Yalnız Mesajı Göster

1934 Trakya Olayları Atatürk

Eski 10-24-2012   #3
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

1934 Trakya Olayları Atatürk




Çanakkale'de yaşayan 7000 ile 8000 Yahudi'nin kentten kovulmaları kararının Halkevi tarafından verildiğine inandığını belirtti25 Konsolos bir gün sonra hazırladığı ikinci raporunda
durumun gittikçe kötüleştiğini ve yüzlerce Yahudi'nin kenti terk etmekte olduklarını yazdı Ankara'daki Yunanistan Büyükelçiliği'nden kentten kaçmakta olan Yunan uyruklu Yahudilere Yunan pasaportu verebilmek için yetki istedi İtalya'nın Edirne konsolosu da İtalyan Büyükelçiliği'nden kaçmakta olan İtalyan uyruklu Yahudilere yardım etmesi, hatta ödünç para vermesi için talimat aldı26

28 Haziran ila 4 Temmuz tarihleri arasında Çanakkale, Keşan, Uzunköprü, Kırklareli ve Edirne'de yaşayan Yahudilere karşı aynı anda saldırılar
meydana geldi Çanakkale ve Keşan'da yaşayan otuz ila kırk Yahudi ailesine şehri 24 saat içinde terk etmeleri emredildi Bunun üzerine Yahudi aileleri buralardan atar topar kaçtılar Aynı emirle karşı karşıya kalan Uzunköprü'deki Yahudiler üç günlük bir ek süre temin edebildiler ve bu üç süre zarfında ellerindeki malları ve gayrimenkulleri satmaya çalıştılar En kötü olaylar Kırklareli'nde meydana geldi Kırklareli'nde yaşayan Yunan uyruklu Yahudi tüccar Aaron Samuel Kazes 3 Temmuz 1934 akşamı saat 2130'da Yahudi mahallesindeki evlerin bir grup lise öğrencisi tarafından taşlanmaya başlandığını gördü Bu öğrenci grubuna halk ve silahsız askerler de katıldılar Son derece saldırgan hale gelen bu kalabalık Yahudilerin evine hücum ettiler, kapıları kırıp evleri yağma ettiler27 Bu
saldırıda altmışbeş ev yağmalandı, bir jandarma eri öldürüldü28 Silahla tehdit edilen Kırklarelili bir Yahudi tüccar binbeşyüz lira değerindeki gayrimenkulunu elli liraya satmak zorunda kaldı Yağmacılar, üç-dört saat boyunca her türlü şiddete başvurdular Yahudileri bıçakladılar, dövdüler ve kadınlara tecavüz ettiler Bu saldırı ertesi gün de devam etti29 Saldırganlar Kırklareli hahamını yakalayıp çırılçıplak soydular ve sakalını kestiler Yağmacılar bazı genç kızların yüzüklerini almak için parmaklarını kestiler30

Edirne'deki olaylar ise şöyle seyretti Resmi makamlar Edirne mezbahasında hahamlar nezaretinde Yahudi şeriatına uygun bir şekilde yapılmakta olan et kesiminin devam etmesini yasakladılar Yahudi işçilerin işlerine gitmelerini önlediler Yahudi tüccar ve esnafa ait işyerlerinin boykot edilmesini kolaylaştırdılar ve boykota göz yumdular Paniğe kapılan Yahudiler bu durumu Vali'ye şikayet ettiler Vali kendilerine bu davranışlarda olağanüstü bir durum olmadığını, Edirne halkının Yahudilerin Edirne'den ayrılmalarını istediğini ve dolayısıyla Yahudilerin kenti terk etmelerinin daha doğru olacağını söyledi31 Cevat Rıfat Atilhan da Vali'nin bu kayıtsız tavrını teyit etti: "O tarihte Edirne valisi olan Salim Özdemir beğe müracaat eden bazı Yahudiler:

- "Halk bizi istemiyor" demişler ve şu cevabı almışlardır:

- "Halk beni de istemezse hemen çekilir, makamımı terk ederim"

O esnada Edirne'de bulunan Trakya Mülkiye Müfettişi İbrahim Tali Bey'in ve Halk Partisi Başkanı İbrahim Akıncı bey ehalinin bu harekette haklı olduklarını ifade etmişlerdi"32

Olaylar sırasında Edirne'den kaçıp sınırı geçerek Yunan topraklarına sığınan Edirneli bir Yahudinin anlattıklarına göre bir grup saldırgan 2 Temmuz 1934 günü ellerinde taşlar, sopalar ve "Yahudilere ölüm!" haykırışlarıyla Edirne'deki Yahudi mahallesini bastı, Yahudilere ait mağazaları, evleri yağmaladı, tahrip etti ve Yahudileri dövdü Yahudi mahallesinde tasviri imkansız bir dehşet ve panik havası hakim oldu Baskını yapanlar evleri ve mağazaları yağmalarlarken yaralı Yahudiler sokaklarda inliyorlardı Edirneli Yahudilerden parası olup bilet alabilmiş olanlar trenle İstanbul'a kaçtılar Parası olmayan fakir halk ise açık arazide konaklamak veya Yunan sınırına doğru yaya kaçmak zorunda kaldı Kaçamayıp Edirne'de mahsur kalmış olan az sayıda Yahudiler de dehşet içinde saklandılar Edirne'de Yahudilere karşı sert bir boykot uygulandı Gıda satıcılarına Yahudilere yiyecek satmamaları tembih edildi Fırıncılar Yahudilere ekmek satmayı reddettiler Bazı Yahudi aileler bir somun ekmeği beş liraya satın alabildiler33 Polis 3 Temmuz 1934 günü Edirne Yahudilerine kenti 48 saat içinde terk etmelerini emretti Bu kişilerin çoğunluğu tüccar ve esnaf olup ellerinde hemen tasfiye edemeyecekleri mal stokları mevcut olduğundan bu stokları terk etmek zorunda kaldılar Birçoğu da veresiye ticaret yaptıklarından müşterilerinden olan alacaklarını, verilmiş olan bu süre zarfında tahsil edemediler, böylece ağır maddi kayıplara uğradılar34
Şükrü Sökmensüer ile Cihad Baban Arasında Trakya Olaylarının Müsebbibi Tartışması

