10-21-2012
|
#2
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Ruh Çağırma Seansı Nasıl Yapılır
-Selçuk Özel: Ertesi gece benzer sorularla seansa devam ediyorduk Ancak birden bire camda bir ses duyduk Ama pencerede kimse yoktu Paniklemiştik ama seansa devam ettik Sorular soruyor cevaplar alıyorduk Birden bire televizyon kendiliğinden açıldı Hepimiz olduğumuz yerde donup kaldık Gidip televizyonun fişini çektik Tedirginlik iyice artmıştı O anda evin içinde birinin dolaştığını hissettik ama kimseyi göremiyorduk Ses önce mutfaktan geldi Daha sonra bütün evin odalarından anlamsız sesler gelmeye başladı Bulunduğumuz odanın kapısı kendi kendine açıldı Bütün bu anlattıklarım birkaç saniye içinde oluyordu Hepimiz korkudan ne yapacağımızı bilemiyorduk
-Vildan Özel: Biz daha önceden de ruh çağırma seansları düzenliyorduk Ama böyle bir olayla ilk kez karşı karşıya gelmiştik O anda ne yapacağımızı şaşırdık Kelimenin tam anlamıyla elimiz ayağımıza karıştı Masaların altına girerek saklanmaya çalıştık
Birbiri arkasına gelişen bu korkunç olaylar, kısa bir süre sonra başladığı gibi yine kendiliğinden sona erdi Böyle bir şeyle karşılaşacaklarını aklına bile getirmeyen Selçuk bey, bir daha asla böyle bir şeye girişmeyeceğini söylerken sözlerini şöyle noktaladı:
-Selçuk Özel: Artık böyle olayların varlığına inanıyorum Açıklayamadığımız bir şeyler var
İlginç Olaylar Birbirini İzledi
Bu olayı biz ilk kez Kanal D’de yayınlamıştık Programdan hemen sonra, son derece ilginç bir telefon geldi Telefondaki bayan bizi Edirne’den aradığını ve programda söz konusu olan ruhun kendi kocası olduğunu söylüyordu;
-Nefize İşanlar: Televizyonda gösterilen ruh çağırma seansına gelen ruh benim kocamdı Sizin televizyonda gösterdiğini ruh çağırma seansındaki gelen ruhun benim eşim olduğunu bizi tanıyanlar bile hemen anladılar
Galiba bu sefer de şaşırma sırası bize gelmişti Çünkü bu son derecede ilginç, ilginç olduğu kadar da önemli bir gelişmeydi
Celsede ruhun anlattıklarından bu kanıya ulaştığını bildiren Nefize hanımla daha sonra uzun uzun görüştük Gerçekten de celsede anlatılanlarla, kocasının yaşamı sırasındaki özellikleri tamamen birbirine uyuyordu Hatta ölüm şekli ve şu anda gömülü olduğu mezarlık bile ”
Obsesyon
Obsesyon, bilgisiz geri seviyeli bir ruhun insanı devamlı olarak tesiri altına alması, kendi düşüncelerini ona aşılaması ve kendi isteğine göre onu yönlendirmesidir Obsede eden varlık karşıdakinin zayıf noktasından vurup onu yavaşça ele geçirir ve kendine bağlar Ona bağlanan insan onun dediklerine uyar ve yanlış yola saparak berbat bir hayat geçirir ve kurtulamazsa sonu tımarhanede bile bitebilir! Şimdi ruh ve madde dergisi 1960 basımlı 9 sayısından olduğu gibi obsesyon vakasını veriyorum ve yorumu size bırakıyorum:
Bir Obsesyon Vakası
Ahmet Çalışkan
