Adı Özlem Oldu Yaşanan Bütün Çocukluk Anılarının
Adı özlem oldu yaşanan bütün çocukluk anılarının
Küsmemizde, barışmamızda oyunlarımız kadar kolaydı
Kırılmazdı kalplerimiz
Küstüğümüzde elimizle iki parmağımızı üst üstü koyar, küs işaretini yapar
Çok değil iki dakika sonra bu işareti bozar
Ya da küstüğümüzü unutur devam ederdik oyunlarımıza
Kan kardeşliği de bilirdik kan akıtmadan…
“Sen benim kan kardeşim olur musun?” der oluverirdik oracıkta sözle
Bisikletlerimiz bile küçücüktü
Üç tekerlekliydi…
Oyunlarımız sürekliydi
Akşamları evlerimize dağılışlarımızın ardından
Ertesi günü yine kaldığımız yerden başlardı oyunlarımız
Yalancıydık o zamanlar…
Yalanın kötü bir şey olduğunu bilmezdik
Yeminler ederdik inandırmacasına
Sevgililerimizde yoktu o zamanlar, kalbimizi kıranda…
Oyunlarımız kolaydı!
Saklambaç vazgeçilmezimizdi…
Bir küçük çam ağacı bile saklayabilirdi küçücük bedenimizi…
O küçücük ellerimize sığdırabileceğimiz küçük taşlar arardık beş taş oyunu için
Sonralarda idrak ettik istop oyununun asıl adının stop olduğunu
Uçurtmalarımız vardı, kan ter içinde kalırdık en yükseğe uçurtma çabasında
Birde bulutlara mektup gönderirdik
Uçurmalarımızın ipine yazılı bir kâğıt iliştirir, rüzgârında etkisiyle ulaşmasını beklerdik hevesle…
“postacı rüzgâr çabuk gönder mektubumuzu” derdik
Postacı rüzgâr derdik postacımızdı rüzgâr
Alel acele bir kiremit bulur seksek oynamak için kabataslak çizimler yapardık en geniş trotuara…
Yoktu o zamanlar rekabet, ihanet, nefret!
Bize yabancıydı bu tür kelimeler
İsteklerimizde küçüktü bizim gibi…
Alınmış bir oyuncak bebek, bir küçük araba yeterdi bizi mutlu etmeye…
Sağlıklıydık, saftık, temizdik, günahsızdık…
Adı özlem oldu şimdilerde…
Özlenmiş bütün çocukluk anlarımızın…
|