|
Prof. Dr. Sinsi
|
Amma Da Aldanmışız. 13 Kişilik Komedi Oyun
KAHVECİ — Yeni demledim
MUHTAR — Git getir haydi
KAHVECİ — Çay mı?
ONBAŞI — Haydi git Çay getir (Kahveci gider )
MUHTAR — Köyde herkes düzeldi,bir şu kaldı
DERVİŞ AĞA — Bizim delikanlı neyeleyde?
ALİ AĞA — Şu köprüye bakmaya gitti Efendime söyliyeyim,üç yıldan beri kapalı olan köprüyü,efendime söyliyeyim,bir de gidin şimdi görün
ONBAŞI — Aşağı yoldan geldim,on beş kadar,köy şeyi,geliyordu,delikanlısı,ellerinde kazmalar,kürekler
MUHTAR — Ha,onlar mı?Onlar yukarki suya taştan set çekmeye gitmişlerdi Kanal açıldı ya,etrafına duvar yapıyorlar Dolmasın toprakla deye
ALİ AĞA — Çok memnunum Efendime söyliyeyim Neydi o sıtmadan,selden hâlimiz Şimdi şu ovaya bakın,efendime söyliyeyim,nasıl yeşermiş Daha da yeşerir…Nerde o sazlar?…
HOCA — Bataklık,muhtara yarardı…İyi ördek avlanırdı…Kümen yıkılmış muhtar…(Sükût)
MUHTAR — Ben bir şeyden korkuyorum Bu delikanlıya iyi alıştık…Yarın çekecek gidecek Her iş yarım kalacak
HOCA — Gitse yâni,sağ kolumu kaybetmiş kadar acırım,vallâhi…İşte karşıdan geçiyor…Şu yiğide bak,nasıl da salınıyor…
MUHTAR — (Dışarıya) Delikanlım,delikanlım
YABANCI — (Dışardan) Beni mi çağırdın,muhtar?
MUHTAR — Gel bir acı kahvemi…
YABANCI — (Dışardan) İşim var ama,geleyim
MUHTAR — İşte geliyor,Hep güler
HOCA — İyi kuş amma,kafesten kaçırmasak
DERVİŞ AĞA — Ya çok yazık oluy
HOCA — Benim aklıma bir şey geliyor
ALİ AĞA — Neymiş?
HOCA — Evermeli,beyim…Ondan âlâ demir kazık olur mu?Boynundan başlı dana gibi bir yere gidemez
ONBAŞI — Everelim mi?Vallâhi çok,şey olur İyi
DERVİŞ AĞA — İyi ama ona lâyık biy kız bulmak zoy…
ALİ AĞA — Efendime söyliyeyim,çoktan beri düşünürüm “yani” derim kendi kendime…Muhtar,kızma ama…efendime söy…
MUHTAR — De bakalım neymiş
ALİ AĞA — Efendime söyliyeyim,söyliyeceğim şu…Kızma muhtar Senin Gülsüm ile şu yiğidi şöyle baş göz ediversek…
HEPSİ — Gülsüm’le mi?
ALİ AĞA — Niçin olmasın?Gülsüm iyi kız yani
HOCA — Baklava hakkı için,çok iyi olur Fakat bakalım kız ne diyecek?Muhtar ne diyecek?Delikanlı ne diyecek?
YABANCI — (Girerek) Selâmünaleyküm!Yine muhabbeti koyulaştırmışsınız
HEPSİ — Ve aleykum selâm,buyrun…
HOCA — Muhabbet,şöyle revani gibim koyulaştı…İşin ucunda da zaten revani var ya
MUHTAR — Otur bakalım,yine nerdeydin?
YABANCI — Okulda çocuklara ders ve iş verdim de,”Şöyle köprüye bakayım ” dedim Ne hâle gelmiş…İş epeyce ilerlemiş Onbaşım,hoş geldiniz
ONBAŞI — Hoş bulduk
YABANCI — Siparişler geldi,değil mi?
ONBAŞI — Ne demek,sen emredersin de biz şey yapmaz mıyız?
DERVİŞ AĞA — Ben bizim ipek böcekleyini yine dutladım…Meşeye de hazıylanacağım…
YABANCI — Yo,daha vakit var Bilirsin kırk beş gündür
HOCA — Aferin,Derviş Ağa,gözü açık çıktın
MUHTAR — Kimse düşünmedi
DERVİŞ AĞA — Bana kalsaydı kıyk sene cesayet edemezdim;delikanlı yaptı
MUHTAR — Ha bilir misin?Sana unuttuk söylemeyi Bize gelecek malim ortadan kaybolmuş…
DERVİŞ AĞA — Sıy oluveymiş…
ONBAŞI — On beş gün evvel şeyden çıkmış,kasabadan…Gidiş,o gidiş Kasabada bir tiyatrocu şeyle,kızla kaçtığını söylüyorlar…
ALİ AĞA — Efendime söyliyeyim,onların öylesinden bu beklenir Çobanın oğlu değil mi?Anasına bak,kızını al…
ONBAŞI — Şimdi köye,şey neydi o,şey gelecek
ALİ AĞA — Müfettiş
YABANCI — Müfettiş mi?
HOCA — Malimiz gelip gelmediğine bakacakmış
(Sükût)
|