|
Prof. Dr. Sinsi
|
Skeç Vay Başıma Gelenler
2 Sahne
Kapı çalar, tak tak tak
Gelin: Bu saatte kim öyle Geldim, geldim (Kapıyı açar) Aaaa Ana sen hoş gelmişsin
Kaynana: Hele çarşafımı tut, zaten yorulmuşum
Gelin: Bohçasını da götürmüş
Kaynana: Bohçamı da al ama içi dağılmaya, emanetler var (Söylenerek divana oturur) Gız anam anam yoruldum
Gelin: (Yanına oturup) Sen nerdeydin, nerelere gittin
Kaynana: Gız hele hüş, Allahın seversen dalga geçme, çok moralim bozuğ
Gelin: Hele anlat
Kaynana: Gız anam, ben sölim Sen kime benzisin bele, bu kadar datlısın ha, ben seni çok sevim gelin
Gelin: Uy Allah
Kaynana: Vallaha
Gelin: Hiç yağcılığ etme
Kaynana: Yalan sölisem, ağzım gözüme gire Hele gel İki tene sevem (dizine yatırır, baiını okşayıp seyriciye sevmediğini gösterir) Gelinim gelinim (der)
Gelin: Hele anlar, nere gittin
Kaynana: Söliyecem ama Allahın seversen Halite sölemiyesin
Gelin: Düşünmem lazım (bilgi yelpazesi net)
Kaynana: Gelin, ben sevdalandım
Gelin: Anaaaa, bu yaşta
Kaynana: Niye, ne var yaşımda Gelin Halit’e bi şey söylemiyesin Gız ben seni çok seviyim ha
Gelin: Hıhı hıhı
Kaynana: Gece yarısı evden çıkmadım, bele dümdüz gididim uzak ola, eyni sen gibi 3 Sınıf mehelle köpeği gördüm Ele korğtum, ele korğtum ki
Gelin: Uy Allah sen
Kaynana: He, ben korğtum Pasaklıgillerin avlusuna girdim Of of
Erkek Torun: (Dışarıdan içeri gelir) Nene seni birisi soruyordu
Kaynana: Essağmı disin, gel güzel torunum, kim soridi
Erkek Torun: Zöhre teyze varya, o sordu
Kaynana: Anası gılığlı nedem Zöhreyi
Erkek Torun: Niye seni kim soracaktı başka, Tom Crus mu?
Nihal: (Salona girer) Yok abi, onu bu yaştan sonra, sorsa sorsa, Azrail sorar Görmüyor musun bir ayağı çukurda
Erkek Torun: Yok yok, hiçbir şey olmaz maşallah turp gibi (der, nenesini gösterir, gülüşüp çıkarlar)
Kaynana: Kargadan bülbül heç olur mu, anasına benzemişler
Gelin: Ne istisin çocuktan
Kaynana: Hele hüş Allah’ın seversen zaten sevdam başımda Gidem iki tene beste yapam (kalkar bağlamayı alır) Aaa bunun sapları mayışmış, telleri gitmiş
Gelin: Kim ne etmiş, sen gittiğinden beri ele duri
Kaynana: Gız anam valla telleri mayışmış, hele bir ses ver, sölemi
Gelin: Bildiğimiz mi
Kaynana: Hee Hani sazcılar bele oturup, akort çeki ya, ondan ha Hele söle mi, buna akort çekem
Gelin: Çok istisen söyliyem e mi (ince bir mi der)
Kaynana: Gelin valla bu şapta bu kadar aralık var, hiç seninkinden yok, hele bi de söle ma
Gelin: Ana şimdi mi’yi anladık da, ma ne oli
Kaynana: Ma da kalın tel için anam Hele bi söle
Gelin: Ma (ince bir sesle)
Kaynana: Gelin vallahğ sen yanlış akorta oturisin, sen daha lükus ahurlara layıksın
Gelin: Söle, söle
Kaynana: Mektup selam söyle benden Abuşa Çabuğ uşağ, mektup selam söle benden Abuşa vaağ
