|
Prof. Dr. Sinsi
|
Şifalı Su - Keloğlan Masalları
Halk, yine şüphe içindeymiş
Bunu gören İskender şişine şişine, kendisinden ga-yet emin bir vaziyette bir kova suyu o kocaman mide-sine akıtmış
Tabii, halk, daha durur mu? Kovalarla, kazanlarla su almışlar İskender’den Bizim saf Keloğlan ise, kalakalmış orta yerde Kimseye laf anlatamamış
Anası: “Bundan sonra, daha dikkatli ol oğlum, nasıl oluyor da sen bu adamı göremiyorsun, aklım almıyor Ah, gençliğim olaydı da, o İskender denen kurnaz til-kiyi tepeleyeydim” diyerek, üzüntüsünü belirtmiş
Olaya çok sinirlenen Keloğlan, bu adama hak et-tiği dersi vermenin zamanı geldiğine inanmış ve bir yol yöntem aramış
Hırsından deliye dönmüş
Nihayet, kurnazca bir plan gelmiş aklına ve he-men uygulamış Başka bir yerden aldığı birkaç kova suyun içine zehir koyan Keloğlan, şifalı, suyun yanına koymuş kovaları Şifalı suyun ağzını da kocaman bir taşla örtmüş ve yakınlarda bir yere gizlenmiş
Az sonra, İskender gelmiş Birden şaşırmış, üzülüp de kahrolmuş Zaten çok susamışmış Hemen kovalardan birini ağzına diklemiş içmiş epey Ama, bir şeyler olmuş ve yere yıkılmış Bir daha da kalkamamış
Keloğlan, adamın ölüp ölmediğini adamakıllı an-lamak için gelmiş başucuna, bakmış ki, ölüp gitmiş “Oooh, demiş, hak ettiğin cezayı buldun “
Keyifli keyifli evine dönmüş Anası sormuş: “Niye hemen geldin Keloğlan?”
“İşini bitirdim ana” diye konuşmuş Keloğlan
“Kimin işini Keloğlan, sen nelerden söz ediyorsun?”
“O alçak adam kendi tuzağına kendi düştü, ze-hirli sudan içti ana”
“Hemen saklan oğlum”, demiş anası, “seni gelip bulurlar sonra”
Keloğlan: “Kim bilecek ana” demiş, “boş ver sen, nasıl olsa benim suyumun zehirli olduğunu söylemiyor muydu? Kör mü gözü, içmeseymiş der insanlar …
Neyse…
Kara haber, yerde durmazmış
İskender’in, Keloğlan Suyu içerek zehirlenip öldü-ğü haberi, bütün civar köylerde ve kasabada duyul-muş Bütün halk şaşırmış, “ucuz kurtulduk” diye söylenmiş herkes Bu olay, Kadı’ya kadar ulaşmış Zaten, bir sürü şikayet gelmiş Hemen tutup sorgusuz sualsiz hapse atmış Keloğ-lan’ı
Dünyadaki tek varlığı Keloğlan’ının hapse atılma-sından sonra, hayli üzülen yaşlı kadın, işin peşini bı-rakmamış Öyle etmiş, böyle yapmış, çıkmış Kadı’nın huzuruna Ama büyük bir azar işitmiş Kadı’dan:
“Hem suçlu, hem güçlü pozu yapma be kadın bana Senin oğlun katil katil İdamı gerekir ama, yaşı kurtarmıyor Hadi çekil git, mahkemeyi de boşu boşu-na işgal etme”
Kadın, oturmuş olduğu yere, başlamış hüngür hüngür ağlamaya
Kadı, başına bir iş olmaktan korkmuş:
“Söyle, diye bağırmış, söyle be ihtiyar kadın, ne söyleyeceksen”
Haklı olduğundan adı kadar emin bulunan kadın-cağız, şunları söylemiş: “Suçsuz benim oğlum, karıncayı bile öldüremez o Çıkart ne olur Kadı Efendi oğlumu hapisten, yoksa atarım kendimi şu merdivenden …
Öfkesi katlanmış Kadı’nın:” Be hey kadın! Suçu sabittir Keloğlanın Cezası hapistir zehirli su satanın Var git işine”
Kadın, kararlı kararlı söylenmiş: “İsterseniz suyu kontrol ettirin Kadı Efendi Ben ve oğlum, her gün o sudan içtik, niye zehirlenmedik Yalan mı söylüyorum sana? Hadi, artık acı bana, yol ver, çıksın Keloğlan’a”
Kadı, kadının bu sözlerinden sonra biraz düşün-müş:
“Akla uygundur bu dediğin ihtiyar kadın Suyu kontrol ettireceğim Eğer zehirli çıkarsa, oğlunu idam ettireceğim gibi, seni de zindanlarda çürüteceğim, haberin olsun”
Yaşlı kadın: “Boynum kıldan incedir Kadı Efendi” diye konuş-muş
Kadı, hemen bir su uzmanı bulmuş, suyu yerinde kontrol ettirmiş
Uzman: “Kadı Efendi, demiş, su gayet sağlıklı ve hem de şifalıdır Kim söylemişse yalan söylemiştir, raporu bu-dur”
|