Olaylar meydana geldikten ondört yıl sonra gazeteci Cihad Baban ile İçişleri eski bakanı ve CHP Gümüşhane milletvekili Şükrü Sökmensüer arasında cereyan eden bir kalem kavgasında Cihad Baban, Trakya olaylarına da değindi ve olayların müsebbibi olarak Şükrü Sökmensüer'i gösterdi:

"Bazı vatandaşlar ırkçılığı bir fikir olarak kabul etmişler ve bu fikir uğrunda kanaatsiz insanların anlayamayacakları ıstıraplara katlanmışlardır Fakat gerek ırkçı ve gerek Nasyonal Sosyalist doktrinlerini müdafaa eden vatandaşlardan hiçbirinin bu memlekette aksiyona geçtiği sabit olunmamıştır Biri müstesna! 1934 veya 1935 senesinde Şükrü Kaya İçişleri Bakanı iken Trakya'da birdenbire Yahudilere bir baskın verilmişti Kırklareli'nde Haham Efendi'nin evine girip kızının ırzına geçmişlerdi Evler soyulmuş, kadınlara tecavüz edilmişti

Hatırlarsınız! Çanakkale'den, Edirne'den, Kırklareli'nden Yahudiler ellerindeki malları yok pahasına satarak veya sokaklara dökerek bu taraflara hicret etmişlerdi İşte o tarihten sonradır ki, Edirne'de emniyetli bir istikrar havası tesis edilemedi Musevi vatandaşlarımız o taraflara sermayelerini götürmez oldular, o memleketleri tahliye ettiler

Hükümet bu taşkın hareketi güç bela durdurdu Kimdi biliyor musunuz? Bu Yahudi mezalimini yaptıran kimdi? Almanya'daki Nasyonal Sosyalizmi bu memlekete tek başına tatbik ettiren, ettirmeğe teşebbüs eden adam Trakya Umumi Müfettişliği başmüşaviri: Şükrü Sökmensüer!"35

Tasvir Şükrü Sökmensüer'in bu iddiaları reddeden karşı cevabını yayımladı Cihad Baban da yayımlanan cevapta yer alan her karşı iddiaya cevap verdi Şükrü Sökmensüer'in cevabı şöyle oldu:

"Edirne'de bir Yahudi hadisesi olmuştur Oluş tarihi 1934'dür Bu hadisenin en büyük ve tek muharriki Hitler ve Nasyonal Sosyalizm eseri ve onun müellifi olan Cihad Baban'dır36 Bu eser 1933 yılında basılmış ve intişar etmiştir Bu eserin meydana çıkışına kadar bu memlekette Yahudi aleyhtarlığı diye umumileşmeğe mütemayil bir hareket olmamıştır Vakta ki, sayın Cihad Hikmet (bugünkü adıyla Cihad Baban)ın Hitler ve Nasyonal Sosyalizm eseri Nazizmi ve Nazizmim şiddetli Yahudi aleyhtarlığı prensiplerini ve Trakya ile hemhudut Bulgaristan'da da Yahudi aleyhtarlığının alıp yürüdüğünü memleketin dört bucağına yaymıştır ki, bu yayılma ilk defa şüphesiz ki İstanbul'a çok yakın muhitlerde olmuştur; Trakya muhitinin bunun tesirinden mahfuz kalmasına olanak yoktu Bu eserin Yahudi aleyhtarlığını körükliyen telkinleri günden güne vatandaşlar arasında dalgalanmış, nihayet Trakya muhitindeki Yahudilerin, ürkerek İstanbul'a çekilmelerine yol açan olay vukua gelmiştir Şimdi ben burada bu hadisedeki tarzı hareketimi sarahaten açıklayacağım Hüküm, vatandaşlarımındır Bu hadise patlak verir vermez, o zaman Yalova'da bulunan rahmetli Atatürk ve Ankara'da bulunduğunu hatırlayabildiğim büyük İnönü derhal harekete geçerek zamanının İçişleri Bakanı'nı ve emrindeki bir teftiş heyetini Trakya'ya gönderdiler Meseleyi inceden inceye tetkik ve tahkik ettirdiler İşte bu tahkikatın devamı sırasında bir akşam üstü evimde iken kapı çalındı Edirne'nin Yahudi ileri gelenlerinden mürekkep bir heyet beni ziyarete gelmişlerdi Bu heyet bana şöyle söyledi:

'İçişleri Bakanı bizleri tekrar tekrar dinledi ve Yahudi hadisesinin müsebbipleri ve cereyan tarzı hakkında sualler tevcih etti Bu hadisenin sizin aldığınız tedbirlerle durduğunu ve bizleri kurtardığınızı ve sizden memnuniyetimizi bildirdik38 Size hem teşekkür etmek hem de bunu haber vermek için geldik'

Bu beyan, benim bu hadisedeki rolümü sarahaten göstermektedir






Alıntı Yaparak Cevapla