|
Prof. Dr. Sinsi
|
Köle Ayaz|Masal Ve Hikaye Özetleri
Kaçak Köle
Amr b Leys’in (*) kölelerinden biri kaçmıştı Takibine gidenler tutup getirdiler
Vezirlerden biri bir işten dolayı köleye kızgındı Padişaha dedi ki:
- Diğerlerine ibret olması için bunu derhal idam etmek gerekir Onlar da bir daha böyle bir harekette bulunamaz
Köle, Amr’ın huzurunda yerlere kapanarak dedi ki:
- Sizin buyruğunuza karşı bizim naz ve niyazımız faydasızdır Hükmünüze kimse itiraz edemez Fakat kulunuz bu hanedanın nimetiyle büyümüş olduğum için, kıyamette benim yüzümden cezaya uğramanızı istemem Eğer beni öldürmeye karar verdiyseniz, bunu meşru bir şekle koyunuz Meselâ müsaade ediniz, ben şu veziri öldüreyim, siz de beni kısasen katlediniz, o zaman beni haksız olarak öldürmüş olmazsınız!
Padişah güldü, vezire dönerek,
-Ne dersin? dedi
Vezir yerlere sürünerek,
-Aman sultanım, babanızın başı için bu haramzâdeyi affediniz ki benim başımı da belâya sokacak Fakat bilginlerin sözüne önem vermediğim için kusur benimdir
Bilgeler ne güzel söylemiş:
“Bir atıcıyla savaşan, kesinlikle bilmeyerek kendini telef eder Düşmanına karşı ok attığın zaman sen de onun okuna hedef olursun ”
* 18 Amr b Leys: 879-902 yılları arasında hüküm süren Saffârî hükümdarı
Gülistan – Şeyh Sa’di-i Şirazi
Kölenin Dört Duâsı
Yesrib şehrinde bir adam kavminin ileri gelenlerini topladı Kölesine dört dirhem vererek bununla misafirler için çeşitli meyveler satın alıp getirmesini emretti
Köle çarşıya çıkmak üzere evden ayrıldı Yolda giderken Mansur b Ammar mescidine uğradı Orada Allah dostlarından Mansur’u ziyaret edip onun duasını almak istedi
Mescide girdiğinde gördü ki Mansur, bir fakire vermek üzere bir şeyler istiyordu “Kim bu yoksula dört dirhem verirse, ona dört duâda bulunacağım” diyordu
Bu Allah dostunun sözlerinden etkilenen ve acaba hangi duayı yapacak diye merak eden köle, elindeki dirhemleri o fakire verdi
Bir fakirin ihtiyacını gidermenin sevinciyle Allah’a hamdeden Mansur ona dedi ki:
- Dua etmemi istediğin şeyler nelerdir söyle bakalım!
Köle:
- Benim bir efendim var, ondan kurtulmak istiyorum, dedi
Mansur, bunun için dua etti
Sonra dua etmemi istediğin diğer şey nedir? dedi
Köle:
- Allah’ın, dirhemlerimi yerine koyması için dua ediniz, dedi
Mansur, bunun için de dua etti Sonra,
Diğeri nedir, dedi
Köle:
- Efendimin Allah’a tevbe etmesini istiyorum Onun için dua buyurunuz, dedi
Mansur bunun için de dua etti
Sonra köleye,
Diğeri nedir, dedi
Köle:
- Allah’ın beni, efendimi, seni ve kavmin adamlarını bağışlamasını istiyorum, dedi
Mansur bunun için de dua etti
Dört konuda Mansur’un duâsını aldıktan sonra köle oradan ayrılarak çıkıp gitti
Eve döndüğünde Efendisi ona:
- Niçin geciktin, diye sordu
O da olan biten hadiseyi anlattı
Efendisi ona:
- Hangi konularda dua istedin, dedi
Köle:
- Ben kendimin azadlığımı istedim, dedi
Efendisi:
- Git sen hürsün dedi
Sonra ne için dua ettiğini sordu
Köle:
- Allah’ın dirhemleri yerine koymasını istiyorum, dedim Bunun için de dua etti
Efendisi:
- Al sana dört dirhem, dedi
Ve üçüncü duayı sordu
Köle:
- Senin Allah’a tevbe etmen için dua istedim O da bunun için dua etti dedi
Efendisi:
-Allah’a tevbe ettim, dedi
Dördüncüsünü sordu
Köle:
- Allah’ın beni, seni, Mansuru ve kavmi bağışlaması için dua rica ettim
O da bu duayı yaptı, dedi
Efendisi:
- Bu benim elimde değildir, dedi Kölesine çok müsamahalı, affedici ve bağışlayıcı davrandı Gece olup istirahata çekilince rüyasında, sanki birisi ona şöyle seslendi:
“- Sen kendine ait olanı yaptın Benim bana ait olanı yapmayacağımı mı sanırsın?!
Ben Azimüşşan da seni, köleyi, Mansur’u ve mecliste hazır olanların hepsini bağışladım ”
İnsan kendi üzerine düşeni yapar, Allah yolunda fedakârlığını gösterirse, onun gayretini, fedakârlığını ve sadakatini gören Allah celle celâlühü kulunu, engin merhameti içine alıverir Ona yaptığından daha fazlasını verir
Zira O, Ekremül-Ekremîn’dir Cömertlerin en cömertidir
Kuluna ikram etmeyi sever
İkram ve ihsanı, af ve mağfireti boldur
O, Erhamürrahımin’dir Merhametlilerin en merhametlisidir
Kuluna merhamet eder…
Kulunu sever ve affeder…
Kulunun günahlarını, hatalarını setreder …
Kulunu hıfzeder …
Kulunu mağfiret eder…
Yeter ki kul kul olsun! 
Kulluğunda dâim olsun, samimi olsun!
Allah Teâlâ:
“ Resûlüm! Kullarıma, benim, çok bağışlayıcı ve pek esirgeyici olduğumu haber ver ” (Hıcr sûresi:49) buyuruyor
Kul içten gelerek hakiki kulluk yapabilir, insanları sevip hoş görebilir ve onları affedebilirse; Rabbimizin engin rahmetine ve mağfiretine kavuşur
İnsanoğlu dünyada iken Allah’ın kullarını affedip bağışladıkca, asıl kendisi o zor günde, mahşerde, bağışlanmayı hak etmiş olur
Zira insan affede affede affa layık hale gelir
Biz de Allah’tan af, mağfiret, rahmet ve güzel akıbet niyaz ederiz
|