|
Prof. Dr. Sinsi
|
Geleneksel Türk Tiyatrosu...|Tiyatro Tarihi Ve Skeçler
KARAGÖZ
Gölge oyununun Türkiye’ye ne zaman ve nasıl girdiğine baktığımız zaman,16 Yy da Mısır’dan girdiğini öğreniyoruz 17 Yy da ise Karagöz’ün tam şeklini aldığını biliyoruz Asıl merak uyandıran tartışma konusu Karagöz ile Hacivat’ın gerçekten yaşamış kişiler olup olmadığıdır Gölge oyununun bu iki kahramanı,halk tarafından öyle sevilmiştir ki onları yaşamış kişiler olarak görmek istemişler ; Bazı söylentilerle onların yaşadıklarını ileri sürmüşlerdir Bu söylentilerden biri: Sultan Orhan çağında Hacivat’ın duvarcı, Karagözün ise demirci ustası olduğu; Bursa’da bir cami yapımında çalıştıkları;ancak söyleşmeleri ile diğer işçileri de oyalayarak cami yapımını geciktirdiklerinden dolayı Sultan Orhan tarafından ölümle cezalandırıldıklarıdır
Karagöz’ün piri ve yaratıcısı Şeyh Küsteri sayılmıştır Gerçekte oyunun kurucusu ve yaratıcısı olduğu kesin değildir Fakat önemli olan,Karagözcülerin ,bulunmuş ve kurulmuş oyuna Şeyh Küsteri’yi önder,koruyucu ve kurucu olarak seçmiş olmaları ve Şeyh’in adıyla oyuna ciddi,yapıcı,eğitici,ibret verici bir temel bulmalarıdır
KARAGÖZ’ÜN GELİŞİMİ
17 Yy da kesin biçimini alan Karagöz, daha sonraki yüzyılda büyük bir ilerleme göstermiş,Türklerin en sevilen gösterisi olmuştur Ne var ki Karagöz’ün gelişimi içerisinde iki önemli sorun olmuştur Bunlardan biri Karagöz’ün toplumsal eleştiri ve taşlaması, diğeri de açık-saçıklığıdır Karagöz’ün ortadan kalkmasında batı tiyatrosunun Türkiye’ye girişi kadar bu iki özelliğin de etkisi olduğu söylenebilir Karagöz oyunu açık bir biçimdir Her olaya, her amaca kendini uyduran bir yöntemdir Üstelik Karagöz’ün kendine göre bir dokunulmazlığı vardır Dönemin din adamları ,kendi yönetimlerine ters düştüğü halde Karagöz’ü hoş görecek bir neden bularak ona özel bir dokunulmazlık alanı yaratmışlardır Yabancı kaynaklar daha çok Karagöz’ün açık-saçıklığı üzerinde durmuşlardır Şüphesiz Karagözün utanmasız bir yanı vardı Sımsıkı,kapanık bir toplumda; Baskının yarattığı kımıltısızlık içerisinde, bu yoldan bir kaçamak aranması,topluma soluk verecek bir delik olarak kullanılması ancak Karagöz’ün lehine yorumlanabilir Karagöz’ün bolbol siyasi taşlamalara başvurduğunu söylemiştik Yine böyle bir oyun Abdülaziz’in ilk yıllarında yaşlı devlet adamlarını çok ağır bir biçimde alaya alaraktan oynanmış;fakat bu sefer yapılan taşlamalar fazla keskin bulunmuş ve Karagöz oynatma izni kaldırılmıştır Perdeye devlet ileri gelenlerinin çıkarılmasının ağır cezalara bağlanmasıyla beraber, Karagöz, ilginçliği,anlamı olmayan; kaba, bayağı bir güldürü durumuna düşürülmüştür Karagöz’ün siyasal taşlama ve açık-saçıklığına devlet ileri gelenlerinin tepki göstermesi bir yandan da Batı tiyatrosunun Türkiye’ye girmesi nedeniyle, Karagöz’ü sınırlayan bir tutumun gitgide geliştiğini görüyoruz
KARAGÖZ’ÜN BÖLÜMLERİ
a) Mukaddime
İlk olarak müzikle boş perdede gösterimlik denilen ,limon ağacı,çalgıcılar,deniz kızı gibi, çoğu kez konuyla ilgisiz görüntüler olur Daha sonra tefin ritmine uygun bir biçimde perdenin solundan Hacivat gelir,bir semai okur Semai bitince Hacivat ‘’off… hay Hak’’ diyerek perde gazeline başlar Perde gazelinde;Karagöz oyununun bir öğrenek yeri olduğu,gazelin tasavvufi felsefi anlamı ve kurucusunun Şeyh Küşteri olduğu belirtilir Perde gazelinde padişaha yakarış da yeralır Çağın padişahını anmanın yanı sıra çoğu kez yönetim biçimi de belirtilirdi
