10-24-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Karagöz İle Hacivat Arasında Kısa Konuşmalar
Karagöz ile Hacivat arasında kısa konuşmalar
Karagöz ile Hacivat

Hacivat’ın son zamanlarda işleri iyi gider Çok para kazanır Bu birikimi değerlendirmek için, bir yarış atı satın alır Girdiği her yarışı kazanan meşhur bir at: Küheylan Olayı duyan Karagöz, Hacivat’ın evine gidip kapıyı çalar Hacivat pencereye çıkar ve sorar: “ Buyur Karagöz’üm, bir şey mi istemiştin? “
Karagöz: “ Evet Hacivat, bir şey istemiştim Duyduğuma göre, Küheylan’ı satın almışsın Onu bana satar mısın? “
Hacivat: ” Neden olmasın Karagöz’üm İyi bir fiyat verirsen satarım De bakalım, ne veriyorsun? “
Karagöz: “ Hı? ”
Hacivat: “ Yani kaç para verirsin? Küheylan’ı kaça alırsın? “
Karagöz: “ On altın veririm Sattın mı? “
Hacivat: “ Dur bakalım, Karagöz’üm Hemen sattın mı olur mu? Bir pazarlık yapalım, değil mi? “
Karagöz: “ Nazarlık taktırırım, Küheylan’a Anlaştık o zaman “
Hacivat: “ Yapma Karagöz’üm Alışverişi oldubittiye getirme On altına Küheylan mı satılırmış? Çık biraz, çık çık “
Hacivat’ın ne dediğini tam olarak anlayamayan Karagöz evin merdivenlerini çıkmaya başlar Sonunda, burnu kapıya dayanır
Hacivat: “ Çık Karagöz’üm, çık çık “
Karagöz: “ Kapıya kadar çıktım Daha fazla çıkamıyorum “
Hacivat: “ Ben sana merdivenleri çık demedim Fiyatta çık, yani on altın dedin ya onu arttır, yirmi de, otuz de “
Karagöz: “ Yirmi, otuz “
Hacivat: “ Çık, çık “
Karagöz: “ Elli, altmış “
Hacivat: “ Çık, çık “
Hacivat’ın çok para istemesine kızan Karagöz bağırır: “ Çık çıkı, çık çık Sanki zil takıp oynuyorsun Bre Hacivat, sen ne istiyorsun bu ata, onu söyle bakalım “
Hacivat: “ Bak Karagöz’üm, ben atı yüz altına aldım Üstüne kar da koy Yüzü geç, yüzü geç ”
Karagöz: “ Yüzgeç balıklarda olur, alık “
Hacivat: “ Hemen sinirlenme Karagöz’üm Şunun şurasında ne güzel pazarlık yapıyoruz Bak Karagöz’üm, Küheylan’ı sana veririm ama yüz yirmi altınını alırım Bir kuruş aşağı olmaz “
Hacivat’ın konuşmasına içerleyen ve Küheylan’ı alamadığına üzülen Karagöz, Hacivat’a küser Bir hafta ne Hacivat’ın evinin önünden geçer, ne de onunla konuşur Daha sonra iki eski dost tekrar barışırlar
Yazan: Serdar Yıldırım
DİĞER KONUŞMALARI
HACİVAT -Hoş geldin sevgili Karagöz'üm!
KARAGÖZ - Hoş bulduk kel kafalı kara üzüm!
HACİVAT - Nereden gelip nereye gidiyorsun bakalım?
KARAGÖZ - Bir yere gittiğim yok da oğlumla kaç saattir okuma-yazma çalıştık  Biraz gezeyim dedim
HACİVAT - Tabii iyi yaptın efendim kafan balon olmuştur
KARAGÖZ -Hay hay kafam balon oldu da uçmasın diye boynuma yapıştırdım
HACİVAT - Hemen yanlış anlama yani uzun zaman ders çalışmaktan kafan şişmiştir
KARAGÖZ - Kafam pişti de soğutmaya çıktım
HACİVAT - Allah iyiliğini versin! Neyse çalışmalar iyi gidiyor mu?
