|
Prof. Dr. Sinsi
|
Amma Da Aldanmışız. 13 Kişilik Komedi Oyun
MUHTAR — (Yabancıya) Niçin sustun?Bir şey söylemedin?Bilirsin,sen bizim akıl hocamızsın Geçen gün ava giderken,çulluk mu,keklik mi vurayım deye sana akıl danıştım O istidayı pullamakta geçe mi kaldık,ne dersin?
YABANCI — (Düşünceli) Yo,olmaz bir şey Demek müfettiş gelecekmiş öyle mi?Kimmiş bu müfettiş?
ONBAŞI — Şu müfettiş…Hani var ya…Bu bölgeye bakarmış…Hani konuşurken hep eliyle işaret eder Boyna ellerini oynatır Geçenlerde,nerdeydi o,ha,kasabada belediye kahvesinde…bir köylüye bir şeyler anlatırdı…”Kalem” dedi,böyle yaptı…”Kitap” dedi,böyle yaptı…Hiç konuşmasa,neydi o,insan ne demek istediğini anlar…
YABANCI — Halit Bey bu
MUHTAR — Halit Bey mi?Evet,evet Halit Bey…(Sükût)
(Yabancı yavaş yavaş düşüncelerini atar )
HOCA —Ne oldu,delikanlı,memnun olmadın?Korkma,biz seni köyden salıvermeyiz Memur filân gelince olur ya çekinirsin…
MUHTAR — Yok canım,niçin çekinsin?Köyün taşına sorsan,ondan memnundur…Benim köpek…
ALİ AĞA — Çobanlar bile,efendime söyliyeyim, “Bizim delikanlı” diyor da başka demiyor
DERVİŞ AĞA — Herkes sevey onu
ONBAŞI — (Gizlice hocaya) Açalım mı?
HOCA — (Gizli) Erken değil mi?
ONBAŞI — Şey,yo…
HOCA — Oğul,bak biz ne düşündük “Seni baş göz ediversek ” diyoruz Mektep köşelerinde tek başına oturmak iyi değildir Er kişiye bir hatun gerek
YABANCI — Beni mi evlendireceksiniz?
ONBAŞI — Seni ya…Hem de biliyor musun kiminle?Şeyle,neydi onun adı?Söyle…Muhtar neydi o?
MUHTAR — (Başını önüne eğer )
DERVİŞ AĞA — Muhtayın kızı Gülsüm’le…
YABANCI — Gülsüm’le mi?(Başını eğer )
HOCA — Her ikisi de başını eğdi İyi,çok iyi…Eh,muhtar,uzun etme gayri…Ziyafet sana düşer…Çil çil altınları çıkar gömüden…Şöyle okkalı bir düğün…Dernekli filân…Yemeklerini de iyi yap Çoktan beri etlisiyle,tuzlusuyla,tatlısıyla yemek yiyemedim
MUHTAR — Vallâhi,delikanlıyı beğenirim…fakat…
HOCA — Fakatı ne?
DERVİŞ AĞA — Bıyakın biyaz nazlansın
MUHTAR — Demem o deme değil Bizimkinin,yani hanımın,aklını kurcalarmış bu mesele Kıza açmış bir gün Ağzını yoklamış Kız “Olmaz…” filân demiş,nihayet baklayı ağzından çıkarmış ”Öğretmen olsaydı varırdım ” Demiş,dayatmış…Kabahat bende değil…
HOCA — Malim mi istiyormuş?…Zamane kızı…
MUHTAR — Ben bilmem,bir şeycik de demem,anası öyle diyor
DERVİŞ AĞA — Ah,şu kadın milleti
HOCA — Demek bu iş olmayacak Kız malim istiyormuş,nerden buluruz malimi…Bizim ziyafet suya düştü desenize…
DERVİŞ AĞA — Bu olmadı işte
ALİ AĞA — Efendime söyliyeyim,kızın lâfına bakmamalı Onları bırakırsan ya davulcuya,ya zurnacıya kaçar…
YABANCI — Ağalar,sizi kırmamak için bu işi kabul edebilirdim,fakat kız istemedikten sonra,bu işi bırakalım Olmayacak duaya amin denmez
(Ağlayarak Çocuk II girer )
ÇOCUK II — Kalem benimdi
YABANCI — Ne oldu,Ali?
ÇOCUK II — Ver kalemimi,kalem benim
MUHTAR — Ne oldu buna?
YABANCI — Kim bilir?Yine dövüşmüşlerdir Söyle,Ali
ÇOCUK II — Ahmet kalemimi aldı,istedim vermedi
YABANCI — Hangi Ahmet?
ÇOCUK II — Koca Ahmet…Sonra bana vurdu Ver kalemimi,kalem benim
YABANCI — (Çocuğun omzunu tutup) Haydi gidip bakalım
ÇOCUK II — Muhtar emmi, “J” nin üzerine nokta konur mu?
MUHTAR — Nokta mı?Şey,vallâhi…
ÇOCUK II — Akşam yolda sordun ya,öğrendin mi?
MUHTAR — (Kendi kendine) Bak yumurcuğa (Açık) Ha,Ali,öğrenmedim
YABANCI — Haydi Ali gidelim Ağalar,ben biraz sonra gelirim Siz buradasınız değil mi?Şunlara bakayım Bir vazife veriyorsun,şaşırıyorum,hemen bitiriyorlar Sonra gelsin yaramazlık…
(Çocuk II ile çıkarlar )
HOCA — E,muhtar,demek yollarda çocuklara soruyorsun artık?
MUHTAR — Yok,şöyle imtihan için sordum
ONBAŞI — Fakat sen şey veremedin,cevap…Nasıl imtihan?
MUHTAR — Aman siz de…
MÜFETTİŞ — (Dışardan) Oğlum atı gezdir de öyle bağla…
MUHTAR — Bu kim?
|