10-24-2012
|
#1
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Felsefe-Keşfedilmemiş Benlik/Jung
Carl Gustav JUNG Elgon’un dağ kabilesindeki bir gözlemini anlatıyor:
Dinsel düşünceler ve törenlerin izlerini enine boyuna araştırmış, ama haftalar sonra hiçbir şey keşfedememiştim Yerliler her şeyi görmeme izin vermişler ve bilgilerini özgürce sunmuşlardı Arada tercüman engeli olmadan onlarla iletişim kurabiliyordum, çünkü yaşlıların çoğu Swahili konuşuyorlardı 
Başlangıçta gönülsüzdüler, ama buzlar eridikçe beni içtenlikle kabullendiler Dini gelenekler hakkında hiçbir şey bilmiyorlardı Ama ben vazgeçmedim ve sonunda, uzun müzakerelerimden birini bitirmek üzereyken yaşlı bir adam
birdenbire konuştu:
‘’Sabahleyin, güneş yükselirken, kulübelerimizden çıkarız, ellerimize tükürürüz ve onları güneşe tutarız ’’
Onlardan bu merasimi benim için yapmalarını ve tam olarak göstermelerini istedim Ellerini ağızlarının önüne getirdiler ve kuvvetle türkürdüler veya üflediler Sonra ellerini çevirdiler ve avuçlarını güneşe doğru tuttular
Onlara yaptıklarının ne anlama geldiğini-niye ellerine tükürdüklerini veya üflediklerini- sordum Sorum beyhudeydi ‘’Bu her zaman böyle olmuştur ‘’ dediler Bir açıklama almak imkansızdı ve onların sadece ne yaptıklarını bildiklerine, niçin yaptıklarını bilmediklerine ikna oldum Davranışlarıında bir anlam görmüyorlardı Yeni ayı da aynı hareketlerle karşılıyorlardı
Zürih’te tamamen bir yabancı olduğumu ve bu şehire buranın geleneklerini araştırmaya geldiğimi varsayalım Önce dış bölgelerde banliyö evlerinin yakınlarına yerleşiyorum ve ev sahipleriyle komşuluk ilişkisi geliştiriyorum Sonra Bay Müller ve Bayan Meyer’e şöyle diyorum:
‘’Lütfen bana dinsel adetlerinizden bahsedin ’’ İkisi de şaşırıyor Asla kiliseye gitmemişler, hakkında hiçbir şey bilmiyorlar ve üstüne basa basa hiçbir geleneği uygulamadıklarını söylüyorlar Bir sabah Bay Müller’i ilginç bir faaliyet içinde yakalıyorum
Bahçede koştururuyor, renkli yumurtaları saklıyor ve özel tavşan heykellerini yerleştiriryor Onu suç üstü yakalamış oluyorum ‘’Bu ilginç töreni niçin benden saklıyorsunuz’’ diye soruyorum
‘’Ne töreni?’’ karşılığını veriyor ‘’Bu önemsiz bir şey
Paskalya zamanı herkes yapar’’…’’Ama bu heykellerin ve yumurtaların anlamı ne ve niçin onları saklıyorsunuz?’’ Bay Müller afallıyor
Bilmiyor, zaten Noel ağacı hakkında da çok az şey biliyor Buna rağmen bu şeyleri yapıyor Aynı ilkel adam gibi Elgon’ların ataları ne yaptıklarını biliyorlar mıydı?Çok düşük ihtimal
Arkaik insan ne yapıyorsa onu yapıyor
Biraz önce anlattığım Elgon törenininin anlamı nedir? Açık seçik belli ki, bu tören güneşe, sadece doğuş anında yerliler için mungu-yani mana veya kutsal- olanı sunmaktır Eğer ellerine tükürürlerse , bu ilkel inanca göre , kişisel mana’yı-iyileştiren,sihirbazlık yapan ve hayatı besleyen gücü-içeren maddedir
Eğer ellerine üflerlerse, nefes rüzgar ve ruhtur-roho’dur, İbranicede ruach, Yunancada pneuma Hareketin anlamı:
Yaşayan ruhumu Tanrıya sunuyorum Bu, sözsüz bir duadır
Şöyle de diyebilirlerdi ‘’Tanrım, senin ellerine ruhumu bırakıyorum’’ Bu tesadüfen mi böyle olmuştur, yoksa bu düşünce insan varolmadan önce zaten tasarlanmış ve amaçlanmış mıdır?
Bu soruyu yanıtsız bırakmak zorundayım
*
C G JUNG
|
|
|