KARAGÖZ - Hem de nasıl iyi gidiyor bilemezsin Hacı Cavcav! Sen söyle de müdür benim ilkokul diplomamı hazırlasın  
HACİVAT - Efendim sen hele hepsini iyi öğren de diploma işi kolay  
KARAGÖZ - Şey okuma yazma öğrenirsem diploma başka başka ne işime yarayacak?
HACİVAT - Bak meselâ artık mühüre lüzum kalmayacak  
KARAGÖZ - Yerine kimse bakmayacak mı?
HACİVAT - Kimin yerine Karagöz'üm?  
KARAGÖZ -"Artık müdüre lüzum kalmayacak  " dedin ya!
HACİVAT - Efendim müdür değil mühür! Hani imza yerine bastığın damga yok mu?
KARAGÖZ - Öyle söylesene köftehor!
HACİVAT - Pekâlâ mektup yazmasını biliyor musun?
KARAGÖZ - Biliyorum Hacı Cavcav çok kolay!  
HACİVAT - Aferin demek bilgini o kadar ilerlettin? O halde söyle bakalım mektup nasıl yazılır?
KARAGÖZ - Oğlum "Hazır Mektuplar" diye bir kitap getirmiş  Onun içinden seçip seçip yazılır
HACİVAT - Allah iyiliğini versin" desene oğlun da senin kafada yetişiyor Hiç kitaptan kopya edilerek mektup yazılır mı?
KARAGÖZ - Niye yazılmasın? Bir yere yazdım oldu
HACİVAT - Pekâlâ cevap geldi mi?
KARAGÖZ - Cevap gelmedi mektubun kendisi geri geldi
HACİVAT - Neyse  O zaman seninle biraz mektup üzerine konuşalım Örnek ister misin?
KARAGÖZ - Parasız olursa isterim Hacı Cavcav! Pişirip akşama yeriz
HACİVAT - Yine ne anladın mektup pişirilip yenir mi?
KARAGÖZ - Köftehor "Ördek ister misin?" dedin ya!  
HACİVAT - Aklın yine başka yerlere gitti Sen şimdi beni iyi dinle! Bir defa tarihsiz mektup olmaz
KARAGÖZ - Anladım talihsiz mektup olmaz
HACİVAT - Talih değil tarih!  Yani mektup kâğıdının üst-sağ köşesine o günün tarihi yazılır
KARAGÖZ - Hay hay yazılır!
HACİVAT - Mektubu kime göndereceksin Karagöz'üm?
KARAGÖZ - Yabancıya gitmesin kendime gönderirim Hem de çabuk gelir
HACİVAT - Saçmalama insan kendine mektup göndermez Diyelim ki babana yazacaksın!
KARAGÖZ - Pataklarım ha! Babam mezarda postacı mektubu ona nasıl verecek?
HACİVAT - Allah Allah  Pekâlâ mektubu bana yazıyorsun nasıl başlarsan?
KARAGÖZ - "Keçi suratlı Hacı Cavcav çabuk yanıma gel canım seni pataklamak istiyor!" diye yazarım
HACİVAT - Efendim olur mu? "Çok sevgili arkadaşım Hacivat Çelebi Beyefendi" diye yazılır
KARAGÖZ - Ben sana öyle yazamam çok istiyorsan otur kendin yaz!
HACİVAT - Pekâlâ bana yazma! Oğluna yazıyorsun "Çok sevgili oğlum!" diye başlarsın
KARAGÖZ - Gerisini biliyorum Mektup bitince zarfa koyar üstüne de adres yazarım
HACİVAT - Aferin Karagöz'üm sonra?  
KARAGÖZ - Sonra da oğluma telefon edip mektubu okurum
HACİVAT - Yine sinirlerim oynamaya başladı
|
|
|
|