Gız hele sende iki tene dertli otir, hiç havaya giremim ha Iraktır yollarda Abuşa, burda dön bek girsin (Saza vurur, dümbelek çalar gibi)
Divan gider, divan gider, yel eser divan gider, bülbül dalan güvenme, ayağını yorganına göre uzat
Bülbül atı bögün, bülbül açmaz, karanfil açtı bögün, kokusu saçtı bögün, hergün bize gelen yar, kağıdan kaçti bugün Yazmasıyla göz yaşlarını siler, sonra bağlamayı bırakır)
Gidem biraz uzanam (iç çeker) sevdalanmışım zaar of of (Dışardan komşu kadın gelir
Zöhre: (kapıyı çalar, gelin kapıyı açar) Gele gel gelin gel
Gelin: (telaşlı) Hayırdır bu ne telaş
Zöhre: (Heyecanlı bir şekilde) Hayırdır, hayor Ahaa… Pasaklıgillerden Abuziddin dede var ya
Gelin: Eee
Zöhre: Senin gaynanana sevdalanmış
Gelin: Essağmı disin Zöhre, inşallah eveririz de kurtuluruz (Gelin biraz düşünür) Halit’i razu etmeliyiz, o ne der bu işe
Zöhre: Onu bana bırak, ben ağzını ararım Eee artık gidem bizim çağalar yemek bekler
Halit: (Dışarıdan gelir içeride kimse yoktur) ulan nerdesiz ha, evin erkeği böylemi karşılani
Erkek Çocuk: (İçeriden salona girer) Ne bağırıyorsun baba, nenem uyuyor, annem de yemek yapıyor
Halit: Niyeki ne olmuş anama, bu saatte uyii
Erkek çocuk: Hiç sadece (Alaycı bir tavırla)
Halit: Eeee
Gelin: (Telaşlı telaşlı içeriden girer) Hoş geldin herif anamın başı ağri uyii (Çocuğu kolundan tutar içeriye götürür)
Kapı çalar
Halit: (Kapıyı açar) Oooo Zöhre hanım hoş geldin
Zöhre: Hoş gördük
Halit: Garı gel gele, bağ misafir geldi
Gelin: (Salona giren Zöhreyle öpüşür) Hoşgelmişsin Zöhre nasılsın eyimisin (der)
Zöhre: Sağ olasın, çok şükür eyiyiz, sen nasılsın, anan nasıl, essağ o nerdedir
Halit: Başı ağrimiş yati (söylenerek) bu işte bir iş var ama hadi hayırlısı
Zöhre: Hayırdır hayır inşallah (Seyirciye dönüp söyler)
Gelin: Ben yemeğe bakam (Çıkar)
Zöhre: (Halit’e dönerek) Ananla aranız nasıldır, inşallah gelinle iyi geçini
Halit: Of of heç sorma, al birini vur ötekine
Zöhre: Eee ne olacak bele
Halit: Bilmim
Zöhre: Bilmeyecek ne var, ananı ever, herkes mutlu olsun
Halit: (Hiddetle) Sen ne disin Zöhre hanım, bu yaştan sonra ne evermesi, milleti kendime mi güldürem (der Zöhreye çıkışır)
Zöhre: Eee daha sen bilirsin, yine de düşün (kalkar gider)
Halit: (Söylenerek dolaşır) kağı çalar
Abuziddin ve kızı Naciye içeri girer Abuziddin elinde baston titreyerek yürüyen, hafif kambur, gözlüklü 75 yaşlarında birisidir
Halit: Oooo hoş geldiniz Abuziddin emmi (söylenerek) hayırdır inşallah bi şeyler döni ama anlarız
(Gelin salona girer)
Gelin: Hoş geldin gız Naciye (deyip öğer), hoş geldin Abuziddin emmi (deyip elini öper)
Halit: Nasılsın Abuziddin Emmi
Abuziddin: Turp gibiyim evellallah (öksürür) anan nerde
Halit: Uyi, niye sordun
Abuziddin: Heç, göredik, bize bi gahve yapadı
Halit: Bu nedi Garı
