10-24-2012
|
#6
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Vatan Sağ Olsun Skeç, Vatan Sağ Olsun Tiyatro Metni
KOMUTAN — Yarım saat sonra da acaba böyle mi konuşacaksın? Onu merak ediyorum
OSMAN AGA — (Komutanın elleri arasından kurtulduktan sonra oturduğu yerden ayağa kalkarak) Merak etmenize gerek yok Biz şu karşında gördüğün aşağılık Çorbacı gibi ülkesine ihanet edecek kimselerden değiliz Vatanımız uğruna bir çok Ayşeler, bir çok Fatmalar feda olsun, (der ve Çorbacı'dan yana tükürür )
ÇORBACI — Komutanım eğer Türklerin eline geçersem beni paramparça ederler Ne olur beni bırakın da başımın çaresine bakayım
KOMUTAN — (Sert bir ifadeyle) İkiniz de sesinizi kesin (Sonra masasının başına oturup koltuğa yaslanır ) Ne inatçı insanlar be bu Türkler Nal deyip, mıh demiyorlar Fakat bu kez mutlaka konuşturacağım onları, (diye ortaya konuşur )
ÇORBACI — (Korka korka komutanın masasına doğru ilerler Ellerini ovuşturarak) Komutanım  Komutanım  
KOMUTAN — (Hiç oralı bile olmaz Bu sırada dışardan gürültü yükselir Nal sesleri duyulur )
3 SES — Komutan nerede  Çabuk komutanı görmeliyim
KOMUTAN — (Dışardan gelen seslere kulak verir ) Allah Allah dışardan gelen bu sesler de nesi  (Nöbetçilere seslenir ) Ne var ne oluyor dışarıda  
NÖBETÇİ — (Telâşla içeriye girer ) Komutanım  (diyerek masaya yaklaşır ) Komutanım  Gözcü grup döndü Dimitri hemen sizi görmek istiyor
KOMUTAN - Alın içeri  
NÖBETÇİ — Baş üstüne efendim  
KOMUTAN — (Nöbetçi dışarı çıkarken kendisi de ayağa kalkar Salonun ortasında durur İki elini yana açıp dudak büker ) İnşallah bir aksilik çıkmamıştır
DÎMİTRİ — (Koşar adımlarla içeri girer ve komutana doğru yürür ) Komutanım  Komutanım Türkler  (Gözlerine Osman Ağa ve Çorbacı takılınca sözlerinin sonunu getiremez Dikkatle içerdekileri süzer sonra
KOMUTAN — (Çorbacı ve Osman Ağaya) Siz dışarı çıkın, (diye seslenir ) Nöbetçiler  Çorbacı ve tutsağı bir odaya kapatın
ÇORBACI — Baş üstüne komutan bey (diyerek kapıya doğru ilerler )
OSMAN AGA — (O da çıkmak için salonun ortasına doğru yürür Tam komutanın hizasına geldiğinde ) Türkler geliyor değil mi?(diye alaylı bir tavırla sorar )
KOMUTAN — (Hırsla) Ayağımın altına alıp ezmeden çabuk defol karşımdan
OSMAN AGA — Gidiyorum  Gidiyorum, (diyerek kapıya doğru ilerler ve dışarı çıkar Dimitri ve komutan onun çıkışını izlerler )
KOMUTAN — (Osman Ağa gözden kaybolunca) Evet ne olmuş Türklere
DİMİTRİ — Türkler yarına kalmaz burada olurlar komutanım
KOMUTAN — (Telâşla) Nereden biliyorsun?
DİMİTRİ — Gözleme sırasında, karşı dağın arkasından patlamaları duyduk
KOMUTAN — (İyimser görünmeye çalışarak) Patlama sesleri bizim askerlerin düşmanı püskürten silâh sesleri olmadığını nereden biliyorsun?
DİMİTRİ — (Başını iki yana sallar ) Sanmıyorum komutanım
KOMUTAN — (Ellerini arkasına bağlar ) Demek sancıyorsun? (Der ve odanın içinde dolaşmaya başlar?)
DİMİTRİ — (Komutanın arkasından onu takip eder) Evet komutanım
KOMUTAN — (Birden durur ve arkasındaki askere dönerek) Demek Türkler buraya geliyor  
DİMİTRİ — Evet komutanım  Şimdi ne yapmayı düşünüyorsunuz?
KOMUTAN — (Kendinden emin bir tavırla) Hiç bir şey!  
DİMİTRİ — (Şaşkın şaşkın bakar) Hiç bir şey mi Komutanım?
KOMUTAN — Evet
DİMİTRİ — Savaşacak mıyız?
KOMUTAN — Gerekirse evet
DİMİTRİ — Ya cephane olmazsa ne yaparız?