A H 18 yaşında, lisenin son sınıfında talebe… Bundan bir sene kadar önce, Güney Anadolu’nun büyük bir şehrinde arkadaşlarıyla spiritizma tecrübeleri yapıyorlar Önceleri bir seyirci olarak katılıyor bu tecrübelere Bir gün o da medyum oluyor, bir ruhla irtibata geçiyor Mükemmel Tabii devam ediyorlar Her defasında aynı şahıs geliyor ve bu varlığı iyice tanıyorlar Birinci Cihan Harbi’nden sonra İstanbul’a gelmiş ve bir müddet sonra bir cephaneliğin infilakı neticesinde ölmüş bir İngiliz Subayının ruhu Fakat, bir müddet sonra İngiliz Subayı, genci tecrübelerden sonra da bırakmıyor ve nihayet istediği anda sağ koluna hakim olabilecek hale geliyor Artık “Yaz…” dediği anda A H hemen eline kalemi alıp onun söylediklerini not etmekten başka bir iş yapamaz hale geliyor İşte bu durumdayken cemiyetimize gelen A H üzerinde Dr Refet Kayserilioğlu’nun operatörlüğü altında iki tecrübe yapıldı Önce varlığın dünyadaki durumu hakkında kafi malumat alındı Varlık, dünyada yaptığı bir takım uygunsuz işlerden dolayı çok ıstırap çektiğini anlattı Fakat bu durumdan kurtulmak için gayret sarfetmeyi reddediyor Adeta bunu bir yenilgi olarak kabul ediyor (R K operatörün, V Gelen varlığın konuşmaları)
<… R K -Görüyorsunuz ki içimizde iyi veya kötü yolda olduğumuzu bize gösterecek bir vicdanımız var V -Lafı uzatmayın, hakikatlerden ayrılmayın! R K -O halde demin ki teklifime dönüyorum Bir deneyiniz Birlikte dua edelim V -Ne olacak?! R K -Sıkıntılardan kurtulmayı isteyiniz benimle beraber V -Bu sıkıntıyı denemiştim (Dua etmeyi sıkıntı olarak kabul ediyor A Ç ) R K -Kabul ediyor musunuz? V -Belki R K -O halde deniyoruz şimdi Lütfen benim sözlerimi tekrar ediniz Ulu Tanrım, bu dostumuza lütfen yardım ediniz V -Olmaz, saçma bir şey!  Bu sıkıntıyı zaten bana o vermiş, nasıl alır? R K -Siz de beraber söyleyiniz “ Ulu Tanrım, sıkıntılarımı azaltınız, karanlıklarıma nur saçınız, aydınlatınız ” deyiniz V -Emriniz baş üstüne R K -Biz yalnızca rica ediyoruz V -Olur komutanım R K -Dostum, görüyorsunuz, sizin iyiliğiniz için çalışıyoruz Siz hafife alıyorsunuz V -İnsanlardan nefret ediyorum R K -Zararı yok bizden de nefret ediniz Biran için size ufak bir dostluk beslediğimizi kabul ediniz V -Hepiniz birer psikopatsınız, cemiyet bozuntuları! R K -Olabilir Yalnız size herhangi kötü bir his beslemediğimizi biliyorsunuz değil mi?>
Dikkat edilirse varlığın hakaret dolu ifadelerine bile operatör sükunetle, kızmadan cevap veriyor Çünkü obsesyon vak’aları tedavisinde gayemiz medyomu kurtarmak olduğu kadar, obsedör varlığı aydınlatmak ve içinde bulunduğu ıstıraplı durumdan kurtulma yollarını göstermektir Bu sebepten onun bütün kötü laflarına göz yumup gayemize adım adım yaklaşmalıyız Şimdi devam edelim:
<R K -Bir insan dost gördüğü kimse için her türlü gayreti sarfeder ve bu esnada yalnız karşıdakinin iyiliğini düşünür V -İyilik enayilere mahsustur R K -Belki biz de enayiyiz İyilik yapan enayi olmayı kabul ediyoruz V -Kurnazsınız R K -Kurnaz da değiliz; fakat doğru konuşuyoruz Bunu lütfen kabul ediniz…>
Konuşma bu minval üzere devam ediyor Nihayet operatör sözü esas meseleye getiriyor:
<… R K -Medyomla ancak kendisi istediği zaman irtibata geçiniz V -Olmaz R K -Onun haricinde onunla irtibata geçmek için zorlamanız sizi de onu da müşkül durumda bırakır V -Biliyorum Olmaz R K -Görüyorsunuz ki başkasına zarar verecek hareketler size büyük ıstıraplar vermektedir V -Ha biraz az, ha biraz fazla!   >
Celse karşılıklı konuşmalarla uzuyor Birkaç gün sonra ikinci bir celse daha yapılıyor
|
|
|
|