10-21-2012
|
#1
|
|
Prof. Dr. Sinsi
|
Herkes Ve Herşey İçin
Herkes ve Herşey İçin
Hayır
Olamaz
Sevgilim, sen de mi kızdın bana?
Niçin?
Bak
geldim,
çiçek de getirdim,
ama, ama  asla bir kötülük
yapmadım sana!
Solgun bir yüzle,
düştüm kaldım sendeleyerek
Sokak döndü durdu çevremde
Duydum kesik kesik fren seslerini
Esiyor rüzgar
acıtıyordu yanaklarımı
Bu denli kargaşa hiç olmamıştı
Başkentin karmaşasında
baktım çevreme
çok sert bir yüzle
Hüzünlü,
sanki ölüm döşeğindeydim
Yüreğim de yitik bu arada
Bir kötülük yapmıyorsun bana,
ama
ilgilenmiyorsun da benimle
Artık
hüç umurunda değilim
Aşk!
Sen vardın usumda hep
Yeter!
Bitirin bu aptalca oyunu
İsterseniz
eleştirin beni,
en görkemli
serseriyim ben
Anımsar mısın?
Sırtındaki haçın altında iki büklümken
bir anlığına durdu İsa
Onu izleyen kalabalık
bağırdı o anda gülerek:
'Yürüsene, aptal! ' dediler
Doğru!
Acımasızsın
En zorlu gününde
bağırırsın bir zavallıya
Rahat vermez, kargışlarsın onu
Ama biz hazırız zaten
buna
Durumlar işte böyle!
Ant içerim ki dürüst olacağım,
bir kız verin bana
Genç
güzel bir şey olsun
Hiçbir kötülük etmeyeceğim,
yalnızca saflığını bozacağım onun
iğneleyici sözlerimle
Göze göz! Dişe diş!
Hiç aralıksız
düşündüm binlerce kez öç almayı
Korkutun
isterseniz beni
Suçlu ortada zaten
değil mi?
Göze göz! Dişe diş!
Öldürün
gömün beni
Kurtulurum oradan,
yaparım elimden geleni
Ama
bir köpek gibi,
geleceğim arkanızdan sizin,
saldıracağım size hep!
Geceleyin birden uyanaksın
Çünkü gürleyeceğim bet sesimle
Hiç rahat yüzü de
vermiyorsun bana
Kalmadı farkım
bir tutsaktan
Ama güçlüyüm yine de ben!
Boynuzları tellere takılmış
bir geyik gibiyim
Gözlerim kan çanağına dönmüş
Bir zavallı da olsam
dikileceğim bütün gücümle
göstereceğim herkese yüzümü
İnsan kaçamaz!
Pis,
pişman bir durumda
Gerekirse yatar soğuk taşlarda
Ben de çizeceğim bir dinsizin resmini
Çar'ın kapısına
Kuruyun ırmaklar, dindiremesin Çar susuzluğunu
Onu ilençleyin!
Güneş, ışığını harcama onun için boşuna!
Binlerce yoldaşım
dışlansın alanlarda!
Ve en sonunda geldiğinde o
çağların ötesinden
üşüyerek,
anlayacak son günlerini tükettiğini
Haydutları, kıyıcıları
kurtaramayacak onu
Gün doğuyor
Açıldıkça açılıyor gökyüzü,
yutuyor geceyi
yavaş yavaş
Pencereler ışıl ışıl
tavalar sımsıcak
Dökülüyor güneş kentin üzerine
Ey kutsal öç!
Önderlik et bana
çok güçlüsün
yaşıyorsun dizelerimde
Benim bu yüreğim,
söyleyecek sana her şeyi
tıka basa dolu o
Geleceğin insanları!
Nasılsınız?
Tanımalıyım sizi
Buradayım,
bütün acılarımla
Yaralarım sızlıyor  
Size bırakacağım her şeyimi
o mutlu ülkümü
(1916)
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski
|
|
|
|