Yalnız Mesajı Göster

Çocuk Cin - Keloğlan Masalları

Eski 10-24-2012   #6
Prof. Dr. Sinsi
Varsayılan

Çocuk Cin - Keloğlan Masalları




Koşup giden cin neva otunu alıp gelmiş

Önce neva yiyen, ardından da kırmızı yumurtayı içen Keloğlan’da utangaçlık kaybolmuş, hem de sesi çok harika olmuş Kafasına estiği gibi bir türkü söylemiş Cinler çok keyiflenmiş O kadar ki, kendilerinden geçip yerlere serilmiş horul horul uyumuşlar Yalnız bir tanesinin gözü açıkmış Uyamamış, Zarife’yi gözetlemiş Bunu anlayan Zarife, Keloğlan’a yavaşça şunları söylemiş: “Keloğlan, sen biraz yukarılara çık Bir güzel türkü söyle Bütün cinler senin yanına koşacak Çünkü çok beğendiler Ben de bu arada kaçarım Onlar yine uyur O arada sen de tüyersin Ormanlığın üst tarafındaki düzlükte buluşuruz”

Keloğlan “Hay hay bey hanımı” demiş

Çıkmış biraz üst tarafa Keloğlan, elini kulağına vermiş asılmış türküye O kadar şahane söylemiş ki uyumakta olan cinler Zarife’yi falan unutup, sesin çekiciliğine doğru koşmuşlar

Türkü bitmiş, cinler geri dönmüş Bir de bakmışlar ki kadın çoktan kayıplara karışmış

Hiç bekler mi Keloğlan?

Tavşan gibi sıvışıp geçmiş ormanların arasından Zarife ile buluşup konağa gelmişler

Bey çok mutlu olmuş

Güzel türkü yarışması başlamışÇocuklar birbirinden güzel türküler söylemiş Sıra Keloğlan’a gelmiş Ama herkes alay edermiş Çünkü kılığına bakarak iyi türkü söyleyemeyeceğine inanırlarmış

Şöyle konuşurlarmış aralarında: “Şu kel kafalı çocuğu acaba ne diye sokmuşlar yarışmaya?”

“Bu çocukta ses ne gezer?”

“Galiba en kötüyü seçmek için bu keltoşu yarışmaya katmışlar”

Keloğlan çıkmış meydanlara Hiç utangaçlık göstermeden öyle güzel, öyle harika bir türkü söylemiş ki, dinleyenlerin tamamı elleri çatlayasıya alkışlamışlar, ‘bravo, aferin, müthiş ses” demişler

Bu başarısından sonra Keloğlan, şöyle demiş: “İzin verin artık, anama gideyim, bir tas sütünü içeyim, ellerinden öpeyim

Bey, başka türlü yalvarmış “Evladım yok, seni öz yavrumuz bileceğiz, istersen güzel bir kızla evlendireceğiz Kal bizimle Keloğlan

“Olmaz” demiş Keloğlan Ben anamı, kimselere değişmem

İkne edemeyince, Keloğlan’a bir testi dolusu altın vermişler Bir güzel öpüp sevip anasına göndermişler

Anası, Keloğlan’ın bir testi altınla geldiğini görünce sevinçten düşüp bayılmış

Neden sonra ayılmış

Ana oğul, o günden sonra, fakirlik nedir hiç bilmemişler…

(En Güzel Keloğlan Masalları, Emel İpek, Papatya Yayınları)






Alıntı Yaparak Cevapla