Yalnız Mesajı Göster

Türkiye De Oya

Eski 10-24-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Türkiye De Oya




NAMRUN İĞNE OYALARI
Geleneksel Kültürümüzün yeni kuşaklara geçmişten günümüze gelebilen, süsleme ve süslemek amacıyla kullanılan ve tekniği örgü olan iğne oyaları sadece Türk'e özgü bir el sanatıdır
Namrun İğne Oyalarının özellikleri şöyle sıralanabilir
1- İletişim aracı olarak İğne Oyaları ;
Anadolu insanı geleneksel yaşantısının gereği olarak tüm yaşamış ve yaşamamış duygularını büyük bir içtenlikle iğne oyaları aracılığı İle dile getirmiştir Namrun iğne oyalarının birer name ve sözsüz konuşma aracı olarak kullanıldıkları görülmektedirToros dağlarının bazı dağ köylerinde yaptığımız bir araştırmaya göre; yeni gelin belli bir süre geleneklere göre evinde istediği zaman istediği şekilde konuşmayı, Yeşilin çeşitli tonlarıyla işlenen oyalar, yeni gelinin evinden ve eşinden memnun olduğunun, sarı renkli oya mutsuzluğun ifadesidirÇakır dikeni isimli oya gelinin Kayınvalideye "Bana diken gibi bakma" mesajını iletirken, mor sümbül aşık kızı, pembe sümbül miraslı kızı, beyaz sümbül bağlılığı anlatırBaşına bir oyalı yazma örten gelin, eşi ile arasının iyi olmadığını anlatmaya çalışır Yayla gülü gençlik ve güzellik ifadesidir Yonca, dilek ve şans olarak kullanılır Altmış akıl yetmiş fikir isimli oya fikrin akılla birlikte daha önemli olduğunu anlatırNamrun iğne oyalarında tespit edilen 85 örnekte başta çiçek, böcek, geometrik biçimler ve işlenmeyle uygun başka şeylerin de konu edildiği, bunlardan özellikle çiçeklerin gerçekçi bir biçimde, öteki konuların ise özgün ve özgün anlatımla gerçekleştirildiği görülmüştür Ortak renkler Yeşil Sarı ve Sarının tonlarıdır
2-Yalnız iğne oyalarına özgü olup kuşaktan kuşağa geçen ve giderek soyutlaşmış öğeler İğne oyaları yaşadıkları çağa tanıklık eder "Otel Odaları" isimli oya otelcilik geleneğinin oyası üretildiği bölgedeki yerleşim ile ilgilidir
3- İğne oyaları boş zamanları değerlendirirken yararlı bir uğraş ortamı yaratır
4- İğne oyalarının toplumsal özelliği eğitim için ayrı bir çözüm yoludur
5- İğne oyları genellikle birlikte toplu halde üretilir Böylece toplumsal dayanışma, paylaşma dostluk arkadaşlık, yardımlaşma giderek anlam kazanır Aynı zamanda anlatılan öyküler masallar, bilmeceler halk edebiyatımızın zenginleşmesine ve kuşaktan kuşağa geçmesine yardımcı olur
6- İğne oyaları Ekonomiye katkıda bulunur
Teknoloji'nin hızla gelişmesi, zevklerin sürekli değişmesine karşın ülkemizde ve dünyada el sanatları üzerine ilgi giderek artmaktadır Ancak içerik bakımından hızla değişmekte özgünlüğünü kaybetmekte olan geleneksel el sanatları ülkemizin araştırılıp korunması çeşitli yöntemlerle çoğaltılarak yaygınlaştırılması yeni ve çağdaş yorumlarla maddi kültürümüze katılması ve pazarlanması gereği ortaya çıkmaktadır Bu amaçla, geçtiğimiz yıl Kültür Bakanlığı tarafından uygulanan bir proje ile iğne oylarının, Türkiye'deki müzelerde özel koleksiyonlar resmi ve özel kuruluşlardaki envanteri çıkarılmış, öncelik sırasına göre, Namrun, Mudurnu, Nallıhan pilot bölge olarak seçilmişti Bu bölgelerdeki oya sanatçıları