Hacivat tüm bunlardan sonra bir beyit okuyup kendine kafadengi bir arkadaş aradığını söyler ve arkadaşın özelliklerini saymaya başlar konuşmasını ‘’Bu gece işimizi Mevlam rastgetire! Yar bana bir eğlence,aman bana bir eğlence’’ diyerek bitirir Bu sırada perdenin sağ köşesinden Karagöz gelir İkisi dövüşürler Dövüşte Hacivat kaçar, Karagöz yere boyluboyunca uzanır ve bir tekerleme söyler Bu, ‘’kılıklama’’ yada ‘’kılıklı zırva’’ diyebileceğimiz,aralarında hiçbir mantık bağlantısı olmayan sözlerin bir anlam taşıyormuşçasına birbiri ardına getirilmesidir
b) Muhavere
Bu bölüm Karagöz ve Hacivat arasında geçer İki kişiden fazla kişinin de bu bölümde yer aldığı görülmüştür Muhavere konularına örnek verelim: Yalan küpü muhaveresi şöyledir Çelebi en iyi yalanı söyleyecek olana ödül verecektir Hacivat karagöz’ü salık verir Karagöz, Çelebi’nin babasının kendi babasına borcu olduğunu söyler Çelebi bu borcun varlığını kabul etse babasının borcunu ödemek zorunda kalacak, yalan olduğunu söylerse de ödülü Karagöz’e vermek zorunda kalacaktır Bazı muhavere konularında da tıpkı ortaoyunu tekerlemelerinde olduğu gibi önce olmayacak bir olay gerçekmiş gibi anlatılır daha sonra da bir düş olduğu anlaşılır
c) Fasıl
Fasıl, oyunun kendisidir Bu bölümde Hacivat ve Karagöz’den başka olay kişileri de bu bölümde görülür,oyuna katılırlar 17 yy dan itibaren fasıl konuları belirli bir olaylar dizisine uymaya başlamıştır Fasıl isimlerinden birkaçını sayalım : Ağalık,Bahçe sefası,Eczane,Sahte esirci,Hamam, Ferhat ile Şirin,Kanlı kavak,Kanlı Nigar,Kütahya,Leyla ile Mecnun,Sünnet, Şairler,Yangın,Yazıcı
d) Bitiş
Karagöz oyunun bittiğini haber verir,kusurlar için özür diler, gelecek oyun duyurulur Karagözle Hacivat oyun sırasında kılık değiştirmişlerse eski kılıklarında dönerler sahneye Aralarında kısa bir söyleşme geçer bu söyleşme sırasında oyundan çıkarılacak ders de belirtilir Daha sonra oyunda yapılan hatalardan dolayı özür dilenerek oyun bitirilir
KARAGÖZ’ÜN TEKNİĞİ
Karagöz görüntüleri kalın deriden , çoğu kez deve derisinden yapılır Kullanılacak deride aranan özellikler saydamlaştırmaya yatkın ve ısıya dayanıklı olmasıdır deri bir dizi işlem sonucunda işlendikten sonra üzerine kalıp konularak çizilir ve bu çizilen yerlerden sivri uçlu bıçakla kesilir Gerekli yerlerinde ters tarafından delikler açılır; ve çini mürekkebi ile renklendirilir Oynak eklemeli parçalar birbirine kiriş ,kursak,tel ile bağlanır
Perdenin boyutları 2m ye 2 5 m iken 1 10 a 0 80 olmuştur Perdenin tabanında ve arkasında perdenin çevresine iplerle tutturulmuş peş tahtası denilen bir raf bulunur Buraya perdeyi aydınlatan meşale konulur Peş tahtası üzerinde sıra sıra delikler bulunur Bu deliklere gerekince hayal ağacı denilen çatal sopalar sokulur Bu daha çok, perdede iki veya daha fazla görüntü bulunduğu zaman kımıltısız duran görüntülere destek olması içindir Bu görüntülerin ayakları perdenin çerçevesinin tabanına değer Sopası da hayal ağacının hayal ağacının çatalı içine yerleştirilir Görüntüleri hareket ettirmeye el peşrevi adı verilir Değnekler 60 cm boyunda gürgenden olurdu
Karagöz,yatay çubukla oynatıldığından görüntüler tek yönlü hareket ederdi Karagöz tek sanatçının gösterisidir “Hayali” yada “Hayalbaz” denilen ustadan başka bir de çırak vardır Çırak, perdeyi hazırlar,oynanacak faslın görüntülerini seçip sıraya koyardı Aynı zamanda ustanın yanında sanat öğrenmeye çalışırdı
|