10-24-2012
|
#7
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Siyah Çelenk Operasyonu ( Öykü )|Masal Ve Hikaye Özetleri
Bölüm 7
Operasyondan Altı Gün Önce İstanbul
Üsteğmen Mustafa Yakacık da ki evden çıkıp binbaşının eline tutuşturduğu adrese gitmek için aracıyla Tem otoyoluna girdiğinde komutanının anlattıklarını tekrar ederek kendine bir yol haritası çizmeye çalışıyordu
Alınan istihbaratın kaynağı üzerine yoğunlaşmak izlenebilecek bir yoldu ancak, karşı istihbarat bu durumu çok kolay fark edebilirdi, yapılabilecekleri analiz ederken yolun ne kadar çabuk bittiğinin farkına bile varmamıştı, Mahmutbey sapağından çıkarak Güneşli Evren Mahallesindeki adrese ulaşmıştı, Türker apartmanının altı numaralı dairesine çıkıp zili çaldığında kapıyı açan yaşlı teyze hiç tereddüt etmeden elindeki kalın zarfı Mustafa'ya uzatarak rabbim sizi muvaffak eylesin dedikten sonra kapıyı usulca kapadı Bu adrese çok yakın oturan Mustafa Halkalı toplu konutlarındaki evine geldiğinde kozmik bilgilerle dolu dosyaları karıştırmaya başladı
Ne aradığını iyi biliyordu, ama doğru seçimi yapabilmek için önünde duran tüm dosyaları dikkatlice incelemesi saatlerini almıştı, gece yarısına doğru aradığı kişiyi bulduğuna emin şekilde çalışma masasından kalktı ve buzdolabındaki bir gün öncesinden kalan yemeği ısıtıp karnını doyurdu
Yemek sonrası çayını içerken seçtiği kişinin dosyasını tekrar gözden geçirmeye karar verdi nede olsa bu suikasti önlemek için bu kişiye temas etmesi gerekiyordu, onu daha iyi tanımak ve hakkındaki herşeyi öğrenmek istedi
Temas edeceği isim Şule Erbay'dı daha doğrusu Mossad'a katılmadan önce ismi buydu Babası Musevi annesi Müslüman olan Şule çocukluk yıllarını İsrail'de geçirmiş okumaya orada başlamıştı babası o henüz 11 yaşında öldüğünde annesiyle beraber Türkiye'ye dönmüş ancak 4 yıl sonra annesini de kaybedince İsrail’den gelen amcası onu yanına almıştı
Kız çocuğu olmasına rağmen İsrail'in çalkantılı politikasına ve yaşanan savaşa sırt çevirmeyen politik konuları yakından takip eden, diğer taraftan yanında yaşadığı amcasından da Museviliğin tarihi ve gelişimi hakkında bilgi edinen bir gençti Annesi Müslüman olmasına rağmen amcası onu Musevi öğretileriyle büyütme taraftarıydı
Annesinin ve amcasının öğretileri arasında bocalayarak büyüyen Şule'nin hayatı Üniversitenin ikinci yılında tanışıp aşık olduğu Mevlüt'le beraber bir anda değişmişti Mevlüt Türk asıllıydı ama İsrail İstihbarat teşkilatı için çalışan bir gençti,bu gerçeği Şule'den çok fazla saklamamıştı nede olsa çifte pasaport taşıyan pek çok insanın Mossad ile bir bağlantısı vardı ve bu İsrailde yadırganacak birşey değildi,taki sevdiği adamın aslında bir Duble ajan olduğunun açığa çıkarılması ve Mossad tarafından öldürülmesine kadar
Mevlüt'ün ölümünün ardından Mossad hiç zaman kaybetmeden Şule ile temasa geçmiş, sevdiği adamı Türk istihbarat elemanlarının öldürdüğünü söylemiş ve onu Mossad için çalışmaya ikna etmeye çalışmıştı Şule,Anne ve babasının ölümünün ardından ona yaşama zevkini yeniden tattıran insanı öldürenlerden intikam almak için bu teklifi kabul etmişti
Mossadın eğitim kamplarında iki yıl boyunca istihbaratın tüm inceliklerini öğrenmiş tüm testlerden başarıyla geçmişti İki yılın ardından Mossad Türkiye masası Şefi Eliezer, Şule ile kısa bir görüşme yapmış ve Türk masasında görev yapacağını ona bildirmişti
Türk masasına seçildikten sonra yeni bir eğitim dönemi başlamıştı, artık sürekli Türk filmleri izliyor, aylık Türkçe dergileri takip ediyor,Türkçe müzikler dinleyip ezberliyordu Türkiye tarihi hakkında bilgiler içeren video kayıtlarını defalarca izleyip herşeyi hafızasına kazıyordu
Nihayet beklediği gün gelmiş göreve başlayacağı kendisine bildirilmişti Şef Eliezer Türk resmi kurumlarından onaylanmış kimlik,pasaport,ehliyet,sigorta kayıtları gibi pek çok evrağı ona verdikten sonra yeni kimliği hakkında bilmesi gereken herşeyi ona anlatmış ve bu bilgileri ezberlemesini istemişti
Artık yeni bir hayatı vardı Serap Tütüncü ismiyle yaşayacaktı, Serap Tütüncü Çankırı'nın Çerkeş ilçesinde doğmuş ailesi o henüz küçükken İsrail’e yerleşmiştir Babası büyük bir inşaat firmasında kadrolu olarak çalışmış ve o firmanın İsrail'deki temsilciliğini yapmıştır İlk öğrenimini ve lise yıllarını İsrail’de geçiren Serap,Tel Aviv’deki bir patlamada annesini ve babasını kaybettikten sonra Türkiye'ye dönmüş ve İstanbul'a yerleşmiştir
Üsteğmen Mustafa, Serap Tütüncü'nün kendisini hedefe götürecek doğru kişi olmasını ümit ederek uykuya daldı, yeni başlayacak gün pek çok gelişmeye gebeydi
Türk istihbarat birimlerinin yıllardır izleyip hakkındaki tüm bilgileri kayıt altına aldığı Serap Tütüncü ile Üsteğmen Mustafa'nın hayatları tehlikeli şekilde kesişmek üzereydi
|
|
|
|