|
Prof. Dr. Sinsi
|
Tiyatro Terimleri Ve Anlamları
NATÜRALİST TİYATRO
Gerçekliğin doğaya bağlı kalınarak yansılanmasını isteyen natüralizmin tiyatrosu Felsefi pozitivizmin, belirlenimcilik düşüncesinin ve çevre kuramının temellik ettiği Natüralist Tiyatro, gününün gerçeklerden uzakta burjuva tiyatrosuna karşı, gerçekliği bilimsel kesinlik içinde vermeyi, insanı tüm fiziksel ve toplumsal bileşkenleri içinde çözümlemeyi amaçlamıştır Emile Zola'nın kuramcılığında gelişme gösteren Natüralist Tiyatro, "sanat, tabiatın bir parçasıdır" ve "sanat, yeniden tabiat haline gelmeye çalışır" ilkeleri doğrultusunda ürünler vermiştir Romantik tiyatroya karşı olduğu kadar, iyi kurulu burjuva oyununa karşı da yer almış olan Natüralist Tiyatro, işçi ve emekçi sınıfların sorunlarına olduğu kadar, toplumdışı kalmış insanlara da eğilmiş, burjuva-kapitalist topluk hastalıklarını gözönüne sermiştir Ancak, gerçekliği dolayımsız olarak alışıyla, ampirik gerçekliğin ötesine geçememiş; çözümsel yönteme ağırlık vererek, somut, tikel ayrıntısal gerçeklik üstünde durmuştur Nesnelciliğin öne çıktığı Natüralist Tiyatro'da gerçekliğin bire bir kopyası sergilenmeye çalışılır; oyun dili, gündelik konuşma dili ve bölgesel ağız olarak alınır; sahne tasarımı, sahne giysisi ve donatımlığı doğal gerçeğe ayrıntılarıyla tam uygunluk içinde uygulanır Karakter çizimi önplana çıkarken eylemde toplumsal ve doğasal koşullanma ve belirlenmeye mutlaklık tanınır; yaşam, yaşam dilimleri içinde verilir; eylem-yer-zaman birliğine uyulur ve izleyici ile sahne arasında "dördüncü duvar" çekilerek, oyunun kapalı bütünlüğü korunmaya çalışılır Bu nedenle Natüralist Tiyatro, tam bir benzetmeci tiyatro, tam bir yanılsamacı tiyatrodur Buna uygun olarak, oyunculuk bütün bütüne özdeşleşme yöntemine dayanırken, sahnelemede dış görünüşün doğallığı korunur Eylemde kısalık, kahraman yokluğu, sahnelerin art arda sıralanması, Natüralist Tiyatronun başlıca dramatik özelliklerindendir; çok çeşitli belirlenimleri içinde çizilen karakter, çevrenin kalıtımsal özelliklerinin bir toplamı olarak ortaya çıkar Natüralist Tiyatro, burjuva-kapitalist toplumda "herkesin herkesle savaşı"nı, burjuvazinin acımasız olarak kendini gerçekleştirişini, insanda yıkıcı olan yanı sergileyişiyle toplumcu düşünceye hizmet etmiştir Natüralist Tiyatro'nun başlıca temsilcileri Fransa'da Antoine ve Theatre Libre, Almanya'da, O Brahm ve Freie Bühne, İngiltere'de Independent Theatre, Rusya'da Stanislavski ve Moskova Sanat Tiyatrosu, İtalya'da verismo akımı yanısıra, yazar olarak Zola, Goncourt, Ibsen, Strindberg, Hauptmann, Gorki ve O'Neill'dir
NO OYUNU
Japon tiyatrosunda ezgili, danslı, dinsel niteliği olan eski oyun biçimi
NÜMAYİŞ
İran'da halk tiyatrosuna verilen ad
OKUMA OYUNU
Sahnede oynanmak için değil, okumak için yazılmış oyunlar Okuma Oyunları, dramatik biçime önem vermeyen, tiyatro koşullarını gözönüne almayan, retoriği öplana çıkaran ve belirli bir şiir anlayışını dramatik uygulamaya yeğ tutan oyunlardır
ORTAOYUNU
