Yalnız Mesajı Göster

Ankaranın Başkent Olmasindaki Özellikleri

Eski 10-24-2012   #2
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Ankaranın Başkent Olmasindaki Özellikleri




“Paşa’nın beyanatı, bir kısmı abartılı olsa bile, Lord d’Abernon’un bana Berlin’de kendi görüşü olarak belirttiği gibi, Ankara’nın hükümet merkezi olmasına Türklerin düşünüp karar verdiğini tam anlamıyla göstermektedir Ben, Bakan’a bu konuda bir itirazda bulunmadım; sadece ona sabırlı olmasını tavsiye ettim ve kordiplomatiğe yönelik acele bir harekete karşı uyardım Aksi halde Ankara’nın bugünkü durumunu riske sokabilir ve Türkiye artık temsilci olarak elçi değil, sadece genç iş adamları görebilirdi Bu, ona akla yakın göründü”

“Ankara’nın modern bir şehir olarak gelişmesine gelince, ben esasen böyle büyük bir değişikliğin belli bir müddet içinde gerçekleşmesine imkânsız nazarıyla bakmadığımı belirtmek istiyorum Hava, yaz ve kış arasındaki büyük ısı farkları nedeniyle çok hoş değilse de katlanılabilir Toprak ise hemen tamamen kırmızı balçık Bu nedenle verimli mahsûl için yeterli yağmur da alıyor Tabii ki bu ancak esaslı bir ıslahla mümkün olabilir Her halde, orada görev gereği bulunmak zorunda olan memurlarımıza özellikle çalışma saatleri ve tatiller bakımından bazı kolaylıklar sağlanmalı”

“Türklerin taşınma daveti sorunu uzun bir süre daha düşünmeyi gerektirmektedir Kanaatimce şimdilik plânlarımızı değiştirmeye gerek yoktur”

Nadolny’nin bu raporu, ülke içinde çok sayıda kişinin ve tüm diğer devletler gibi, Almanya’nın da Ankara’nın geçici olarak başkent olacağı, bir gün mutlaka doğal başkent olarak görülen İstanbul’a dönüş yapılacağı kuşkusunu taşımakta olduğunu göstermektedir Ancak bu kuşkunun yapay olarak yaratıldığını, Boğaz’daki ikâmetgâhlarını bırakmak istemeyen diplomatların, bakımsız Ankara’da yaşama korkularını da açıkça yansıtmaktadır Nadolny’nin, bazı hükümetlerin ‘Anadolu’nun ortasındaki bir hükümet yerine, Boğazlar ve denizyollarıyla her türlü dış etkiye açık olan İstanbul’da bir hükümet’ tercihlerine değinmesi de İstanbul’un stratejik bakımdan güven veren bir başkent olamayacağını ve Atatürk’ün bu konudaki ısrarının ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır İstanbul denizden gelecek tüm tehlikelere açık bir şehirdir

İsmet Paşa’nın “Millî Anadolu unsuruna dayanan bir devlet kurmak istediklerini, bu nedenle İstanbul’a gitmediklerini” açıklaması da, İstanbul’un karmaşık insan unsurunun yeni ilkelere dayanan Türk devletinin başkenti olması için uygun bulunmadığını da göstermektedir Türk milliyetçiliğine, ama ırkçı olmayan, Türk topraklarında yaşama konusunda ortak istek gösteren insan topluluğuna dayanan bu yeni devletin başkenti için, işgalde kozmopolit yapısı yüzünden pek çok acı ve ihaneti yaşamış olan İstanbul yerine, Kurtuluş Savaşı’nda her türlü desteği veren, Anadolu’nun bağrındaki Ankara’yı seçmesi doğaldı İsmet Paşa “ülke çıkarlarının yıllarca İstanbul’daki hükümet makamına ve Boğazlar’a kurban edildiğini” söylemekle geçmişte yaşanan acı gerçekleri de dile getirmiştir İstanbul’daki “payitaht” uğruna, Sevres’le yüzyıllardır Türk yurdu olan Anadolu gözden çıkartılabilmiştir Halkın iradesine dayanan Cumhuriyet rejiminin başkenti olarak Ankara’nın seçilmesi, bu nedenle tesadüfen değildir

Elçi Nadolny son olarak Ankara’nın modern bir şehir haline gelebileceğine olan inancını raporunda belirtmiştir Alman Elçisi, Ankara’ya ilk yerleşen yabancı diplomatlardan biri olmuş; Ankara’dan ayrılırken duyduğu hüznü de anılarında yazmıştır

1 Nutuk, Kemal Atatürk, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul 1981, C II, s 795 vd
2 Ankara’nın başkent oluşu hakkında geniş bilgi için bkz Bilâl N Şimşir, Ankara, Ankara Bir Başkent’in Doğuşu, Ankara 1988
3 Alman Dışişleri Bakanlığı Arşivi, Bonn, AAR 78479 III 086, ANr 25 Büyükelçi Rudolf Nadolny’nin sekiz sayfalık raporu Büyükelçi Nadolny, 1924-1933 yılları arasında Alman Elçisi olarak Türkiye’de bulunmuştur


Alıntı Yaparak Cevapla