|
Prof. Dr. Sinsi
|
Masal - Keloğlan İle Vefasız Arkadaşı
Yahu demiş Keloğlan, kaldık beş parasız, ne olacak bizim halimiz?”O kadar aç gözlüymüş ki Hüsem, hâlâ, cebinde parası olmadığını söylemekteymiş, varsa kuşkusunu tamamen yok etmek için arkadaşının
Karınlarına taş bağlayıp yollarına devam etmişler Bir yokuşa yukarı çıkarken, bayılıp düşmüşler açlıktan Bir süre öylece kalmışlar Biraz ham erik yemişler ve tekrar yürümüşler Büyük bir ormanlığın yanına gelmişler Birden bi-re etraflarının eşkıyalar tarafından sarılması ile neye uğradıkların anlayamamışlar Ama, Hüsem çok daha fazla korkmuş, çünkü, tüm foyası şimdi ortaya çıka-cakmış Parasını eşkıyalar alacakmış Pos bıyıklı eşkıyanın biri, yüksek sesle emir vermiş “Heey, Keloğlan, önce sen çıkar bakayım altın-ları, paraları!”
Kendinden emin bir şekilde, söylenmiş Keloğlan “Yok param, yalansa ölsün anam, ister inan ister inanma, yalnız kötülük yapma bana!”Türkçenin Tarihi, Orhun Abideleri, Anlatım Bozuklukları, Cümlenin Öğeleri, Yazım ve Noktalama, Türkoloji Makaleleri, Edebiyat Nedir?, Alfabelerimiz, Atasözleri, Bulmacalar, Edebi Sanatlar, Sınav Soruları, Kpss, Oks, Öss, Bunları Biliyor musunuz?, Özlü Sözler, Güzel Sözler, Türkçe, Edebiyat, Masallar, Destanlar, Astroloji, Roman Özetleri
Eşkıya, hiç inanır mı?
Tutmuş kulağından, çekiştire çekiştire, “Ulan”, demiş “süt çocuğu, kel kafanı koparırım bak Beni zorlama, çıkar dök şuraya, üstündekileri”
Bizimki pek neşeliymiş Nasıl olsa bir şey bulamayacaklarmış Hiç ciddiye almazmış gibi bir eda içindeymiş Buna sinirlenen eşkıya, kuşak altlarını, iç ceplerini, çarığının içini bile aramış Keloğlan’ın, tabii hiçbir şey bulamamış… Keyifli keyifli gülmüş Keloğlan, “Demedim mi ben size, anacığımın verdiği üç beş kuruşum vardı Yolda bitirdim İnanmazsanız Hüsem’e sorun”
Haramibaşı, çirkin bir kahkaha atmış “Yok anasının gözü, kim kimin şahidi ulan? Dazlak kafanı yüzerim ha… Peki, şimdi çok sevgili arkadaşını görelim bakalım”
Hemen savunmaya geçmiş Keloğlan, “O zavallıyı da boşuna aramayın Yoktur beş parası, gözlerine baksana kör talih karası”
Hüsem, asıl şimdi çok daha perişan hale düşmüş Bu çok sevgili arkadaşına yalancı çıkmak, haramilerin yapacağı kötülükten daha fazla üzmüş kendisini
Buna rağmen, yalan söylemekten geri durmayan Hüsem, “Ben de Keloğlan’dan nafakalandım Yoktur pa-ram, varsa olsun haram”
Fakat haramibaşı, yutmamış Çünkü, bu oğlan, hiç de Keloğlan gibi saf görünmüyormuş Bed bed ba-ğırmış, “Ulan” demiş “Ananın sütü daha ağzında kokuyor, bir de bize yalan söylüyorsun Ben ararsam fena olur En iyisi mi, dök şuraya paraları”
|