Türk doğaçlama halk tiyatrosu Kol oyunlarından gelişerek 19 yüzyılda kesin biçimine kavuşan Ortaoyunu, adını, izleyicilerin, çevre oldukları bir orta yerde oynanmasından alır Ortaoyunu, kendi bir özelliği olarak, açık yerlerde, palanga ya da meydan adı verilen yuvarlak ya da yumurtamsı bir alanda oynanır; burada, erkek izleyicilerin oturduğu mevki ile kadın izleyicilerin oturduğu kafes, ip gerili kazıklarla ayrılmıştır; oyuncular, sahne giysilerini değiştirdikleri, önü perdeyle kapatılmış sandık odası'ndan kapı yoluyla oyun alanına girerler Ortaoyunu'nun dekoru, 68 cm -1 m Yükseklikte, genellikle Kavuklu'nun işyerini temsil eden ve iki kanatlı bir kafes olan dükkan ile 1 5m yükseklikte, iki, üç ya da dört kanatlı, genellikle ev olarak kullanılan ve önünde iskemleler bulunan bir paravanaydı Ortaoyunu'nun başında köçek, çengi ve curcunabazların müzik eşliğinde raks gösterisi yer alırdı Gündelik olaylardan yola çıkan, doğaçlama, durum komedyası ve laf oyunlarına dayanan Ortaoyunu dört bölüme ayrılırdı: Pişekâr'ın izleyiciyi selamlayıp, zurnacıyla konuşup oyunu açması, giriş; Kavuklu ile kavuklu-arkası'nın oyuna girmesiyle başlayan muhavere; belli bir olayın temsil edildiği fasıl; Pişekâr'ın izleyiciden özür dileyip, gelecek oyunun adı ve yerini bildirerek oyunu kapatışı, bitiş Ortaoyunu fasıllarının çoğu Karagöz'ünküyle aynıdır; klasik ve yeni eklenmiş fasıllar olmak üzere iki öbekte toplanır Ortaoyunu'nun başlıca tipleri şöyle gösterilebilir: Oyunu açıp, yürütüp, kapayan; hem oyuncu, hem sahneye koyucu, hem de yazar gibi davranan, kenarı kürklü kaftan ve külah giyen, elinde şakşak taşıyan Pişekâr; Pişekâr'la birlikte oyunu yürüten; ikinci-oyuncu ve başkomik, kavuk ve kaftan giyen Kavuklu; Çelebi, Zenne, Tuzsuz, Kavuklu-arkası, Denyo; taklit tipleri: Kürt, Arnavut, Acem, Arap, Yahudi, Ermeni, Rum, Frenk Her tip kendisini simgeleyen müzikle içeri girerdi; müzikçiler oyunla bütünleşmişlerdi Ortaoyunu, yerini 19 yüzyıl ortalarında yerini tuluat tiyatrosuna bırakmıştır
ORTA ANTİK KOMEDYA
Antik Yunan komedyasının ikinci evresidir Eski komedya ile orta komedyayı ayıran kesin bir sınır yoktur Aristofanes her iki dönemde de vardır İÖ 423 ile 330 yılları arasında gelişmiştir Kişisel ve siyasal taşlama yoktur
OYUN
1- Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu
2- Oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı
OYUN SANATBİLİMİ
Tiyatro tarihçisi, incelemecisi ve kuramcılarının oyun metni üzerindeki çalışmalarını ve sonra da oyunun sahnelenmesi açısından sanatsal bilgileri kapsayan uğraş alanı Metin üzerinde yapılan çalışmaların tümüne 'kuramsal dramaturgi', oyuncular ile sahne üzerinde yapılan çalışmalara da 'uygulamalı dramaturgi' denilir
ÖDENEKLİ TİYATRO
Devlet, yerel yönetim, eyalet, kent tarafından belli bir ödenek verilerek paraca desteklenen tiyatroların tümü
ÖFKELİ GENÇ KUŞAK
İngiltere'de 1950'lerin ortalarında tiyatroyu biçemsel ve içeriksel olarak etkilemiş oyun yazarları için kullanılan, Leslie Paul'ün Öfkeli Genç Adam adlı özyaşamsal romanın başlığından türetilmiş kavram İngiltere'de savaş sonrası toplumsal gelişmeler karşısında hoşnut olmayan bu "öfkeli" genç oyun yazarları, tiyatroda bakış açısı değişikliği istemişler; toplumsal yaşamı işçi, emekçi ve küçük burjuva kesimlerin, "küçük insan"ın bakış açısından eleştiriye bağımlı kılmışlar; ancak somut çözüm getirememişler, toplumsal çelişmeleri göreneksel natüralist tarzda yansıtmakla kalmışlardır Öfkeli Genç Kuşak, İngiltere'de serbest tiyatroların gelişmesine öncülük etmiştir Öfkeli Genç Kuşak'ın oyun yazarları arasında John Osborne, Arnold Wesker, John Arden, S Delaney; tiyatroları arasında da Royal Court Theatre, Theatre Workshop sayılabilir
