|
Prof. Dr. Sinsi
|
Parmak Kız Masalı
Parmak Kız Masalı
Bir zamanlar, çocuklara çok düşkün bir kadın varmış Çocukları bu kadar çok sevdiği halde, bir türlü çocuğu olmuyormuş Bir gün, ihtiyar bir büyücüye gidip:
- Ben, küçük bir çocuk sahibi olmak istiyorum Böyle bir çocuğum olup olmayacağını söyler misin? Demiş
Büyücü:
- Buna üzülme, çaresi var Al sana bir arpa tanesi Bu arpayı, ne köylü tarlasına eker, ne de tavuklar yer Verdiğim arpayı evinde bir saksıya ek, sonra da bekle, ne olacağını görürsün
Kadın teşekkür ederek, büyücünün bu iyiliği karşısında, ona biraz para vermiş Sonra, doğruca evine giderek, arpa tanesini saksıya ekmiş Sabırla saksının başında beklemeye başlamış Çok geçmeden saksıda, laleye benzeyen, iri bir çiçek açmış Lalenin taç yaprakları, sanki olgunlaşmamış gibi sımsıkı kapalı duruyormuş
Saksıdaki bu çiçeği, hayran hayran seyreden kadın, dayanamayıp öpüp koklamaya başlamış O an içinden, ne güzel çiçek diye düşünmüş Kadın böyle düşünür düşünmez, aniden çiçeğin yaprakları açılıvermiş Bu, kadının hayatında gördüğü en güzel ve büyük laleymiş Lalenin çanağının bir köşesine büzülüp oturmuş parmak boyunda bir çocuk varmış Çocuğu görür görmez, kadın hemen adını "Parmak kız" koymuş Kadın, Parmak Kız'ın beşiğini cilalı ceviz kabuğundan, yatağını menekşe yaprağından, yorganını da gül yaprağından yapmış
Parmak kız, yeni hayatına kolayca alışmış Geceleri kendinse yapılan yatakta uyur, gündüzleri masanın üstünde oynarmış Kadın, masanın üzerine içi su dolu, etrafında çiçek süsleri olan tabağını koyarmış Parmak kız da suya bir lale yaprağı atarak üstüne oturur, iki beyaz at kılını, kürek gibi kullanıp tabağın bir başından bir başına geçermiş Onun bu hali, göze o kadar hoş görünürmüş ki, seyrine doyum olmazmış Üstelik, parmak kız o kadar içten, o kadar güzel şarkı söylermiş ki, böylesi, bugüne kadar ne duyulmuş, ne de işitilmiş 
Bir gece Parmak Kız mışıl mışıl beşiğinde uyurken, pencerenin kırığından içeriye çirkin bir kurbağa girmiş Bu patlak gözlü çirkin hayvan, küçük kızın uyuduğu masaya sıçramış Küçük kızın yorganın altında mışıl mışıl uyuduğunu görünce:
- Ne kadar güzel bir kız, oğluma çok güzel bir eş olur, diyerek, Parmak Kız'ın uyuduğu ceviz kabuğundan beşiği kaptığı gibi, girdiği yerden bahçeye çıkmış
Evin yakınında, bataklık bir arsanın yanında geniş bir dere akmaktaymış Çirkin kurbağa ile oğlunun evleri, bu bataklıktaymış çirkin kurbağanın oğlu da kendisi gibi pis ve çirkinmiş Babasının getirdiği ceviz kabuğundaki küçük güzel kızı görünce, "Viraaaak  Viraaaak   " Diye bir çığlık atmış
Baba kurbağa:
- Çok yüksek sesle konuşuyorsun, şimdi uyandıracaksın Kuğu tüyü gibi hafif, uyanırsa korkudan uçup gidiverir sonra, demiş
Baba ile oğul kurbağa, Parmak Kız'a kalacak bir yer yapmaya karar vermişler Bu arada baba kurbağanın aklına çok güzel bir fikir gelmiş:
- Derede yetişen nilüfer yapraklarından birisinin içine oturtalım Orada bir adadaymış gibi olur ve kaçamaz Bu arada biz de, bataklığın dibindeki büyük odayı güzelce derler, toplarız Sizin yatak odanız olur, diyerek düşüncesini açıklamış
Derenin ortasında gerçekten de, suyun üstünde açılmış nilüferler ile yeşil yassı yaprakların yüzdüğü görülmekteymiş Uzaklarda çok iri bir yaprak varmış Baba kurbağa, Parmak Kız'ı alarak o yaprağa doğru gitmiş Parmak kız'ı, ceviz kabuğundan beşiği ile birlikte oraya bırakmış
Sabah güneşin ilk ışıklarıyla birlikte Parmak Kız da uyanmış Önce nerede olduğunu anlayamamış Zavallı Parmak Kız , bir an sonra nerede, nasıl bir yerde olduğunu görmüş Üstünde durduğu koca yaprağın etrafının su ile çevrili olduğunu anlayıp da yere inemeyeceğini düşününce ağlamaya başlamış
O anda ihtiyar kurbağa da, bataklığın dibindeki odayı oğlu ile Parmak Kız'a hazırlamak için uğraşıyor, renkleri sararmış su bitkilerinin yapraklarıyla süpürüyormuş Amacı, güzel geline layık bir oda hazırlamakmış İşini bitirdikten sonra çirkin oğluyla beraber oda hazırlamakmış İşini bitirdikten sonra çirkin oğluyla beraber küçük kızın yatağını alıp, gelin odasını hazırlamak için işe koyulmuşlar
Baba kurbağa ve oğlu, Parmak Kız'ı almak için yanına gittiklerinde, suya dalıp çıkmışlar Baba kurbağa:
- Güzel kız, işte kocan olacak oğlum bu Bataklığın dibinde size eşsiz bir ev hazırlıyorum, demiş
Çirkin oğlanın ağzından, "Vıraaak, vıraaak" diye sürekli aynı ses çıkıyormuş Baba ile oğul, kızın yattığı ceviz kabuğundan, zarif yatağı almış, kızın yatağın üzerinde yalnız bırakıp, yüzerek evlerine dönmüşler Parmak Kız, baba kurbağa kadar çirkin bir yaratığın yanında oturacağını, bir de onun oğluna eş olacağını düşündükçe, gözünden seller gibi yaşlar akıyormuş O sırada derede yüzen kırmızı balıklar, ihtiyar kurbağanın söylediklerini duymuş, Parmak kız'ı görür görmez o kadar güzel bulmuşlar ki, çirkin bir bataklık kurbağasının bu kadar güzel bir kızı alıp, onu üzmesine gönülleri razı olmamış Hep beraber, kızı kurtarmak için çalışmaya başlamışlar Önce, kızın üzerinde oturduğu yaprağın etrafına toplanıp, iyice dişleyerek yaprağı koparmışlar Böylece serbest kalan yaprak, akıntıya kapılarak çirkin baba oğul kurbağalarının yetişemeyecekleri kadar uzaklara sürüklenmiş
|