklere baş uzatmış iki çınar vardır ki, cemaat gölgesinde ibadet eder Bu avlunun da iki kapısı vardır Batı kapısının dışında büyük bir avlu daha vardır İçinde dut ve diğer ağaçlarla yedi tane büyük çınar vardır Bu avlunun iki tarafında abdest muslukları vardır Bu camiden başka şehir içinde seksen kadar mescid vardır ki dördü Mimar Sinan yapısıdır "
|