KOMUTAN — Merak etme yakında onun yerini de bulacağız Elimizdeki tutsaklar er geç konuşacaklardır Cephaneyi ele geçirince de Türkleri buraya girdiklerine pişman ettireceğiz (Dimitri'nin yanına yaklaşarak) Çabuk git bana o kadınları getir
DİMİTRİ — (Hazır ol durumuna geçip selam verir) Baş üstüne komutanım
KOMUTAN — (Dimitri'nin arkasından dışarı çıkışını izler Salonda yalnız kalınca kendi kendine konuşur ) Demek Türkler geliyor (Salonun içinde dolaşmaya başlar ) Eğer buraya gelirlerse halimiz duman olur Ne pahasına olursa olsun kadınları ya da adamı mutlaka konuşturmalıyız Ancak cephaneyi ele geçirirsek canımızı kurtarabiliriz Zira kaçmak için bile zamanımız kalmadı (Kapı çalınır komutan kapıya doğru bakar) Giriniz
ÇORBACI — (İçeriye elinde kasketiyle girer Komutana doğru ilerlerken) Duydunuz mu komutan bey Türkler buraya yaklaşıyorlarmış İzin verin de hiç olmazsa ben gideyim
KOMUTAN — Kes sesini!
ÇORBACI — Fakat komutanım
KOMUTAN — (Bağırarak) Sesini kes dedim sana!
ÇORBACI — Peki efendim, (der ve bir köşeye çekilir Tekrar kapı çalınır İçeriye Dimitri ile Ayşe kadın ve Fatma girerler )
DİMİTRİ — (Kadınları komutana doğru iterler) Haydi kıpırdanın biraz
KOMUTAN — (Sakin bir tavırla yerine oturur Kadınlar masanın başına geldiklerinde, kaşlarını çatarak) Az sonra Osman Ağa cephaneliğin yerini söylemezse senin gözlerini oyduracağım (Diyerek parmağı ile Fatma'yı işaret eder)
AYŞE KADIN — (Fatma'ya bakar Kadın hayli heyecanlıdır Sonra bakışlarını komutandan yana çevirerek) Cephanenin yerini bilmiyoruz Bilmediğimiz bir şeyin yerini nasıl söyleyebiliriz ki
ÇORBACI — (Söze karışır) Bal gibi biliyorsun Köylüler senin orduya sırtınla cephane taşıdığını söyleyip dururlardı (Komutana dönerek) Yalan söylüyor komutanım Bu kadın cephanelerin yerini mutlaka biliyor
AYŞE KADIN - (Ters terk Çorbacıya bakarak) Madem cephane taşıdığımı biliyorsunuz, mutlaka sen de cephaneliğin yerini biliyorsundur Sen niye komutana yerini söylemiyorsun
KOMUTAN — (Ayşe kadına) Kes sesini be kadın Burada soru soracak biri varsa o da benim Ben emir vermeden ağzını bile açmayacaksın Anladın mı?
AYŞE KADIN — Önce Çorbacı'yı sustur sen komutan bey
ÇORBACI — Ben doğruyu söylüyorum komutanım
KOMUTAN — (Masasından kalkar ve kadınların yanına sokulur ) Az önce de söyledim Eğer on dakika içinde bana cephaneliğin yerini söylemediğiniz takdirde Fatma'nın gözlerini oyduracağım Bunu sakın aklınızdan çıkarmayınız, (diyerek gevrek, gevrek güler )
AYŞE KADIN — (Yüzünü sahneye dönerek) Ölümle bizi korkutacağınızı sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz On dakika beklememize gerek yok Çağır askerlerini hemen oydur gözlerimi
AYŞE KADIN — (Fatma'nın cesur konuşması (bilgi yelpazesi net) karşısında gurur duyar Kadını kucaklayıp, boynuna sarılır ) Fatma'nın hakkı var Gözlerimizi oydurmak için on dakika daha beklemenize hiç gerek yok İkimizin birden işini burada bitiriverin Böylece biz de kurtulmuş oluruz Tabii sizler de (Ellerini kadının boynundan çeker ve komutana döner ) Ne duruyorsun? Emir versene askerlerine
KOMUTAN — (Hırsla başını sağa sola sallar ) Ne inatçı insanlarmış şu Türkler Bile bile ölüme gidiyorlar
ÇORBACI — (Telaşla ileri atılır ) Konuşsanız ne çıkar sanki Cephaneliğin yerini söylerseniz hem biz kurtuluruz, hem de sizler  
AYŞE KADIN — (Çorbacı'nın üzerine atılır ve yakasından yakalayıp savurduktan sonra) Sen de bizimle birlikte öleceksin hain köpek
FATMA — Bu domuz herifin can verişini görmek isterdim Acaba ölümü nasıl olur dersin Ayşe kadın Onu mutlaka kurşuna dizerler Öyle yaparlar da, ancak o zaman yaptığı kötülüklerin tüm cezasını çekmiş olur
AYŞE KADIN — O bile azdır o domuz herif için
ÇORBACI — (Korkuyla komutana bakarak) Görüyorsun ya komutan bey, benim için ölüm şeklini bile hazırlamışlar Ne olur beni serbest bırakın da vakit varken kaçıp gideyim
AYŞE KADIN — Yedi kat yerin dibine saklansan, Türk askerleri seni bulup çıkarır ve cezanı verir (diye bağırır )
KOMUTAN — Susun Susun artık Sizi dinleyecek zamanım yok
DİMİTRİ — (Ayşe kadının üzerine doğru yürüyerek) Kesin sesinizi Sabrımı taşırmaya başladınız
|
|
|
|