ile görüşülmüş, özgün oyalar satın alınmış, bölge özelliklerine göre üretilenler sergilenmiş ve Dosim aracılığı ile pazarlanmıştır Özellikle ev kadınları tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanan, bazı hasta ve çalışamayacak durumda olan ailelerin geçim kaynağı haline gelen bu proje bir süreden beri ne yazık ki uygulamadan kaldırılmıştır Türk halkının üstün zevkini zekasını incelik ve yaratıcılığını tamamiyle yansıtan iğne oyalarına ilgi giderek artmaktadır
I Ö 2000 Yıllarına ait örnekleri tespit edilen oyaların 12 Yüzyılda Anadolu'dan Yunanistan'a oradan da İtalya Yolu ile Avrupa'ya geçtiği tahmin edilmektedir
Oya bir bezemedir Süslemek anlamında kullanılan bu sözcük eski Türklerden günümüze kadar kullanıla gelmiştir 11Yüzyıl Türklerinde "ev bezendi" " Kadın Bezendi" yani (uragat Bezendi) (avrat bezendi) sözünü kullanıyorlardı
Mısırdaki Memluk Türklerinde de Oya sözü "Oyu" şeklinde telaffuz edilirdi Kuman Türkleri kumaş ve taş üzerine nakış yapmak işine "ovuylamak" diyorlardı Oya Kırkız Türklerinde "oyum" şeklinde gelişmiştir
Bugün Yaşama savaşı veren İğne Oyaları, Rize, Konya, Bursa, Kastamonu, İzmir çevresi Balıkesir Gönen, Kütahya Gediz, Muğla, Bafra, Ordu çevresi Bolu ve Namrun da yapılmaktadır
Namrun (LAMPRON) , yeni adıyla Çamlıyayla; Tarsus'a 67 km mesafede, Berdan ırmağının iki büyük kolu arasında Toros dağlarının eteklerinde, üç tarafı dağlarla çevrili bir konumdadır Namrun'un en yüksek noktasındaki kale 11 y yyapılmıştır Namrun kalesi bu bölgenin tam ortasında bütün alana hakim durumdadır 1990 da ilçe olan Namrun – Çamlıyayla'da yerli halk kale eteğinde şehirli yaylacılar ise, sıcak yaz aylarında, kalenin etrafında oluşan yedi tepe üzerindeki yerleşim bölgelerinde yaşarlar Bu semtler, Cuma yakası, Mercimek, Kale önü-Kale ardı, çuvalgı, tepensesi, Çayır ekinliği, Göbter gibi yöresel olarak isimlendirilmişlerdir İğne oyası üç bin civarındaki yerli halk tarafından yapılmaktadır Türk halkının üstün zevkini, zekasını, incelik ve yaratıcılığını tamamiyle yansıtan İğne Oyaları "Oya Gibi" sözü ile de güzellik sembolü olmuştur
Amerika Colorada Üniversitesi, Avrupa El Sanatlarını tanıtan bir film ve kitap projesi sadece Namrun iğne oyalarına yer verilmesi planlanmıştır
Ayrıca Namrun İğne Oyaları Unicef Kartpostallarına konu olarak seçilmiştir Ancak bu ilginin yeterli olduğu söylenemez Bu konuda Milli Eğitim ve özellikle Kültür Bakanlığına büyük görevler düşmektedir Araştırmalarda yardımcı olmak, araştırmalara kaynak, malzeme, maddi imkan, örnek, araç-gereç bakımından yol gösterecek, geleneksel el sanatlarımızın özgünlüğü bozulmadan üretilip çoğaltılarak pazarlanmasını sağlayacak bir kuruluşa ihtiyaç olduğu açıktırİğne oyalarının kalite renk desen ve bölge özellikleri bozulmadan geliştirilebilmesi için mucize ve şahıslarda bulunan özgün örnekler malzeme motif ve renk olarak karakterlerini hiç değiştirmeden üretilmesi ve tanıtılması ve pazarlanması sağlanmalıdır Sonuç olarak, yalnız Türk'e özgü bu kültür hazinelerinin ulusal ve evrensel kültürdeki yeri ve önemi belirlenecektir kanısındayız

alıntıdır


Alıntı Yaparak Cevapla