|
Prof. Dr. Sinsi
|
Amma Da Aldanmışız. 13 Kişilik Komedi Oyun
ALİ AĞA — Efendime söyliyeyim Muhtar,yâni,efendime söyliyeyim,çok doğru lâf ettin Mektep dediğin yerden çıt çıkmaz…
HOCA — Öyle,baklava hakkı için söyle…Mektepte şöyle bir değnek bulunur…Babası çocuğu elinden tutar,getirir hocanın önüne,çocuk zırıl zırıl titrer Babası: “Al,der,hoca efendi…Al,eti senin,kemiği benim ” “Et” dedim de aklıma geldi…Ne iyi…
ONBAŞI — (Keser ) Ağalar,ne diyecektim,tam dilimin ucundaydı Lâfa boğulduk…Ne edelim de şu şey,malim bu köye gelmesin…Geldi mi,şey,şeyi gürültüyü sen seyret o zaman
DERVİŞ AĞA — Öyle,öyle ya Yayın bizim oğlan: “Baba” deyecek, “E?Bak ben çalıyoyum Sen kalk da oyanayıvey…” Öyle malimin yetiştiymesi böyle oluy,istemeyiz O malimi…
MUHTAR — İstemeyiz ya…Fakat ne edelim de şu adamı sokmayalım köye?
ALİ AĞA — Efendime söyliyeyim,kaymakam,yani bir istida pulluyalım 16 kuruşluk bir pul,efendime söyliyeyim…
MUHTAR,ONBAŞI — Kaymakama mı?
MUHTAR — Yooo,olmaz Gelir buraya vermeyiz çocukları okula
DERVİŞ AĞA — Sen deme muhtay,böyle…Zoyla alıylay Hapse atıyoylay,sen biliysin…
ONBAŞI — Durun,ne diyecektim?Ha,Ali Ağanın dediği doğru Benim şeyime,aklıma da hoş geliyor Şeye bir istida verelim,kaymakama
MUHTAR — Ne yazacağız?
HOCA — “Kötü bir adam olma ve aynı zamanda köy ehalisi tarafından böyle tanınma hasebiyle buraya tayin edilmemesi ” Filân yazarız…
MUHTAR — Peki kim yazacak?
HEPSİ — Kim mi yazacak?Ya…
MUHTAR — Hiçbirimizin eli kalem tutmaz
ALİ AĞA — Çok kötü,efendime söyliyeyim Koskoca köyde yani,efendime söyliyeyim,bir eli kalem tutanımız yok
MUHTAR — Kasabaya inince bu işi yapalım Orada bir arzuhalci var,topal Hükûmet dairesinin yanında Ona götürürüz bir tavuk,biraz da yumurta;olur biter…
ONBAŞI — Şey,ne diyecektim?Hepsini yazarız,vallâhi ”Şey deriz,şeyli onu şey yapmıyor,istemiyor köylü ”
MUHTAR — Onları uydurmak kolay…
ONBAŞI — Bakın ben size şey yaptım söylemeyi unuttum Şey,öğ… malim ne demiş maarif memuruna biliyor musunuz?
MUHTAR — Ne demiş?
ONBAŞI — “Bilirim,şey o köyde bataklık vardır…Şey sıtımadan,ehali kırılır Evleri berbattır Çocukları,şeydir,hayduttur Ben hepsini şey yaparım ” demiş,islâh edecekmiş…
HOCA — Şu zıpçıktıların lâfına bak…Eğer gelirse,çocuklar,baklava hakkı için,camiyi taşlarlar Namazda rükûya vardığımızda: “Bak,bak şu adamlar ne yapıyorlar?” deye arkamızdan alay ederler…
MUHTAR — Öyle olur O öğretmenin yetiştireceği çocuk da kendi gibi olur Dediğimiz gibi,yapalım İstemiyoruz,vesselâm…İstemiyoruz Az derdimiz var,bir de onunla mı uğraşacağız?Sonra çocuklar okumuş okumamış ne olacak?
DERVİŞ AĞA — Dağda koşulacak öküz,kıyda otlatılacak koyunlay olduktan sonya çocuklay bize gerek…
(Koşa koşa sığırtmaç içeri girer Soluk soluğadır )
SIĞIRTMAÇ — Aman muhtar emmi,koşun koşun…
MUHTAR — Ne oldu?
SIĞIRTMAÇ — Oh,yoruldum,çok koştum…
HOCA — Ne,de bakalım?Meraktayız?
SIĞIRTMAÇ — Benim kara koç var ya…Bilirsiniz delikanlı gibidir Onunla Şükrü’nünkünü dövüştürüyorduk Benimki bir kalktı…Böyle bir gerindi
MUHTAR — Amma da uzattın…Kısa kes…
SIĞIRTMAÇ — Anlatıyorum…Benim delikanlı…Şöyle bir gerindi…Geçen sene Memiş’inkini de böyle yere sermişti
HOCA — Ey,senin koyunun da,sen de…Anlat,anlat…Sonra ne oldu?
SIĞIRTMAÇ — Anlatıyorum ya…Benimki gerindi…Delikanlıdır be…”Heyt arslanım!” dedim…
HEPSİ — Anlat!…
SIĞIRTMAÇ — Deliçay taştı!…Nu tarafa doğru geliyor!
HEPSİ — Deliçay mı?
SIĞIRTMAÇ — Evet ya…O kazdığınız hendekleri,benim delikanlı gibi kolayca aşıverdi…
MUHTAR — Bir bu eksikti…
DERVİŞ AĞA — Geçen yıl ne kaday çok uğyaşmıştık
ALİ AĞA — Efendime söyliyeyim,su gelmez deye köylü oraları hep ekti…Ne ziyan,ne zarar…
MUHTAR — O hendekler için çok uğraşmıştık…
ALİ AĞA — Şimdi ne yapacağız?
HOCA — Ovayı su basacak…Evker yine göçecek,yazın da ısıtma,sazlık…Bak oğlum,bizim yoğurt ne oldu?Sizin köyde hep “Getireceğiz ” derler de getirmezler mi?Böyle olmaz
MUHTAR — Haydi ağalar,şöyle gidelim de bakalım,köye gelmesi yakın mıdır?
HOCADAN GAYRİSİ — Haydi…
DERVİŞ AĞA — Bakayız tabii Ama bakmakla usta olunsaydı,köpekley hep kasap oluydu
|