PANAYIR TİYATROSU
Panayırlarda, açık havada, genellikle açık saçık güldürüler oynayan tiyatro
PANDOMİM
Sözsüz oyun
PANDOMİMA
Tanzimat ve II Meşrutiyet dönemlerindeki tiyatroların çoğunda izlenen, oyunlar arasına sıkıştırılmış sözsüz oyun
PARÇALI KOMEDYA
Bölümcükleri ya da bölümleri birbirine bağlı olmayan, Fransa'da ortaya çıkan ve tutulan komedya biçimi
POETİKA
Aristotales'in İÖ 363-360 yılları arasında yazdığı, şiir, dram sanatı ve epik konularını içeren ve dramatik yapıtın kurallarını öneren yapıtı Bu kitabın komedya üzerine olan bölümü ele geçmemiştir
PISCATOR TİYATROSU
Piscator'un tiyatro eylemini, kendi siyasal estetik programına göre gerçekleştirdiği tiyatro etkinliklerini dile getiren kavram Piscator, drama ve tiyatro biçiminde devrim yaparak, bilim ve tekniğe upuygun bir sahne estetiği yaratmaya çalışmıştır Tiyatro ve sahne yapısı olarak çok katlı sahne, kesit-küre sahne ve yürüyen kayışlı sahne tekniklerini uygulamış olan Piscator, göreneksel dramayı ham malzeme olarak almış, siyasal dramaturjik bakış açısından yeniden düzenlemiş; bunun için de iki yola başvurmuştur 1- Sahnesel malzemenin "epikleştirilmesi", 2- kendi içinde kapalı dramatik eylemin revü tarzında "tek tek numaralar" halinde çözüntüye uğratılması Piscator, tarihsel-belgesel tiyatroyu oluşturabilmek için film ve film projeksiyonu ile fotoğraf malzemesinden de yararlanmıştır Piscator Tiyatrosu'nda üretim, sahneleme, sahne müziği, sahne tekniği ve oyuncu topluluğu arasındaki topluca sahneleme sürecine dayanır
POLİTİK TİYATRO
Ünlü Alman yönetmen Ervin Piscator'un göstermeci nitelikteki kendi anlayışını içeren 'Epik Tiyatro'ya verdiği ad Siyasal gelişimleri konu edinerek insanların daha iyi yaşamalarını savunan, seyircinin duygusundan çok usuna yönelen tiyatro anlayışı Bu anlayıştaki tiyatroda sinema filmi, diya, hareketli sahne zemini, yürüyen şerit gibi biçimsel özellikler yer alır
PROLETER DEVRİMCİ TİYATRO
Sınıf savaşımını, tiyatro eyleminin odağına yerleştiren siyasal tiyatro 1917 Ekim Devrimi bağlamında, devrimci işçi hareketine bağlı olarak yer almış olan Proleter Devrimci Tiyatro hareketi, başlıcalıkla şu ana biçimler içinde görülmüştür:
1- Rusya'da yeni bir işçi sınıfı kültürü yaratmaya yönelik proletkult hareketine bağlı tiyatro etkinlikleri, topluca tiyatro deneyimine dayanan kitle tiyatrosu gösterileri;
2- Rusya ile Almanya'da çok geniş çapta yer alan uyarma ve propaganda tiyatrosu etkinlikleri;
3- Rusya'da "tiyatro devrimi" etkinlikleri; 4- Almanya'da politika tiyatrosu etkinlikleri
RADYO OYUNU
Radyoda seslendirmek üzere yazılmış, kulağa yönelik işitsel özel teknik gerektiren oyun
REİNHARDT TİYATROSU
Reinhardt'ın doğrudan sanatsal ve mali yönetimini üstlendiği tiyatro etkinliklerini belirten kavram Aynı zamanda tiyatro örgütçüsü ve girişimcisi olan Reinhardt, tiyatro etkinlikleri arasında sahne yapısı ve sahneleme olarak birçok yeniliklere önayak olmuştur Reinhardt Tiyatroları şöyle gösterilebilir: Schall und Rauch Kabare Tiyatrosu (1902, Berlin), Neues Theater (1903, Berlin), Deutsches Theater (1905, Berlin), Volksbühne (1915- 18, Berlin), Grossen Schauspielhaus (1919, Berlin), Reinhardt'ın bu dönemde Berlin'de etkili olduğu 11 tiyatro vardır Viyana'da: Theater in der Josefstadt (1923), Schönbrunner Schlosstheater (1928)
|