Gelin: (Titreyerek) Nedesin yaşlı boşver
Naciye: Halit Abe nasılsın eyisindir işşallağ
Halit: Çok şükür
Naciye: Anan nasıl (Beğenmez gözlerle etrafı süzer )
Gelin: Eyidir, azıcığ başı ağridi erken uyudu
Abuziddin: Ooo! Bişe olmıyadı doğtora götürekmi bi bağam (Yerinden kalkarak kapıya doğru kalkar)
Naciye: Dur! Baba nedin hele (bilgi yelpazesi net) gel buraya
Halit: (Ayağa kalkar) Noli hal (der)
Abuziddin: (kalkarak) heç merak ettim (der)
Naciye: Halit abe daha nasılsınız
Abuziddin: (Kızını dürtere) Söyle der
Naciye: (boyun bükerek) Öf, tamam söliycem zaır
Halit: Hayırdır ne söliyeceksiniz
Abuziddin: (öksürerek) Hayırdır hayır (deyip ayağa kalkar etrafta dolanır)
Naciye: Üff baba dur söliyecem
Abuziddin: (Titreyerek) heyecandan ben ne yaptığımı bilim mi (der)
Naciye: (Halite dönerek) Halit Abe biz hayırlı bir iş için geldik (der durur sonra söylenir) aslında şer ama neyse benim babamın inadı bula bula bu cadalozu buldu
Halit: (Geline döner) ne diler bunlar karı (sinirli bir şekilde)
Gelin: (korkudan titreyerek) Bilmim
Naciye: Sözün kısası Allah’ın emri Peygamberin kavliyle ananı babama istik
Halit: Siz ne disiniz (Bağırarak) dellendinizmi çabuk gidin elimden bir kaza çıkacak
Abuziddin: (Titreyerek ayağa kalkar) Sonbaharımı almadan heçç bi yere gitmem
Halit: (Sinirli bir şekilde ayağa kalkar) Abuziddin Emmi yaşına başına bağmam gözünü döver dişini kırarım (der misafirleri kovar)
Naciye: (Sevinerek) Oh oh vermediler (deyip söylenerek gider)
Gelin: (Üzgün bir şekilde kalkarak Halit’e dönerek) Bi anaya soradık (der)
Halit: (Gelini döverek) Ne sorması haa ne sorması
3 Sahne
Kaynana: (İçeriden salona girer bohçasını alıp) Bu genç yaşta evde mi kalam ben giderim erkeğime Bilim onların asıl derdi benim üç aylığım zuggum veririm (der evi terk eder)
Gelin: Halit Halit (diye bağırır)
Halit: Naldu ha naldu
Gelin: Anam yok yatağı hiç bozulmamış
Halit: Ne demek yok
Gelin: Vallah heryere bağtım (alay ederek) bütün çeyizini de almış gitmiş, (Gülerek) anan kocaya kaçmış
Halit: Olmaz böyle şey (deyip sinirle dışarı çıkar)
Gelin: (Oynamaya başlar) Oh oh kurtuldum çok şükür
Erkek Çocuk ve Nihal içeriden salona girer
İkisi birden ne oldu anne (derler)
Gelin: Neneniz kocaya kaçtı Allah kurtulduk üçü birden oynarlar
O sırada kapı çalar, erkek çocuk kapıyı açar içeriye Halit Kaynana ve Abuziddin içeri girer
Gelin: (Şaşkınlıkla) Noli noli
Halit: Anamla yolda karşılaştım, Abuziddin Emmiyi ve anamı Naciye dışarı atmış
Kaynana: Artığ burda oturacağız zaten ev benim delmi istemeyen gider
Halit: Neden ana o ki evleneceksiniz dışarı atacak deliz ya
Abuziddin: (Titreyerek) Gelin kahvaltı hazır del mi çabuk hazırla (deyip bastonunu geline doğru sallar)
Gelin: Vay başıma gelenler (der başını tutarak yere çöker)
|