10-24-2012
|
#5
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Vatan Sağ Olsun Skeç, Vatan Sağ Olsun Tiyatro Metni
ÇORBACI — (Komutanın ayaklarına kapanır ) Ne olur komutanım, Türkler köye girmeden bu köyü terk edelim
KOMUTAN — (Ayağı ile Çorbacı'yı iter ) Bakıyorum canın çok tatlı
ÇORBACI — (Dizlerinin üzerine oturur ve ellerini başının hizasında birleştirir ) Yaşamak istiyorum
KOMUTAN — En az senin kadar biz de yaşamak istiyoruz
ÇORBACI — O halde hemen köyü terk edelim
KOMUTAN —Neden?
ÇORBACI — Hayatımızı kurtarmak için komutanım
KOMUTAN — Seninle uğraşarak kaybedecek vaktim yok
(Sonra kadınlara dönerek) Siz de defolun hemen karşımdan
NÖBETÇİ — (Yerde yatan Ayşe kadının kolundan tutarak, kalkmasına yardım etmek ister ) Haydi çabuk toparlan
AYŞE KADIN — Çek elini  Ben kendi kendime kalkarım
KOMUTAN — Neler saçmalıyor o kadın?
FATMA — (Ayşe kadına yardım ederek ayağa kaldırır ) Bir yerine bir şey olmadı ya
AYŞE KADIN — Bir şeyim yok
NÖBETÇİ — Haydi canlanın biraz  (diyerek iki kadını silâhının dipçiğiyle iter )
AYŞE KADIN — (Tam Çorbacı'nın yanından geçerken yüzüne tükürür ) Senin sonun bizlerden de kötü olacak Çorbacı  Bu yaptıklarının hiç biri yanına kalmayacak
ÇORBACI — (Elinin tersiyle yüzündeki tükürükleri siler ) Sus be kadın, (diye öfkeyle başını iki yana sallar )
KOMUTAN — Bırakın gevezeliği  
NÖBETÇİ — (Kadınları tekrar itekler) Haydi dışarı
KOMUTAN — (Nöbetçi tam dışarı çıkacağı sırada komutan ardından bağırır ) Onları hapsettikten sonra bana Osman Ağa'yı getirin
NÖBETÇİ — Emredersiniz efendim  (diyerek dışarı çıkar )
KOMUTAN — (Masanın başına geçer ve koltuğuna oturur Cebinden bir sigara çıkarıp yakar Dumanını üfleyerek) Ehh Çorbacı!  Hâlâ köyü terk etmeyi düşünüyor musun?
ÇORBACI — (Bulunduğu yerden çevik bir hareketle kalkıp, komutanın masasının yanına gelerek
KOMUTAN — Fakat Türklerin seni yakalamasından korkmuyor musun?
ÇORBACI — Onlar benim daha kim olduğumu anlamadan sınırı aşarım Hem sonra yakalasalar bile onlardan yana olduğumu söylerim
KOMUTAN — (Komutan masasından ayağa fırlayarak bağırır ) Ne? Ne dersin ne?
ÇORBACI — (Şaşkınlıkla) Kime ne derim komutanım KOMUTAN — Türkler 'e  ÇORBACI — Türklere mi? KOMUTAN — Evet Türklere  
ÇORBACI — Hiç komutanım  
KOMUTAN — Seni iki yüzlü pis herif seni  {diyerek Çorbacı'nın üzerine yürümeye yeltendiği bir sırada kapı çalınır Komutan başını kapıya çevirerek) Giriniz  
NÖBETÇİ — (Kapıdan içeriye nöbetçi girer ) Tutsağı getirdim komutanım
KOMUTAN — İçeri alın (Sonra Çorbacı'ya dönerek) Sen şöyle kenara çekil Seninle daha sonra hesaplaşacağım
NÖBETÇİ — (Osman Ağa'yı itekleyerek içeri sokar Osman Ağa'nın sol gözü bir bezle kapatılmıştır Düşman askerleri işkence sırasında yaşlı adamın sol gözünü dağlamışlardır ) Haydi gir içeri
KOMUTAN — (Tekrar masasının başına oturur ) Karşıma getirin onu
NÖBETÇİ — (Yaşlı adamı ite kaka komutanın masasının önüne getirir Sonra da omzundan bastırıp yere çökmesini ister ) Çök yere de komutanı selamla
KOMUTAN — (Nöbetçiye) Onu rahat bırak (Sonra Osman Ağa'ya oturması için karşısında bir yer gösterir ) Çekinmeyin şöyle buyurun oturun
OSMAN AGA — (Kuşku içinde komutana bakar Yavaşça gösterilen yere oturur Kısa bir sessizlikten sonra) Beni istemişsiniz komutan
KOMUTAN — (Osman Ağa ya bir sigara ikram eder ) Sigara (Osman Ağa eliyle geri çevirir Komutan paketi masaya bırakır ) Demek kullanmıyorsunuz
OSMAN AĞA — Evet kullanmıyorum
KOMUTAN — Size bir haberim var Sanırım bunu duyunca bana hak verecek ve başkalarını suçlamayacaksınız
OSMAN AĞA — Sizin vereceğiniz haber beni hiç ilgilendirmez
KOMUTAN — Bu defa ilgilendirir (Osman Ağa cevap vermez Komutan konuşmasına devam eder ) Eşiniz ve Ayşe kadın, sizin diğer gözünüzün de dağlanmasına razı olmadılar ve cephaneliğin yerini bize tarif ettiler, (dedikten sonra gülümser )
OSMAN AĞA — (Başını iki yana salladıktan sonra) Cephaneliğin nerede olduğunu ne ben, ne de onlar bilir komutan Eğer onlar cephaneliğin yerini biliyoruz dedilerse mutlaka bana bir kötülük gelmesin diye yalan söylemişlerdir
KOMUTAN — Yanılıyorsun Osman Ağa, bize yolu senin göstereceğini de söylediler Eğer bizi oraya götürmezsen, önce eşinin; sonra Ayşe kadının daha sonra da senin gözünü dağlatacağım Sana düşünmen için yarım saat süre tanıyorum (Masadan kalkar ve Osman Ağa'nın yanına doğru ilerler ) Yarım saatin sonunda önce eşinin gözleri dağlanacak (Osman Ağa'nın arkasında durur ) Sonra yarım saat daha bekleyeceğim Eğer yine bizi cephaneliğin (bilgi yelpazesi net) olduğu yere götürmezsen, bu kez de Ayşe kadının gözlerini oyduracağım Sonra bir yarım saat daha bekleyeceğim Yine bizi cephaneliğe götürmemek için direnirsen bu kez de senin diğer gözünü kendi elimle oyacağım (diye bağırır ve Osman Ağa'nın boynundan yakalar Bir elini de gözüne götürür ) İşte böyle
OSMAN AĞA — (Komutanın saldırısından kurtulmağa çalışır ) Boşuna zahmet ediyorsun komutan Bizden laf alacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz Değil cephaneliğin, bir merminin nerede olduğunu bilsek, onu bile size söylemeyiz
|
|
|
|